Paylaş:

Kişinin bronşlarının daralması sonucu ortaya çıkan astım, her geçen gün toplumda daha sık görülen bir hastalık haline gelmiştir. Kişi havayı soluduğunda, yani nefes aldığında hava broşlar aracılığıyla akciğerlere iletilir. Kişinin yaşadığı, maruz kaldığı çeşitli uyaranlar sonucu bu bronşlar aşırı derecede kasılabiliyor ve daralabiliyor. Kişinin hava yollarının daralmasıyla nefes almak güçleşir ve nefes alıp vermek de daha çok zorlanılır. Genellikle nöbetler halinde ortaya çıkan geri dönüşümlü bronş kasılması soruna astım adı verilir.

Aile bireylerinde astım vakası olan kişiler bu hastalığa daha yatkın olur. Çevresel faktörler ve aileden gelen kalıtsal faktörler astım oluşumunda rol oynarken, hem annesinde hem de babasında astım hastalığı olan kişilerde bu risk daha fazladır. Astımın ortaya çıkma nedenlerinin büyük kısmını alerjik etkenler oluştururken, bazı kişiler de birtakım maddelere karşı daha duyarlı bir bünyeye sahip olur. Hassas kişilerde bazı çiçekler, ev tozları, hayvan tüyleri gibi maddeler nefesle birlikte bu havanın akciğere iletilmesi aşamasında bronşları tıkayabilir. Bu tür alerjik uyaranlar sonucu bronşlar aşırı derecede kasılır ve daralır.

Kronik bir hastalık olan astım; sadece bronşların daralması değil, bronşun etrafındaki zarın da şişmesi sonucu hava yollarının daralması sorunudur. Bununla birlikte mukus adı verilen balgam ve sümük gibi yapışkan maddeler çok fazla salgılandığı zaman hava yolunun bazı yerlerinde tıkanmaya sebep olur ve astım ortaya çıkar. Bir süredir astım hastalığı yaşayan kişilerde bazı maddelere karşı daha fazla duyarlılık vardır. Bu tür maddelere maruz kalındığında hırıltılı nefes alma, öksürme gibi sorunlar yaşanır. Astım atakları yaşandığı dönemde hasta çok büyük yaşam zorluğu yaşarken, ataklar olmadığında hasta gayet rahat bir şekilde yaşamına devam eder. Astım hastalığı her yaştan bireyde görülebilmekle beraber, yaşlılarda, hamilelerde çok daha ciddi sorunlara sebep olabilir.

Hamilelikte astım belirtileri nelerdir? 

Astım sorunu kendini ataklar halinde gösteren bir hastalıktır. Bu durumda en önemli astım bulgusu kişinin nefes alıp vermede güçlük yaşamasıdır. Astımda kişinin hava yollarının daralmasıyla nefes alması zorlaşır, özellikle de nefes vermek çok daha zor olur ve hastalar hırıltılı şekilde nefes alır.

Astımda sık görülen diğer bir belirti de şiddetli ve süregelen öksürüktür. Bu öksürükler nöbetler halindedir, özellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkar, kuru ve inatçı bir öksürüktür, kişiyi uykusundan uyandırır. Astım hastalığında öksürüğün sebebi balgam oluşması ya da bronşun etrafındaki kasların kasılmasıdır. Bu durumda hasta genellikle balgam çıkardıktan sonra rahatlar. Astım hastaları nöbetler dışında günlük yaşamında da normalden daha sık nefes alıp verir. Zira aldığı nefesin yetmediği düşüncesiyle daha hızlı nefes almaya çalışır ve zorlanır.

Astımın ilerleyen aşamalarında hastanın vücudunda morarma görülebilir, göğüs bölgesindeki deri içe doğru çöker ve kaburgalar daha belirgin hale gelir. Astım belirtilerinin biri ya da birkaçını hisseden kişi mutlaka vakit kaybetmeden doktora gitmelidir. Ancak yukarıda sıralanan belirtilerin çoğu sadece astımda görülmediğinden diğer hastalıklardan ayırt etmek zor olabilir. Bu bağlamda aslında belirtiler neyden kaynaklanıyorsa kaynaklansın önemlidir ve astımın belirtilerinin özellikle sabaha doğru görüldüğü akıldan çıkarılmamalıdır.

Hamilelikte astım nasıl tedavi edilir?

Astım, başlı başına zor bir hastalıkken bir de hamileliğin getirdiği zorluklarla birleşince çok daha sıkıntılı bir süreç yaşanabilir. Astım tespit edilen anne adayında akciğer fonksiyonu ölçümü yapılması gerekir. Aslında sağlıklı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek için doğru ve yeterince nefes alabilmek çok önemlidir. Hamilelik döneminde astım hastalığından mustarip anne adaylarında özellikle mitelar, evcil hayvanlar, hamam böcekleri ve küf mantarları gibi ev içi alerjenlerin kontrol altına alınması, bunlara hiçbir şekilde maruz kalınmaması gerekiyor. Bununla birlikte sigara içmemek ya da sigara dumanına maruz kalmamak, pis kokulardan ve hava kirleticilerden uzak durmak, katkı maddeleri eklenmiş gıdalardan tüketmemek çok önemlidir. Ayrıca viral ve bakteriyel solunum infeksiyonlarına sebep olan her türlü etkenden korunmak gerekiyor.

Astım hastası olan anne adayları yukarıda sıralanan önlemlere dikkat etmekle birlikte doktor kontrolünde tedavi de gerekebilmektedir. Ancak özellikle gebeliğin ilk 3 ayında anne adaylarına ilaç tedavisi pek önerilmemektedir. Bunun yanında gebelikte astım hastalığının kontrol edilemediği ya da kötü bir takip süreci yaşanan vakalarda astımın çok ciddi şekilde hem anne adayının hem de bebeğin hayatını tehdit edici sonuçlar ortaya çıkarabileceği de bir gerçektir.

Astım hastalığının tedavisinde eski dönemlerde daha çok tablet şeklinde haplar, ilaçlar kullanılmaktaydı. Ancak son yıllarda daha çok inhale, yani soluma yoluyla alınan ilaçlar kullanıldığından astım tedavisi eskiye oranla daha az sistemik yan etki yaratmaktadır. Günümüzde inhalasyonla, yani solunum yolu ile kullanılan ilaçlar astım açısından iyi ve güvenli bir kontrol ve tedavi imkanı sağlamaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere hamilelikte astım vakalarında tedaviden çok önleyici yaklaşımlar uygulamak kesinlikle daha güvenlidir.

Hamilelikte astım ilacı kullanılabilir mi? 

Son yıllarda yapılan çalışmalar astım tedavisinde kullanılan ilaçların fetüse olumsuz etkilerinin çok az olduğunu göstermektedir. Özellikle de inhalasyon, yani soluma yolu ile kullanılan ilaçlar gebelikte kesinlikle güvenlidir. Uzmanlar bu ilaçlar arasında en kısa sürede etki gösteren ve en güvenli olan ilaçların β2 agonist etkili ilaçlar olduğunu belirtmekteler. Ayrıca gerekli olursa yüksek dozlarda β2 agonistler, doğuma yakın zamanlarda kullanılmaktadır.

Yapılan çalışmalarda Teofilinin de bebekte anomali yarat riski veya fetüse zarar verme riskinin olmadığı, bu bakımdan güvenli olduğu tespit edilmiştir. Teofilinin özellikle de gebeliğin son 3 ayında kan düzeyi takipleri yapılarak kullanılabileceği düşünülmektedir.

Anne adayının astım hastalığının çok ciddi, şiddetli olduğu durumlarda, kortizon grubu ilaçların sistemik veya inhalasyon yoluyla kullanılması önerilmektedir. Özellikle de son dönemlerde yapılan araştırmalar, sistemik kortizon kullanımının fetüs üzerine pek fazla olumsuz etkiler yapmadığını gösteriyor. Bu bağlamda soluma yoluyla alınan kortikosteroidler hamilelik esnasında bronş iltihabını giderici olarak uzun süreli kullanılabilirler.

Hamilelikte astım bebeği etkiler mi? 

Astım her yaştan ve her sağlık durumundan herkesin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Hamilelik söz konusu olduğunda bu olumsuz etkiler ikiye, hatta üçe katlanabilir. Bu bakımdan hamilelikte astım tespit edildiği andan itibaren hem önlemler çok sıkı şekilde uygulanmalı hem de gerekli şekilde tedavisi yapılmalıdır. Tedavi edilmeyen astım hamilelikte anne ve bebek için hayati risk getirmektedir. Bilimsel çalışmalar, gebeliklerinde astım geçiren kadınlarda ağır ve tedavi edilmeyen durumlar, ciddi komplikasyonlar geliştiğini gösteriyor. Aynı şekilde bebek açısından da erken doğum, düşük doğum kilosu, yenidoğan hipoksisi ve ölüm gibi ciddi sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Önlenemeyen ve tedavi edilemeyen

Hamilelik öncesi astımı olanlar hamilelikte nelere dikkat etmeli?

Kronik bir hastalık olan astım, gebelikte daha farklı bir seyir izleyebilir. Astım hastalığı olan kadınlar, hamile olduklarını öğrendikten sonra kendilerinde astım atağına neden olabilecek alerjenlerden, sigaradan, enfeksiyonlardan, ağır egzersizlerden kaçınmalılar. Hamilelikte her türlü olumsuz koşula karşı daha duyarlı hale geleceklerini akıldan çıkarmayarak, çevresel faktörleri daha iyi kontrol altında tutmaya çalışmalılar.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar