Paylaş:

Elbette ki, istediği dönemde sorunsuz bir şekilde doğal yolla gebe kalıp sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek çiftler için çok önemlidir. Ancak bu süreç herkes için her zaman bu şekilde sorunsuz işlemez ve bebek sahibi olmak o kadar da kolay olmaz. Günümüzde doğal yolla gebelik elde edememek, yani kısırlık sorunu yaygın olarak görülen bir problem haline gelmiştir. Aynı bağlamda kısırlıkla mücadele eden çiftlerin gebelik elde edebilmelerine olanak veren üremeye yardımcı tedavi yöntemleri de her geçen gün ilerlemekte, çok daha başarılı sonuçlar vermektedir. Kadının ya da erkeğin üreme organlarıyla ilgili doğuştan gelen ya da sonradan oluşan bir anomali varsa bunlar tedavi edilebiliyor, üreme hücrelerinin sayısı ya da kalitesinin düşüklüğü söz konusu ise çoğu zaman ekstra tedavilerle, ilaçlarla düzeltilebiliyor. Özellikle de tüp bebek tedavisi ile birer tane bile olsa sağlıklı sperm ve yumurta hücresi varsa çoğu zaman gebelik elde edilebiliyor. Yani şimdi olmasa bile bu ilerlemeler sayesinde yakın zamanda kısırlık kavramı tarihe karışacak bile olabilir. Bu bağlamda uygulamalardan birisi olan “embriyo tıraşlama” da herhangi bir sebeple embriyonun rahme tutunma problemi olduğunda bunu ortadan kaldırabilmek için kullanılan bir yöntemdir.

Embriyo zarının görevlerini yerine getirip zamanında yırtılması gerekir!

Doğal yolla gebelik elde edilemediği için üremeye yardımcı tedaviler deneyen ve birkaç kez tüp bebek tedavisi denediği halde başarısız olan çiftler için ekstra yöntemler uygulanmaktadır. Başarısız tüp bebek tedavilerinden sonra gebelik ihtimalini arttırmak için kullanılan tekniklerden birisi olarak da embriyo tıraşlama yöntemi uygulanıyor. Üremeye yardımcı tedavi tekniklerinden biri olan mikroenjeksiyon işlemi, kadının yumurta hücresi ve erkeğin sperm hücresinin laboratuvar ortamında döllenmesi ve bunu takiben oluşan embriyonun anne adayının rahmine yerleştirilmesi sürecini kapsamaktadır.

Gebelik için anne adayından alınan yumurta hücreleri en başından itibaren zona pellucida adı verilen elastik bir dış zar ile kaplı şekildedir. Döllenme işlemi esnasında ve anne adayının rahmine verilinceye kadar geçen süre içinde gelişmekte olan embriyonun çevresinde bu zar mutlaka bulunur. Zona pellucida adı verilen bu elastik dış zarın görevleri; bir yumurtanın birden fazla sperm tarafından döllenmesini engellemek, embriyonun ilk 4 günlük gelişimi sırasında içindeki hücrelerin bir arada kalmasını sağlamak ve 5. günde hücrenin yeterince gelişebilmesine imkan vermektir. Yani bu zar aslında embriyonun sağlıklı bir gebelik için ihtiyaç duyduğu pek çok görevi yerine getirmekte olan çok önemli bir maddedir.

Bu zar sayesinde sorunsuz bir şekilde 5. Güne kadar gelişerek gelen embriyonun artık bir zara ihtiyacı kalmamıştır. Sağlıklı bir gebelik oluşturma potansiyeline sahip bir embriyo rahme transfer edildikten sonra bu dış zarını yırtarak dışarı çıkar ve rahim içi duvarına tutunur. İşte bu tutunma olayına “yuvalanma (hatching)” adı verilir. Sorunsuz bir şekilde tutunan embriyo burada artık doğuma kadar gelişimini tamamlar. Normal şartlar altında süreç bu şekilde işlerken, bazı tüp bebek tedavisi sırasında embriyo yeterince gelişmesine ve tedavi ile ilgili her husus yolunda gitmesine rağmen gebelik oluşmayabiliyor.

Embriyo tıraşlama nedir?

Yukarıda anlatıldığı gibi embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin, yani embriyo transferinin ardından embriyo bölünmeye ve büyümeye devam etmektedir. Bu şekilde belli bir boya ulaştığında embriyo kendini çevreleyen zarı, yani zona pellusidayı yırtıp endometrium olarak adlandırılan rahim içindeki dokuya yerleşir, tutunur ve burada büyümeye devam eder. Bu sayede gebelik de sorunsuz bir şekilde ilerler.

Tüp bebek tedavisi denemelerinin bazılarında da gebeliğin oluşmamasının önemli nedenlerinden birisi, embriyonun bu zarı yırtarak dışarıya çıkamaması ve rahim duvarına yerleşememesidir. Embriyo kendiliğinden zardan kurtulamazsa rahim duvarına da tutunması mümkün olmayacağından, gebelik gerçekleşmez. Bazı durumlarda embriyonun bu dış zarını yırtabilme yeteneğinde bozulma oluyor. Bu sebeple zardan dışarı çıkamayan embriyo rahme de tutunamadığı için gebelik meydana gelmiyor.

Yapılan kontrollerde embriyo zarının kalın olduğu tespit edilirse lazerle, kimyasal, mekanik yollarla embriyoya delik açılması işlemine “assisted hatching”, yani embriyo tıraşlama adı veriliyor. Bu işlemle dış zarı normalden kalın olan embriyoların rahim duvarına yerleşmesinin kolaylaştığı pek çok kez tespit edilmiştir.

Embriyo tıraşlama kimlerde başarılı olur?

embriyoskop nedir

  • 35 yaş üstü kadınlarda,
  • Daha önceden birkaç kez başarısız tüp bebek denemesi olan kadınlarda,
  • Gebelik oluşmama sebebinin embriyo zarının kalınlığı olduğunun tespit edildiği durumlarda embriyo tıraşlamanın gebelik oluşumunu arttırmaktadır.

Embriyo tıraşlama yöntemi nasıl yapılır?

Embriyonun dış zarının kalın olması ve kendi kendine yırtılamadığından dışarı çıkamaması, rahme tutunamaması durumunda embriyo tıraşlama işlemi yapılır. Bu işlem, embriyonun rahme transfer edildiğinde zardan çıkabilmesine yardımcı olan, yani gebelik oluşma şansını artıran bir işlemdir. Embriyo tıraşlama işlemi, embriyonun dış zarında bir yırtık oluşturulması ya da zarın inceltilmesi mantığına dayanır. Bunu gerçekleştirmek için de farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler; kimyasal hatching, mekanik hatching ve lazer yardımıyla hatching yöntemleri olarak sıralanabilir.

  • Kimyasal hatching işlemi; embriyo zarının üzerine zayıflatılmış bir asit solüsyonu
    püskürtülmesi şeklinde yapılır. Bu işlem detaylı bir gözlem altında yürütülür ve embriyonun zarı gebelik için yeterince inceldiğinde sonlandırılır.
  • Mekanik hatching işlemi; embriyonun dış zarından bir iğne geçirilmesi ve iğnenin üzerinde kalan kısmın diğer bir iğne ile kesilmesi şeklinde gerçekleştirilir. Böylece embriyo zarı üzerinde bir yırtık meydana getirilir ve embriyonun rahim duvarına tutunması kolaylaşır.
  • Lazer yardımı ile hatching işlemi ise günümüzde artık daha sık olarak kullanılan ve kısa sürede sonuç alınabilen en modern embriyo zarı delme yöntemidir. Lazer ışınları ile embriyo zarı üzerine uygun büyüklükte ve dozda atış yapılır ve bu şekilde zarda bir delik oluşturulur. Lazer yönteminin günümüzde daha sık tercih edilmesinin en önemli sebebi lazer sayesinde kimyasal ve mekanik sistemlerde zarda oluşabilecek yaygın bir hasarların tamamıyla önlenmiş olmasıdır. Bu bakımdan hem güvenlik açısından hem de uygulama süresinin kısa olması dolayısıyla embriyoların dış ortamda minimum süre kalmasını sağlaması da başarı için çok önemlidir. Embriyoların dış ortama mümkün olduğunca az maruz kalması başarı açısından tercih edilmektedir.

Embriyo tıraşlama işlemi kimlere uygulanır?

Embriyo tıraşlama (Assisted hatching) uygulamalarının mikroenjeksiyon tedavisi alan tüm çiftlere yapılması gerekmez. Embriyo tıraşlama işleminin başarısı ya da uygulamaları alanında yapılan sayısız araştırmalardan alınan sonuca göre, bu yöntem aşağıda sıralanan durumlardan herhangi biri veya birkaçının varlığında başarı için uygulanmalıdır. Embriyo tıraşlamanın uygun olduğu vakalar;

  • Kadının yaşının 35 ve özellikle de 37 ve üstü olduğu,
  • Elde edilen embriyo kalitesinin düşük olduğu,
  • Döllenme sonucunda az sayıda embriyo elde edildiği,
  • 2 veya daha fazla tüp bebek tedavisi denemesinin başarısızlıkla sonuçlandığı,
  • Daha önceden dondurulmuş embriyoların çözülerek kullanıldığı,
  • Embriyo zarı olan zona pellucidanın normalden daha kalın olduğu vakalar şeklinde sıralanabilir.

Uzmanlara göre yukarıda sıralanan durumlarda uygulanan embriyo tıraşlama işlemi sonrasında gebelik şansı daha yüksek olabiliyor. Bu bakımdan özellikle daha önce tüp bebek tedavisi denemelerinde gebelik elde edilememiş ve ileri yaş grubunda bu yöntem ile gebelik elde edeilebilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar