Tüp Bebek Tedavisi ile Doğan Çocuklarda Gelişimsel Farklılık Olabilir mi?

Paylaş:

Tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen bebekler ile ilgili çok fazla kafa karışıklığı yaşanabiliyor. Toplumsal ya da geleneksel anlamda çok farklı görüşlere neden olan tüp bebek tedavisi konusunda hergün yeni bir konu daha ortaya atılıyor ve farklı yönden araştırmalarla detaylı olarak bilgi verilmeye çalışılıyor.

tup-bebek

Bu konuda yeni bir araştırmaya göre tüp bebek gibi doğurganlık tedavileri ile dünyaya geldiği belirlenen okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimsel olarak herhangi bir geri kalma riski taşımadığı görülüyor.

Araştırmacılar, bu konuda gerek Amerika’da gerekse dünyanın diğer bölgelerinde kafasında sor işareti bulunan ama tüp bebek tedavisinden başka çaresi kalmayan çiftlerin için önemli bir konuya da parmak basmış oluyor. Bu konuda çiftlerin güvenle tedaviye girebilecekleri açıklanıyor.

ABD Çocuk Sağlığı ve İnsani Gelişme Enstitüsünün araştırmacılarından biri olan araştırmacı yazar Edwina Yeung, kısırlık tedavisi yoluyla dünyaya gelen çocuklar konusunda bazı kapalı toplumlarda özellikle çocukların gelişimiyle ilgili uzun zamandır devam eden endişelerin bulunduğunu açıkladı.

Çocuklarla ilgili yapılan birkaç çalışmada, en azından bazı doğurganlık tedavileri ile dünyaya gelen bebeklerde gelişimsel etkiler olabileceğini düşündürmektedir. Ancak araştırmacılar, diğer araştırmaların çoğunun böyle bir bağ bulmadığını da belirtti.

Çalışma için Yeung ekibi New York eyaletinde 2008-2010 yılları arasında doğan 5800’den fazla çocuğu izledi. Doğurganlık ilaçları ve in-vitro fertilizasyon (IVF) gibi daha kapsamlı tedaviler de dahil olmak üzere araştırma, çeşitli infertilite tedavileri yoluyla dünyaya gelen 1830 çocuğu kapsıyordu.

Genel olarak, doğurganlık ilaçları ile dünyaya gelen çocukların, 3 yaşına geldiklerinde diğer akranlarından daha farklı, hatta geri gelişimsel gecikme gösterme olasılığı daha yüksek çıkmamıştı.

Yapılan kapsamlı çalışmada IVF, mikro enjeksiyon ve “yardımcı üreme teknolojisi” adı altına giren diğer teknikler de dahil olmak üzere daha karmaşık doğurganlık tedavileri yoluyla düşünülen çocuklar arasında yavaş gelişme belirtileri bulunmuştur.

Bununla birlikte Yeung, yardımcı üreme teknolojilerinde “eşleştirme oranının %34 gibi çok daha yüksek bir oranda” olduğunu belirtiyor, oysa doğal yolla dünyaya gelen çocuklar arasında bu oran % 19’da kalıyor. Ancak yardımcı üreme tedavileri ile dünyaya gelme olasılığı daha yüksek oranda olan ikizlerde prematüre olarak ve düşük ağırlıklarda doğma oranı daha sık görülür; bu da gelişimsel sorunlara yol açabilir.

Tüp Bebek ve Diğer Yardımcı Üreme Tedavileri Tek Başına Suçlanamaz

Doğurganlık tedavisinin kendisinin çocuk gelişimini etkilediğine dair bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak bu tip araştırmalarda göz önüne alınması gereken başka faktörler de vardır. Öncelikle yardımcı üreme tedavilerine başvuran kitle genelde yaş olarak daha ileridir. Bu önemli bir faktördür. Hem sperm kalitesi hem de yumurta verimi açısından özel bir aşamaya geçilmiştir ve düşüş yaşanmaktadır. Bu nedenle bu şekilde dünyaya gelen bebeklerde ileri dönemlerde gelişimsel gerilik olasılığı olabilir. Ayrıca yine ebeveynler daha önce başka hastalıklar geçirmiş ve önemli tedavi süreçlerinden geçmiş olabilirler. Bu da önemlidir. Çalışma ortamları üreme kalitesini etkileyebilir. Kısaca çok fazla faktör ve etken vardır. Bu tip araştırmalar yapılırken bunların her birinin çalışma gruplarında soruluyor ve göz önüne alınıyor olması gerekir. Çünkü tek başına tüp bebek ve diğer yardımcı üreme tedavileri araştırıldığında bebeklerde bir sorun teşkil etmeyecektir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar