Paylaş:

Hamilelik; 9 ay süren çok farklı faktörün etken olduğu hemen her gününün çok hassas olduğu çok önemli bir süreçtir. Hamilelik süresince anne adayının beslenme alışkanlıkları, genel yaşam davranışları, fiziksel ve psikolojik sağlığı bebeğin de gelişimini, sağlığını, geleceğini etkilemektedir. Bu bağlamda hamilelik süresince genel olarak ilk 5 – 6 ay ayda bir kez, sonraki 2 ay 2 haftada bir, son ay haftada bir rutin doktor kontrollerine gidilir. Bu kontrol ve muayenelerin yanında her anne adayının gebelik boyunca belli haftalarda yaptırması gereken tetkikler, tahliller, muayeneler bulunmaktadır. Zira hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı bu kontrollerde elde edilen verilere göre değerlendirilecektir. Bu bağlamda hamilelik döneminde anne rahmindeki bebeğin pek çok açıdan incelenmesi ve sağlık durumuna dair veriler elde edilebilmesi gebeliğin rutin takibi ile mümkün olabiliyor. 

Gebelikte bebeğin sağlığı ve gelişimine dair en doğru bulguların elde edilebilmesi için öncelikli olarak ultrasonografi tercih ediliyor. Özellikle de bebekte birtakım anomaliler olup olmadığının anlaşılması için kullanılan ultrason sayesinde pek çok anomali henüz anne karnındayken tespit edilebiliyor. Anomali varlığı tespit edilen bebek için ne tür bir yol izleneceğine de bebeğin kaç haftalık olduğu, nasıl durumda olduğu, bebeğin genel durumu, anomalinin ne olduğu ve ciddiyetine göre karar veriliyor. Günümüzün tıp teknolojisinin geldiği nokta itibariyle de anne rahmindeyken tespit edilen bazı anomalilerde bebek henüz anne karnındayken müdahale edilebiliyor. “Fetal Cerrahi” olarak adlandırılan bu yöntem sayesinde bebek, anomalisiz doğabiliyor.

Fetal cerrahi nedir, neden yapılır?

Ultrason muayenesinde ve diğer tetkiklerde anomali tespit edilen anne karnındaki bebeğin doğmadan ameliyat edilmesi işlemine fetal cerrahi adı verilmektedir. Fetal cerrahi, uzun yıllardır üzerinde çalışılan, araştırmalar yapılan bir alan olmakla birlikte, son yıllarda daha sık uygulanmaya başlanmıştır. Fetal cerrahi işlemi ile hamilelik dönemi boyunca bebeğe zararlı etkileri olan ve doğumdan sonra da onun yaşamını tehdit edecek, bozuk anatomik yapının düzeltilmesi amacı ile gerçekleştirilmektedir. Fetal cerrahi genel olarak; 

  • İkizden bebeklerin birinden diğerine transfüzyon sendromu olduğunda,
  • Bebekte kalp anomali tespit edildiğinde,
  • Bebeğin Böbrek büyümesi (Hidronefroz) sorunu olması halinde,
  • Bebeğin karnındaki organların göğüs boşluğunda fıtıklaşması (Konjenital diaframatik herni (CDH) sorunu varlığında,
  • Bebeğin akciğerinin konjenital kistik adenomatoid malformasyonu (CCAM) durumunda,
  • Sakrokoksigeal teratom (SCT) (bebeğin kuyruk sokumundaki kemikten köken alan germ hücreli tümör),
  • Bebeğin akciğer zarında sıvı birikmesi (Hidrotoraks),
  • Bebeğin kafatasının içindeki sıvıda artış olması (Hidrosefali),
  • Bebeğin bel veya sırt bölgesinde omuriliğin  ve omurilik sıvısının dışa doğru fıtıklaşması (Meningomyelosel), 
  • Bebeğin ayrık veya açık omurgalı olması (Spina bifida),
  • Bebeğin idrar yollarında tıkanıklık gibi sorunların tespit edilmesi durumunda uygulanmaktadır.

Fetal cerrahi neden yapılır?

Anne karnında gelişimi devam eden bebekte tespit edilen anomalilerin doğumdan önce giderilebilmesi için fetal cerrahi uygulanır. Bu işlemin doğumdan sonraya bırakılmama sebebi ise ameliyattan dolayı bebekte oluşan yarananın, anne karnında gelişmeye devam eden bebeklerde doğum sonrasına göre çok daha hızlı iyileşiyor olmasıdır. Fetüslerin yaraları, yetişkinlere ve dünyaya gelmiş bebeklere göre çok daha hızlı ve kusursuz iyileşmektedir. 

Fetal cerrahi ne zaman yapılır?

Feral cerrahinin yapılması için gebeliğin hangi döneminin daha uygun olduğuna dair net ve kesin bir bilgi yoktur. Zira fetal anomalinin ne olduğu, bebeği nasıl etkilediği, gebeliğin hangi haftasında olduğu, anne adayının bu duruma ne kadar uygun olduğu gibi pek çok sorunun ve farklı faktörün birlikte değerlendirilmesi ve ona göre karar verilmesi gerekiyor. Zaten fetal cerrahi kendi içerisinde birtakım riskler barındırdığından, bu konudaki her hususa ekstra özen gösterilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda gebeliğin 22. haftasından önce yapılan fetal cerrahi uygulamalarının gebelikte düşüğe sebep olma riskinin yüksek olduğu biliniyor. Aynı düzlemde gebeliğin 30. haftasından sonra yapılan fetal cerrahi işleminin de erken doğum riskini berberinde getirdiği gibi bir gerçek var. Bu şekilde değerlendirildiğinde fetal cerrahinin hangi dönemde en az risk taşıdığına dair karar, gebeliği takip eden doktor tarafından yapılan çok kapsamlı olan bir muayene ve tetkiklerden verilmektedir. 

Fetal cerrahinin hiçbir risk taşımaması gibi bir durum zaten söz konusu değildir. Ancak bu işlemin en az risk taşıdığı dönem hesaba katılarak ameliyatın gerçekleştirileceği dönem belirlenir. Ancak aksini gerektiren bir durum olmadığı sürece gebeliğin tam ortasında, yani gebeliğin 22. – 30. haftası arasında fetal cerrahi yapmak doğru olur.

Fetal cerrahi hangi riskleri taşır?

Fetal cerrahi, kendi içinde birtakım riskler barındırmaktadır. Bunlardan birincisi düşük, bir diğeri ise erken doğumdur ve her ikisi de çok tehlikelidir. Bu sebeple de zaten çok zorunlu olmadığı sürece fetal cerrahi uygulanması yoluna gidilmez. 

Bu risklerden bir başkası ise anne adayının rahminin yırtılmasıdır. Rahim yırtılınca bebeğin içerisinde bulunduğu amniyon sıvısı da rahim dışına sızabilir. Bunlar bebek ve gebeliğin devamı için sorun arz eder.

Fetal cerrahinin avantajları nelerdir?

Fetal cerrahi, öncelikle fetüste oluşan yaranın kısa sürede, iz olmadan iyileşmesini sağlar. Bu konuda yapılan pek çok araştırma fetal cerrahi ile yapılan ameliyatlarda yara ve izlerin yetişkinlere ya da doğumdan sonra yapılan ameliyatlara göre çok daha kısa sürede iyileştiğini, hatta pek çoğunda doğumda iz kalmadığını gösteriyor. Bu bağlamda özellikle de bebekte saptanan yarık dudak gibi septomların ameliyatın anne karnındayken yapılmasının daha doğru olduğu düşünülmektedir.

Fetal cerrahi türleri nelerdir?

Fetal cerrahi iki farklı teknik kullanılarak yapılabiliyor. Bunlardan birisi açık ameliyat, bir diğeri ise laparoskopi, yani kapalı ameliyattır. Fetal cerrahi ilk uygulanmaya başlandığında açık ameliyat tercih edilmekteyken, günümüzde daha çok laparoskopik tekniklerle yapılmaktadır. Ancak yine de fetal cerrahinin açık mı, yoksa kapalı mı yapılmasının daha uygun olduğuna doktor karar verecektir.

Fetal cerrahi nasıl yapılır?

Açık ameliyat ile yapılan fetal cerrahide, anne adayının karın bölgesine kesi uygulanarak rahme ulaşılır. Bu kesiden fetüs rahim dışına alınarak anomali olan yerde ameliyat yapılır. Ameliyat bittikten sonra kesilen amniyon zarı dikilerek fetüs rahme yeniden yerleştirilir. Anne adayının karın bölgesine uygulanan kesi dikilir ve cerrahi operasyon tamamlanır.

Laparoskopik olarak gerçekleştirilen fetal cerrahide anne adayının rahminin içine çok ince delikler açılarak ulaşılır. 5 mm çapındaki deliklerden girilerek yapılan bu yöntem için geliştirilmiş özel aletlerle fetüs anne karnından çıkarılmadan ameliyat yapılır.

Açık ameliyat yöntemi, laparoskopik yöntemden daha önce uygulanmaya başlanmıştır. Açık ameliyatta, anne adayının karın bölgesinde ameliyat izleri olacak, bunların iyileşmesi için zaman gerekecektir. Aslında gebelik kendi içinde pek çok risk barındıran bir süreç olduğundan gebelikte çok gerekli olmadığı sürece cerrahi operasyonlara girmek tercih edilmez. Ancak laparoskopik yöntemde rahim içine yaklaşık 5mm gibi minik deliklerden ince aletler yardımıyla ulaşıldığı için açık cerrahiye kıyasla fetüste oluşabilecek vücut ısısının düşme riski daha az yaşanır. Ayrıca rahme açık yöntemdeki gibi büyük kesi de yapılmadığı için gebelikte erken doğum yaşama riski de kesinlikle daha azdır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar