Paylaş:

trans-yag

Trans yağlar, kalp hastalıkları ile direk bağlantılıdır. Yapılan yeni araştırmalar ise trans yağların sadece kalp konusunda değil, kadınlarda kısırlık, yani infertilite riskini de arttırabileceğini gösteriyor.

Trans yağları beslenmeden çıkarmak, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için özellikle önemli olabilir.

Harvard Halk Sağlığı Okulu’ndaki beslenme araştırmacıları yaptıkları çalışmada, yumurtlamayla ilişkili doğurganlık sorunları olan kadınların, verimli kadınlardan daha fazla trans yağ tüketme eğiliminde olduğunu söylüyor.

Daha sağlıklı tekli doymamış yağlar yerine trans yağlardan beslenmek, toplam günlük kalorinin sadece % 2’sinin bu şekilde trans yağlardan elde edilmesi, infertilite riskini de iki kat arttırmaktadır.

Kısa bir hesaplama ile her %2’lik trans yağ tüketimi artışı, beslenmeye %73 oranında karbonhidrat girmesi demektir.

Buna ek olarak, karbonhidratların yerine geçen trans yağ tüketimindeki her % 2’lik artış, diğer bilinen ve şüphe edilen infertilite risk faktörlerine göre, yumurtlamayla ilgili kısırlığa karşı % 73 oranında daha fazla risk getirmektedir.

Kısaca trans yağlardan uzak kalmak bir çok riskden de uzak kalmak demektir. Bu nedenle özellikle gebelik düşünen üreme çağındaki genç kadınların bu konuya özellikle dikkat etmesi gerekir.

Trans Yağ Konusu Toplumal Bir Bilinçle İlerlemelidir.

Trans yağlarla ilgili sağlık riskleri konusunda daha geniş bir kitlenin duyarlılığı sayesinde, yakın gelecekte bu yağlardan uzak kalmak kesinlikle daha kolay olabilir.

Uzmanların düzenli olarak yaptığı yayınlar, gazete ve manşete taşınan sağlıklı beslenme başlıkları sayesinde ciddi bir ilerleme kaydetmeye başlasak da daha yolun çok başındayız. KOnuya restoran zincirlerinin katılmasını beklemek belki de en önemli konuların başında geliyor.

Artık trans yağlar süpermarket raflarındaki işlenmiş gıdalar arasında saklanamıyor. ABD hükümeti gıda üreticilerinin bunları ambalaj etiketleri üzerinde yazmak zorunda olduğunu açıklamasından beri durum daha da net. Bu konu üzerinde ülkemizde de çalışmalar devam ediyor.

Satın aldığınız gıdaların etiketlerini okumanız gerekiyor.

Aslında sağlıklı ve temiz beslenme ile tanışmanın zamanı geldi de geçiyor. Bu şekilde rafflarda yer alan paketlenmiş, işlem görmüş ve içinde zararlı madde içeren ürünlerden uzak kalmayı da öğreneceğiz. Trans yağlar tam da bu kategoriye giriyor. Uzak kalınması gereken! diyor. Gıdaların üzerinde yer alan etiketleri okumayı öğrenmek ve bunu doğal olarak her zaman yaparak sağlığımız konusunda ilerleme kaydedebiliriz. Özellikle infertilite hala kapsamlı bir araştırma konusu iken en azından sağlıklı beslenerek genlerimizi toparlamamız gerekiyor.

Beslenme Uzmanlarının Görüşleri Önemli.

Geçtiğimiz sonbahar yapılan önemli bir araştırmada demir takviyelerinin kadınların ovulasyonuyla ilişkili infertilite sorunlarından korumaya yardımcı gibi görünüyor.

Ne total yağ alımının, ne de total kolestrol sahibi olmanın yumurtlamaya bağlı infertilite ile ilişkili olduğu net olarak bulunmamıştır.

Trans yağlar ise, yumurtlamayla ilgili doğurganlığı olumsuz yönde etkileyen tek tip yağlardır. Ancak beslenme uzmanları ve diyetisyenler bu konuda hala şüpheli. Diğer etkenlerin de detaylı olarak araştırılması gerektiği ve de çapraz tekniklerin gerekli olduğunu savunanlar olduğu gibi, bu sonucu değerlendirmek gerektiğini destekleyenler de var.

Ancak biline o ki özellikle obezite sınırına yakın kadınlarda infertilite olma riski diğerlerine göre her zaman daha yüksek. Ancak yediklerimizden dolayı infertilite yaşamanın tek neden olmayacağı da ortada…

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar