Sorunu Gönder

Gebelikte Kan Uyuşmazlığı

kan uyusmazligi

Gebelikte anne ve baba adaylarının karşılaşabileceği ve onları çok fazla endişelendiren çok sayıda sorun bulunmaktadır. Anne ve baba adayları doktorun profesyonel yardımı sayesinde bu sorunları en aza indirebilmek, önleyebilmek adına pek çok önlem almakta, neredeyse her bir faktöre dikkat etmektedir. İşte gebelikte çiftleri en çok endişelendiren konulardan ve gebelik süresince de bazı uygulamalara ihtiyaç duyulan sorunlardan birisi de gebelikte kan uyuşmazlığıdır.

Gebelikte kan uyuşmazlığı sorunu; anne adayının kan grubunun Rh (-) negatif, baba adayının ise Rh (+) pozitif olması durumudur. Rh uyuşmazlığı olarak da adlandırılan bu durum, kadının kan grubunun Rh negatif, erkeğin de Rh pozitif olması dışında bir koşulda meydana gelmez. Bu şekilde Rh uyuşmazlığı olan çiftlerin bebekleri Rh (+) ya da Rh (-) olur. Eğer bebeğin kan grubu Rh (-) ise bir sorun yaşanmazken, Rh (+) olursa kan uyuşmazlığı ortaya çıkar, Rh bağışıklığına, yani etkileşmeye ve birtakım problemlere sebep verebilir. Ancak her kan uyuşmazlığı vakasında Rh immunizasyonu olmaz, sadece bazılarında olur.

Kan uyuşmazlığı ortaya çıktığında anne adayının vücudunda meydana gelen antikorlar, bebek kordonu yardımıyla bebeğe geçmektedir. Böyle bir durumda da bebekte kalp yetmezliği gibi çok ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu sebeple de gebelikte kan uyuşmazlığı varsa bunun saptanması ve kan uyuşmazlığı ile ilgili olarak önlemlerin alınması çok önemlidir. Kan uyuşmazlığı erken dönemde tespit edilmezse, anne adayı ve bebeğin yaşayacağı sağlık sorunları hayati risk taşıyabilir ya da kalıcı sakatlık sorunları ortaya çıkabilir.

Kan uyuşmazlığı tespiti önemlidir!

Günümüzde çiftler, evlilik için başvuru yaptıklarında onlardan istenen belgelerden birisi de kan gruplarını göstermektedir. Dolayısıyla da evlilik için ilk adım atıldığında, yani başvuru döneminde yapılan testlerde çiftler arasında kan uyuşmazlığı olup olmadığı da çoğunlukla belirlenir. Aslında bu şekilde gebelik için çok önemli olan kan uyuşmazlığı konusu evlilik öncesinde belirlenmiş olur. Zaten günümüzde kan uyuşmazlığı önlemi ve çözümü olan bir sorundur. Ancak önemli olan bunun erken dönemde teşhis edilmiş olmasıdır. Bu şekilde doğum öncesi ve sonrasında alınan önlemlerle bu konu bir sorun olmaktan çıkabilir. Ancak yukarıda anlatıldığı gibi önlem alınmadığı takdirde kan uyuşmazlığı ciddi riskler barındırmaktadır.

Kan uyuşmazlığında nasıl bir yol izlenir?

Oluşan bir gebelikte anne adayı ve bebek arasında bir kan uyuşmazlığı varlığında bunun tespit edilmiş olması çok önemlidir. Böyle bir durumda gebeliğin ilk 28 haftasında anne adayına uygulanan bir iğne vardır. Kan uyuşmazlığı tespit edildiğinde bu riskler ile ilgili önlem alınması açısından doktor tarafından verilen bu iğnelerin düzenli olarak kullanılması ve ihmal edilmemesi çok önemlidir.

Gebeliğin gerçekleşmesinin ardından anne adayından bir miktar kan alınarak kan uyuşmazlığı testi yapılmaktadır. Bu işlem rutin kan alma işlemleri gibidir ve bunun amacı anne ve baba adayı arasında kan uyuşmazlığı olup olmadığını tespit etmek, anne adayı ile bebek arasındaki kan etkileşimini öğrenmektir. Kan uyuşmazlığı testi, yani indirekt coombs gebelikte uygulanmaktadır. Gebeliğin gerçekleştiği öğrenildikten sonra uygulanan indirekt coombs testinin sonucu negatif çıkması durumunda 20. gebelik haftasında ve gebeliğin son haftalarına doğru bu test tekrarlanmaktadır. Bu testin negatif sonuç vermesi demek, anne adayının vücudunda antikor üretilmiyor olması demektir. Böyle bir durumda kan uyuşmazlığı olmasına karşın anne adayı ve bebek arasında etkileşim gerçekleşmediği yorumu yapılır. Kan uyuşmazlığı vakalarında istenen ve beklenen sonuç da budur. Zira böyle bir durumda anne adayı ve bebek açısından tehlike bulunmaz. Fakat bu testin sonucunun pozitif çıkması, antikor üretildiği ve anne adayından bebeğe kan hücresi geçtiği anlamına gelir. İşte bu duruma bağlı olarak bebekte anemi, yani kansızlık meydana gelebilir.

Kan uyuşmazlığı durumunda anne adayı duyarlı hale gelirse bebek için bu durum tehlikeli olabilir. Bu durumda uyarılmayı engellemek mümkün olmadığı için düzenli bir şekilde anne adayının antikor seviyesi kontrol edilmelidir. Anne adayı ve bebek arasında kan uyuşmazlığı olması durumunda düşük, kürtaj, dış gebelik, amniosentez, CVS, kordosentez gibi girişimler yapılırsa bebeğin kanı anne adayına geçebilir. Bu durumda bebekten anne adayına geçen bu yabancı kan hücresi, anne adayının sağlığı açısından çok tehlikelidir. Herhangi bir sebeple yapılan cerrahi müdahale sonrasında hiç zaman kaybetmeden anne adayına 72 saat içinde Anti-D iğnesi kalçadan kas içerisine uygulanmalıdır.

Anti-D iğnesi, yani kan uyuşmazlığı iğnesi, gebeliğin gerçekleştiği an itibariyle 28 hafta süresince düzenli bir şekilde yapılmalıdır. Doğum gerçekleştikten sonra da anne adayına iki kez iğne yapılması gerekir.  Bu bağlamda kan uyuşmazlığı durumunda bebeğe iğne yapılmaz.

Kan uyuşmazlığında doğum öncesi önlemler!

Gebeliğin varlığı kan testinde saptandığında anne adayına kan grubunun tayini ve bu konuda emin olunmak için de test yapılmaktadır. Bu bakımdan anne adayının kan grubunun doğumdan önce bilinmesi bir zorunluluk olarak görülür. Kan grubunun kesin olarak biliniyor olması, olası bir sorun ve kan uyuşmazlığı durumlarına karşı da önlem almak için oldukça önemlidir.

Anne adayı Rh (-), baba Rh (+) olduğunda doğacak bebek; % 50 – 100 olasılıkla babanın genetik yapısına bağlı olarak Rh (+) olarak dünyaya gelecektir. Aslında babanın, kan grubunu belirleyen genlerin nasıl düzenlendiği bilimsel henüz saptanmadığı için annenin Rh (-), babanın Rh (+) olduğu her durumda klasik “kan uyuşmazlığı” veya “Rh uyuşmazlığı” olduğu var sayılır. Bu durumda dünyaya gelen bebeğin Rh (+) olması durumunda kanı çok az da olsa annenin kanına karışırsa tehlikeli bir durum ortaya çıkabiliyor. Zira annenin bağışıklık sistemi kendi kırmızı kan hücrelerinden farklı olan, bebeğin kırmızı kan hücrelerine karşı antikor üretiyor.

Gebelikte kan uyuşmazlığı durumunda annenin antikorları ikinci gebelikte, plasentadan bebeğin dolaşımına geçerek kan hücrelerini öldürmeye başlıyor. Bu süreçte ne kadar çok antikor geçerse, bebeğin anne karnında, kansızlığa bağlı kalp yetmezliği ve buna bağlı ölüm riski de o kadar artar. Böyle bir durumda hem anneyi hem de bebeği korumak için en uygun çözüm, annenin bağışıklık sistemi bir kez uyarıldıktan sonra geri dönülmez bir şekilde yabancı kırmızı kan hücrelerine karşı antikor ürettiği için, bu uyarının oluşmaması sağlamaktır.Uyarılma işlemi ilk doğumda %1 oranında oluşurken, doğum dışında yanlış kan nakli, kan ile bulaşmış cerrahi aletler ile girişim veya enjeksiyonlara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı meydana gelebiliyor. Bu sebeple de kan grubu Rh (-) olan her anne adayı, hamilelik sürecinin başında anti-Rh antikorlar açısından araştırılmalıdır.

Kan uyuşmazlığından korunmak için;


  • Gebelik öncesinde eşlerin kan grupları tespit edilmeli,
  • Rh uyuşmazlığı saptanırsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla tekrarlanmalı,
  • Gerekli görülürse ilk gebelikte 28. haftada erken korunma iğnesi yapılmalı,
  • Bebeğin kan grubu Rh pozitifse; sonraki gebeliklerde bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin iğnesi 72 saat içinde yapılmalı,
  • Anne adayı duyarlı hale gelirse bebeğin sağlığı riske girer. Bundan dolayı gebeliğin ilerleyen aylarında; kandaki antikor düzeyleri kontrol edilmeli, antikor düzeyi yüksekse, özel testlerle bebeğin sağlığı takip edilmeli,
  • 3 aydan sonra gerçekleşen düşüklerde immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalı,
  • Kürtaj durumunda Rh hiperimmunglobulin müdahaleden önce yapılmalıdır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
  • Emine yıldız :

    10 Ocak 2020

    Merhaba Hocam.eşimle kan uyuşmazlığımız var .ben (Emine) 0rh (_) ….eşim Arh (+).ilk gebeliğimde 2defa ,birde doğumda rhogam yapıldı.şuanda İkinci gebeligim ve 10.haftam .5+5 günlük iken az kanamamdan dolayı rhogam yapıldı.ama 3gün önceki kan testimde indirekt coombs 1/16 oranında pozitif.:( bundan sonraki süreçte ne yapmalıyım.:( 🙁 🙁

     Cevapla
  • Eda :

    20 Aralık 2019

    Merhaba .
    Eşimle kan uyuşmazlığımız var ilk gebelik kürtaj ile sonuçlandı ve kan uyuşmazlığı iğnesi vurulmadım . 2. Gebelikte süre sınırı var mıdır? Ne zaman hamile kalmalıyım ?

     Cevapla
  • Elif yalçın :

    16 Aralık 2019

    Merhaba hocam.benim ikinci evliliğim .ilk eşimden 2 çocuğum var şuan da gebeyim eşimle kan uyuşmazyığı var ilk gebeliğimde sorun olurmu iğne fln yaptırmamız gerekiyormu acaba

     Cevapla
  • Elif Gecmez :

    18 Kasım 2019

    Merhabalar hocam geçtiğimiz ay gebelik tespit edildi beta HCG değeri az yükselip kanama başlayınca kuretaj kararı alındı kuretaj yapıldı sat a göre 4 hafta 1 gunluktu eşim ile kan uyusmazligimiz var bunun için iğneyi ben uyarınca yapıldı 72 saat geçmişti bir sonraki hamilelikte bununla ilgili bir sıkıntı yaşanır mı tekrar kan uyuşmazlığı iğnesi ne gerek duyulurmu

     Cevapla
  • Murat Karakaya :

    18 Ekim 2019

    Hocam merhaba. Eşim ikinci çocuğa hamile ve aramızda Rh kan uyuşmazlığı bulunmaktadır. Şu an da 6 haftalık gebe yaptığımız test(indirekt coombs) sonucu negatif. Bu aşamadan sonra yapmamız gereken birşey var mı? Bu testin ilerleyen aylarda tekrar yapılması gerekir mi? Sonradan testin pozitif çıkma ihtimali var mı?

     Cevapla
  • Özlem Turgut Doğan :

    04 Eylül 2019

    Merhaba hocam, koruma amaçlı yapılan iğne gerekli görülürse 28.haftada yapılır diye belirtmiştiniz. Bu gereklilik halini biraz açıklar mısınız? Hangi durumlarda koruma iğnesi yapmak gerekir?

     Cevapla
  • Bahar Ulutürk :

    25 Mart 2019

    Merhaba ben lekelenme nedeni ile 10 yada 12.haftada acile gittim ve kan uyuşmazlığı için iğne yapıldı. 16.haftamda ve 23.haftamda yapılan indirekt coombs tahlili sonuçlarım +3 pozitif. 16.haftamda doktor iğne sonrasında pozitif çıkmasının normal olduğunu söyledi. 23.haftamda da pozitif çıktı. Ayrıntılı ultrason sonuçlarım bebek sağlıklı. Hala iğnenin etkisiyle mi pozitif çıkıyordur.

     Cevapla
  • Evrim@ :

    24 Nisan 2017

    Hocam iyi günler ben Rh(-)negatif eşim Rh(+)pozitif gebelik için engel mi? Veya gebe kalmadan önce heran gibi birsey kullanmak gerekir mi?\r\nEşimde hareketsizlik mevcut kullanmasini önereceginiz birsey varmı..E300 kapsul kullandı ama sonuç hayla gebelikle sonuçlanmadi 5 yıldır evliyiz yardimcı olursaniz sevinirim saygılar

     Cevapla
  • Murat :

    25 Mayıs 2016

    Bülent Hocam pazar günü dünya evine gircem ben hpt b hastasıyım eşimle kan uyuşmazlığı olurmu\r\nBizim çocuğumuz olurmu kafamda hep bir soru işareti var\r\nTedavi si var mı bana yardımcı olursanız çok sevinirim

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      25 Mayıs 2016

      Merhaba, \nÜlkemizde Hepatit B taşıyıcılık oranı %3-7 arasındadır. Normal olarak 45-180 gün arası değişen bir kuluçka süresi vardır. Kuluçka süresince özellikle vücut sıvıları oldukça bulaşıcıdır. En önemli ve yaygın bulaşma yolu korunmalı da olsa cinsel ilişkidir, çünkü ter ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla da virüsün bulaşı olabilmektedir. Kan ve kan ürünlerinin nakli, kirli enjektörlerin kullanımı, yeterli sterilizasyonun yapılmadığı cerrahi girişimler, kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür setleri, tıraş bıçakları, makaslar, steril olmayan aletlerle yapılan sünnet, kulak delme işlemleri ve ortak kullanılan diş fırçaları Hepatit B virüsünün bulaşmasına sıklıkla aracılık etmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında Hepatit B virüsü bulaşabilir(perinatal geçiş). En etkili korunma yolu aşıdır. Aşının koruyuculuğu %90-95’tir. Eğer koruyucu düzeyde antikor titresi elde edilmişse koruyuculuk %100’e ulaşır. Aşılama taşıyıcılara veya aktif hasta olanlara yapılmaz. Bu nedenle eşinizin Hepatit B aşısı yaptırmasını önermekteyim. Doğum sonrası yenidoğana ilk 24 saat içinde Hepatit B aşı+ HBIG uygulanması halinde koruyuculuk: %85–95, sadece hepatit B aşısı yapılması halinde ise %70–95’ dir. Anne ya da baba HBsAg (+) ise ilk 6-12 saat içerisinde yenidoğan bebeğe HBV aşısı ve HBIg uygulanır ve devamında bebek rutin aşılama programına alınır. Doğum sonrası aşılama neonatal infeksiyondan bebeği %90 oranında korunmaktadır. Bebeklerde HBsAg ve Anti-HBs kontrolünün ise 9-18. aylarda yapılması önerilmektedir.\nSizin ve eşinizin kan grubunu paylaşmamışsınız. Bu nedenle sizde bir kan uyuşmazlığı olup olmadığı ile ilgili bir yorum yapmamız doğru olmaz. Anne adayınının kanının Rh(-), baba adayının kanının da Rh(+) olduğu durumlarda Rh uygunsuzluğundan bahsedilir.\nSaygılarımla, \nProf. Dr. M. Bülent Tıraş

       Cevapla
Benzer Yazılar