Polikistik Over Sendromu

Polikistik Over Sendromu – Prof.Dr.Bülent TIRAŞ from Bülent TIRAŞ on Vimeo.

Sayın seyirciler size bu aktüelde bu sabah geniş bir kitleyi ilgilendiren sağlık sorununu konuşacağız, polikistik over. Genç bir nüfusa sahip olan toplumumuzda özellikle genç kızların ve ergenlik dönemine yaklaşmakta olan kız çocuklarımızın karşı karşıya kalabileceği riskleri ele alacağız. Genç yaşta görülen adet bozukluğu, şişmanlık, şeker hastalığı ve aşırı tüylenmeye yol açabilen polikistik over hastalığını masaya yatırmak istiyoruz bugün. Konuğumuz Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş. Sayın Tıraş, hoşgeldiniz nasılsınız?

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Hoşbulduk, teşekkür ederim siz nasılsınız?

Teşekkür ederiz. Konu jinekoloji olunca erkekler biraz uzak kalıyor tabi sizin bilim dallarınızı telaffuz etmektede biraz zorlanıyoruz. Çok fazla ağzımız dilimiz alışık değil ama sonuçta önemli bir konu ve genç kızlarımızında bir çoğunu etkileyen bir hastalıktı bildiğimiz kadarıyla polikistik over. Dilerseniz önce nedir nasıl bir hastalıktır bu ondan bahsedelim sonra devam ederiz.

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Şimdi polikistik over  esasında biraz evvel sizde bahsettiniz ülkemizde de dünyada da oldukça yaygın bir rahatsızlık. Özellikle genç kızlık dönemlerinden itibaren etkileri başlayıp yaşam boyu devam ediyor. Hatta yaşam boyu sağlık kapsamında da alınması gereken  önemli tedbirleri içeren bir hastalık. Bu hastalık genelde toplumlarda değişiyor. Ülkemizde de bu konuda yapılan çalışmalar var ama tabi çok geniş kapsamlı değil ama genel olarak sokaktan geçen her yüz hanımdan yaklaşık yüzde onbeş yirmi civarında sıklıkta rastlanabilen bir rahatsızlık, dolayısıyla oldukça yaygın. Şimdi genç kızlarımız tabi zaman zaman bir takım sıkıntılarla bizlere ya da diğer branşlara başvurabiliyorlar. Bu sıkıntılar özellikle adet düzensizlikleri, geç adet görme ya da hiç adet görememe, tüylenme, kıllanma, sivilce gibi önemli problemler yaratıyor. Ayrıca bu rahatsızlığın bizim insülin direnci dediğimiz vücutta şeker hastalığı eğilimi artırıcı bir özelliğide var. Sonuçta bütün bunların birleşimiyle karşımıza bizim sendrom dediğimiz bir polikistik over sendromu adı verilen bir tablo ortaya çıkıyor ve ileri yaşlarda da bu daha ileri yaşlarda genç kızımız büyüdü evlendi, çocuk sahibi olmak istiyor, o zamanda karşımıza çocuk sahibi olamama, çünkü bir yumurtlama bozukluğu yapan bir hastalık, yumurtlama bozukluğuyla karşımıza geliyor.

Peki ülkemizde yüzde yirmiye yakın bir orandan bahsettiniz, dünya literatürüne de baktığınızda dünyada da benzer sonuçlar görülüyor mu yoksa işte Akdeniz ülkesi insanına özel bir yapıya mı sahip aslında?

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Şimdi aslında gerçekten önemli bir konuya temas ettiniz. Şimdi bizim Akdeniz ülkesi toplumlarında özellikle kıllanma açısından sorun var, yani kıl dağılımı biraz farklı. Akdeniz toplumları ya da Kafkasya ırkı dediğimiz beyaz ırk ya da işte siyah renkli ırk ya da işte Çin gibi Japonya gibi Güney Doğu Asya ırklarında bu kıl dağılımı farklılık gösteriyor ama hastalığın sıklığı hemen hemen aynı dünyada. Bizim şimdi ülkemizde de yüreyen çalışmalar var çok değerli hocalarımızın yaptığı, hatta bir tanesi şu anda ilerliyor heralde yakın zamanda oda sonuçlanır. Şimdi baktığınız zaman mesela en son Çin’den gelen bir yayın var. Yaklaşık orda da yüzde onbeşler civarında on – onbeş arasında bir civarda görüldüğü bildirilmiş. Dolayısıyla yani bizim ülkemizde de biz bu oranların yine yüzde on, on iki civarında olduğunu tahmin ediyoruz ama bunun için tabi toplum tabanlı geniş kapsamlı araştırma yapılması lazım.

Peki tedavi yöntemlerine baktığınızda var mıdır bu hastalığın tedavisi?

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Tabi yani şimdi burda tabi genç kızlarımız genellikle bu tip durumlarda biraz ümitsizlik içinde hani bunların hiç geçmeyeceğini düşünüyorlar. Tabi bu polikistik overin tek bir tedavisi yok ama yaptığı rahatsızlıkların tedavileri var. Yani eğer kişi düzensiz adet görüyorsa o düzensiz adetlerini düzenleme hiç adet görmüyorsa düzenli olarak adet gördürme ya da aşırı kanamaları oluyorsa belli bir süre görmeyip arkasından aşırı miktarda kanamaları oluyorsa bunu düzenleme, tüylenme kıllanma varsa bunun tedavisi, sivilce genellikle biliyorsunuz toplumumuzda işte hani ergenlik dönemi olur falan gibi düşünülen sivilcelerinde aslında tabi önemli bir bölümünün bu rahatsızlığa bağlı olduğunu biliyoruz, bunların tedavisi mümkün. Yumurtlama bozuklukları varsa bu yumurtlama bozuklukları özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde bunları yumurtlama yaptırıcı ajanlarla tedavi etmek mümkün.  Gerekirse rahatsızlığın ileri  aşamalarında tüp bebek yapmak mümkün. Birde tabi son zamanlarda belki onuda söylemek lazım, şeker hastalığına ileride yol açan bizim insülin direnci dediğimiz bir durum var ki,  buda genç kızlarımızda kilo alma kolaylıkla kilo verememe yani genç kızımız diyet yapıyor, spor yapıyor ama bir türlü kilo veremiyor buda tabi bir nevi metabolik hastalık. Dolayısıyla bunun tedavisi yapan insülin direncini kıran ilaçlar var, bir nevi şeker ilaçları gibi. Dolayısıyla bütün bunlarla bu hastalığın çeşitli yönlerden tedavisi mümkün.

Bu hastalık peki bulaşıcı mıdır, genetik midir yoksa kişinin kendi bünyesinde oluşan bir hatadan dolayı mı ortaya çıkar?

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Şimdi şöyle tabiki bulaşıcı değil ama bu genetik kökenleri olduğu düşünülen bir hastalık. Ama tam olarak şu nedenle şu kromozomun şu geninde problem var ondan oluyor demek mümkün değil sadece vücutta işte yumurtalıkta ya da böbrek üstü bezlerinde hormanları yapan özellikle bu cinsel hormonları yapan testesteron, östrojen gibi kadınlık erkeklik hormonlarını yapan sistemlerde bu ara ürünlerin oluşumunu sağlayan enzim dediğimiz metabolik bir takım olaylar var. Bu enzimlerde genetik problemler olduğu düşünülüyor. Dolayısıyla bununla ilgili çalışılmış enzimler var. Bu rahatsızlığa neden olduğu gösterilmiş ama bu tabi polikistik over geniş bir kesimi kapsadığı için hepsinde tek başına bu enzim sorumludur diyemiyorsunuz ama genetik bir tabanı olduğu kesin hatta son zamanlarda şöyle düşünülüyor;  bu genç kızların annelerinin karnındayken fazla androjene yani erkeklik hormonuna bir şekilde maruz kalmaları. Bu annedeki bulunan yine benzer bir hastalıktan olabilir ya da bu androjen dediğimiz erkeklik hormonunu artıran bir nedenden olabilir ya da o dönemde kullanılan bir takım ilaçlardan olabilir yani kişi kız çocuğu daha annesinin karnındayken bu androjen fazla erkeklik hormonuna maruz kalıyor bir şekilde. Şimdi son zamanlarda bunun üzerinde duruluyor çok çalışmalar yoğunlaştı ama tabi tek bir neden şudur demek çok mümkün değil şu aşamada.

Anladığım kadarıyla polikistik overin birebir tedavi yöntemi yok yani bu polikistik overdir bu hastalığı şöyle tedavi ederiz diyemiyoruz ama o hastalığın etkileri dediğimiz çeşitli etkileri giderebilme şansımız en azından var, burdan bu ortaya çıkıyor. Peki farketmeyen hastalarınız var mı, hastalığını farketmeyen, başka tedavi yöntemlerine gidip başvurmuş olan hastalarınız, ama sonrasında  heralde size yönlendirilmiş, en azından hani burda şunlar şunlar varsa birde jinekoloji kısmına görünün demekte yarar var süremizin sonuna gelirken.

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Tabi tabi doğru şimdi çok gerçekten haklısınız çünkü olay şöyle gerçekleşiyor bu sendromun tüm bulgu ya da belirtilerini birlikte değerlendiremiyor bazen aileler, o yüzden değişik dallarada başvurular oluyor örneğin;

Yani şimdi diyoruz ya kilo almaktan bahsediyoruz ve verememekten öyle bir noktada obezite kısmına yönlenmek adil yani ben düşünüyorum çocuğum olsaydı ben direk oraya giderdim, hiç aklımın ucuna gelmez jinekolojik bir muayaneye götürmek.

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Doğru, şimdi o yüzden söyle oluyor çok haklısınız, mesela sivilce ya da kıllanma problemleri için bu hastalarımız dermatologlara cildiye uzmanlarımıza başvuruyorlar, onlarda tabi sonunda ilgili noktada bize yönlendiriyorlar ya da biraz evvel bahsettiğiniz gibi obezite bölümlerine ya da bu şekerle ilgili problemler nedeniyle, kolesterolde yükselebiliyor bu rahatsızlıkta , şekerde kolesterol nedeniyle ya da diğer problemler nedeniyle endokroloji uzmanlarına gidiyorlar, dahiliye uzmanlarına gidiyorlar yani değişik bölümlere gidiyorlar ya da dediğiniz gibi hiç bu rahatsızlığın bütün bulgularını birleştirmiyorlar ya da birleştiremiyorlar ve nedenini bilemiyorlar ancak çok ilerleyen yaşlara hatta evlenip işte düzensiz adet görme ya da adet görmeme, çocuk sahibi olamama nedeniyle bize başvurdukları durumlar oluyor, o zaman öğreniyorlar kendilerinde polikistik over rahatsızlığı olduğunu. Dolayısıyla yani tabi bütün bunları ailelerin kafalarının en azından bir kenarında bulundurup çocuklarında böyle bir rahatsızlık varsa vakit geçirmeden bu konuda uzman bir jinekologa gitmelerinde fayda var.

Son bir kez daha sayalım bulguları yani eğer çocuğunuzda şu şu sendromları görürseniz ve evet  tabiki o sendromların ilgili olduğu yada düşündüğünüz bölümler ama yanında bide bize getirin diyelim bence.

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Tabi, şimdi bir kere ergenlik dönemi başladıktan sonra çok geç aralıklarla adet görme örneğin genç kızımız iki ila üç ayda bir adet görüyor ya da hiç görmüyor adet, ya da iki ay adet görmüyor arkasından çok şiddetli vaginal kanamalar oluyor ki bu kansızlık nedeniyle genç kızlarımızı ciddi şekilde zor duruma sokabilir. Kolay şişmanlama, kilo verememe, çeşitli önlemlere rağmen kilo verememe, devamlı açlık hissi devamlı şekerli gıdalar tüketme isteği, kıllanma, tüylenme, sivilce, saç dökülmesi gibi problemler varsa o zaman bunların bir an önce mutlaka bu konuda özellikle, üreme endrokrolojisi diyoruz , konusunda uzman bir jinekolog hekime gitmelerinde fayda var.

Hocam, çok teşekkür ediyoruz.

Prof.Dr.Bülent Tıraş, Ben teşekkür ediyorum.

Sağolunuz. Yine önemli bir konuya değindik ve çok önemli bir konuğumuzu ağırladık sayın seyirciler ve böylece de sabah aktüelin sonuna geldik. Pazartesi günü efendim yine aynı saatte birlikte olmak üzere diyoruz, hoşçakalın ve lütfen sağlıklı kalın.

TRT1 – 02.Temmuz.2010

Yorumlar

Bir yorum yazınız