Paylaş:

lohusalik

Lohusalık doğumdan sonra geçen 6 haftalık süreçte kadında gebelik döneminde oluşan fizyolojik ve psikolojik değişimlerin eski haline döndüğü bir süreçtir. Bu dönemde vücutta olan her organda ve sistemde farklı düzenlemeler olur. Bu dönem kadınlar için önemsenmesi gereken bir süreçtir. Çünkü bu süreçte oluşan hastalıklar yaşamı tehdit edecek boyutlara gelebilir.

Lohusalıkta ilk 24 saat, ilk bir hafta ve geri kalan süreç ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Kadının üreme organları bu 6 haftalık süreçte eski durumuna döner. Bebeklerini emzirmeyen kadınlar genellikle bu sürenin sonunda adet görmeye başlar. Emzirmeye devam edenler ise, 6 ay kadar adet görmeyebilir. Lohusalık döneminde ilk dikkat çeken değişim rahmin önceki haline dönmesidir.

Lohusalık sürecinde kadınlarda sıkça görülen duygu durumu değişimleri yani aniden ağlama krizlerine girilmesi normal olarak karşılanmalıdır. Lohusaların bu aşamada psikolojik desteğe ihtiyaçları olabilir. Çünkü depresyona girme eğilimi içinde olabilirler.

Bu dönemi geçiren kadınlara yeni bebeklerin bakımında yardımcı olunmalıdır. Hem kadının vücudunun onarıldığı bir süreç olması, hem de aileye yeni bir birey katılması ve onun bakımı lohusa kadını yarabilir.

Lohusalık döneminde oluşan sorunlar ve yapılması gerekenler

Doğumdan sonraki ilk 24 saatlik lohusalık döneminde ciddi ve ani gelişen sorunlar oluşabilir. Bu nedenle lohusa özlem altında tutulmalıdır. Tansiyonu aralıklı olarak ölçülmeli ve kanama durumu kontrol edilmelidir.

Kanama: Erken dönem lohusalığın önemsenmesi gereken komplikasyonudur. Normal koşullarda doğumdan sonra 500 ml den fazla kanama olması durumu anormal değerlendirilmektedir. Bunun en önemli sebebi atoni’dir. Doğumdan sonra rahmin kasılmaması nedeniyle açıkta kalan damarların kapanmaması atoni olarak tanımlanır. Hayatı tehdit eden atoni, aşırı oranda kanamayla karakterize olmuştur. Uygun olmayan ortamlarda doğum yapılması halinde gelişen atoni halinde annenin kaybedilmesi söz konusu olabilir. Tedavisinde elle rahim masajı yapılarak, kasılmaları sağlayıcı ilaç tedavisi uygulanır. Bunlardan sonuç alınamazsa, acilen cerrahi müdahale gerekebilir.

Amniyon mayisi emboli: Bu durumda annenin hayatını tehdit edici özelliktedir. Bebeğin amnion sıvısının annenin kan dolaşımına geçmesi yüzünden, beyin, akciğer gibi organlara ulaşan damarlarda tıkanıklık gelişir. Annenin kısa sürede hayatını kaybetmesi söz konusudur. Bu sorunun teşhisi ve tedavisi oldukça güçtür.

Enfeksiyonlar: Doğum sonrası ilk 24 saattin ardından ortaya çıkan ve yüksek ateşle karakterize olan lohusalık humması adı verilen durumda, en fazla idrar yolları, üreme organları ve memeler etkilenmektedir. Doğumun uzaması, zarların erken açılması gibi etkenler enfeksiyon oluşumunu arttırır. En fazla rahim içinin iltihaplanması durumu yaşanır. Lohusalık döneminin 3. gününde yüksek ateşle birlikte ortaya çıkan iltihaplanma karın boşluğuna kadar yayılır. Lohusanın muayenesinde rahmin hassas ve ağrılı olduğu belirlenir. Kanla enfeksiyonun yayılması halinde yaşamı tehdit eden bir durum ortaya çıkar. Lohusaların bu durumda sıvı desteği alması, yatak istirahati yapması ve antibiyotik tedavisi olması gerekir.

İdrar yolu enfeksiyonu: Lohusada idrar yaparken yanma, bel ve kasık ağrıları, yüksek ateş gibi etkiler yapan idrar yolu enfeksiyonu oluşabilir. Bu lohusalığın genellikle 2-3 gününde ortaya çıkar. Vajinada kanama olması idrar yolu enfeksiyonu riskini arttırır. Tedavisi için uygun antibiyotik kullanılması gerekir.

Lohusalık döneminde perine bakımının önemi nedir?

Normal doğumda kontrolsüz yırtıkların önlenmesi için epizyotomi adı verilen bir kesi yapılmaktadır. Perine bölgesi vajina girişiyle makat arasındaki alandır. Bu bölge doğum sırasında ve doğumdan sonra özenle bakılmalıdır. Perine bakımıyla epizyotomi yapılan alanın daha kolay iyileşmesini ve enfeksiyon kapmamasını sağlar. Bakımın lohusalık döneminde 1-3 hafta kadar yapılması gerekir.

Perine sorunlarının belirtileri: En fazla görülen sorunlar ağrı ve şişlik oluşmasıdır. Doğumda bebeğin başının baskısıyla perine ve vajen çevresinde ödem meydana gelir. Doğumda epizyotomi yapılsa bile, vajinada fark edilmeyen yırtık ve sıyrıklar oluşabilir. Bunlar fark edilip dikilmezse kanama ya da enfeksiyon oluşabilir. Kanamanın doku içinde birikmesi halinde vajinada dolgunluk hissedilmesi ve şiddetli ağrı gelişir. Bu hematom varlığını gösterir. Ayrıca doğumda ıkınma nedeniyle hemoroid oluşumu olabilir. Ağrılar bunlardan da kaynaklanabilir.

Perine bakımında ne yapılmalıdır?

Ağrı ve kanamanın azaltılması için, perine bölgesine buz uygulaması ya da oturma banyosu önerilir. Ayrıca ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Kabızlık oluşursa, zorlanmamak için uygun ilaçlar kullanılmalıdır. Bölgenin temizliği için temiz su yeterlidir. Bazen antiseptik içeren solüsyonlar önerilebilir. Kanama ve akıntı için günlük ped kullanılabilir. Pıhtılı ve fazla kanama halinde doktora haber verilmelidir.

  • Perine bölgesi kuru tutulmalı, hijyenik petler sıkça değiştirilmelidir.
  • Vajinal akıntı ve kanama kontrol altına tutulmalıdır. Ağrı ve gerginliğin artması durumunda doktora danışılmalıdır.
  • Tuvalet sonrasında temiz su ya da antiseptikli solüsyonla temizlik yapılmalıdır.
  • Bölgeye buz uygulaması ödem ve ağrıların hafiflemesini sağlayabilir.
  • Perine bölgesine sıcak ve ılık oturma banyosu yapılmamalıdır. Kanamanın miktarı artar, rengi kırmızıya döner, ateş ve karında ağrı oluşursa acilen doktora gidilmelidir.

Lohusalıkta alınacak diğer önlemler nelerdir?

  • Lohusalık gebelik dönemi gibi önemsenmesi gereken bir süreçtir. Lohusalar normal doğumda hastanede 24 saat, sezaryen olanlar ise 48 saat gözlem altında tutulur.
  • Doğum sonrasında eve giden lohusa mutlaka dinlenmelidir. Dinlenme sürekli yatma şeklinde olmamalıdır.
  • Lohusaların evin içinde dolaşması, basit ev işlerini yapması hem kan dolaşımını kolaylaştırır, hem de kadının kendine olan güvenini arttırır.
  • Doğumdan sonra eve gelen lohusanın istediği yiyeceği yemesi mümkündür. Özellikle taze sebze ve meyveler, protein oranı yüksek besinler tercih edilmelidir. Lohusa bebeği emziriyorsa, günde 2600-2800 kalori içeren bir beslenme düzeni kurmalıdır.
  • Doğum sonrasında bağırsak hareketlerinde yavaşlama ve dolayısıyla kabızlık gelişebilir. Bu nedenle lif içeriği yüksek ve yumuşak gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca sıvı alımı arttırılmalıdır.
  • Lohusalar normal doğum yaptılarsa hemen banyo yapabilir. Sezaryenle doğum yapanlar ise 3 gün sonra banyo yapabilir. Banyo sırasında vajinaya kendiliğinden su kaçamaz. Ancak vajinanın yıkanmasından kaçınılmalıdır.
  • Doğum sırasında yapılan epizyotomi genellikle sağ tarafta olur. Doktorunuz solaksa sol tarafta olabilir. Bu nedenle epizyotomi sağdaysa yatarken ve otururken sağa doğru, sol taraftaysa sola doğru ağırlık vermelisiniz.
  • Doğumdan sonra karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılacak egzersizlere lohusalık döneminden sonra yani 6 hafta sonra başlamalısınız.
  • Doğum sonrası cinsel isteklerin eski haline dönmesi psikolojik olarak 12 haftayı bulabilir. Emziren kadınlarda süt hormonu olan prolaktin östrojen hormonunu baskılayacağından, vajende kurulu sorunu yaşanabilir. Bunu yoğun yaşayanlar doktorundan bunun için uygun bir tedavi alabilir.

Lohusalık sürecinde Kegel egzersizleri

Doğumun sonrasında lohusalar kordon sarkmalarını önlemek için, hemen ayağa kalkarak ağır işler yapmaktan kaçınmalı, dinlenmeye özen göstermelidir. Özellikle ağır eşyaları kaldırmaktan kaçınmaları gerekir. Bu dönemde alt taban kaslarının kuvvetlenmesini sağlayacak Kegel egzersizlerinin yapılması gerekir. Bu sayede vajina kaslarının kuvvetlenmesini sağlayabilir, idrar kaçırma ve sarkma gibi sorunları önlemiş olursunuz. Doğumun hemen ardından Kegel egzersizlerine başlanabilir. Bu egzersizler aynı idrar tutma gibi alt taban kaslarının kasılması şeklinde yapılır. Yapılan her kasılmada ona kadar sayarak, kasların yavaşça gevşetilmesi sağlanır. Bu kasma ve gevşetme egzersizi günde üç defa, her birinde on kez tekrarlama şeklinde yapılmalıdır. Bu egzersiz sayıları gün geçtikçe arttırılabilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar