Paylaş:

Gebelik zehirlenmesi, adından anlaşıldığı gibi sıradan bir zehirlenme vakası değildir, anne adayının tansiyon değerinin yükselmesine bağlı olarak ortaya çıkan çok ciddi bir sorundur. Gebelik zehirlenmesinde yüksek tansiyon dışında el, ayak ve yüz bölgesinde şişlikler gelişmesi, idrar yolu ile fazla protein atılması gibi sorunlar gebelik zehirlenmesinin hem belirtisi hem de sebebi olabilir. Genellikle anne adaylarında hafif olarak seyreden gebelik zehirlenmesi, bazı kadınlarda çok şiddetli şekilde seyredebiliyor. Bu tür durumlarda gebeliğe acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor.

Gebelik zehirlenmesinin ciddi seyrettiği anne adaylarına acilen doğumun yaptırılması en doğru yaklaşım olur. Esasında hamilelik dönemi içerisinde anne adayının tansiyonunun yükselmesi ile ilişkili olarak meydana gelen bu gebelik zehirlenmesi konusunda en önemli husus, şiddetli seyrettiği durumlarda hastanın nöbet geçirmesinin söz konusu olabileceği ve gebelik zehirlenmesinde tansiyonun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğidir.

Gebelik zehirlenmesinin türleri var mıdır?

Preeklampsi, yani gebelik zehirlenmesi hafif ve şiddetli olmak üzere 2 grup içinde incelenir.
Hafif derecedeki gebelik zehirlenmesi vakalarında anne adayının tansiyonu 140/90 mmHg veya üzerindedir, idrarda protein atılımı gün içerisinde 300 mg’dan daha fazla olacak şekilde çok azdır. Ancak şiddetli gebelik zehirlenmesi vakalarında hasta gün içinde 2 gramdan daha fazla proteini idrar yolu ile vücuttan atarken, hastanın tansiyonu 160/110 mmHg’ nın üzerinde seyreder. Şiddetli preeklampsi hastalarında yüksek tansiyonun yanında, fazla protein atılması (albuminüri), karaciğer fonksiyon testlerinde yükselme, trombosit sayısında düşüş, kalıcı baş ağrısı, görme sorunlarının oluşması, karaciğerin etrafında ağrı meydana gelmesi gibi bulgular da eşlik edebilir. Gebelik zehirlenmesi, anne adayında sara nöbetini andıran nöbetlerin meydana gelmesine de sebep olur ve bu duruma eklampsi adı verilir.

Gebelik zehirlenmesi ne sıklıkta görülür?

Gebelik zehirlenmesi sorunu, tüm anne adaylarının yaklaşık olarak % 10’unda görülmektedir. Bu sorunu yaşayan kadınların büyük bir kısmı da, hastalığı hafif formda atlatabilmektedir.

Gebelik zehirlenmesi belirtileri nelerdir?

Bazı anne adaylarında gebelik zehirlenmesi hiçbir belirti vermeyebilirken, rutin tansiyon ölçümleriyle hastalık fark edilebilir. Bu bakımdan gebelik zehirlenmesinin her kadında belirti veren ya da şikayetlere yol açan bir sorun olduğunu söylemek mümkün olmaz. Ancak çoğunlukla gebelik zehirlenmesi aşağıdaki belirtilerle kendini gösterir:

  • Bilinci kaybetme,
  • Görme sorunları ve çok nadir olarak körlük,
  • Nefes alış verişte güçlük çekme,
  • Mide ve karında ağrı,
  • Vücutta özellikle el, ayak ve yüz bölgelerinde belirgin düzeyde şişlik,
  • Uzun süreli ve şiddetli baş ağrısı,
  • Yorgunluk ve halsizlik hissi

Yukarıda sıralanan şikayetler ve belirtiler gebelik döneminde hemen hemen tüm anne adaylarının yaşadığı belirtilerdir. Bu sebeple de anne adayları kimi zaman gebelik zehirlenmesi belirtilerini çok fazla önemsemezler. Ancak altını çizmekte fayda var ki; gebelik döneminde çok şiddetli baş ağrısı yaşanması durumunda ilk olarak akla gelmesi gereken sorun, yüksek tansiyondur. Bu bakımdan şiddetli baş ağrıları, gebelik zehirlenmesi için ayırt edici bir şikayet olabilir.

Gebelik zehirlenmesi için kimler risk grubundadır?

  • Obez anne adayları,
  • İlk gebeliğini yaşayan anne adayları,
  • 40 yaşın üzerindeki anne adayları,
  • 20 yaşın altındaki anne adayları,
  • Ailesinde daha önceden gebelik zehirlenmesi öyküsü olan anne adayları,
  • Şeker hastalığı olan anne adayları,
  • Teşhisi konmuş bir yüksek tansiyon sorunu olan ya da bu konuda risk taşıyan anne adayları,
  • Çoğul gebelik yaşayan anne adayları,
  • Kronik böbrek hastalığı olan anne adayları,
  • Kanda pıhtılaşma bozuklukları olan anne adayları gebelik zehirlenmesi konusunda risk grubundadır.

 Gebelik zehirlenmesi neden olur?

Gebelik zehirlenmesine yol açan faktörler kesin olarak bilinememektedir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar, gebelik zehirlenmesine sebep olan durumun genellikle bebeğin eşi, yani plasentayla ilgili olduğunu ortaya koymuştur.

Preeklampsi teşhis ve takibinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Gebelik zehirlenmesi teşhis ve takibinde en önemli olan husus, anne adayının tansiyonunun düzenli olarak ölçülmesidir. Anne adayının hafif düzeyde preeklampside, yaşadığı vakalarda tansiyon değeri, yani kan basıncı 140/90 mmHg üzerinde olur. Çok şiddetli preeklampside ise anne adayının kan basıncı, 160/110 mmHg üzerinde ölçülür. Bu tansiyon değerlerinin kesinlikle sıkı sıkıya takip edilmesi gerekmektedir. Anne adayının düzenli aralıklarla tansiyon ölçümü dışında gerçekleştirilen tahlillerde, idrarda protein (albumin) seviyesi, kan tahlilleri, genellikle böbrek fonksiyon testleri, göz dibi muayenesi de tanıda ve kontrolde uygulanır ve dikkate alınır.

Preeklampsi durumunda anne adayında hangi değişimler olur?

Gebelik zehirlenmesi yaşayan anne adaylarında genel olarak;

  • Böbreklerde klasik patolojik lezyon gelomerülokapiller endoteliozis şeklindedir.
  • Laboratuvar belirtilerinden en erken ortaya çıkan plazma ürik asit düzeyinin artmasıdır.
  • Plazma kreatinin seviyesi normale göre yükselmiştir.
  • Proteinüri oluşmuştur.
  • Normal seyreden bir hamilelikte ortalama olarak % 50 oranında yükselen glomerüler filtrasyon oranı (GFR) gebelik zehirlenmesinde ciddi anlamda düşüşe geçer. Bu süreçte böbrek kan akımında da azalma meydana gelir.
  • Trombositopeni görülür.
  • Mkroanjiopatik hemolitik anemi tespit edilir.
  • HELLP sendromu riski vardır.
  • Damar içi sıvılarında azalma olur.
  • Ekstraselüler sıvı oranında artış gözlenir.
  • Plazma onkotik basıncında azalma olur.
  • Görme bozuklukları meydana gelebilir.
  • Aniden ve sebepsiz bir kilo artışı olabilir.
  • Yüzde, ellerde ve ayaklarda normal dışı bir şişlik, ödem olur.
  • Aşırı yorgunluk ve halsizlik hissedilir.
  • Hafıza sorunları ve unutkanlık yaşanır.
  • Bebek hareketlerinde fark edilir bir azalma olur.
  • Karında ağrı hissedilir.
  • Karaciğer bölgesinde şiddetli ağrı olabilir.
  • Mide bulantısı ve kusma yaşanır.
  • Normalden daha seyrek olarak idrara çıkma ihtiyacı hissedilir.

Gebelik zehirlenmesinde anne ve bebek ölümüne sebep olan durum nasıl gelişir?

Şiddetli seyreden bir gebelik zehirlenmesinde; küçük kılcal damarlar olarak adlandırılan kapiller, damarlarda bulunan direnç artışı ve kapiller damarda meydana gelen hasar sebebiyle uteroplasental yatakta, yani bebek ile anne arasındaki kan besin alışverişinin yapıldığı yerde yetmezlik meydana gelir. İşte bu durum da bebek için hayati bir risk doğurur. Böyle bir vakada bebeğe az kan ve az oksijen gider, bebeği ciddi anlamda sıkıntıya girer, hayatını kaybedebilir. Bununla birlikte utero plesantal yatakta da basınç artışı olur ve plesanta zamanından daha önce ayrılabilir. Yine bu sebepten dolayı bebek, anne karnında hayatını kaybeder.

Gebelik zehirlenmesinde kapiller damarda meydana gelen bozuklukta trombositler zarar görür, kanda trombosit miktarı azalır. Bu durumun sonucunda, vücutta kan pıhtılaşma faktörleri her geçen gün azalır. Böylelikle DIC (Dissemine İntravasküler Koagülasyon ) gelişir ve gebelik ölüm ile sonuçlanır.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) nasıl tedavi edilir?

Gebelik zehirlenmesi hafif düzeyde yaşanmaktaysa bebek ve anne adayının yakından takip edilmesi yeterli olur. Bu süreçte kan değerleri incelenirken, tansiyonun normal değerlere inmesi için çeşitli önlemler alınır. Ancak durum şiddetli bir düzeye gelmişse ve bebeğin dış ortamda hayatta kalabileceği düşünülüyorsa, bebek doğum için uygunda, hiç vakit kaybetmeden doğum yaptırılır. Başarılı bir doğumla gebelik zehirlenmesi tedavi edilmiş olur. Ancak bebek anne rahminden alınmadan tedavi tam olarak sağlanamaz. Şiddetli gebelik zehirlenmesi durumlarında eklampsi gelişmemesi adına anne adayına magnezyum tedavisi yapılır. Doğumdan sonra da anne adayının mutlaka yoğun bakım ünitesine alınması gerekir.

Paylaş:
Yorumlar
  • İclal :

    22 Ağustos 2016

    Preeklampsi nedeniyle 28. Haftamda erken doğum yaptım bebeğim 3 ay küvezde kaldı .Bu yüzden bir daha gebe kalmayı istemiyorum.

     Cevapla
  • Nazlı :

    25 Ağustos 2016

    Preeklampsi nedeniyle ile 37 haftalık hamileliğimi sezaryen doğum yapmak zorunda kaldım doktorum bekletmek istemedi çünkü havale geçirirsem ikimizinde tehlikeye gireceğini söyledi hemen doğuma aldı doğumdan sonra ben havale geçirdim yoğun bakıma yattım ve 5 gün hastanede kaldım. çok şükür allahıma kızıma eşime ve aileme bağışladı beni

     Cevapla
  • Sibel durak :

    28 Ağustos 2016

    Hocam merhaba ben gebelik zehirlenmesi yaşadım ve 31haftalıkken bebeğim alındı ve bir ay yorgun bakımda kaldı bebeğim çok şükür ülkü hanım sayesinde sağlığına kavuştu bebeğim ama yukarıda bahsetmiş olduğunuz tüm sıkınlı süreci fazlasıyla yaşadım durumu mu özetlemek adına bir hafta hiç görmedim ve şeker hastasıyım size sormak istediğim bir dahaki hamilelik sürecim de aynı durumla karşılaşma olasılığım nedir

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar