Kürtaj isteyen kadınlar genellikle bunu bir zorunluluktan yaptırmak durumunda kalmaktadırlar. Genelde kadınların kürtaja karşı duygularında bir ikilem olmaktadır. Bir taraftan istenmeyen bir gebelikten kurtulmak duygusu yaşanırken diğer taraftan ise annelik içgüdüsünün getirdiği bir suçluluk duygusu yaşanmakta. Evlilik dışı ilişkilerden olan gebelikler genellikle istenmediklerinden kürtaj ile sonlandırılmaktadır. Evli çiftlerde ise kürtaj genellikle istenen çocuk sayısına ulaşıldıktan sonra oluşan gebeliklerde veya çocuk sahibi olmak için çalışma hayatı ve sosyal hayatın henüz düzene girmemiş olduğu dönemlerde oluşan gebeliklerde istenmektedir. Kürtaj sebebiyle bebek sahibi olamayan kadınlarda tüp bebek yöntemine başvurabilmeleri için önce HSG yöntemine (tüp filmi) çektirilmelidir.
Kürtaj sonrası bir kadın için en zor dönemlerden biridir. İstenmeyen bir gebelikten kurtulmuş olmanın rahatlığı ve bir canlının hayatına son vermiş olmanın üzüntüsü ikilemi yaşanır. Bu dönemde bazı kadınlarda ilaç tedavisi gerektirebilecek depresyonlar bile yaşanmaktadır. Özellikle duygularını saklamak durumunda olan kadınlarda paylaşamamanın getirdiği stres ve depresyon duygularını artırmaktadır. Kürtaj için olmazsa olmaz şartlar çok azdır. Kanunen 10. haftanın altındaki gebelikler istemli olarak sonlandırılabilmektedir. Eğer tıbbi bir gerekçe yoksa kürtajın bu haftadan sonra yapılması yasaktır. İlerlemiş olan gebeliklerde komplikasyon oranları da yükselmekte ve bu nedenle kürtaj daha sakıncalı olmaktadır. İşlem ciddi şekilde rahatsızlığı olan kadınlarda bile lokal anestezi altında yapılabilir.




