Paylaş:

Kadının yumurta hücresinin erkeğin sperm hücresi ile birleşmesi ile döllenme, bunun sonucunda da tek hücreli embriyo olan zigot meydana geliyor. İlk embriyo, tek hücreden oluşuyor ve ardışık hücre bölünmeleri geçirerek doğal bir üreme döngüsü içinde oluşumunun 5. veya 6. gününde tüplerden rahim içine ilerliyor. Oluşumundan itibaren sürekli gelişen embriyoya bu dönemde blastosist adı veriliyor. Bu blastosist aşamasındaki embriyo hacim olarak genişliyor, etrafını saran ve Zona pelusida adı verilen kabuğun dışına çıkıyor ve uygun şartlar sağlandığında rahme tutunarak gebeliği gerçekleştiriyor. İşte implantasyon adı yerilen, embriyonun rahme tutunması durumunu ifade eden bu aşama tüp bebek tedavilerinde doktor tarafından elenerek seçilmiş embriyoların özel kateterler yardımıyla rahme nakledilmesi sonrasında gerçekleşiyor.

Tüp bebek tedavileri tüm dünyada 40 yılı aşkın süredir uygulanmakta ve her geçen gün bu tedavinin daha başarılı olabilmesi için yeni ve etkili teknikler işe koşulmaktadır. Tüp bebek tedavisinin uygulanmaya başlandığı ilk yıllarda embriyo gelişimi konusunda şimdikine kıyasla çok daha zayıf, sınırlı ve fakir bir bilgi dağarcığı bulunmaktaydı. Bundan dolayı da elde edilen embriyoların büyütülmesi için kullanılan solüsyonlar verimli olarak geliştirilememekteydi ve embriyo transferleri erken klivaj dönemde, yani embriyo gelişiminin 2. ve 3. Günlerinde yapılmakta idi. Ancak zamanla tüp bebek tedavisi ve embriyo gelişimine dair bilgi ve teknik imkanlar arttıkça embriyoların implantasyon, yani tutunma aşamasına kadar laboratuvar ortamında uygun gelişimleri sağlanabilmesi daha mümkün hale geldi. İşte bu sebeple günümüzde tedavinin yapılacağı hastanın özelliklerine, tedavi geçmişine ve klinik altyapının uygunluğuna bağlı olarak değişken oranlarda blastosist transferi yapılmakta, daha sağlıklı ve kaliteli embriyolarla gebelik gerçekleştirilebilmektedir.

Blastosist transferi (5. gün embriyo transferi)

Laboratuvar ortamında 5 gün boyunca takip edilip geliştirilen, yani canlı bir şekilde 5. güne ulaşabilen embriyolara blastosist adı verilirken, 5. günde yapılan embriyo transferine de blastosist transferi adı verilir. 40 yıl önceki ilk başarılı tüp bebek uygulamasından bugüne kadar geçen zamanda çok fazla bilimsel gelişmeler yaşanmış, tüp bebek tedavisi de çok hızlı bir ilerleme kaydetmiştir. Bunlardan kaynaklı olarak günümüzde uygulanan ileri tüp bebek tekniklerinden bir tanesi de blastosist transferidir ve bu teknik çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere çok daha yüksek oranlarda gebelik elde edebilme şansı sunmaktadır.

Tüp bebek tedavisinin uygulandığı ya da kısırlığın söz konusu olduğu pek çok ülkede çoğul gebeliğin yarattığı risklerden korunmak çiftler için çok önemlidir. Bunun için zaten tüp bebek tedavisinde transfer edilen embriyo sayısına yasal sınırlama getirilmiştir. Türkiye’de yasal olarak bu sınır en fazla 2 embriyonun transfer edilmesi şeklindedir. İşte bu bağlamda 5. gün embriyo transferinde 1 veya 2 tane blastosist aşamasına ulaşmış embriyo anne adayının rahmine transfer edilerek hem çoğul gebelik riski azaltılıyor hem de gebelik şansı yükseltilebiliyor. Ayrıca herhangi bir kromozomsal anomali taşıyan embriyonun blastosist evresine ulaşabilme ihtimali de normal olan embriyolara oranla çok daha düşük olduğundan 5. günde transfer edilen embriyoların kromozomsal olarak daha sağlıklı embriyolar oldukları bilinmektedir. Tüm bunlardan dolayı 5. gün transferi ile daha yüksek implantasyon, yani tutunma ve gebelik oranları elde edilebiliyor.

Klasik tüp bebek tedavilerinde embriyolar 2.- 3. günde transfer edilirken, blastosist transferinde embriyo 5. güne kadar ulaşabilmiş, yani yeterince sağlıklı ve kaliteli olduğunu bir bakıma kanıtlamış oluyor. Blastosist dönemi embriyolar, laboratuvar ortamında döllenmenin gerçekleşmesi sonrası 5. veya 6. günde elde edilmektedir. Zaten bu dönemden sonra da embriyoların laboratuvar ortamında kültüre edilmesi, yani canlı kalmaya devam etmesi mümkün değildir. Bundan dolayı anne adayının rahmine transfer edilmesi gerekir.

Embriyo, transfer sonrasında 6. -7. günlerde koruyucu tabakası olan zona pellüsidadan çıkıyor ve rahim dokusuna tutunmaya başlıyor. Blasosist dönemi embriyoları fetüsü, yani bebeği oluşturan iç hücre kitlesinde ve plasentayı oluşturan trofoektoderm hücrelerinden oluşan çok hücreli bir yapıya sahiptir. Bu blastosist dönemine ulaşmış embriyolar iç hücre kitlesinin ve trofoektoderm yapısının kalitesine göre sınırlandırılmaktadır. Bunlardan her ikisinin de kaliteli olduğunun tespit edilen embriyoların transferi ile çok daha yüksek oranda gebelik elde edilebilmektedir. Bunun yanında blastosist dönemine ulaşabilen birden fazla embriyo varsa, bunlar çok hızlı dondurma yöntemi olan vitrfikasyon ile başarılı şekilde dondurulabilir ve ihtiyaç duyulduğunda başarıyla çözülerek anne adayının rahmine transfer edilebilir.

Blastosist transferi için tüp bebek merkezinin sahip olması gereken nitelikler

Blastosist transferi tüp bebek tedavisinde tutunma ve sağlıklı bir gebelik elde edebilme şansını ciddi oranda artırmaktadır. Ancak bunun başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için de uygulamayı yapan tüp bebek kliniğinin birtakım yüksek niteliklere sahip olması gerekir. Bu bağlamda blastosist transferi yapacak olan merkezin;

  • Laboratuvar donanımı üst düzeyde olmalı,
  • Laboratuvarın dizaynı, havalandırması, temizliği ve bunların periyodik kontrolleri hatasız şekilde yapılıyor olmalı,
  • Olası her durum için yeterli ve kaliteli ekipmana sahip olmalı,
  • Tüm araç – gereçlerin kontrol ve kalibrasyonları düzenli olarak yapılmalı,
  • Alanında profesyonel ve deneyimli bir ekibe sahip olmalı,
  • Özellikle de blastosist transferi gibi ileri düzey bir tekniğin sorunsuz bir şekilde uygulanabilmesi, takibinin yapılabilmesi için tecrübeli embriyologlar olmalı,
  • Her gün yenilenmekte olan teknolojik gelişmeleri düzenli takip etmeli,
  • Kaliteli embriyo gelişiminde etkisi olan ileri düzey tüp bebek tekniklerini uygulayabilecek düzeyde olmalıdır.

Blastosist transferi kimlere yapılır?

Blastosist transferi genellikle;

  • Döllenen yumurta sayısının fazla olduğu, yani 7 ve üzerinde olduğu,
  • 2. gün embriyo kalitesinin iyi olduğu,
  • Kadın yaşının 35’in altında olduğu,
  • 3. günde 5 ve üzeri sayıda iyi kalite embriyosu olan,
  • Daha önce gerçekleştirilen denemelerde 2. veya 3. gün kaliteli embriyoların verilmesine rağmen gebeliğin oluşmadığı,
  • Çoğul gebelik (ikiz, üçüz) istemeyen,
  • Tedavi sırasında sayıca fazla embriyo elde edilen, ancak kalan embriyolarının dondurulmasının istenmediği çiftlerde sıklıkla tercih edilen bir yaklaşımdır.

Tüp bebek tedavisine başvurulduğunda çiftle ayrıntılı bir görüşme yapan ve çiftin öyküsünü bilen doktor ve embriyologlar, döllenme işleminden sonraki gün uygun çiftlere 5. gün blastosist transfer önerisi yapılar. Günümüzde tüp bebek merkezlerinde blastosist transferi çok başarılı şekilde uygulanmakta ve bunlarla çok yüksek gebelik oranları elde edilmektedir. Bununla birlikte transfer sonrası geride kalan kaliteli embriyolar ileri hücresel dondurma tekniği olan vitrifikasyon yöntemi ile başarılı şekilde dondurularak çiftlere ikinci bir deneme için yeni bir şans daha sunmaktadır.

Blastokist transferinin dezavantajları nelerdir?

  • Anne adayının yaşının fazla olması istenmez (35 ve altı olmalı).
  • Baba adayında ciddi sperm faktörleri olmamalıdır.
  • Çiftin mustarip olduğu kısırlık sebebi ciddileştikçe blastosist oluşum oranları azalır.
  • Bazı çiftlerin tedavisinde embriyolar erken gelişim döneminde kaliteli olarak gözlenirken, blastosist gelişiminde ciddi problemler olabilir, hatta hiç gelişmeyebilir. Böyle bir durumda embriyo transferi aşamasına ulaşamadan tedavi iptal edilebilir.
  • Elde edilen blastosist gelişim problemi ayni zamanda işlemin yapılacağı klinikteki teknik altyapı ve tedavi için gerekli hava kalitesi, hijyen gibi şartlara bağlı olarak da değişebilir.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar