Tüp bebek tedavisi sırasında ne tür yan etkiler veya sorunlar yaşanabilir?

Paylaş:

Günümüzde doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftler için en büyük umut ışığı elbette ki tüp bebek tedavisidir. Bir tüp bebek tedavisi döngüsü, genellikle yıllarca süren umutsuzluğun ardından bebek sahibi olabilme umudu demektir. Tüp bebek tedavisi sürecinin başarıyla sonuçlanabilmesi için en başta olumlu tutum ve iyimserlik çok önemlidir. Ancak başarılı olmak için bu sürece başlarken tam olarak bilgilendirilmiş olmak, tedavi sürecinin tüm artı ve eksilerini biliyor olmak ve buna göre hazırlanmak çok daha önemlidir.

Tüp bebek tedavilerinde yan etkiler ve komplikasyonlar genellikle hafiftir ve tolere edilebilir. Ancak bu konuda bilgilendirilmemiş olanlar herhangi bir yan etki beklemeyeceği için bunlar rahatsız edici olabilir ve çok nadir de olsa bazı yan etkiler tıbbi olarak tehlikeli olabilir. Tüm olası yan etkiler hakkında tedaviye başlanmadan önce bilgilendirilmiş olmak ortaya çıkabilecek herhangi bir sorunla başa çıkmaya yardımcı olacak ve yardım alabilmek için de yol gösterici olacaktır. 

Tüp bebek tedavisi sırasında ne tür yan etkiler veya sorunlar yaşanabilir? 

  • İlaç reaksiyonu 

Tüp bebek tedavisi gören hastaların yaşadığı en yaygın yan etkiler, yumurta toplama prosedüründen önce yumurtlamayı düzenleme ve yumurtlamayı başlatmak, daha iyi kalitede yumurta elde etmek için kullanılan fertilite ilaçlarından kaynaklanmaktadır . Doğurganlık ilaçlarına vücudun verdiği hafif reaksiyonlar;

  • Ani sıcak basmaları,
  • Baş ağrıları, 
  • Karın ağrısı veya şişkinlik gibi fiziksel semptomlar,
  • Huzursuzluk, 
  • Ruh hali dalgalanmaları,
  • Genel olarak kendini kötü hissetme,
  • Asabiyet ve sinir hali gibi duygusal semptomları içerebilir. 

Yukarıda sıralanan yan etkiler oldukça normal olsa da, ciddiyetine ve şiddetine dikkat etmek gerekir. Eğer herhangi bir noktada ağrı veya rahatsızlık şiddetlenirse, tedaviyi yürüten doktor veya sağlık ekibi ile iletişime geçmek gerekir. Çünkü dayanılması güç şiddette olan semptomlar daha ciddi bir sorunun işareti olabilir.

Tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirme ilaçları ile ilgili en ciddi yan etki yumurtalık hiperstimülasyon sendromu (OHSS), yani yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromudur. Bu sorun, yumurta üretimini ve olgunluğunu teşvik etmek için kullanılan ilaçlara vücudun nadiren, fakat potansiyel olarak tehlikeli bir aşırı reaksiyon göstermesinden kaynaklanır. OHSS semptomlarının çoğu, şişkinlik ve karın ağrısı gibi hafif reaksiyonların daha şiddetli versiyonlarına benzemektedir. Ancak idrara çıkma ihtiyacının sıklaşması, nefes darlığı, ten renginde solgunluk, şiddetli mide ağrıları veya 10 kilo kadar zayıflama gibi günlük yaşamı sekteye uğratan semptomlar olması durumunda ve bunların 3 -5 günden daha uzun sürmesi durumunda derhal doktora başvurulması önerilir.

  • Düşük

Kesin olarak söylenebilir ki, tüp bebek tedavisi düşük yapma riskini arttırmaz. Tüp bebek tedavisi sonrası düşük yapma oranları doğal yolla gebelikten daha yüksek değildir. Ancak yine de her gebelikte olduğu gibi tüp bebek tedavisinde de düşük olabilir. Bebek kaybı, böylesine yoğun ve umut dolu bir tüp bebek tedavisi sürecinden geçtikten sonra daha da yıkıcı olabilir.

  • Ektopik gebelik (dış gebelik)

Bir dış gebelik, embriyonun rahim yerine fallop tüpünde geliştiği tehlikeli bir durumdur. Tüp bebek süreci embriyoları doğrudan rahme yerleştirse de, nadir durumlarda ektopik gebelik oluşabilir. Tam olarak bunun nasıl gerçekleştiği, neden olduğu anlaşılamamış olmakla birlikte hasarlı fallop tüpleri olan kadınlarda bu sorun daha yaygın olarak görülmektedir. Bu ciddi bir komplikasyondur. Ektopik gebelik, hamilelik hormonlarında anormal bir artışa, karın ağrısına ve olası vajinal kanamaya neden olur. En kısa sürede müdahale edilmesi çok önemlidir.

  • Erken doğum ve düşük doğum kilosu  

Tüp bebek tedavisi ile gebe kalındığında; daha düşük kilolu veya daha erken dönemde doğan bir bebek olma riski çok nadir de olsa bulunmaktadır. Zaten bu risk tüp bebek tedavisinde, doğal yolla gebelikteki kadardır. Mevcut araştırmalar, bu riskin tüp bebek tedavisi sırasında kullanılan yüksek seviyelerde hormonlardan kaynaklanabildiğini göstermektedir. Düşük doğum ağırlığı, sadece taze embriyo transferleri ile ilişkilidir. Düşük doğum ağırlığı, daha önceden dondurulmuş embriyolar kullanılarak yapılan tüp bebek tedavisi denemelerinde görülmez.

  • Çoğul gebelik

İkizler, üçüzler veya daha fazlası gibi çoğul gebeliklerin görülmesi doğurganlık tedavisi ile ilişkili en yüksek risktir. Hem bebekler hem de anneler için çoğul gebeliklerde riskler, tekil gebeliklerden çok daha yüksektir ve çok daha ciddidir. Bununla birlikte tüp bebek tedavilerindeki gelişmeler günümüzde bu riskin çok daha düşük yaşanmasını sağlamaktadır. Artık birçok tüp bebek kliniği, hastalarının tek embriyo transferiyle hamilelik kazanmalarına yardımcı oluyor ve çoğul gebelik riskini neredeyse ortadan kaldırıyor. Zaten ülkemizde yasal olarak 2 embriyodan fazlasının transferine izin verilmemektedir.

  • Duygusal ve psikolojik yük  

Tüp bebek tedavisi sürecine girmek oldukça duygusal, fiziksel olarak zorlu ve stresli bir deneyimdir. Duyguların hızlı bir şekilde değişiyor olması, hormonların normalden daha yüksek düzeyde salgılanması, kliniği sık sık ziyaret etmek durumunda kalmak ve izlenmesi gereken ilaç protokolleri çiftin üzerinde baskı yaratabiliyor. Ürümeye yardımcı tedaviler kadınları kendi sınırlarına kadar zorlayabilir ve bu süreç tam olarak eşe, aile üyelerine, yakın arkadaşlara çok fazla ihtiyaç duyulan bir zaman dilimi haline gelebiliyor. Bu bakımdan arkadaşlardan, akrabalardan ve profesyonellerden yeterli destek almak çok önemlidir.

Tüp bebek tedavisi yapıldıktan sonra kadınların karşılaşabileceği yan etkiler nelerdir?

Yumurta toplama prosedürü hafif bir sedasyon altında gerçekleştirilir ve kullanılan anestezinin aşağıdakiler gibi hafif yan etkileri olabilir:

  • İşlemden sonra az miktarda bir akıntı ya da lekelenme olması,
  • Hafif kramp,
  • Hafif şişkinlik,
  • Kabızlık,
  • Göğüslerde hassasiyet

Embriyo transfer işlemi daha hızlı ve kolaydır ve genellikle daha az yan etki riski taşıyan aşamadır. Ancak yine de yukarıdakiler gibi semptomlardan bazıları da yaşanabilir.

Tüp bebek tedavisi sürecinde dikkate alınması gereken diğer faktörler

  • Finansal kaynak bulmak önemlidir!

Tüp bebek tedavisi çoğu çift için pahalı olabilir ve çiftin sahip olduğu sigortanın kapsamına göre başka finansal desteğe de ihtiyaç duyulabilir. Üremeye yardımcı tedaviler alan çiftler, tedavinin sonunda bir bebek sahibi olabilme olasılığını düşündüklerinde bunun için şartları zorlayabilirler. Çiftin tedaviye başlamadan öncesinde bunun için ne kadar para harcayıp harcayamayacağını hesaplayıp değerlendirmesi, tüp bebek tedavisine doğru hazırlanmanın çok önemli bir parçasıdır.

  • Etik konular hakkında endişeler olabilir!

Bazı tüp bebek hastaları, özellikle geleneksel kültürlerden ve dini geçmişlerden gelenler, tüp bebek tedavisinin etik konumu konusunda endişeli olabilir. Genetik tarama ve sağlıksız veya kullanılmayan embriyoların saklanması, bağışlanması veya imha edilmesi işlemleri ile nasıl başa çıkılacağı ile ilgili soru işaretleri bulunmaktadır. Bazı hastalar, bu konularda sorun yaşamasa da, tüp bebek tedavisine duyulan yersiz şüphe dolayısıyla akrabalardan veya toplumdan bunu gizlemek zorunda kalabilir. Bu tür bir durum ise, tedavi sırasında hissedilen izolasyon ve stresi artırabilir.

Yukarıda anlatılanlar ışığında sonuç olarak; tüp bebek tedavisinin olası komplikasyonlarını düşünmek hastayı aşırı strese sokabilir. Oysaki çoğu yan etki yönetilebilirdir. Erken ve uygun şekilde tedavi edilirse bu nadiren görülen sorunlar bile kontrol altına alınabilir. Bu süreçte tüp bebek uzmanı ve onun ekibi ile iyi ve doğru bir ilişki kurabilmek yan etkilerden korunmanın da anahtarıdır. Tüp bebek tedavisini başarmak kolay değildir, ancak doğru ellerde hastanın kendini güvende ve umutlu hissetmesi çok kolay olabilir. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar