Paylaş:

tup-bebek

Kısa veya uzun vadede her çiftin hayalidir çocuk sahibi olmak. Bazı çiftler evliliklerinin ilk yıllarında çocuk sahibi olmak ile ilgili plan yapmayı erken bulur; çocuk istemlerini evliliklerinin ilerleyen dönemlerinde gündeme taşır. Ancak plan dahiline alınan çocuk istemi bazen olası sağlık sorunlarından kaynaklı olarak oldukça zor ve stresli bir süreçle çiftleri karşılaştırabilir. İşte bu tip durumlarda devreye giren tedavi yöntemi ise tüp bebek olmaktadır. Tüp bebek yöntemi ile sahip olmak istenilen bebeğe kavuşmak mümkün olmaktadır. Günümüzdе çоk sayıda çift tüp bebek yöntemi ile çocuk sаhibi olabilmektedir.

Modern tıp çocuk sahibi olmak isteyenler için pek çok fırsat sunmaktadır. Tüp bebek tedavisi bu yönde uygulanan yardımcı üreme yöntemidir. Tüp bebek, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların ve erkek üreme hücreleri olan spermlerin vücut dışında, laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin elde edilmesini sağlayan tedavi sürecidir.

Dünyada ve Ülkemizde İlk Tüp Bebek

Modern tüp bebek tedavisinin kurucusu, Bob Edwars’tır. Tüp bebek işlemi sonucu doğan ilk bebek (Louise Brown), 1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. 1971 yılından itibaren tüp bebek ile ilgili olarak yapılan tüm uygulamalar günümüz tüp bebek tekniğinin temelini oluşturmaktadır. Dünyada tüp bebek ile ilgili gelişmeler hızla devam ederken, ülkemizde tüp bebek konusundaki çalışmalara kayıtsız kalmayarak ilerleyen tüp bebek yöntemlerini uygulamaya başladı. Bunun sonucunda da 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde ilk tüp bebek doğumu gerçekleşti.

Tüp Bebek Tedavisinde Son Teknolojik Gelişmeler

Tüp bebek tedavi teknikleri her geçen gün gelişerek yeni yöntemlerinde hayatımıza girmesini sağladı. Bu son teknolojik gelişmeler tüp bebek tedavisinin başarı oranını etkileyen faktörler baz alınarak hayata geçirilmiştir. Kısaca bu gelişmelerden bahsetmek gerekirse;

  • En iyi kalitedeki spermleri seçmek ve mikroenjeksiyon işlemi sonrası yüksek döllenme oranlarını elde etmek adına kullanılan IMSI tekniği.
  • Mikroskop altında yapılan testis biyopsisi (Mikrotese)
  • Genetik problem söz konusu olan çiftlerin embriyolarının incelenmesi ve içlerinden sağlıklı olanlarının seçilmesi tekniği PGD (pregenetik diagnozis)
  • Lazer yardımı ile embriyo çeperinin inceltilmesi tekniği Asisthatching
  • Embriyoların, spermlerin ve yumurtaların daha sonra kullanılmak üzere dondurularak saklanması işlemi Frozen
  • Embriyonun gelişimini kamera altında takip etmek ve gelişimi sağlıklı olanları seçmek için uygulanan teknik Embriyoskop
  • Bağışıklık sistemi ile ilgili İmmünolojik Tedaviler.

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?

  • İnfertilite teşhisi konulan kişilerde,
  • Tüplerin her ikisi tıkalı olanlarda,
  • Yumurta bozukluğu olanlarda,
  • Menide sperm bulunmayanlarda,
  • Sperminde kalite bozukluğu olanlarda,
  • İmmunolojik durumlarda
  • Servikal faktörler söz konusu ise,
  • Cerrahi operasyonla tüpleri alınanlarda,
  • Sperm veya yumurta sayısında yetersizlik söz konusu ise,
  • Yumurtalıkta kısırlığa sebep teşkil eden kistlerin varlığında,
  • Hormon bozukluğu durumunda,
  • Cinsel birleşme ile oluşan bazı sorunlarda,
  • Sperm hareketliliği konusunda sorun varsa,
  • Sperm hücrelerinin şekil bozukluğu söz konusu ise,
  • Tekrarlanan gebelik kayıpları durumunda,
  • Kadınlarda yaş ilerlemesi söz konusu ise tüp bebek uygulaması yapılabilir. 

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanamaz?

  • Sperm üretimi olmayan erkeklerde
  • Yumurta üretimi fonksiyonunu kaybetmiş olan kadınlarda,
  • Menopoz dönemine giren kadınlarda
  • Hormon seviyeleri bozuk olan kadınlarda,
  • Cerrahi operasyonlar sonucu rahmi alınmak zorunda kalınan kadınlarda tüp bebek tedavisinin uygulanması maalesef pek mümkün değildir.

Tüp Bebekte Başarı Oranı Nedir?

Tüp bebek tedavisinin başarı şansı, yaşa göre değişmektedir.

  • 30 yaşın altı %60
  • 35 yaş civarı %40
  • 40’lı yaşlarda ise %15

Ancak bu oranlar tüp bebek tedavisini yalnızca bir kez deneyenler için geçerlidir. Tüp bebek uygulamasını 4 defa yaptıranlarda başarı oranı %90’ın üzerine çıkmaktadır.

Tüp Bebek Yönteminin Adımları Nelerdir?

1. Adım (İlk muayene ve çift değerlendirmesi)

  • Çiftin daha önce görmüş olduğu tedaviler ve gebelik, doğum, düşük gibi hikayeleri dinlenir. Varsa eski tahlil ve tetkik sonuçları değerlendirilir.
  • Her türlü ameliyat raporu ya da notu
  • Sperm tahlili
  • Kadına ait hormon tahlilleri
  • Daha önce uygulanan tedavilere ait raporlar
  • Rahim filmi
  • Kromozom analizi
  • Başka hastalıklar ile ilgili raporlar
  • Bu verilere göre tüp bebek tedavisi planlanır ve tedavinin uygulanacağı gün belirlenir.

2. Adım ( Yumurtalıkları uyarma ve yumurta oluşturma)

Yumurtalıklarda iyi embriyoların seçilerek rahme konulması için çok sayıda yumurta oluşturma amaçlı olarak yumurta geliştirici ilaçlar (iğne tedavisi) uygulanır.

3. Adım (Yumurta toplama (OPU)

Gelişen yumurtalar toplanır ve laboratuvar koşullarında döllenme için saklanır. Bu sırada erkek de sperm verir. Tıpkı sperm tahlilinde olduğu gibi masturbasyon yoluyla sperm alınmaktadır. Sperm veremeyen erkeklerden ise mikro TESE yöntemi ile sperm alınır. Ortalama olarak bu işlem yarım saat sürer. Yumurta toplama günü verilecek sperm örneği için erkek 2-4 günlük bir cinsel perhiz yapmalıdır. Bu süre 7 günden uzun olmamalıdır.

4. Adım ( Döllenme (IVF veya ICSI yöntemi)

Toplanan yumurtalar ve elde edilen spermler ile döllenme (fertilizasyon) işlemi gerçekleştirilerek, döllenen yumurtalar laboratuvarda saklanır. (Döllenen yumurtalar inkübatörde saklanır.)

5. Adım  (Embriyo transferi)

İki ila üç gün süreli laboratuvarda saklanan döllenmiş yumurtalar rahim içerisine ağrısız bir uygulama ile yerleştirilir. Döllenme sonrası yumurtalar laboratuvarda bekletildikten sonra transfer edilir. Bu işlem 5-10 dakika kadar sürer. Gebelik testine kadar olan süreçte cinsel beraberlik önerilmez. Ağrı kesici olarak Parasetamol grubu ilaçlar kullanabilir. Transferden 1 gün sonra ılık duş şeklinde banyo yapılabilir.

6. Adım (Gebelik testi)

Transfer işleminden 12 gün sonra gebelik testi yapılarak gebeliğin oluşma durumu kontrol edilir. Test, her hastanede yapılan normal gebelik testidir, farklı bir test değildir.

Erkek; İlk muayene ve çift değerlendirmesi (1. Adım) ve döllenme (IVF veya ICSI yöntemi) (4. Adım) basamağında tedavi sürecine dahil olur. Kadın ise tüp bebek tedavisinin her adımında yer almaktadır. Olağanüstü bir durum söz konusu değilse tüp bebek tedavisinin hiçbir aşamasında hastanede yatış yapmak gerekmemektedir. Tüp bebek tedavisi ayaktan yapılmaktadır. İlk muayene ve çift değerlendirmesinden (1. Adım)  sonuna kadar tüm tedavi yaklaşık olarak bir ay sürmektedir.

Tüp bebek tedavisindeki laboratuvar ortamındaki dölleme işleminde başlıca iki teknik vardır:

*Klasik Tüp Bebek-IVF (İn Vitro Fertilizasyon): Spermler, yumurtaların yanına bırakılarak bu spermlerin kendi kendilerine yumurtanın içine girip dölleme işlemini gerçekleştirmesi beklenir.

*Mikroenjeksiyon (ICSI): Mikroskop altında spermin bir pipet vasıtasıyla direkt olarak yumurtanın içine enjekte edilmesi ile döllemenin sağlanmasıdır. Tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi günümüzde yaygın olarak uygulanmaktadır. Tüp bebek tedavisinde, döllenme aşamasında uygulanan bir teknik olan mikroenjeksiyondaki amaç; sperm ve yumurtanın başarılı bir şekilde, yüksek oranda döllenmesini sağlamaktır. Mikroenjeksiyon, şiddetli erkek kısırlıklarında yaygın olarak kullanılmakta olan bir yöntemdir. Nedenleri ise:

  • Sperm sayısı azlığı,
  • Sperm hareketliliğinin azlığı,
  • Sperm şekillerindeki (morfoloji) bozukluktur.

Önceki tüp bebek denemelerinde döllenme elde edilememiş veya elde edilen döllenme oranı yüksek olmayan anne ve baba adayları ve sperm hücrelerinde sayı, şekil, morfolojik gibi problemler söz konusu olanlar mikroenjeksiyon yönteminin uygulanması gereken durumlardır.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarısızlık

Tüp bebek tedavisinde başarısızlık en sık karşılaşılan sorundur. Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen pek çok faktör vardır bu faktörlerden en önemlisi anne yaşıdır. Yanı sıra over rezervi, stres, sigara kullanımı, fazla kilo, tüplerde sıvı birikmesi, sperm kalitesindeki düşüklük de tedavide başarıyı etkilemektedir. 

  • Gebeliği sağlayacak olan embriyonun genetik yapısı bozulduğu takdirde
  • Yumurta gelişimini sağlayacak olan ilaçların düzenli olarak kullanılmaması durumunda
  • Embriyo gelişimini sağlayan kültür ortamındaki yetersizlik
  • Embriyo dışını saran zarın kalın olması
  • Rahim ile alakalı doğumsal bozuklukların varlığı
  • Rahimde embriyo tutunmasına engel olan bir miyom söz konusu ise
  • Embriyonun rahim içine tutunarak büyümesine engel teşkil eden bir pıhtılaşma varlığı
  • Önceden geçirilmiş enfeksiyon hastalıklarından kaynaklı meydana gelen yapışıklıklar
  • Kadında genetik veya sonradan ortaya çıkan fonksiyon bozukluklarında
  • Endometriosis hastalığı söz konusu ise ( çikolata kisti )
  • Tüplerde meydana gelen enfeksiyon hastalıklarında
  • Karın içi ameliyatlarından sonra hidrosalpenks olarak adlandırılan tüplerin tıkanarak şişmesi durumu söz konusu ise

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri

Tüp bebek tedavisinde yumurta elde edilebilmek için ilaçlara ihtiyaç vardır. Bu ilaçlarında bazı yan etkileri bulunmaktadır. Bunlar:

  • Ruh hali değişiklikleri
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Karın bölgesinde ağrı
  • İshal, kusma ve bulantı
  • Enjeksiyon yapılan bölgelerde hafif ağrı, morarma ve tahriş
  • Ödem
  • Baş ağrısı
  • Göğüs bölgesinde hassasiyet
  • Ateş
  • Yorgunluk

Tüp Bebek Kaç Yaşına Kadar Uygulanabilir?

Tüp bebek tedavisi 44 yaşına kadar uygulanabilir. Fakat 42 yaş sonrası başarı oranı düşmektedir. Kadın yaşı ve tüp bebek hakkında aşağıdaki videodan detaylı bilgi alabilirsiniz.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrası Düşük Riski Yüksek Midir?

Gebeliğin ilk üç ayı gerekli tıbbi destek uygulandığı takdirde tüp bebek tedavisinde düşük oranları normal gebelik ile benzer değerlere sahiptir.

Dış gebelik olur mu?

Tüp bebek tedavisinde dış gebeliğin olasılığı %1-3 civarındadır. Hem rahim içinde hem de dışında (heterotopik gebelik) olma olasılığı ise %0.5 tir.

Tüp Bebek Kaç Defa Denenebilir?

Tüp bebek uygulamasında üç deneme sonrası gebelik şansı düşer. İleri denemelerde gebelik elde edilebilir fakat başarı şans ilk denemelere oranla daha azdır.

Başarısız İlk Deneme Sonrası Tüp Bebek Tedavisinde İkinci Denemeye Ne Zaman Başlanabilir?

Tıbbi olarak başarısız bir tüp bebek tedavisi ardından iki ay sonra ikinci bir uygulama yapılabilir.

Transfer Aşaması Sonrası Kişi Normal Aktivitelerine Ne Zaman Döner?

Tüp bebek tedavisinin transfer aşaması sonrasında cinsel yaşam ve spor dışı normal aktivitelere hemen dönülebilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Yolculuk Sakıncalı mı?

Gebelik oluşuncaya kadar olan dönemde doktor herhangi bir sakınca görmemişse yolculuk yapmak serbesttir. Ancak transfer işleminden sonra bir kaç gün ve gebelik oluştuktan sonra doktor yolculuğu bir süre sakıncalı olması sebebi ile yasaklayabilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Yapılması Gerekenler

  • Sigara bırakılmalı ve sigara içilen alanlardan uzak durulmalı
  • Günlük 0.4-1 mg folik asit içeren vitamin hapı kullanılmalı
  • Dengeli beslenilmeli
  • Lifli besinler tüketmeli
  • Günlük 6-8 bardak su içilmeli
  • Düzenli egzersiz yapılmalı
  • Yumurta toplama işlemine 3 gün kala 2-3 günde bir cinsel perhiz yapılmalı
  • Enfeksiyon söz konusu ise muhakkak doktorla görüşülmeli
  • Yumurtalık uyarıcı iğneler akşam saat 4.00 ile 8.00 saatleri arasında yapılmalı
  • Antibiyotik gibi kullanmanız gereken yeni bir ilaç söz konusu ise muhakkak doktorla görüşülmeli
  • Enjeksiyon ilaçları buzdolabında muhafaza edilmeli
  • Ağrı söz konusu ise sadece paracetamol içeren ağrı kesiciler kullanılmalı
  • Kol veya karından yapılan enjeksiyonlarda, iğneyi çıkarmanın ardından enjeksiyon bölgesine 6 saniye süreyle hafifçe parmakla basılı tutulmalı
  • Yumurta toplama işlemi sonrası günde yaklaşık 2-3 litre sıvı tüketilmeli
  • Tüm iğneler bildirilen zamanda, şekilde ve miktarda yapılmalı
  • Bazı hormonları baskılamak amaçlı olarak doktorun önerdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalı
  • Tedavi öncesi ise Hepatit B ve C taraması, HIV, Rubella IgG, kan sayımı, kan grupları tayini yapılmalı

Tüp Bebek Tedavisinde Yapılmaması Gerekenler

  • Günde bir bardaktan fazla kafeinli kahve, çay veya kolalı içecek tüketilmemeli
  • Embriyo transferi sonrası kesinlikle alkollü içecek tüketilmemeli
  • Tedavi süresince ağır egzersizlerden ve ağır sporlardan uzak durulmalı
  • Sauna, jakuzi ve bunun benzeri aşırı sıcak ortamlarda bulunulmamalı
  • Doktorla görüşmeden kullanılan ilaç bırakılmalı veya yeni bir ilaca başlanmamalı
Paylaş:
Yorumlar
  • Murat :

    03 Mayıs 2016

    Hocam merhaba. Ben 26 yaşındayım. Testislerimde ağrı nedeni ile üroloğa gitmiştim. Testislerde epididim kisti bulundu. Spermiygram tesdi istendi. Perhizlere uydum fkat sonuçlar iyi çıkmadı ve birkaç kez tekrarladım testleri. Hareketli sperm yok dedi doktor ve sperm sayında düşük dedi. Nişanlıyım ve hayalim çocuk sahibi olmak. Tedavisi varmıdır bu durumun? Yada tüp bebek ile çözülebilirmi?ayrıca lütfen mail ile dönüş yapmanızı istiyorum. Saygılarımla

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      03 Mayıs 2016

      Merhaba,
      Epididim kistinin(spermatosel) nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kansere neden olmaz. Testis torbasının bir tarafında bir şişlik şeklinde hissedilebilir. Fizik muayene ve ultrasonografi ile tanısı konulabilen bir durumdur. Epididim kisti için tedavi genelde gerekli değildir. Ancak ağrı şikayetine neden oluyor ise, kistin boyutlarında artış varsa ve yerleşim yeri boyutuna bağlı olarak penise kan gidişinde azalmaya neden oluyor ise cerrahi yolla kist çıkarılabilir. Mikrocerrahi uygulanarak çevre dokulara, damar ve sinirlere zarar vermeden ameliyat ile kist çıkarılabilir. Skleroterapi işlemi ise genellikle üreme dönemlerini atlatan erkekler için önerilir. Genel olarak üreme fonksiyonunda bir kayba neden olmaz ve kısırlığa yol açmazlar. Ancak bazı bireylerde bu kitle o taraftaki kanallarda sperm geçişine engel olarak sperm sayısını düşürebilir.
      Yapılan semen analizi testlerinizde hareketli sperm olmadığından ve sayı olarak bir azlık olduğundan bahsetmişsiniz. Bu testleri tüp bebek merkezlerinde verip vermediğinizi paylaşmamışsınız.. Morfoloji, DNA hasar oranı ve sperm canlılık testi(Eozin Testi, HOS testi )yapılıp yapılmadığını paylaşmamışsınız. İyi merkezlerdeki sonuçlarınızı görmeden bu konuda bir danışmanlık verilmesi doğru olmamakla birlikte eğer semen analizi sonucunuz bu şekilde ise doğal yoldan çocuk sahibi olmakta zorlukla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Günümüz şartlarında çocuk sahibi olmanız konusunda tüp bebek tedavisi size yardımcı olabilecek bir yöntemdir. Tüp bebek tedavisi öncesinde alanında deneyimli androloji ile ilgilenen bir üroloji doktoruna başvurarak bazı medikal tedaviler olmanız ve tüp bebek tedavisi esnasında da hem ejekülatınızdan hem de mikro-TESE yapılarak testislerden sperm toplanması gerekebilir.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş.

       Cevapla
  • Aslı :

    03 Mayıs 2016

    Hocam ben bundan iki ay önce 6 aylık dogum yaptım ve bebeğimi kaybetim sezaryen dogum oldu rahim ağzı yetmezli tehşihsi kondu yeniden cocuk istiyorum ama tedavi görmem gerekir mi yada aynı seyi tekrar yaşarmıyım önceki hamileliğimde 4 yıl tedavi gördüm 2. Aşılama sonucunda hamile kalmıştım ama cok sancılı bi hamilelik gecirdim

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      03 Mayıs 2016

      Merhaba,
      Serviks, anne rahminin en alt kısmı olup, vajinaya açılan bölümdür. Normal hamilelik esnasında hamileliğin sonuna kadar kapalı kalır. Bazı gebelerde ise rahim ağzı, sürekli gelişen ve büyüyen bebeği taşıyabilecek güce sahip değildir. Serviksin gebelik esnasında doğum sancıları oluşmadan, vaktinden çok önce açılmaya başlamasıyla rahim ağzında bir yetmezlik ve bunun sonucunda da doğum gerçekleşebilir. Her 100 anne adayının 12’si rahim ağzı yetmezliği sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Servikal yetmezliğe neden olan bazı durumlar vardır ancak çoğu zaman altta yatan bir neden bulunamaz (uterin anomaliler, rahim ağzı ameliyatları, çoğul gebelikler, polihidramnios, sık yapılan histeroskopi ve servikal dilatasyon cerrahileri, daha önce müdahaleli ve zor doğum yapmış olmak, doğumda serviksin yırtılmasına bağlı oluşan servikal yaralanmalar, sık aralıklarla yapılan doğumlar, kürtaj ameliyatları, myomlar).
      Servikal yetmezlik tanısı, jinekolojik muayene yoluyla rahim ağzının, ultrasonografik inceleme ile serviksin şekil ve uzunluğunun birlikte değerlendirilmesi ve hastanın daha önceki gebelik kayıp öyküleri ve geçirdiği operasyonların incelenmesi ile konulabilir. Bu amaçla hegar bujileri kullanılmaktadır. Servikal yetmezlik şüphesi olan anne adaylarına belirli aralıklarla vajinal ultrason yapılarak servikal uzunluğun ölçülmesi ve bebeğin amniyon kesesinin serviks kanalı içinde hunileşme oluşturup oluşturmadığının saptanması gerekmektedir. Servikal uzunluk 14-28 gebelik haftaları arasında nispeten sabit seyrederken 28-32 hafta arasında giderek kısalır. 25mm (10 persentil) altındaki servikal uzunluk erken doğum riski ile ilişkilidir. Serviks boyu kısaldıkça erken doğum riski de artmaktadır. Her zaman için esas olan bu açılma başlamadan önce önlemlerin alınmasıdır. Yatak istirahati ve tokolitik ilaç tedavilerinden yanıt alınamayan ve açılmanın başladığı olgularda serklaj yapılarak rahim ağzına çepeçevre bir dikiş konulur. Bu işlem doğru zamanda uygulandığında genellikle başarılı olur ve düşük veya erken doğum olmasını büyük oranda önlemektedir. Bununla birlikte serklaj yapılamayan bazı vakalarda pesser uygulamaları da yapılabilmektedir. Daha önceden servikal yetmezliğe bağlı olarak gebelik kaybı olan kadınlara ise gebelikte 12-14. haftalarda profilaktik (koruyucu) amaçla serklaj yapılmaktadır.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

       Cevapla
  • Saliha :

    15 Haziran 2016

    HOCAM MRB BEN D VİTAMİNİ ALDIM GEBE KALMAYI KOLAYLAŞTIRIYOMUŞ BİRDE ARI SÜTÜ KULLANIYORUM SAF OLARAK SİZCE DOĞRUMU YAPIYORUM DANIŞMAK İSTEDİM

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      15 Haziran 2016

      Merhaba,
      Yaşınızı, yumurtalık rezervinizi, rahim ve tüplerinizin durumunu, eşinizin sperm analizi sonucunu paylaşmamışsınız. Bu nedenle gebelik şansınız ile ilgili bir yorum yapılması doğru olmaz. Bahsetmiş olduğunuz şeyleri kullanmanızda bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak D vitamini takviyesi almadan önce vücudunuzdaki vitamin düzeyine baktırmanızı ve eksiklik var ise takviye almanızı öneririm. Yapılan çalışmalarda gebelik için en uygun D vitamini düzeyinin 30 ng şeklinde olduğu bulunmuştur. D vitamini güneş ışığına maruz kalan vücudumuz tarafından 30 dakika içinde sentezlenebilmektedir. Günde 15 dakika el kol ve yüzümüzün güneşe maruz kalması yeterlidir ve bunun hafta 4-6 kez yapılması da önemlidir. Yağlı balıklar, süt ve süt ürünleri, karaciğer, tahıl ve portakal suyu gibi besinlerle D vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.
      Arı sütü ve polen kullanan kadınlarda yumurtlama dönemi sorunlarının azaldığına ve yine erkeklerde sperm sayısının arttığına dair yayınlar bulunmakla birlikte bu alanda daha fazla kontrollü çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
      Size önerim alanında deneyimli infertilite ile ilgilenen bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurarak muayene olmanız ve muayene bulgularınız neticesinde çocuk isteminize yönelik olarak size en uygun seçenekler hakkında bilgi almanızdır.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

       Cevapla
  • Kadriye :

    19 Haziran 2016

    Merhaba 10 mayıs da tüp bebek transferi yapıldı fakat 2 gündür kirli bir sekildi koyu renkte kanamalarım oluyor ve aşırı derecede bel ve karin ağrısı da var bebeklerim üçüz

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      19 Haziran 2016

      Merhaba,
      Gebeliğin 20. haftasında önce yaklaşık olarak %25-30 gebede az ya da çok vajinal kanama olabilmektedir. Parlak kırmızı renkte olan kanama taze –yeni kanamayı; koyu kahverengi kanama ise daha erken dönemde olup kesilen eski kanamayı düşündürür. Kanamanın miktarı fazla ve parlak kırmızı renkte ise düşükle sonlanma ihtimali daha fazladır. Bu kanamaların nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazen düşük tehdidi, fetüsteki kromozomal bozukluklar, çoğul gebelikler, rahmin doğuştan gelen anormallikleri, kanama pıhtılaşma bozuklukları, endokrin bozukluklar, plasental gelişim bozuklukları da bu kanamalara neden olabilmektedir. Kanama şikayeti gebelikte her zaman için önemlidir ve ihmal edilmemelidir. Düşük tehdidine yönelik olarak yatak istirahati, cinsel ilişki yasağı ve progesteron içeren ilaçlar önerilmektedir. Bu süreçte bol su tüketmenizi, kafeinli içeceklerden kaçınmanızı ve yine rahim kasılmalarını tetikleyebilecek bitki çaylarından uzak durmanızı öneririz. Yakın zamanda kontrole gitmediyseniz size önerim gebeliğinizi takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanızdır.

       Cevapla
  • Derya :

    19 Haziran 2016

    Merhaba hocam 10 senelik evliyim 9. Yaşında bir kızım var 2 senedir yeniden bebeğinizin olsun istiyoruz fakat olmadı 4 ay önce gittiğim bir doktor prolaktin değerinin yüksek olduğunu (25.4)referansı az aştığı için ilaçla bir kaç içinde düzeleceğini söyledi parlodel yarım tablet ilaç kullanıyorum bunun yani sıra dört aydır çatlatma iğnesi hap vs bir kaç ilaç kullandım ensonda üç adet tüp bebek iğnesi vurundum çatlama asamam geç oluyordu diye sertleşme de kullandım bir kaç gün adetime on gün var ben bir kaç belirti hissediyorum ama uygulanan bu tedavilerin ne kadar doğru olduğunu ogrenemek istiyorum çünkü sürekli hormon ilacı aldığımdan hem Psikolojik hemde fiziken etkileniyorum sizce bu tedavilere devam etmelimiyim bu tedaviyle bu ay hamile kalacaksın diyor doktor sizce ne olur cevap yazar misiniz

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      19 Haziran 2016

      Merhaba,
      2 yıldır ikinci bir çocuk isteminizin olduğundan bahsetmişsiniz. Yumurtalık rezervinizi, rahim ve tüplerinizin durumunu, eşinizin semen analizi sonucunu bilmeden bu konuda size bir danışmanlık verilmesi doğru olmaz. Çocuk isteminize yönelik olarak da yumurtlama tedavisi almışsınız. Bahsetmiş olduğunuz yardımcı üreme tedavisinin gebelik verme oranı düşüktür. Size önerim 7-10 günlük bir adet gecikmesi olması halinde gebelik testi yapmanızdır. Yardımcı üreme tedavilerinde başarı tedavi gördüğünüz merkezin ve o merkezin çalışmış olduğu laboratuvarın kalitesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle merkez seçimlerinde önceliğiniz gebelik oranları yüksek merkezleri seçmek şeklinde olmalıdır.

       Cevapla
  • Müjgan :

    19 Haziran 2016

    Doktor bey merhaba yaklaşık 3 yıllık evliyiz 5 ay gibi bir süredir korunmayı bıraktık hala hamile kalamıyorum.yumurtlama gününe takiben ilişkiye giriyoruz. iki ayrı doktora gittim hiçbir sıkıntının olmadığını söylediler.Acaba biz mi acele ediyoruz ?yardımlarınız için teşekkürler.

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      19 Haziran 2016

      Merhaba,
      Yaşınızı, yumurtalık rezervinizi, rahim ve tüplerinizin durumunu, eşinizin semen analizi sonucunu bilmeden bu konuda size bir danışmanlık verilmesi doğru olmaz. Ancak bilmelisiniz ki her şeyin normal olduğu bir çiftte düzenli cinsel birliktelik ile gebelik elde etme şansı %3.2- 9.4 arasında değişiklik göstermektedir. Bu nedenle size önerim alanında deneyimli infertilite ile ilgilenen bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanızdır. Yardımcı üreme tedavilerinde başarı tedavi gördüğünüz merkezin ve o merkezin çalışmış olduğu laboratuvarın kalitesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle merkez seçimlerinde önceliğiniz gebelik oranları yüksek merkezleri seçmek şeklinde olmalıdır.

       Cevapla
  • fatma :

    17 Ağustos 2016

    40 yaşıma girdim.hamile kalmak için doktora gittiğimde erken menopoza girdiğimi öğrendim. Oğlum 10 yaşında ve ona kardeş istiyoruz.
    Doktor yumurtalarımın küçüldüğünü söyledi. Benim hamile kalma şansım var mı acaba?

     Cevapla
    • M.Bülent TIRAŞ :

      17 Ağustos 2016

      Merhaba,
      Detaylı bilgi almak için 0533 580 1481 numaralı telefondan asistanım Neslihan Hanım’a ulaşabilirsiniz.

       Cevapla
  • Özlem :

    17 Ağustos 2016

    Benim normal yoldan gebe kaldım ama bebek gelişmediği için düşükle sonuçlanmıştı. Artık normal yoldan hamile kalamıyorum. Tüp bebek yaptırsam böyle bir sorunla karşılaşma riskim var mı ?

     Cevapla
    • M.Bülent TIRAŞ :

      17 Ağustos 2016

      Merhaba,
      Detaylı bilgi almak için 0533 580 1481 numaralı telefondan asistanım Neslihan Hanım’a ulaşabilirsiniz.

       Cevapla
  • Gülistan :

    17 Ağustos 2016

    Hocam Eşimin sperm sayısı çok az ve hareketliliği düşük ve benim yumurtalıklarım az sayıda yumurta üretiyor. Doktor bu yüzden normal yolla hamile kalamayacağımı söyledi. Bizde tüp bebek yaptırmayı düşünüyoruz. Tüp bebek tedavisiyle hamile kalabilir miyim

     Cevapla
    • M.Bülent TIRAŞ :

      17 Ağustos 2016

      Merhaba,
      Detaylı bilgi almak için 0533 580 1481 numaralı telefondan asistanım Neslihan Hanım’a ulaşabilirsiniz.

       Cevapla
  • Saide :

    17 Ağustos 2016

    merhaba hocam. Tüp bebek yaptırdım. Beta HCG değerim pozitif görünüyor ama kahverengi akıntım var bi sorun mu var acaba ?

     Cevapla
    • M.Bülent TIRAŞ :

      17 Ağustos 2016

      Merhaba,
      Detaylı bilgi almak için 0533 580 1481 numaralı telefondan asistanım Neslihan Hanım’a ulaşabilirsiniz.

       Cevapla
  • Damla :

    17 Ağustos 2016

    Bizde 5 yıl önce Bülent Hocaya tüp bebek yaptırdık. Öyle korkulacak bir tedavi değil. Kimse kulaktan duyma bilgilerle kendilerini annelik babalık duygusundan mahrum bırakmasın.

     Cevapla
  • Naciye canpolat :

    23 Ağustos 2016

    Merhaba hocam ben 40 yaşındayım üç kes düşük ile sonuçlanan gebeliğim oldu. Mitoslarım vardı ameliyat oldum. İğleştikten sonra tüp bebek düşünüyoruz. Olumlu sonuç alırmıyız. Anne olmak istiyorum. Tşk

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      24 Ağustos 2016

      Merhaba,
      Tüp bebek ücretleri konusunda detaylı bilgi için Koordinatörüm Neslihan Hanıma ulaşabilirsiniz. 05335801481

       Cevapla
  • ayshe jamie :

    25 Ağustos 2016

    selamlar
    ben 40 yasindayim bundan 1.5 yil once tup bebek yaptirdim fakat basarisiz oldu. yaptirdiktan 3 gun sona yollculuk yapmam gerekirdi ve yollculugum 10 saat surdu ucakla.
    sizce yollculuk sakincalimiydi? daha sonra kac kez doktora gittim . farkli doktorlara ve benim vucut islevlerimin yasima gore cok iyi oldugu ve hic bir problem bulunmadigini soyledi doktorlar ayrica yapilan butun testlerde de butun degerlerim iyi cikti. gecen ay yaptim en son istenen testleri. esimin semen testinde %5 normal ve 60 milyon sperm sayisi cikti. sizce biz normal yollardan cocuk sahibi olabilirmiyiz? yoksa tup bebek mi yapmamiz gerekir? tesekkurler

     Cevapla
  • Esin yildiz :

    03 Nisan 2017

    Hocam merhaba. 10. Yil lik evliyim. Fsh 8.7 Lh 5.4 prolactin 26 , e2 degerim 55 . Amh degerim de 1.78 sizce asilamami tup bebekmi uygundur. Esimin sperm test sonuclari iyi. 2 yil once bir gebelik yasadim fakat 5 Aylik dogumla sonuclandi

     Cevapla
  • UMUT :

    03 Mayıs 2017

    HOCAM MERHABA;

    BEN KAHRAMANMARAŞ TA YAŞIYORUM. 2007 YILINDA EVLENDİM 10 YILDAN BERİ ÇOCUK SAHİBİ OLAMADIM.
    ANKARA GÜVEN HASTANESİNE TEDAVİ İÇİN BAŞVURDUM. BENDE VARİKOSAL TEŞHİSİ KONULDU. TÜP BEBEK YAPILMADAN ÖNCE VARİKOSAL AMALİYATI OLMAM GEREKTİĞİ SÖYLENDİ VE 2011 YILINDA AMALİYAT OLDUM. BİR YIL BEKLEDİK VE OLMAYINCA YİNE ANKARA GÜVEN HASTANESİN DE TÜP BEBEK TEDEVİSİNE BAŞLANDI. 4 KEZ DENEMESİNE RAĞMEN SONUÇ BAŞARISIZLIK. DOKTORUMUZ BİZE OLUMSUZ HİÇ BİR ŞEYİN GÖRÜNMEDİĞİNİ LAKİN SONUCUN HER DEFASINDA BAŞARISIZ OLDUĞUNU ELİNDEN GELENİ YAPTIĞINI GEREKİRSE BAŞKA BİR YERDE DENEME YAPABİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİ VE BİZ ORADA TEDAVİYE SON VERDİK. GEREK MADDİ SIKINTILAR GEREK PSİKOLOJİK SORUNLAR YÜZÜNDEN 2012 YILINDAN BERİ HERHANGİ BİR TEDAVİYE YÖNELMEDİM.
    ŞUAN BENİM YAŞIM 37, EŞİMİN YAŞI 35 OLDU.
    – BU SAATTEN SONRA BİZİM BEBEK SAHİBİ OLMAMIZ MÜMKÜN MÜ ?
    – YAKLAŞIK NE KADAR MASRAFIMIZ OLUR ?
    – ORADA KAÇ HAFTA ? KAÇ AY ? KALMAMIZ GEREKİR?

    YENİDEN UMUTLANIP HAYAL PEŞİNDE KOŞMAK TA İSTEMİYORUM. BİZİ YÖNLENDİRİR SENİZ SEVİNİRİM.
    İLGİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar