Paylaş:

Gebelik sürecinde anne adayları sürecin gereği olarak kilo almaktadırlar. Gebelikte alınan kilolar doğumdan sonra verilebilse de bu süre içerisinde vücutta istenmeyen deri çatlakları oluşabiliyor.

Deri çatlakları cilt yüzeyinde oluşan, genelde dar çizgiler halinde görülen ve derinin çatlak çatlak görünesine neden olan yapılardır. Çatlaklar ten renginize göre pembe, kırmızı, mor ve kahverengi renklerde olabilirler. Kilo artışı ve kilo verme gibi durumlarda görülen çatlaklar her 10 hamile kadından 8’inde görülebiliyor.

Genelde karın ve bel bölgesinde görülen çatlaklar üst bacak içleri ve göğüslerde de görülebiliyor. Gebelik süreci içerisinde çatlakların ne zaman oluşacağı ve görülmeye başlayacağı ise kişiden kişiye değişebilmekle beraber genellikle hamile kalındıktan sonra 6-7 ay içinde başlıyor.

Çatlaklar oluşmaya başlarken o bölgelerde derinin incelmeye başlamasıyla kaşıntılar hissedebilirsiniz. Ancak çatlakların sizin için yaratacağı başka bir sıkıntı ya da sağlık sorunu olmayacaktır. Deri çatlaklarının zararlı hiçbir tarafı bulunmadığı ve herhangi bir sağlık sorununa neden olmadığı için tıbbi bir tedavisi olduğu söylenemez.

Bebeğiniz doğduktan sonra çatlaklarınız zamanla daha silik ve daha az rahatsız edici bir görünüme kavuşacaktır. Ancak tamamen yok olmayacaklardır.

Çatlaklar neden oluşur?

Aslında çatlakların tek nedeninin hamilelik olduğu söylenemez. Çatlak oluşmasının sebebi ani kilo alımlarıdır. Deri çatlakları hem erkek hem kadınlarda görülebilen yaygın bir sorundur. Çatlaklar derinin gerildiği herhangi bir bireyde görülebilir. Örneğin, ergenlik gibi ani büyümelerin yaşandığı bir dönemde ya da kilo aldığınızda çatlaklar oluşabilir. Ancak gebelikte yaşanan hormonal değişimler cildinizi etkileyip sizi çatlaklara daha eğilimli hale getirebilir. Çatlaklar cildin dermis isimli tabakasında oluşur. Bu tabakalarda deriniz kırılır diyebiliriz. Ancak hamile kalsanız bile çatlaklar oluşmayabilir. Bu biraz da kişinin cilt tipine bağlıdır.

Gebelikte Kilo Alımı

Gebelik sürecinde ortalamanın üstünde bir kilo alımı yaşarsanız çatlak oluşma olasılığı daha fazla olacaktır. Çoğu kadın gebelikte 10-12.5 kg artış yaşarlar. Tabi bu ortalama bir kilo artışıdır. Kilo artışı kişiden kişiye değişebilmektedir.

Gebelikte kilo almamak ya da vermek için uğraşmak sizin ve bebeğinizin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle diyet yapmak yerine dengeli ve sağlıklı beslenmeniz gerekir.

Kilonuz hakkında endişeleriniz varsa doktorunuzla mutlaka konuşun. Özzellikle hamile kalmadan önce ideal kilonuzun üstünde ya da altındaysanız, doktorunuzun beslenme alışkanlıklarınızla alakalı önerileri olabilir.

Çatlakları önlemek için neler yapılabilir?

Bazı kremler ve jeller halihazırda oluşmuş olan çatlakları gidermeye yönelik vaatlerde bulunsalar da bunların kesin olarak geçirdiğine dair bir kanıt yoktur. Bu nedenle en iyisi çatlaklar oluşmadan önce harekete geçmektir. Hamile olduğunuzu anlar anlamaz çatlak oluşması muhtemel bölgeleri nemlendirmeye başlayın. Göbek, bel, göğüs ve kalçalarınızda çatlaklar oluşabileceği için bu bölgeleri nemli tutmanız gerekmektedir. Çünkü çatlaklar hızlı ve fazla kilo artışı sonucu cildinizin altındaki tabakanın kırılmasıyla ortaya çıkar. Nemlendirici kullanmanız cildinizin esnek kalmasına yardımcı olacağı için hasar görmesinin önüne geçmekte de yardımcı olacaktır.

Özellikle hindistancevizi yağı, shea yağı ve E vitamini içeren nemlendiriciler bu moktada çok işinize yarayacaktır. Ancak nemlendirilerin tek başına sizi çatlaklardan koruyacağını düşünmemeniz gerekiyor. O nedenle gebelikte ani kilo artışları yerine daha yavaş ve az miktarlarda kilo alırsanız çatlak oluşması riski daha az olacaktır. Tabi bunu yaparken de doktorunuzla mutlaka konuşun ve ona göre bir beslenme ve egzersiz programı uygulayın.

Oluşmuş çatlaklar için neler yapılabilir?

İlk trimesterde gerekli çabayı göstermiş olsanız da ikinci trimesterde yine de çatlaklar oluştuğunu gözlemliyor olabilirsiniz. Çatlaklar ilk aşamada kırmızımsı ya da morumsu bir renkte olurlar. Çatlakların tedavisi bu ilk aşamalarda daha kolay olmaktadır. Artık beyazlaşıp da yerleşik hale geldiklerinde ise tedavisi zor olacaktır.

Yeni oluşmuş çatlaklarda etkili olan kremler bulunuyor. Ancak bunların gebelik sürecinde bir zararı olmadığından emin olmalısınız. Bu nedenle kremler hakkındaki klinik çalışmaları araştırın ve doktorunuzla mutlaka konuşun. Güvenilir bir krem bulduktan sonra ise kremin kutusunda tavsiye edildiği şekilde düzenli olarak kullandığınızdan emin olun.

Bebeğiniz doğduktan sonra çatlaklarınız daha belirgin hale gelebilir. Bu dönemde çatlaklarınıza bakım için serumlar uygulayabilirsiniz. Ancak burda da dikkat etmeniz gereken nokta ürünlerin içerik açısından temiz olması. Çünkü bebeğinizi emzireceğiniz için bu ürünlerin içeriklerinde zararlı maddeler olmaması gerekiyor.

Doğumdan bir süre sonra ise çatlaklarınızın görünümü azalma eğiliminde olacaktır. Zamanla gri ve beyaz gibi renklere dönen çatlaklar bir süre sonra daha da silikleşecektir. Ancak yine de memnun değilseniz bir dermatologla görüşüp neler yapabileceğiniz konusunda yardım isteyebilirsiniz.

Çatlak oluşumunda hangi faktörler ön plana çıkmaktadır?

  • Genetik: Bildiğiniz gibi genetik hayatımızın her alanında rol oynuyor, bunlara deri çatlakları da dahil. Eğer anneniz size hamileyken çatlaklara sahip olmuşsa bunun nedeni cildininin elastikiyetinin az olmasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle sizin de cildinizde bu tip bir sorun olup bu da çatlak oluşumuna yol açabilir.
  • Gençlik: Her ne kadar genç yaşlarda aile sahibi olma düşüncesi pek çok kadın için ideal görünse de bu durum çatlaklar oluşmasına da elverişli bir ortam sağlayabilir. Gençken cildiniz her zamankinden daha gergin olduğundan çatlak oluşturmaya da daha yatkındır. Cilt yaşlandıkça gerginliğini de kaybetmeye başlar ve çatlak oluşma riski de azalır.
  • Kilo alımı: Çatlaklar, cildiniz aldığınız kiloyu kaldıramayacak hale geldiğinde çatlar. Bu nedenle hamilelikte ne kadar yavaş kilo alırsanız o kadar iyi. Normal bir hamilelik geçiriyorsanız en ideali 10-12.5 kadar kilo almanız olacaktır.
  • Ergenlik: Hormonal değişimler cildin çatlaklara daha yatkın olmasına sebep olmaktadır. Eğer ergenlikte karın, bel, kalça ve bacak gibi bölgelerde çatlaklarınız olduysa hamilelikte de bu durumun tekrarlaması olasıdır.

Çatlaklar için Gebelik Boyunca Alınabilecek Önlemler

Hamileliğinizin farklı trimesterlerinde nasıl önlemler alabileceğinizden bahsetmiştik. Şimdi de bütün hamilelik süresince uygulamanız gereken bazı noktalara değinelim.

  • Kilonuzu kontrol altında tutun

Kilo alımının ne miktarda olması gerektiğinden bahsetmiştik ancak yine de bu nokta üzerinde durmakta fayda var. Çünkü çatlaklar üzerinde en etkili olan faktör kilo alımıdır. Kilo alımınızın yavaş olmasına ve çok fazla olmamasına dikkat edin. Ancak hamilelikte aşırı kilo artışı gözlemlediyseniz bunun olası sebeperi hakkında doktorunuzla görüşmeniz faydalı olacaktır.

  • Vücudunuzun susuz kalmamasına dikkat edin

Su içmek, vücudunuzun yumuşak ve nemli kalmasına yardımcı olacaktır. Cildiniz yumuşaksa kuru ciltlerin aksine çatlak oluşumu konusunda eğilimli olmayacaktır. Kadınların günlük alması gereken su miktarı yaklaşık 2 litre kadardır.

Su tüketiminin yanında kahve gibi kafeinli içecekler tüketmek çatlak oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle kahve içiyorsanız da yeteri miktarda su içtiğinizden emin olun. Su ile birlikte bitki çayları da kafeinsiz içecekler de tüketebilirsiniz.

  • Besleyici yiyecekler tüketin

Bazı besinlerden yoksun bir beslenme programınız varsa bu durum da çatlaklara neden oluyor olabilir. Bu nedenle beslenmenizde şunların bulunmasına dikkat etmeniz gerekiyor:

  • C vitamini
  • D vitamini
  • E vitamini
  • Çinko
  • Protein

Besin değeri açısından zengin yiyecekler tükettiğinizden emin olmak için işlenmiş gıdalardan kaçınmanız ve farklı renklerdeki sebze ve meyveleri tüketmeniz gerekiyor. Örneğin, kahvaltıda yumurta, tam tahıl ekmeği ve meyvelerden oluşan bir kahvaltı tabağı, ihtiyacınız olan besinleri almanıza yardımcı olacaktır.

  • C vitaminini ihmal etmeyin

Kolajen, cildinizin sağlam ve elastik kalmasında büyük rol oynamaktadır. Kırışıklıkları önlemekte de sık sık kullanılan C vitamini, çatlaklarla olan savaşınızda da yardımcı olabilir.

Kolajen üretiminde C vitamini çok önemlidir. C vitaminini pek çok sebze ve meyvenin içerisinde bulabilirsiniz. Özellikle portakal ve limon iyi birer C vitamini kaynağıdırlar.

  • D vitamini

Henüz bu alanda yapılmış çok araştırma olmasa da D vitamini ile çatlakların ilişkisi olduğu düşünülüyor. Zaten bildiğiniz gibi normalde de D vitamini vücudumuz için büyük önem taşıyor. O nedenle güneşe maruz kalarak D vitamini alımınızı arttırabilirsiniz. Ayrıca D vitamini genelde ekmek, mısır gevreği ve süt ürünlerine de ilave edildiğinden bu tarz besinleri tüketmeniz de önem taşıyor.

  • Çinko

Çinko, cilt sağlığını korumada en önemli şeylerin başında geliyor. Çinkonun ayrıca inflamasyonu azalttığı ve iyileşme sürecinde rol oynadığı biliniyor. Çatlaklar ile çinko arasında çok net bir ilişki kurulamasa da fıncık ve balık gibi çinko açısından yüksek yiyecekleri tüketmeniz cilt sağlığınıza katkıda bulunacaktır.

Çatlaklar için Tedavi Yöntemleri

Siz her ne kadar korunmaya çalışsanız da cildinizin çatlak oluşturmaya eğilimi varsa gebeliğinizin sonucunda çatlak oluşumu kaçınılmaz olacaktır. O nedenle oluştuktan sonra görünümlerini azaltmak için doktorunuzla ya da dermatologla konuşabilirsiniz. Yeni oluşmuş çatlaklar üzerinde tedavi şansı daha yüksek oluyor. Bu nedenle sizin ve bebeğinizin sağlığını etkilemeyecek tedaviler için görüşün.

  • A vitamini içeren kremler: A vitamini, vücutta kolajen üretimini destekler. Bu nedenle de çatlak görünümünün hafifletilmesinde lokal olarak kullanılabilmektedir. Ancak hamileyseniz bu tarz kremlerden kesinlikle kaçınmanız gerekiyor. Tedavinizi doğum yapktıktan sonra ve doktorunuzla görüşüp o şekilde uygulamalısınız.
  • Mikrodermabrazyon: Mikro iğnelerin kullanıldığı bu yöntemin cildin daha alt tabakalarına ulaşılabildiği için çatlak tedavisinde etkili bir yöntem olduğu düşünülüyor.
  • Lazer: Çatlaklarda en etkili tedavilerden biri de lazer yöntemi oluyor. Oluşmuş çatlaklar için ideal olan lazer terapisi maliyetli bir tedavi yöntemi olabiliyor ve birden fazla sefer uygulama gerektiriyor.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar