Paylaş:

mis-kokusunu-icime-cekiyorum

Asla düşünemezdim şu anı, kızım sepetinde uyurken size tüp bebek hikayemiyazacağımı…

Evlenmeye karar verdiğimizde ben 29 eşim de 32 yaşındaydı. Kariyerlerimiz zaten ilerliyordu banka memuruydum gözüm yükseklerde değildi. Hemen çocuk yapalım dedik, hemen büyür biz de işlerimize devam edebilirdik.

Evlenmek, ev döşemek, kiradı, mutfaktı derken maddi manevi hiç de kolay olmamıştı, ama içimden hep bebekle beraber herşey yoluna girecek diyordu. Kadınsal içgüdü!

Evlendikten 5 ay sonra hamile kaldığımı öğrendim. Tabii beklenen birşeydi, yedi aleme duyurduk. Sevinçten havalara uçtuk. Eşim, ben, aileler, arkadaşlar derken kendimizi kaybettik. Normal bir hamilelik yaşarken 10.haftada kanamam oldu ve hastaneye gittik. Düşük tehlikesi dediler ve evde yatmama rağmen kanamalarım durmadı. Ertesi gün şiddetli kanama ve ağrılarla hastaneye gittik ve bebeğimi kaybettiğimin haberini aldım! Hayat durdu bana ve eşime ama yapacak birşey yoktu. Yılmadık tekrar denedik, ama 11. haftada bebeğin kalbi durdu. Ultrason aletleri, bitmeyen muayeneler, kürtaj masaları, hastane odaları, herkesin acı bakışları, ‘yine olur boş ver’ gibi tekrar eden saçma cümleler… bu  durumu  maalesef üç kez yaşadım. Bıkmıştım hem de çok…

En sonun eşimle bir tüp bebek uzmanına başvurdum.  Çok fazla bir şey yapılmadan direk tüp bebek tedavisine başladım. Normal yollardan gebe kanla ben tüp bebek tedavisinde gebe kalamamıştım. Dünyam bir kez daha başıma yıkılmıştı. Aynı merkezde dondurulmuş embriyolarımı bir kez daha kullandığım halde yine gebe kalamamıştım. Artık tüp bebek tedavisinde bile gebe kalmayan ben ne yapacağını bilmez bir şekilde araştırmalara başlamıştım.

Merkezlere giderek görüşmeler yapıyordum. Maslak Acıbadem hastanesini aradığımda Bülent hocanın sadece muayene ettikten sonra bu bilgileri verdiğini iletmişlerdi. Ne yalan söyleyeyim maddi olarak çok yıprandığım için  bu durum pek hoşuma gitmemişti. Durumla ilgili çok merkezle görüşmeme rağmen hepsi aynı şeyleri söylemişti.

2015 yılının kasım ayında bir tanıdığımızın ısrarı ile tekrar Acıbadem Hastanesini aradım. Telefona Neslihan hanım çıkmıştı. Uzun bir görüşme sonrasında randevu almaya karar vermiştim. Bülent hocanın yanına girerken aynı şeyleri duyacağımı düşünüyordum.

Odadan çıktığımda ise bugüne kadar duymadığım şeyleri kafamı oldukça karıştırmıştı. Uzun ve yorucu bir süreç beni bekliyordu..

Görüşmeden iki ay sonra tedaviye başladım. Hiç sevmediğim ve sevemeyeceğim iğneler her gün onları uygularken akıttığım göz yaşlarımı unutamıyorum. Büyük gün gelmişti.

Yumurtalarım toplanırken çok ağlamıştım, neden bilmem. Sanki ben içimde bir bebek büyütecek kadar sağlıklı olmadığım için miydi? Ben beceremiyor muydum? Herşey birbirine karışmıştı, ama toplanan 14 yumurta beni umutlandırmıştı.

Transfer günü yine güzel hazırlandık ve umutlarımızla hastaneye gittik. Umutlarla yattım masaya ve embriyo ile uyandım. 12 gün bana geçmek bilmedi. İnanın tuvalete bile gitmekten korkar olmuştum. İşten izin aldım ve hep dinlendim. Müzik dinledim, camın önünde sokağı ama en çok da çocukları seyrettim dua ederek.

12 gün sonra güzel haberi almıştım. Ama yine korkuyordum ya tekrar kaybedersem.. Allahıma şükürler olsun ki şuan kollarımda mis kokusunu içime çekip yaşadıklarımı anımsıyorum. Lütfen umudunuz kaybetmeyin doğru yerde doğru insanlarla bu işi yaptırın.

Bülent hocamıza  ve ekibine çok teşekkür ediyorum.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar