Paylaş:

klasik-tup-bebek

 

Tüp bebek tedavisine giren ileri yaştaki kadınlarda genetik sorunların belirlenebilmesi için yapılması önerilen embriyo taraması, bilinen ve tatbik edilen bir prosedürdür. Ancak şu da bilinmelidir ki bu tarama gebelik şansını arttırmaz ve ortaya çıkacak sonuçlar da iç açıcı olmayabilir.

 

Ancak bu çalışmanın New England Journal of Medicine gazetesinin 5 Temmuz sayısında yayınlanmasının hemen ardından, araştırmacıların bilimsel tekniklerinin standartlara uygun olmadığını söyleyen bazı üreme teknolojisi uzmanları da eleştirildi.

 

Embriyo transsferi öncesinde en iyi ve en sağlıklı embriyoların seçilmesi için uygulanan embriyo taraması, bazı tüp bebek merkezlerinde 35 ve daha ileri yaşta olan kadınlar için rutin olarak sunulmaktadır. Yüksek maliyetli olan bu tarama tekniğinde, kromozomal anomalileri kontrol etmek için her embriyo arasından tek bir hücre aspire edilir. Anormallikler varsa embriyo transfer edilmez. Embriyo tarama tekniği, bilinen bir genetik sorunu  olan çiftlere embriyo implantasyonu öncesinde  genetik teşhis gerekliliğinin mantıklı bir nedeni  olarak gelişti.

 

Sonuç olarak testi yaptıran kadınlarda gebelik oranlarının daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Tarama testine katılanların % 25’i gebe kalırken, teste girmeyenlerin % 37’si hamile kaldı.

 

Özellikle bu genetik tarama çok pahalı bir işlem olduğu için ciddi bir maliyet demektir. Bazı üreme sağlığı merkezlerinde ise bu genetik taramanın yapılması halinde gebelik şansının artacağı söylenerek, yanlış yönlendirme yapılmaktadır. İleri yaş hamilelerde bu tip bir tetkik bulunmaz, sadece olan özellikler belirlenerek sağlıklı bir gebelik yaşanması için tedavi uygulanır. Genetik tarama ile gebelik şansı artmaz.

 

Genetik Tarama Çalışmasının Detayları

 

Geneteik tarama çalışmasında Hollanda’da Mayıs 2003 ile Kasım 2005’de farklı üreme sağlığı merkezi ya da hastanelerde tüp bebek tedavisine giren 408 kadın belirlenmiş. Bu listeden 206 kadın genetik taramaya alınmış, 202 kadın ise taramaya dahil edilmemiş.

 

Bu gruplardan elde edilen sonuçlara göre embriyo tarama testine giren kadınlarda canlı doğum oranı %24’lerde kalırken, tarama testine girmeyenlerin canlı doğum yapma oranı %35’de kalmış.

 

Çalışmaya Yapılan Eleştiriler

Tabii ki Hollanda’da yapılan bu araştırmaların doğru ya da yanlış olduğunu söylemek zor, çünkü daha geniş çapta daha detaylı araştırılmalar yapılmalıdır. Araştırmada bir sıkıntı olduğu görülse de bunu kesinleştirecek başka çalışmalar da yapılmalı.

 

Teknik olarak bu araştırmanın eğitim ve eğitimin koordinasyonunu sağlayan, Chicago merkezli bir organizasyon olan Preimplantasyon Genetik Tanı Uluslararası Birliği’nin yönetim kurulu üyesi Santiago Munne, “Bu araştırma ekibi deneyimsizdir” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

 

Munne ve diğer eleştirmenler deneyimsizliklerin sonuçları olumsuz şekilde etkilediğini söylüyor. Örneğin, test edilen embriyoların % 20’si “belirlenemeyen” sonuçlarla çıkmış; araştırmacılar ise bunları herhangi bir tarafa yerleştirememiştir. Munne, “Deneyimli merkezlerin tipik olarak % 5 oranında bir belirsizliği vardır” diyor.

 

Tanı konulmamış olan bu embriyoların transfer edilmesi sonucunda ise, % 14.7’lik implantasyon oranına kıyasla % 6’lık bir tutma oranı elde edilmiş.

 

Araştırmacıların Açıklaması

Araştırmacılar da konu ile ilgili olarak kendi açıklamalarında, embriyolarla ilgili tüm biyopsi işlemlerinin dölleme işleminin gerçekleşmesinden tam 3 gün sonra yapıldığını ve bunun da preimplamantasyon genetik taraması durumunda normal bir süreç olduğunu belirtiyorlar.

 

“Sonuçlarımız bilimsel literatürdeki diğer tüm verilere uygun” diyen araştırmacılar, devam eden gebelik oranlarının PGS için hiçbir zaman gösterilmediği, ancak daha önce devam eden gebelik oranlarının gösterilmiş olmasına karşın, bu sonuç bugünkü en büyük randomize çalışmanın başlangıcından beri en anlamlı denemedir.’’ demektedirler. Hatta şu anda aynı ekip, hatanın nedenini araştırmak üzere çalışmalara yeniden başlamışlardır.

 

Genel Bakış

Sonuçlar, 35-41 yaş aralığında, üç kez tüp bebek veya intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu, yani mikro enjeksiyon deneyen dokuz kadının her birinde, ortaya çıkabilecek anormallikler için pre-implantasyon genetik teşhisi yapılmazsa, bir tane canlı doğum olacağını önermektedir.

 

Kısaca embriyo taraması, genetik oalsılıklar için tuzak olarak kullanılmamalıdır. Bu aşamada gebelik şansı arttırmak yerine, gebelik ve canlı doğum olasılığını da düşürmektedir.

 

 

 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar