Paylaş:

Birçok kadın için, hamilelik ve yeni bir bebeğin doğuşu müjdeli bir haberdir ama her kadın için aynı şey geçerli değil. Son zamanlarda yaygın görülen bir durum olan, doğum sonrası (postpartum) depresyon; bebeğin doğumundan sonra oluşan aşırı üzüntü ve asabiyet olarak tanımlanabilir. Ama hamilelikte depresyon hakkında ne biliyorsunuz?

Hamilelikte depresyon düşündüğünüzden daha yaygındır: Hamile kadınların % 14 ila % 23’ü depresyon belirtileri yaşar. Amerika Preventive Services Task Force, tüm hamile kadınların ve yeni doğum yapan annelerin depresyon için taranmasını önerir ve bu, genel bir sağlık sorunu olduğunun kanıtı sayılabilir. Bununla birlikte, hamilelik sırasında depresyonu tedavi etmek, özellikle antidepresanların kullanımı ile ilgili bir takım soruları gündeme getirmektedir.

CDC’den gelen bir rapora göre, sadece ABD’de, her yıl  tahmini bir milyon hamile kadın antidepresan kullanıyor. Çalışmada, üreme çağındaki 5.8 milyon özel sigortalı kadının kayıtlarına bakılmış ve bunların % 15.4’ünün antidepresan kullandığı tespit edilmiştir.

Yine sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda yaklaşık 7.5 milyon kadının hamile olduğu ve bunların yaklaşık yarısının istenmeyen hamilelik olduğu göz önüne alındığında, fetüsün daha hamileliğin başlarından itibaren antidepresanlara maruz kaldığını düşünmek yanlış olmaz.

Gerçek sayı daha yüksek olabilir, çünkü önceki çalışmalarda, devletin sağlık sigortası sağladığı kadınlarda antidepresan kullanımının daha yaygın olduğu belirtilmiştir ve bu kadınlara ilişkin veriler rapora dahil edilmemiştir.

Selektif Serotonin Gerialım İnhibitörleri (SSRI) ve Doğum Kusurları

CDC raporu, en yaygın olarak reçete edilen beş antidepresandan dördünün selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI): Sertralin (Zoloft), sitalopram (Celexa), essitalopram (Lexapro) ve fluoksetin (Prozac) olduğunu buldu. Çalışmacılar ayrıca, selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) ile beyin ve kalp sorunları gibi doğum kusurları arasında olası bir ilişki olduğunu öne süren son birkaç çalışmayı da aktardı. Uzmanlar, hamilelikte selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) kullanımının ciddi bir sağlık sorunu olduğunu düşünüyorlar.

Planlanmamış gebeliklerdeki yüksek oran; hamilelikte antidepresan kullanımının güvenliği veya riski hakkında yeterli bilgi eksikliği, erken gebelik sırasında bazı antidepresanların kullanımı ve majör doğum kusurlarının ortaya çıkması ile ilgili bir ilişki olduğu bildirildi. Bu endişe, CDC’nin hamilelikte antidepresan kullanımının güvenliği konusunda daha fazla ve daha iyi araştırmalar yapmaya yönelik girişimini desteklemektedir.

Ancak bu kadar basit değil ve bazı uzmanlar daha geniş bir görüşe sahip

Ancak hamile kadınları (perinatal psikiyatristler) tedavi eden tüm psikiyatristler bu sonuçlarla aynı fikirde değil. Harvard’a bağlı Massachusetts Hastanesi Kadın Ruh Sağlığı Merkezi’nin direktör müdürü Dr. Marlene P. Freeman, bu konuda pek çok çalışma bulunduğunu ve bunların çoğunun; hamilelik sırasında selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) kullanımının doğum kusurlarına neden olduğunu göstermediğini söylüyor.

Freeman, makalede hiç bahsedilmemiş olan bir ilaçtan endişe duymaktadır: Genellikle bipolar bozukluk, nöbet ve migren için reçete edilen valproik asit (Depakote).

“Bu, nöral tüp defektleri ve çocuklarda zayıf nörokognitif sonuçlar konusunda önemli bir riskine oluşturmaktadır” diyor. (Nöral tüpün hasar görmesi, çocuklar için gelişimsel ve öğrenme problemleri ile sonuçlanabilir.) Ayrıca, tüm gebeliklerin yaklaşık yarısının planlanmış bir gebelik olmadığından ve nöral tüpün hamileliğin çok erken aşamalarında oluşmasından dolayı, hasarın daha önce de oluşabileceğine dikkat çekmektedir. Çünkü kadınlar hamile olduklarını bile bilmiyorlar.

Hamilelikte Antidepresan Kullanımının Riskleri ile Faydalarını Bilmek

Çalışmanın yazarları; “Depresyonda olan kadınların; çok fazla sigara içme, aşırı ve yoğun alkol tüketme, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi sorunlar yaşama olasılığının yüksek olduğunu ve bunun da  hamilelik sırasında gelişmekte olan bir fetüse yönelik riskler oluşturabileceğini” kabul ediyorlar.

Dr. Freeman bu konuda çalışma yazarları ile hemfikir ve ekliyor: “Hamilelikte antidepresan kullanımı ile ilgili varsayımsal riskler ile antidepresanın veriliş amacı olan sorunu tartmalıyız”

Başka bir deyişle, doktor bir antidepresanı ne zaman reçete ettiyse, antidepresanla tedavinin zararına karşı hastalığın potansiyel zararlı etkilerini tartmak zorunluluğu doğmaktadır. Şiddetli depresyonu olan hamile kadınlar için, ilaç kullanmamak, kabul edilemez bir zarar riski oluşturabilir.

Eğer hamileyseniz ve bir depresyon yaşıyor olabileceğinizi düşünüyorsanız, özellikle depresyon veya diğer akıl sağlığı sorunları (örneğin, anksiyete) teşhis edilmişse, doktorunuzla konuşun. Antidepresan kullanırken hamile kalmayı düşünüyorsanız, doktorunuzla konuşmanız yine iyi bir fikir olabilir.

Tedavi edilmeyen depresyon hem anne hem de gelişmekte olan çocuğuna zarar verebilir, bu nedenle tüm tedavi seçeneklerini araştırmak önemlidir. Bazı kadınlar için antidepresanların yararları, potansiyel risklerden ağır basabilir ve bazı ilaçlar muhtemelen diğerlerinden daha güvenlidir.

https://www.health.harvard.edu/blog/antidepressants-and-pregnancy-201605199641

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar