Paylaş:

aciklanamayan-infertilite

Nedeni açıklanamayan kısırlık hem doktorlar hem de bunu yaşamak zorunda kalan çiftler için çok zor bir durumdur. Bir kadının neden hamile kalamadığını belirleyememek, ona uygulanacak tedavileri belirlemek açısından da zordur. Normal bir çifte yapılacak ve başarılı bir sonuç elde edilecek her tedavi bu tip çiftlerde işe yaramaz. The New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir çalışmaya göre nedeni açıklanamayan kısırlık konusunda üç farklı ilaç kullanılmaktadır. Tabii sonuç yine olumsuz olmaktadır.

Kısırlık, bir yıl korunmadan ve düzenli olarak cinsel ilişkiye girildiğinde hamile kalamama durumudur. Kısırlık 15-44 yaş arası kadınların yaklaşık %10’unu etkilemekte. Çocuk isteyen ve maalesef hamile kalamayan kadınların bir şekilde tedavi araştırmaları da oldukça normal.

Kısırlık araştırmasında ilk adım çiftlerin her birinin fiziksel olarak muayene edilmeleridir. Ardından daha detaylı tahlil, görüntüleme ve testler gelir. İlk olarak akla gelen erkekte sperm sorunlarıdır. Kadınlarda ilk görülen de fallop tüplerinin tıkalı olması ya da rahim duvarında fibroidler olmasıdır. Ama maalesef kısırlık konusunda ele alınan dosyaların %15-20’si ‘’nedeni belirlenemeyen kısırlıklar’’dan oluşur.

İlginç olan bir diğer konu ise zamana bırakılıp, konu irdelenmediğinde kadının hamile kalma durumları da gölemlenmektedir. Ama beklemeyi istemeyen ya da yaş konusunda zamanı olmayanlar için işler değişiyor. O zaman biz de yumurtalık uyarıcı ilaç desteği ile işlemlere başlıyoruz. Üretilen daha çok sayıda yumurta ile hamile kalma olasılığı da yükseliyor. Bu aşamaya kadar da ayrıca daha maliyeti düşük bir şekilde ilerlenebiliyor. Çünkü maalesef IVF, yani tüp bebek maliyetleri birçok çift için ciddi bir yük. O nedenle daha az maliyetli olan tedavilerle başlıyoruz. Sonuçta SGK tarafından da yapılan ödeme desteği ve bu desteğin kabul edilme durumları da ortada.

Ancak yumurtalıkların uyarılması ‘’super-ovulasyon’’ riskini de ortaya çıkartabilir. Çok fazla yumurta üretimi de çok fazla döllenmeye hazır yumurta demektir. Bu da çoğul gebelik riskini doğurur. Çocuk özlemi ile yanan çiftler için bir kerede çok çocuk sahibi olmak kulağa hoş gelebilir. Ancak unutulmaması gereken çoğul gebeliklerin de riskleri olduğudur. Bebekler prematüre doğabilir, annenin hayatı riske girebilir. Komplikasyonlar çıkması beklenir. Bunların her biri hem doğum anında hem de uzun dönemde annenin bünyesinde ayrı tehlike demektir.

ilac

Peki o zaman kısırlık tedavisi için hangi tip ilaçlar kullanılmalı ve sonuç olarak bir bebek sağlıkla dünyaya gelmeli? Amerika’da ulusal alanda yapılan bir araştırmada Letrozole kullanılan diğer iki ilaçla karşılaştırılmış. Letrozole ilginç bir şekilde farklı yöntemle çalışmış. Araştırmacılar Letrozole’ü ya da ‘’standart tedavi’’ olarak adlandırılan gonadotropin (Menopur markalı ilaç) ya da clomiphene (Clomid markalı ilaç) hammaddelerini dört tur kullanan binden fazla çiftin sonuçlarında farklılıklar bulmuştur:

• Letrozole içen kadınlarda en düşük doğum oranı %19 – ikiz oranı yüksek
• Gonadotropin içen kadınların doğum oranı %32 – üçüz oranı yüksek
• Clomiphene içen kadınların doğum oranı %23 – ikiz oranı yüksek
• Her üç grupta da yüksek çoğul gebelik oranları belirlenmiştir.

Bu tip ilaçla tedavilerde nedeni belirlenemeyen kısırlık yaşayan çiftler için bi umut olsa da, tüp bebek tedavisinden çok daha yüksek oranda gebelik elde edilme başarısı oldukça düşüktür. İlaçlar gebelik şansını yükseltse de, riskli gruba girmesine neden oluyor.

Kısaca sonuçlar iç açıcı olmasa da, nedeni belli olmayan kısırlık konusunda daha fazla çalışma yapılması gerekiyor. Yumurtalık uyarıcı ilaçlar ya da tüp bebek tedavisi ile çoğul gebelik ve getireceği risklerin oranını ciddi şekilde arttırıyor. Dolayısıyla verilen ilaçların dozunun ayarlanması için çalışma yapılabilir. IVF, yani tüp bebekte de transfer edilecek embriyo sayısına dikkat edilmelidir. Bu aşamada devreye doktorun kararı giriyor. Doktorun hastalarıyla özel bir iletişim kurması ve doğru kararlar verilmesi konusunda yol göstermesi gerekir. Özellikle birden fazla embriyo transferi konusunda direten hastaların tüm riskleri de biliyor olması gerekir. Önemli olan sağlıklı bir doğum sonrası sağlıklı bir bebek ve sağlıklı bir annedir. Çok embriyo daha iyi demek değildir.

İlgili Kaynak: Harvard Women’s Health Watch

Paylaş:
Yorumlar
  • Hatice mercan :

    05 Haziran 2017

    Merhaba hocam ben hatice 2 kez aşılama 3 kez tüp bebek tedavisi gördüm hiç bir sonuç alamadım üçüncü tuttu ama 6 haftalıkken doktora gittim düştüğünü öğrendim sorunumuz eşimin sperminde hızlı hareketli olmaması bende bi sorun gözükmüyor bende sadece guatr var ilaç kullanıyorum levotron adlı ilaç değerlerim normal neden bende emrio tutunamıyo size gelmeyi istiyorum ama psikolojik olarak buna hazır değilim yeni tüp bebek tedavisi oldum hangi hastanede olduğunuzu öğrene bilir miyim teşekkürler

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar