Paylaş:

Hamilelik dönemi, anne adayının yaşamını, ruhsal durumunu, fiziksel özelliklerini, zihinsel dünyasını, hemen her şeyini değiştirmektedir. Gebeliğin gerçekleşmesiyle birlikte salgılanmaya başlanan gebelik hormonları, anne adayının vücudunda sıra dışı pek çok durum ortaya çıkmasına sebep olur. Vücudun daha öncesinde alışkın olmadığı hızda ve miktarda alınan kilolar ve hassaslaşan ruhsal, fiziksel denge yapı dolayısıyla anne adayının vücudunun uyum sağlaması gereken pek çok husus bulunmaktadır. Bu sebeple de vücudun değişik bölgelerinde zaman zaman şiddeti artan ağrılar yaşanması, günlük rutin aktiviteleri yaparken bile zorlanmak normal karşılanır.

Hamilelik döneminde anne adayının ağrılar hissetmesi kaçınılmaz bir durumdur. Bu ağrılar genellikle kasıklarda, karın alt bölgesinde, bacaklarda ve göğüste hissedilir. Hamilelikte yaşanan bu ağrıların her biri ayrı bir önem taşıyor, uygun ve doğru yaklaşımlar uygulanarak ağrıları tamamen yok etmek değil, ancak azaltmak yönüne gitmek gerekiyor. Unutulmamalıdır ki; gebelikte hissedilen ağrıları tamamen bitirmek mümkün değildir, azaltmak ve daha hafif düzeyde hissetmek kesinlikle mümkündür. Hamilelikte göğüs bölgesinde ve memelerde yaşanan değişimler ve buralarda hissedilen ağrıları hafifletme yollarına bakmakta fayda var.

Hamilelikte göğüslerde hangi değişiklikler olur?

Gebelik gerçekleştiği andan itibaren anne adayı göğüslerinde birtakım değişiklikler yaşamaktadır. Ancak daha adet gecikmesi olmadığından genellikle ilk haftalarda gebelikten şüphelenmez ve göğüslerdeki değişikliği daha çok adet döneminin başlamak üzere olmasına bağlar. Oysaki gebelik olayının, vücutta en çok ve aslında ilk olarak etkilediği bölümlerden birisi göğüslerdir. Gebe kadınları göğüslerde yaşanması muhtemel pek çok değişim beklemektedir.

  • Göğüslerde büyüme

Yukarıda da belirtildiği gibi gebelik başladığı andan doğuma kadar, hatta doğumdan sonraki süreçte de göğüslerde sayısız değişiklik olur. Bunlardan en belirgin olanı, gözle görünür olanı da kesinlikle göğüslerdeki büyümedir. Bu büyüme anne adayının bebeğini emzirebilmesi için süt üretiminde, süt kanallarının büyümesine bağlı olarak göğüslerin hacminin artmasından kaynaklanır. Memeler kısa sayılabilecek bir süre içinde büyüdüğü için de ciddi bir hassasiyet gelişir. Dolayısıyla da göğüslerde bir ağırlaşma, bir gerginlik hissedilebilir. Göğüslerdeki büyüme her gebelikte belli bir oranda görülmekte ve anne adayının sağ ve sol memelerinin büyüme oranı arasında da fark olmaktadır.

  • Cilt altında damarlanmalar oluşması

Gebelik boyunca anne adayı, sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeyi hayal ederken, bir de doğduktan sonra bebeğini yeterince emzirebilmek ister. Bu bağlamda gebeliğin başlangıcından itibaren her geçen gün büyümeye devam eden göğüslerin cilt altında damarlanmalar oluşur ve var olan damarlar doğuma doğru daha görünür hale gelebilir. Gebelikte memelerin cilt altında damarlanmalar olması rutin ve normal karşılanır.

  • Göğüs uçlarının koyulaşması

Doğumdan sonra bebeğin rahatlıkla emebilmesi için, annenin göğüslerinden sütün yeterince salgılanması gerekmektedir. Bu amaçla da anne adayının göğüsleri, gebelik boyunca bu duruma hazırlanır. Emzirmeye hazırlanan göğüslerde; göğüs uçları büyür ve hassaslaşır, rengi koyulaşır ve hatta göğüs uçlarında kararmalar olur. Bu şekilde doğum yaklaştığında anne adayının göğüs uçları koyu kahverengiye dönüşür. Çoğu zaman anne adaylarını rahatsız eden bu renk değişimi, doğumun gerçekleşmesinin ardından hormonlar normale döndüğünde kendiliğinden eski rengini alacaktır.

  • İlk sütün gelmesi

Hamilelik süresince göğüslerde ve göğüs uçlarında yaşanan değişimler zaman zaman anne adayını rahatsız edebilir. Ancak kesinlikle göğüsleri ve göğüs uçlarını çok fazla ellememek, sıkmamak, kimyasal içerikli temizleyiciler ya da mendillerle temizlememek gerekiyor. Çünkü bu süreçte göğüsler doğum sonrasında bebeği beslenmeye hazırlanıyordur, yaşanan değişimlerin hepsi gayet normaldir. Bu bağlamda göğüs uçlarından kimi zaman az miktarda süt ya da süt benzeri bir sıvı gelmesi de normal karşılanabilir. Hamileliğin sonlarına doğru gelen bu sıvıya kolostrum ya da başlangıç sütü adı verilmektedir. Göğüslerden akan bu ilk süt berrak veya sarımsı renkte olan, bebek için çok besleyici ve bağışıklık sistemini güçlendirici bir sıvıdır. Tüm bunların yanında gebeliğin her hangi bir döneminde anne adayının göğüs uçlarından kanlı, koyu kahverengi bir sıvı gelmesi çok ciddi bir sorun olabileceğine işarettir ve böyle bir durumda zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

  • Göğüs uçlarında çıkıntılar oluşması

Hamilelik döneminin sonlarına doğru, anne adayının göğüs uçlarının üzerinde küçük çıkıntılar meydana gelir. Bu çıkıntılar, Montgomery tüberkülleri olarak adlandırılmakta ve gebelik boyunca göğüs ucu sağlığını korumaya yardımcı olmak için besleyici ve koruyucu yağ salgılamaktadır. İşte bu sebeple de anne adayları göğüs uçlarını gebelik süresince ve doğumdan sonra da sabunla ya da diğer temizleyicilerle değil, sadece ılık su ile sık sık temizlemeliler ve iyice kurulamalılar.

  • Göğüs uçlarının kuruması

Gebeliğin başından itibaren göğüsler yavaş yavaş büyür ve göğüs cildi gerildikçe, özellikle göğüs uçlarında kuruma meydana gelebilir. Oluşan bu kuruluk sebebiyle anne adayları çoğu zaman göğüs uçlarını kaşır ve bu da ciltte tahrişe sebep olur, anne adayının canı acır. Bu sorunları önlemek için anne adayları göğüslerini gün içinde ılık su ile temizlemeli, yumuşak pamuklu bir bezle kurulamalı ve özellikle de akşamları uygun nemlendirici kremlerle, doğal yağlarla nemlendirmelidir.

Hamilelikte göğüslerde büyüme, ağrı ve koyulaşma ne zaman başlar?

Her gebelikte rutin olarak anne adayları; göğüslerde büyüme, şişme, hassaslaşma, ağrı, acıma gibi değişimler yaşarlar. Göğüslerde yaşanan değişiklikler genellikle gebeliğin ilk haftalarında başlar ve gebeliğin sonuna kadar, hatta doğum sonrasında emzirme döneminde bile devam eder. Ancak meme uçlarındaki rengin koyulaşması daha ileri aylarda meydana gelir ve o da doğuma kadar devam eder. Bu konuda bireysel farklılıklar olsa da genel olarak bu şekilde seyreder.

  • Göğüslerde ağrı

Hamilelik döneminde göğüs ağrısı, en erken dönemde yaşanmaya başlar ve 9 aylık süre boyunca da zaman zaman artan şiddette devam eder. Uzmanlar göğüslerde hissedilen ağrının hamileliğin erken dönem göstergelerinden birisi olduğunu ve genellikle normal dışı bir sebepten kaynaklanmadığını belirtmekteler. Özellikle de adet dönemlerinde sıkça göğüs ağrılarından şikayet eden kadınların gebeliğin ilk üç ayı içerisinde göğüs ağrılarını daha fazla yaşadığı da bilinmektedir. Anne adayında gebelik hormonlarının salgılanmaya başlaması ile birlikte göğüslerde şişme ve hassasiyet artmaktadır. Gebeliğin başından sonuna kadar kimi zaman hafif, kimi zaman da şiddetli olarak yaşanan göğüs ağrısı çoğunlukla gebeliğin 2. ve 6. haftalarında daha belirgin şekilde hissedilir. Tıpkı hamileliğin diğer semptomları gibi göğüs ağrısı da her anne adayında farklı haftalarda ve farklı şiddette hissedilebilir. Çünkü her kadının vücut tipi ve hormonlara verdiği tepki farklı olabiliyor. Bu bakımdan anne adaylarının yaşı ve hamile kaldığı dönmeler aynı olsa bile gebelik, her kadında genel olarak aynı seyretse de farklı belirtiler ve şikayetler ortaya çıkabiliyor.

Hamilelikte göğüs ağrısı neden olur?

Hamilelikte zaman zaman göğüslerde ağrı hissedilmesi normal bir durumdur ve çok şiddetli olmadıkça, anne adayının günlük yaşamını olumsuz etkilemedikçe de bu sorundan rahatsız olmaya, endişelenmeye gerek yoktur. Zira her bir faktörün normal seyrettiği ve gebeliği takip eden doktorun her hangi bir risk görmediği gebeliklerde rutin olarak göğüs ağrısı yaşanır. Hamilelikte yaşanan göğüs ağrılarının en yaygın sebeplerinden birisi iyi huylu meme değişiklikleridir ve bu bağlamda gebeliğin doğal sürecinde yaşanan meme dokusundaki değişimler ve oluşan küçük kistler ağrıya yol açabilir. Bu süreçte hormonların dengesiz salgılanması, süt üretiminin olması, göğüs hacminin artması, göğüslerin büyümesi, göğüs derisinin gerilmesi ağrıya sebep olur.

  • Hormonların dengesiz salgılanması

Gebelik gerçekleştiği andan itibaren anne adaylarının vücudunda bebeğin anne karnındaki gelişimini sağlamak için gebelik hormonları salgılanmaktadır. Vücut bu hormonlar sayesinde kendini gebeliğe hazırlar ve bebeği büyütürken tüm organlar bu değişimden farklı düzeylerde etkilenmektedir. Özellikle de östrojen hormonunun salgılanma seviyelerindeki hızlı değişim ve dengesizlik sonucu göğüslerde ağrı hissedilmesi normaldir. Ancak anne adayının hissettiği bu ağrılar kesinlikle dayanılabilir düzeydedir ve anne adayı buna kolaylıkla alışır.

  • Göğüslerdeki sızıntılar

Gebelik boyunca göğüsler kendini emzirmeye hazırladığı için pek çok değişimden geçer. Bu bağlamda hamileliğin başında çok az, ikinci veya üçüncü 3 aylık dönemlerinde ise çok fazla miktarda ve sık sık göğüslerden sızıntı olur. Bu sızıntıların olduğu dönemde de göğüslerde ağrı hissedilmesi normaldir. Çünkü göğüsler süt üretmeye hazırlık aşamasında olduklarında çok ciddi anlamda bir değişimden geçmekteler ve bu durum çok şiddetli olmamakla birlikte ağrıya yol açmaktadır.

  • Göğüslerdeki büyümeler

Gebeliğin başından sonuna kadar anne adaylarının göğüsleri yavaş yavaş büyümeye ve süt üretmeye devam eder. Çünkü gebelikte ve doğum sonrasında göğüslerin en önemli fonksiyonu süt üreterek bebeği beslemektir ve bunlar bebek için hayati önem taşırken, anne için de çok önemlidir. Gebelik gerçekleştikten sonra vücudun gebeliğe ve doğuma hazırlanma aşamalarından birisi olarak göğüslerin büyümesi rutin olarak yaşanan bir durumdur. Anne adayının göğüslerindeki süt üreten hücreler ve süt bezleri gebelik boyunca oluşumunu devam ettirir ve doğumdan sonra bu süreci tamamlar. Dolayısıyla da anne adayının göğüslerinin boyutu değişir, ciddi anlamda bir büyüme gözlenir. Ayrıca hamilelik ilerledikçe de göğüslerde daha fazla yağ ve katman birikecek, göğüslerde belirgin şekilde değişiklikler olacaktır. İşte bu değişimlerin hepsi bir araya gelince anne adayına göğüslerin büyümesi ve zaman zaman şiddetlenen ağrı şeklinde geri dönmektedir.

Hamilelikte göğüslerde ağrı ve kaşıntı rutin bir şikayettir!

Hamilelik; anne adayının vücudunda östrojen, progesteron ve prolaktin hormonlarının artması demektir. Vücutta tüm bu hormonların salgılanması, giderek artması da tıpkı diğer organlarda olduğu gibi göğüslerde de değişimlere sebep olur. Bu bağlamda hamilelik döneminde göğüslerde büyüme, dolgunlaşma, ağırlaşma, gerilme, şişme gibi şikayetler kaçınılmazdır. Hamilelikte salgılanan hormonların etkisiyle anne adayının göğüsleri ve göğüs uçları büyüyor ve göğüs uçlarının rengi de koyulaşıyor, koyu kahverengi bir renge bürünüyor. Göğüslerin hacminin artması da meme cildinde gerilmeye sebep olduğu için göğüslerde beyaz renkli, ince çizgiler halinde çatlaklar meydana gelmesi de normal karşılanabilir. İşte tüm bunlardan dolayı da göğüslerde ağrı, sızı, kaşıntı gibi semptomlar olması normaldir. Ancak göğüslerin büyümesinden, cildin gerilmesinden kaynaklanan çatlakların doğumdan sonra kendiliğinden gitmesi, kaybolması mümkün değildir. Bu sebeple de kadınlar bir ömür boyu bu çatlaklarla yaşamak istemezler. İşte bunları önlemek için anne adayları hamile olduklarını öğrendikleri andan ta ki doğum yapıncaya kadar gebelikte en çok büyüyen yerler olan göğüslere, karın bölgesine ve basenlere her gece yatmadan önce besleyici doğal yağlarla, nemlendirici kremlerle masaj yapmalılar. Bu şekilde cildi nemlendirerek gebelik çatlaklarını önlemek mümkün olabilir, hiçbir çatlak olmadan gebelik süreci sorunsuz tamamlanabilir. Bunun için anne adaylarına E ve C vitamini açısından zengin olan doğal zeytinyağı, buğday yağı ve badem yağı kullanılması önerilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar