Anne Olma Hayali Suya mı Düşüyor?

Tüp bebeğe sınırlama getiren düzenleme tartışılıyor

SAĞLIK Bakanlığı, tüp bebek merkezleriyle ilgili yeni bir yönetmelik hazırlıyor. Buna göre tüp bebek uygulamalarında bazı sınırlamalara gidilecek. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. İrfan Şencan tedavi sırasında uygulanan fazla embriyon transferinin çoğul gebeliğe yol açtığını dolayısıyla bebek ölümlerinin yükseldiğini, çoğul gebelik sonrası dünyaya gelen bebeklerin ileride nörolojik olarak sıkıntı yaşayabileceğini belirterek yeni düzenlemeye dair ipuçlarını verdi: “İlk denemede sadece tek embriyon transfer edilecek. Çift embriyon transferi ancak kadının yaşı 35’ten büyükse mümkün olacak.” Bu açıklamalar tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak isteyen anne adaylarını panikletti. Yeni düzenleme bebek sahibi olmak isteyenlere engel mi yoksa çoklu gebeliklerden kaynaklanan bebek ölümlerinin önüne geçmede yararlı olabilir mi?

fig16baby8‘Gebe kalma oranı düşecek’

Anatolia Tüp Bebek Merkezi Prof.Dr. Bülent TIRAŞ: Yeni yönetmelik tam bir facia. Tüp bebek merkezlerinin dört sene içerisinde bir hastane bünyesine geçmelerini öngörüyor. Bunun için de bir yenidoğan bakım ünitesi lazım. Biz tüp bebek yaptığımız hastalarımızı doğurtmuyoruz, gebe kalıp dönüyorlar. Dolayısıyla yeni doğanların sorunları bize ait olmamalı. Tüp bebek hastaneye ihtiyaç olmayan bir sistemdir. Normalde 2-3 uygulamada yüzde 70-80 gebelik elde etme şansı olan bir kadının, devletin verdiği imkânla iki uygulamada tek embriyonla bu şansı yüzde 35-40’a iniyor. Bu şu demek, çoğul gebelik önlenmeye çalışılırken yüzde 40 civarında gebe kalma oranı ellerinden alınıyor.

‘İnsanların çocuk sahibi olma hayali yok ediliyor!’

Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği (ÇİDER) Kurucusu Sibel TUZCU: YENİ uygulama düzenlenirken ne yazık ki bazı kıstaslar hiç göz önüne alınmamış. 28 yaş civarında gözüken erken menopoz olayı çok fazla ve hanımların yumurta rezervleri ve kaliteleri çok düşük. Bir embriyon, çocuk sahibi olma hayallerini tamamen yok edebilir. Tüp bebek tedavisi özel bir tedavidir, her hastaya ayrı ilaç kullanılır. Bu şekilde standartlaştırmak hastaların çoğunun çocuk sahibi olmasını engelleyecektir. Bu insanların tek şansı oluyor ve o şansı da kimsenin yok etmeye hakkı olduğuna inanmıyorum.

‘Hayal yıkmıyoruz hayal çalınmasını engelliyoruz’

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müd. Doç. Dr. İRFAN ŞENCAN: ÇOCUK sahibi olmayanların hayallerini yıkma değil, onların hayallerinin çalınmasını önlemeye yönelik tedbirlerimiz var. Bu yönetmelik sadece embriyon ile ilgili değil. Transfer edilecek embriyon sayısına sınırlama getiriyoruz. Embriyon sayısını artırırsak çoğul gebelik ihtimali hızlı bir şekilde artıyor. Tek hedef sağlıklı bir anne ve sağlıklı çocuk. Gebe kalıp üç ay sonra düşük yapması, gebe kalıp doğumda annenin hayatının riske atılması ya da çok erken doğumla dünyaya gelecek bebeklerin çok daha uzun süre kuvözde kalıp spastik çocuklar olması hedef değil. Bunun maliyetini hiç dikkate almıyor değiliz, bunu yaparken olaya global bir şekilde bakıyoruz.

‘Gebelik şansı daha da artacak’

Maya Tüp Bebek Mer. Kurucusu Op. Dr. OSMAN DENİZHAN ÖZGÜN: BAKANLIĞIN bu yönetmelikteki anlayışına tamamen katılıyorum. Üçüz doğumlar oluyor, çocuklar erken doğuyor, düşükler meydana geliyor, çocuklar bazı anlamlarda hasarlı olabiliyor, yenidoğan merkezleri sıkıntıları karşılayamıyor. Daha az dozda, daha az yumurta sayısına ulaşarak az sayıda embriyonla deneme yapılacak. Zaten bu uygulamalardan sonra embriyonu dondurabilirsiniz. Çoğul gebelik azaltılarak anne ve bebek ölümlerinin önüne geçilecek. Yeni uygulamalarla gebelik şansı yüzde 70’lere çıkacak. Çocuk sahibi olmak isteyenler paniklemesinler, karamsarlığa gerek yok.

Ciddi uygulanırsa yarar sağlar

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı PROF. DR. ÜMİT ÖZEKİCİ: Bu önerge ciddi uygulanırsa bir takım yararlar sağlar. Burada amaç tüp bebek merkezlerinin sonuçlarını iyileştirmek, ki dünyada da böyle bir girişim var, bir de yönetmelikle çoğul gebelikleri azaltarak anneye olan yükü ve özürlü doğacak, erken doğacak bebekler nedeniyle de yeni doğan bakım ücretleri açısından devlete olan yük hafifletilmeye çalışılıyor.  Çok iyi ellerde, çok güzel yapmak lazım. Bir embriyo çok iddialı, transferini iyi yapmak için embriyoyu iyi vereceksiniz, hastayı iyi seçeceksiniz ve ekibiniz çok iyi olacak. Hastayı iyi seçerken gebe kalma şansı az olanları çıkarmaya başlayacaklar. Çoğul gebelikler annede kalp, şeker hastalıklarını, organ yük fazlalıklarını beraberinde getirdiği için anneye problem yaratabiliyor. Erken doğumlar, düşükler, düşük doğum tartılı bebekler oluyor. Yeni doğan bakıma yük geliyor. Bu uygulamanın güzel bir şekilde sistematize edilmesi lazım. İki ve üç embriyo daha mantıklı olurdu. Çok selektif davranılması gerek. “Gebe kalma ihtimali zayıf, embriyo transferi yapmayalım” denilecek. Anneyi hayal kırıklığına uğratmanın, maddi yük getirmenin bir anlamı yok ki. Koşulları düzeltirseniz daha iyi olacak, olay biraz daha zorlanacak. Bütün merkezler kendini tekrar gözden geçirilecek. Bu açıdan da iyi bir uygulama.

Gebe kalma şansı düşebilir

Ege Üniversitesi (EÜ) Aile Planlaması İnfertilite Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü  Prof. Dr. EROL TAVMEGEN: Genel düşünce mümkün olduğu kadar tekil gebeliğin olmasıdır, buna bağlı olarak da tek embriyo transfer etmek, artan embriyoları dondurmak ve daha sonraki uygulamalarda da bunları çözüp çözüp kullanmak. Bu İsveç modelidir. Fakat burada şöyle bir fark var, devlet bütün bu uygulamaların ödemesini hastaya yapmaktadır. Yapılan altı uygulama geri ödeme kapsamındadır. Biz bunun yarısını oradan yarısını başka şekilde düşündüğümüz zaman gebe kalma başarısını düşürüyoruz. Bir embriyo transfer ederek ve bu altı uygulamanın geri ödemesini yapmayarak gebe kalma başarısını uygulama başına düşürüyoruz. Türkiye’de uygulama başına gebe kalma oranlarında azalmalar meydana gelecek. Bu da çocuk sahibi olmak isteyen kitle için bir sıkıntı yaratacak. Burada donmuş çözülmüş embriyo transfer uygulamaları ne kadar başarılı bilmek lazım. Öncelikle bu başarıyı yükseltmek lazım ki artan embriyoları dondurup saklayabilelim. Aksi takdirde elde ettiğimiz yumurta sayıları ve elimizde kalan embriyolar, iyi bir şekilde değerlendirilemeyecekse çok yazık olur. Çoğul gebeliği engellemekse hepimizin temel hedefi. Ama şunu da unutmamamız lazım ki tüp bebek uygulamalarından elde edilmiş olan çoğul gebelikler, bütün çoğul gebelik problemi içinde yüzde 10-15 gibi bir rakamı temsil ediyor. Geri kalan büyük bir bölümü, esasında yapılan yumurtlatma tedavilerinde kontrolsüz yapılanlardan kaynaklanıyor. Esas engellenmesi gereken yanlış yumurtlatma tedavileridir. Geri ödemelerle ilgili olarak sıkıntılar var. Ama bu yönetmelikle ilgili gebe kalma şansını düşürebilir, bu sıkıntı yaratabilir.

HaberTürk Gazetesi Gülin Yıldırımkaya 06.03.2010 09:49

Yorumlar

Bir yorum yazınız