Tüp Bebek Tedavisinde Sperm, Yumurta ve Embriyo Güvenliği Nasıl Sağlanır?

Paylaş:

Tüp bebek tedavisi, kısırlık sorunu olan çiftlerin bebek sahibi olabilmeleri için en sık olarak başvurdukları yöntemlerin başında geliyor. Çünkü tüp bebek tedavisi sayısız kısırlık faktörünü saf dışı bırakacak bir uygulamalar dizisinden meydana geliyor. Danışmanlık aşamasından embriyo transferi ve sonrasında gebelik takibine kadar her bir aşaması özenle ve güvenle uzmanlar tarafından yürütülen tüp bebek tedavisinde hem başarı oranı yüksek hem de sorun yaşanma riski düşüktür. Bu bağlamda tüm dünyada en başarılı ve en güvenli üremeye yardımcı tedavi yöntemi olarak tüp bebek tedavisi biliniyor. Ancak çiftler yumurta ve sperm hücrelerinin ne kadar güvende olduğu, her uygulamada sadece kendi üreme hücrelerinin mi kullanıldığı, bunların hangi koşullarda saklandığı konularında birtakım soru işaretlerine sahipler.

Tüp bebek tedavisi kişiye özel bir tedavi yöntemidir!

Tüp bebek tedavisi öncesinde; tedaviye başvuran çift çok sayıda test, tahlil ve muayeneden geçer. Doğal yolla üremeye engel sorunun ne olduğunun belirlenmesi ve bunun ekarte edilebilmesi için pek çok yöntem uygulanır. Çünkü amaç tedaviye başvuran çifti, kendi üreme hücreleri ile bebek sahibi yapabilmektir. Zaten ülkemizde çift istese bile başkalarının üreme hücrelerinin kullanılarak tüp bebek tedavisi yapılması yasalarla yasaklanmıştır. Bu bağlamda tüp bebek tedavisi tamamen kişiye özel bir tedavi yöntemidir ve çiftin üreme hücreleri, genel sağlık durumu ne kadarına el veriyorsa, var olan koşullarda mümkün olan en başarılı gebelik elde edebilmek amaçlanır. Bu süreçte kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin kalitesini artırmak için çeşitli işlemler yapılır ve bunlarla gebelik elde edilmeye çalışılır.

Tüp bebek tedavisinde doku güvenliği garantidir!

Tüp bebek tedavisi, çiftin kendi hücreleriyle yapılan, kendi bebeğini dünyaya getirmeyi amaçlayan bir tedavidir. Bu bağlamda çiftin doku güvenliği tüp bebek tedavisinde en çok önem verilen konuların başında gelir. Çünkü tedaviye başvuran hastaların en büyük endişelerinden birisi yumurtaların, spermlerin veya embriyoların karışma riskidir. Bu tür bir sorunu en aza indirebilmek için her tüp bebek kliniğinin kendine göre geliştirdiği sistemler bulunmaktadır. Güvenlik önlemleri en üst seviyededir.

Tüp bebek tedavisinde güvenlik için kişiye özel çipler kullanılıyor!

Günümüzde tüp bebek tedavisi yapılan kliniklerde çift başvuru yapıp tedaviye başladığı anda, yumurta toplama gününde kadının bileğine çipli bir bileklik takılır. Tüp bebek tedavisinde her hastanın kendine özel bir kimlik kartı gibi olan çipli bileklikleri vardır. Bu çip, hastanın master çipidir ve bu çipe bağlı, yeni tanımlanabilir minör çipler oluşturulur, bunlar aracılığı ile hastadan alınan tüm dokulara bu minör çipler eklenerek dokuların takibi sağlanır. Yani hastanın kolundaki çipi ana çiptir, dokularına da buna bağlı, bununla eş çipler takılarak hangi dokunun hangi hastaya ait olduğu kayıt altına alınmış olur.

Tedavinin başından sonuna kadar klinikte bulunduğu süre içinde kadında kalan bu çipli bilekliği hasta yumurta toplama odasına girdiğinde temassız okuyucuya okutur. Bu okuyucu aracılığı ile cihazın ekranında hastanın kendi ismi ve resmi görünür. Yumurtaları toplayacak olan uzman laboratuvarda hastaya tanımlanan minör çipleri ekrana okutmadan hastanın yumurtası ile ilgili hiçbir işlem yapamaz. Bu sayede hastadan alınan yumurta bir inkübatörden, bir saklama alanından diğerine taşınırken mutlaka çip okutulur ve sistem aktif hale getirilir.

Çiplerin her harekette sisteme okutulması, hastanın yumurtasının, eşin sperminin ve bunlardan elde edilen embriyonun başka bir alana taşındığını gösterir. Dokular her taşındığı yerde yeniden okutulur. Bu şekilde izlem mümkün olur. Bu sayede aslında sistem kendini sürekli olarak her harekette kontrol ederek dokuların karışmasını önlemiş olur, hastalar da dokularının karışması gibi bir endişe yaşamaz.

Tüp bebek tedavisinde doku güvenliği maksimum düzeyde sağlanır!

Tüp bebek tedavisinin başından sonuna kadar, yani embriyo transferine kadar, hatta dondurma işlemi uygulanmışsa dondurulanlar çözülüp kullanılıncaya kadar güvenle saklanmaktadır. Bu süreç boyunca hastalardan alınan dokular forwell adı verilen küçük kuyularda saklanıyor. Tüp bebek tedavisinde dokuların saklandığı “kuyuların” farklı çeşitleri bulunmaktadır. Hastadan alınan dokular bu minik kuyuların içine girdiği zaman onlara yukarıda bahsi geçen çipler yerleştirilir. İşte bu çipleri okumak için tasarlanmış temassız okuyuculara da her işlemde çipler okutularak hastanın ismi, resmi, eşinin ismi, kimlik bilgileri teyit edilerek hastanın dokusunun güvenliği her aşamada tam olarak sağlanır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda tam donanımlı bir tüp bebek kliniğinde hastaların dokularının karışması gibi bir risk yoktur. Bu tür bir endişeye kapılmak da yersiz olur.

Yukarıda detaylı bir şekilde anlatılan güvenlik sistemi, alanında uzman hekimlerin çalıştığı, tam donanımlı, bilindik, tecrübeli tüp bebek kliniklerinde mevcuttur. Bu bağlamda hastalar tüp bebek kliniği seçerken güvenirliğini de araştırıp o şekilde tedaviye başvurmalılar.

Dondurulan yumurta ve embriyoların güvenliği nasıl sağlanır?

Tüp bebek tedavisine başvuran çiftlerde kimi zaman transfer edilebileceğinden çok daha fazla sayıda kaliteli embriyo elde edilmektedir. Bu tür vakalarda başarısız bir denemenin ardından yeni bir deneme için bu kaliteli embriyoların saklanması yoluna gidilir. Zira her tüp bebek denemesinde yeniden aynı işlemlerin en başından uygulanması hem para hem de zaman kaybıdır. Zaten üreme hücrelerinin kalitesi zamanla ve yaşla düştüğünden mümkün olan en erken dönemde elde edilen embriyoların kullanılması daha doğru olur. İşte bu bağlamda kullanılmayacak embriyoların, hatta yumurta ve spermlerin dondurulması en doğru yaklaşımdır.

Tüp bebek kliniklerinin laboratuvarlarında dondurulan yumurta, sperm ve embriyoların bulunduğu tüplerin üzerinde hastanın adı soyadı, doğum tarihi, eş ismi, protokol numarası ve en önemlisi de kişiye özel olan kimlik numarası yazılmaktadır. Çok yüksek ihtimal olmasa da aynı ad ve soyada sahip çiftlerin olması riski de göz önünde bulundurularak çiftlerin kimlik numaralarının da yazılıyor olması güvenliği artırmakta, ayırt edici olmaktadır. Zaten embriyo transferi öncesinde, daha önce embriyonun bulunduğu tüpün üzerinde bulunan kimlik numarası/ kodu embriyolog tarafından hastaya sorularak doğrulanır, isimler ve kimlik numarası yine hastaya okutularak teyit edilir. Bu sayede embriyoların güvenliği için hastalar yakından bilgilendirmiş ve laboratuvar dışındaki prosedürler de kontrol edilmiş olur. Tam donanımlı ve uzman kontrolündeki tüp bebek kliniklerinde dondurulan yumurta, sperm ya da embriyoların karışması söz konusu değildir.

Çifte kontrol sistemi uygulanıyor!

Yukarıda detaylı şekilde anlatılan teknolojik sistemlerle tüp bebek tedavisinde doku güvenliği yüksek seviyede sağlanmaktadır. Ancak her teknolojik sistemde olduğu gibi burada da yaşanabilecek herhangi bir riski de önlemek adına embriyologlar da bu teknolojiyi destekleyecek bir sistemle çalışmaktalar. Tüp bebek kliniklerinde tüm doku ve embriyolara çifte kontrol sistemi ile güvence sunulmaktadır. Şöyle ki; embriyolar embriyoskop ile 24 saat izlenerek kayıt altına alınabiliyor. Ayrıca bir değil, iki uzmanın onayından geçerek de çapraz kontrol sistemi uygulanıyor. Yeter ki, hastalar tüp bebek merkezi seçerken laboratuvar güvenliği hususunu yeterince sorgulasın, kliniğin başarısı kadar güvenliğinin de önemli olduğunu unutmasın.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar