Paylaş:

tüp bebek tedavisinde stresin etkisi

Tüp bebek hassas bir süreç. Bu dönemde anne adayları hamileliğin oluşabilmesi için çok fazla şeyden feragat edip, hayattan kendilerini soyutlayabiliyorlar. Aslında durum bu kadar da zorlayıcı değil, bilakis rahat ama dikkatli geçirilmesi gereken bir süreçtir. BU süreci doğru yönetebilmek önemlidir. Anne adayını rahatlatacak şeyleri yapmak için onu strese sokmaktan ya da daha çok tedirgin etmeden ilerlemek gerekir. Hastalar sıklıkla stres ve endişenin hamilelik şansını azaltacağı konusunda şüphe ediyorlar ancak İsveç’te yapılan yeni bir araştırma, bu korkunun asılsız olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, ilk sefer tüp bebek tedavisi gören kadınlar arasındaki stres düzeylerini değerlendirdiler ve yüksek düzeyde anksiyete ve depresyon bildiren kadın sayısının yüksek olduğunu tespit ettiler. İsveç’te bulunan Göteborg Sahlgrenska Üniversitesi Hastanesi’nde ebe olan ve doktorasını sürdüren araştırmacı Lisbeth Anderheim, “Bu araştırmanın sonuçları, hastalarımıza şu anda streslerini azaltmaları için verebileceğimiz olumlu bir mesaj” diyor.

İnfertilite tedavilerinin başarısında veya başarısızlığında stresin rolünü değerlendiren daha önceki çalışmalar aslında farklı sonuçlar bulunuyordu. Farklı görüşleri savunana farklı sonuçlar da doğal olarak hastaların bu süreçte kafalarını karıştırıyordu. İsveç’te yapılan son araştırmada elde edilen bulgular çok geniş kapsamlı yapılan bir çalışmanın sonucu olduğu için şu anda dikkate alınabilir ama yine de kesin ve net bir görüş olarak da tek başına ele alınmamalıdır.

Tüp Bebek Konusunda Değerlendirmeler

tup-bebek

Tüp bebek, yani IVF, yüksek teknolojili ve yaygın olarak kullanılan bir infertilite tedavisidir. Prosedür, yumurtaları vücuttan toplamayı ve onları laboratuvarda erkekten alınan spermle döllemeyi içerir. Embriyo veya embriyolar oluştuktan sonra da embriyo transferi ile uterusa yerleştirilirler.

Bahsi geçen İsveç’te yapılan çalışmada, 166 kadını IVF tedavisine başlamadan bir ay önce ve yumurta toplanmaya bir hafta kala duygusal durum ve sosyal destek konusunda araştırdı.

Transferi yapılabilen 139 kadından, 58’i hamile kalabilirken, 81’inde hamilelik gerçekleşmedi. Araştırmacılar, gebe kalan kadınlarda tedavi sırasında duygusal statüde fark olmadığını belirledi.

Hamile kalma başarısı ile bağlantılı tek değişken uterusa geri gönderilen iyi kalitede embriyo sayısıdır.

Stres, birçok hastanın göz önünde bulundurması gereken bir durumdur. Çünkü zaten IVF yeterince stresli ve başarının veya başarısızlığın duygusal olarak tepki vermenize neden olacak bir detay olarak da duygusal yükü arttırıyor.

Akılda Kalan Sorular

stress

Amerika Üreme Sağlığı Derneği Başkanı Robert Schenken, İsveç’te yapılan bu tip çalışmaların önemini vurgularken, IVF sonuçlarındaki stresin rolünün kesin ve net olarak belirlenemeyeceğini söylüyor.

Bazı çalışmalar güven vericidir, bazıları ise stresin IVF başarı oranına zararlı olabileceğini önermektedir. Maalesef elde olan araçlar stresin etkisini ölçemez. Sadece hastaların yorumları ile bağlantılı olarak elde edilecek sonuçlar da tıbbi açıdan kesin olarak kabul edilemez.

Tüp bebekte bir diğer önemli konu olan maliyet, prosedürü devlet tarafından işletilen sağlık sistemi tarafından ödenen İsveç’te infertil kadınların endişesidir. Fakat sigorta nadiren prosedürü kapsadığı ve çoğu hastanın cebinden para ödemesine neden olan ABD için büyük bir endişe kaynağı olmaktadır. Bir IVF siklusunun ortalama maliyeti Amerika’da 12.000 dolardır. Bu konu da stres yaratabilir.

İnfertilite tedavisinin sonucu ne olursa olsun tüp bebek öncesinde endişe ve şiddetli stresin giderilmesi gerekir. Bazı çalışmalar, stres azaltmaya yardımcı olan akupunkturun, gebelik başarısını artırdığını bildirmiştir. Akupunktur, stresin azalmasına yardımcı olabilir, gebelik başarısının artmasına da yardımcı olabilir.

Aslında tüm doktorlar tüp bebek ve diğer infertilite prosedürleri uygulanan herkesin belirli bir stres seviyesine sahip olduğunu kabul ediyor. Ancak bu stresin hastaların günlük yaşamını bozduğunda, danışma almalarını da şiddetle tavsiye ediyorlar.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar