Sorunu Gönder

Düşüğe Neden Olan Durumlar

Tüm çiftler kendileri için uygun zamanın geldiğini düşündüğünde bir bebek sahibi olmak isterler. Bu bakımdan gebeliğin gerçekleşebilmesi için öncelikle doğal yoldan korumasız cinsel ilişki ile gebelik denenir, ardından üremeye yardımcı tedavi yöntemleri uygulanarak gebelik elde etmeye çalışılır. Ancak gebelik gerçekleştikten sonra da, bebeğin, anne adayının sağlığı, gebeliğin sorunsuz bir şekilde devam edip etmeyeceği endişesi yaşanır. Gebeliklerin en sık görülen komplikasyonu düşüktür. Düşük olmasının en önemli belirtisi ise kasık ağrısı ve kan gelmesidir. Bunların yanında anne adayının sıklıkla yaşadığı bulantının aniden kesilmesi de akla düşük riskini getirmektedir.

Gebelikte düşükten bahsedildiğinde; en sık görülen düşük nedeni, fetüsün gelişimindeki anormalliklerdir. Bu konuda yapılan çalışmalar, düşüklerin birçoğunun kromozom (genetik) anomalilerine bağlı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde anne-baba adayının yaşı, beslenme, bağışıklık sistemi ve bazı hastalıklar da düşüğü tetikleyen etkenler olarak sıralanabilir. Anne adayında B12 vitamini eksikliği de yüksek oranda düşüklere yol açmaktadır. Gebelik öncesinde çiftlerin sağlıklı beslenmesi; yumurta -sperm kalitesini ve dolayısıyla da döllenmeyi etkilemektedir. Bu bağlamda planlı gebeliklerin 2 – 3 ay öncesinden başlayarak anne ve baba adaylarının Omega-3, folik asit ve B12 vitamin takviyelerine başlaması gebeliğin sağlıklı olması bakımından önem taşır.


Düşük nedir?

Gebeliklerin 20. haftasından önce ve bebeğin kilosu daha 500 grama ulaşmadan gerçekleşen gebelik kayıplarına düşük denir. Gebelikte düşüğün en önemli sebebi kesinlikle genetik faktörlerdir. Bir gebeliğin daha 20. haftasını doldurmadan önce sonlanması düşüktür. Hamileliğin en sık görülen komplikasyonu olan düşük, tüm gebeliklerde ortalama % 15-40 arasında yaşanmaktadır. Hatta pek çok kadın gebeliğin çok erken dönemlerinde düşük yapar, ancak bunu biraz ağır bir adet kanaması zanneder ve düşük olduğunu fark edemez. Tüm düşüklerin yaklaşık % 75’i 16. gebelik haftasından önce, % 62’si ise 12. gebelik haftasından önce gerçekleşmektedir. Gebelik ilerledikçe, anne karnındaki bebek büyüdükçe gebeliğin düşükle sonlanma riski azalır. Anne adayı ilk düşük yaptıktan sonra tekrar düşük yapma riski % 25, ikinci düşükten sonra % 30 ve onun sonrasında ise bu risk % 40 olur.


Gebelikte düşük belirtileri nelerdir?

Gebeliklerde düşüğün ilk bulgusu ve anne adayının hemen anlayabileceği ilk belirti vajinal kanamadır. Düşükten kaynaklı kanama açık renkli bir kanama olabileceği gibi vajinal salgılarla karışık koyu kahverengi bir kanama da olabilir. Gebelikte vajinal kanama yaşayan anne adayı vakit kaybetmeden gebeliği takip eden doktora ya da en yakın sağlık kuruluşuna gitmelidir. Ancak anne adaylarının % 70’inde, gebeliğin ilk haftalarında lekelenme şeklinde kanamalar görülebilir. Gebeliğin ilk haftalarında meydana gelen bu lekelenmeler, embriyonun rahme tutunmasının belirtisi olup düşükle ilgili değildir. Fakat lekelenme değil de, daha çok kanama şeklinde olan vajinal kanamaya kasık ağrısı ve krampların eşlik etmesi, düşüğün en önemli göstergelerindendir. Gebeliklerin ilk aylarında vücutta artan progesteron hormonunun bağırsak ve idrar yolları üzerindeki etkilerine bağlı olarak da kasık ağrısı görülebilir. Bu durumda kanama yoksa yine endişeye gerek yoktur. Ancak düzenli aralıklarla gelen ve giderek şiddetlenen kasık ağrısı olması durumunda hemen doktora başvurulmalıdır. Zira uzun süreli kanama ve kramplar genellikle düşükle sonlanmaktadır.

Düşüğe sebep olan etkenler nelerdir?


  • Hastalıklar

Anne ve baba adayının gebelikten önce var olan hastalıkları ve bunların tedavisinde kullandıkları ilaçlar gebeliğin düşükle sonlanmasına sebep olabilir. Anne adayının üreme yollarıyla ilgili yaşadığı hastalıklar genellikle tedavi edilmiş olsa da sonraki gebeliklerde düşüğe yol açabiliyor. Bu bağlamda diyabet, tiroit bezi hastalıkları, polikistik over sendromu ve yaşanan enfeksiyonlar gebelikte düşük sebebidir.


  • Anne adayının yaşı

Gebelik söz konusu olduğunda anne adayının yaşı gebeliğin gerçekleşmesi, sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi ve bebeğin sağlığı açısından çok büyük önem taşıyor. Anne yaşı ilerledikçe çiftler, düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene kadar geçen süre uzuyor ve gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi de zorlaşıyor.

Anne adayının yaşının düşük riski üzerindeki etkisi:

20 yaşın altında; % 9.9

20-24 yaşları arasında; % 9.5

25-29 yaşları arasında; % 10

30-34 yaşları arasında; % 11.7

35-39 yaşları arasında; % 17.7

40-44 yaşları arasında; % 33.8

44 yaşın üstünde; % 53.2


  • Baba adayının yaşı

Gebelikte baba adayının yaşı kesinlikle anne adayının yaşı kadar büyük önem göstermemektedir. Ancak 50 yaşın üzerindeki baba adaylarının bebeklerinde genetik anomali görülme ve dolayısıyla bebeğin düşme riski yüksektir.


  • Trombofili

Gebelik süresince pıhtılaşma bozuklukları, yani kanın pıhtılaşma eğilimi göstermesi bağlı plasenta sorunları, damar tıkanıklıkları yaşanabilir. Gebelikte trombofili düşüğe sebep olan önemli faktörlerden birisidir.


  • Egzersiz

Gebelikte anne adaylarının hem fazla kilo almaması, hem hareket kabiliyetini yitirmemesi hem de gebeliğin sağlıklı devam etmesi için düzenli olarak egzersiz önerilir. Bu bağlamda gebeliğin ilk üç aylık döneminde, gebelik öncesinde yapılan hafif egzersizlere devam edilmesinde sıkıntı yoktur. Ancak anne adayının vücut ısısında yükselmeye neden olacak ağır ve uzun süreli egzersizler kesinlikle gebelik için zararlıdır. Özellikle de gebeliğin ilk haftalarında vajinal kanama yaşayan anne adaylarının egzersiz yapmaları sakıncalıdır.


  • Travma ve stres

Gebelik, başlı başına zor bir süreçtir. Anne adayı ruhsal, fiziksel ve psikolojik olarak yıpranır. Ancak bir de bu dönemde ailevi, sosyal, ekonomik bir sorun yaşanması, stresli bir dönem içine girilmesi de gebeliğin düşükle sonuçlanmasına yol açabilir.


  • Cinsel yaşam

Normal ilerleyen bir gebelikte çiftin cinsel yaşamının kısıtlanmasına gerek yoktur. Ancak tekrarlayan düşük, vajinal kanama, lekelenme ve kasık ağrısı şikayeti olan anne adaylarının özellikle ilk haftalarda cinsel aktivitelerini sınırlamaları gerekir.


  • Sağlıksız beslenme

Gebelik öncesinden başlayarak anne ve baba adaylarının sağlıklı, taze sebze, meyve, kırmızı ve beyaz et odaklı beslenmesi; yumurta ve sperm kalitesini kesinlikle olumlu etkiler. Kaliteli sperm ve yumurtanın döllenmesiyle de sağlıklı embriyolar ve dolayısıyla da sağlıklı bir gebelik ortaya çıkar. Ancak tam tersi olarak sağlıksız hazır gıdalarla beslenen çiftlerin gebeliklerinde sorunlar yaşanır, düşük riski daha fazladır. Özellikle de anne adayının B12 vitamini bakımından yoksun beslenmesi düşüklere yol açar. Bunların yanında gebelik öncesinde anne ve baba adayının, gebelik döneminde ise anne adayının sigara ve alkol kullanımı gebeliğin düşüle sonlanmasına sebep olur.


  • Zayıf bağışıklık sistemi

Bağışıklık sistemi, insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, kişinin hastalıklara yakalanmasını önleyen bir sistemdir. Gebeliklerde yaşanan düşüklerin sebepleri araştırıldığında pek çok sorunun aslında yeterince çalışmayan, yeterince güçlü olmayan bağışıklık sisteminden kaynaklandığı gözlenmiştir. Hatta bu konuda yapılan çalışmalara göre nedeni açıklanamayan düşüklerin yaklaşık % 60’ının bağışıklık sistemindeki bozukluklardan kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.


  •  Genetik faktörler

Gebeliklerde düşüklerin en önemli nedenlerinden birisi kesinlikle genetik faktörler, özelliklerdir. Kadın, erkek herkesin her hücresinde 46 adet (23 çift) kromozom vardır. Bebek bu kromozomların 23 tanesini anneden, 23 tanesini de babadan almaktadır. Bu şekilde 46 kromozom taşıyan bir embriyo oluşmaktadır. Embriyonun oluşumu sırasında ortaya çıkan problemler kromozom sayısında anomalilere yol açar. Bunun dışında embriyonun kromozom sayısı normal olmasına rağmen, kromozomların diziliminde hata bulunabilir. Anne veya baba adayında bu şekilde dizilim sorunu, yani translokasyon olduğunda bu durum anne veya baba adayında herhangi bir sağlık sorununa yol açmazken, döllenme sırasındaki genetik bilgi dağılımında dengesizlik meydana getirebilir. Bu da gebeliğin düşükle sonuçlanmasına sebep olabilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
  • Kubra durmus :

    21 Şubat 2020

    Meraba adim kubra durmus yasim 31 8yillik evliyin 7dusuk yaptim bunlarin 4 tam olarak olusan 3 bos gebelik yapilmasi gereken butun tahlileri yaptirmama ragmen sonuclarimin hepsi normal cikti hsg filmimde normal bu durumda benim baska ne tahlileri yaptirmam gerekiyor

     Cevapla
  • Gizli kalsın :

    07 Aralık 2019

    Merhabalar bnm biri 2.5 biri de 1.5 yaşında iki çocuğım vqr 1.5 yaşındaki çocuğumu hala emziriom 26 27 günde adet görüodum 2 gün geciktim hamile miyim acaba bi de süt korumuş mudur

     Cevapla
  • Eda salgın :

    09 Kasım 2019

    Merhaba konuyla alakasız ama ben 20 yaşında bakire bir kızım daha önce hiç ilişki yaşamadım fakat 10 gündür adetim gecikme yaptı normal adetimin gelmesine 15 gün kala ara kanamam oldu acaba bu yüzden dolayı gecikmiş olabilir mi

     Cevapla
  • Gizli kalsin :

    30 Temmuz 2019

    Merhaba hocam bugun 5,6 haftalik gebe oldugumu ogrendim esimden ayriyim ailemle yaşıyorum 4,5 yasinda ikizlerim var bu durum mahkemeyi etkiler diye uzmana gidemiyorum ne yapmaliyim sizce ailem ogrenmemeli bu durumumu

     Cevapla
  • Kezban Tavşan :

    15 Şubat 2018

    Meraba hocam ben 27yaşındayım 7 yaşında kızım var .2kez düşük yaptım ilk düşük 18 haftalık tı ikincisi 12 haftalıktı ikincide kalp atışı durdu herikisindede 8 haftadan sonra kanamam başladı kızım kardeşim olsun istiyorum diye bir daha denemeye korkuyoruz bakmalıyım.teşekkür ler

     Cevapla
Benzer Yazılar