Paylaş:

tup-bebek

Tüp bebek (IVF) konusunda başarı oranları ile ilgili hazırlanan bir raporda, 52 değişkeni dikkate alan yeni bir yöntem, genel olarak kullanılmakta olan yaş modelinden daha iyi sonuçlar veriyor.

Tüp bebekte kadından alınan yumurtalar ve erkekten alınan spermler labaratuvar ortamında bir araya getiriliyor ve döllenme sağlanıyor. Yeni yöntemle ilgili son derece memnun olan araştırmacılar, yaş üzerine kurulu yöntemden çok daha umutlular. Çünkü sonuç olarak yaşa bağlı tahmin aralıklarında tek değişkene bağlı kalınıyordu. Oysa ki herşeyde olduğu gibi tüp bebekte de birçok farklı değişken işlem üzerinde etkili olabiliyor.

Yeni model, halihazırda IVF döngüsüne girmiş kadınlar için, gelecekte yapılacak bir IVF döngüsü ile, canlı doğum olasılığını hesaplıyor. Konu ile ilgili hazırlanan raporda ileride ticari anlamda kullanılma konusunda da öneriler sunuluyor.

Tüp Bebekte Başarı Oranı Tahmini: Yeni Model

Yapılan araştırmada tüp bebek tedavilerinin yaklaşık %75’inde canlı bir doğum ile sonuçlanmadığı belirtiliyor. Başka bir IVF siklusu denemek isteyip istemediğinize karar verirken, hastalar çoğunlukla yaş konusu göz öne alınarak yönlendirilir ve buna dayanan tahminler yapılır.

Yeni yöntem üzerinde araştırma yapan Stanford Tıp Fakültesi Jinekoloji bölümünde görevli asistan profesör Mylene Yao ve ekibi, tüp bebekte gelecekteki başarıyı tahmin etmek için daha kişiselleştirilmiş bir yol geliştirmek istiyorlardı. Bu nedenle Stanford Hastanesi ve Kliniği’nde 2003 ve 2006 yılları arasında yapılan 1.676 ilk IVF siklusundaki verileri değerlendirdiler. Yaş dahil olmak üzere hormon düzeyleri, yumurta kalitesini ve embriyo özelliklerini içeren 52 faktörün bir arada olma şansını etkileyen faktörleri buldular. Tabii bunlar ham ve temel verilerdi. Daha sonra bu verileri hastaları klinik karaktersitiklerine göre altgruplara ayıran ‘’derin fenotiplendirme’’ olarak adlandırdıkları bir bilgisayar modeli oluşturdular.

Modelin, 2007-2008 yılları arasında tesiste yapılan 634 ilk IVF döngüsü ve 230 ikinci IVF döngüsü üzerinde test edilerek geçerliliği onaylandı.

Peki ilk bulgular nelerdi? Yao, yeni modelin mükemmel olmadığını, ancak yaşı tek başına kullanmaktan daha önemli veriler sunduğunu belirtiyor. Yao, ”Yaş testinin daha akıllıca olduğu her hasta için, testimizin çok daha öngörüleyici olduğu 1.000’in üzerinde kişi vardı.” diyor.

Yao ve modelle ilgili çalışan bir doktor daha, modeli rafine etme ve ticari pazara sunma üzerine odaklanacak bir şirket olan Univfy Inc.’i kurdu. Stanford ise testte patenti elinde tutuyor.

Tüp Bebekte Başarı Oranı Tahmini: İkinci Görüş

tup-bebek-sonrasi-hamilelik

Yeni modele ilişkin raporu gözden geçiren Birmingham Üreme Sağlığı Amerikan Topluluğunun bilimsel direktöAndrew R. La Barbera, modeli önemli bir gelişme olarak adlandırıyor.

“Bu model, hastaları IVF sonrası gebe kalma olasılığı hakkında bilgilendirmek için kesinlikle önemli sonuçlara ulaştırıyor” Dr. La Barbera, tahminlerin daha güvenilir olmasını sağlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu da belirtiyor.

Ayrıca yeni modelle ilgili şu uyarıda bulunuyor: “Bu model sonuçlarına göre her durum için doğru bir tahminde bulunulmamakta, ancak yaşa dayalı testten daha önemli bir sonuç öngörmektedir. “

La Barbera yeni modelin, uzmanların sıkça IVF başarısında rol oynadığını tartıştıkları değişkenleri ve verileri aldığını ve tahminde önemli rol oynadığını söylüyor.

Amerika’da Tüp Bebek

Dr. Yao’ya göre, ABD’de yenidoğanların yaklaşık % 1’i IVF bebekleri.

Eğer toplumda doğurganlık sorunları varsa, IVF tedavisi “Tedavi döngüsü başına en yüksek canlı doğum oranı öngörmekte önemli bir başarı sunuyor” olarak yöntemi destekliyor.

Buna rağmen, ilk tüp bebek girişiminin başarısız olmasından sonra daha fazla tedavi izni verme kararı, yüksek maliyetler ve “belirsiz bir prognoz” nedeniyle de zor bir durum.

Bu nedenle model, IVF döngüsünden sonra canlı doğum yapma şansının kanıta dayalı ve kişiselleştirilmiş tahminlerini sağlayabilen bir araç olarak kullanılmasını amaçlıyor.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar