Antral Foliküller ve Doğurganlık Arasındaki İlişki

Kadın üreme sisteminde bulunan yumurtalıklarda yer alan yumurtalık folikülü, olgunlaşmamış yumurta ya da oosit içeren sıvı dolu bir kesedir. Yumurtlama sırasında foliküllerden birinden bir adet olgunlaşmış yumurta bırakılır. Her adet döngüsünde birkaç adet folikül gelişmekle birlikte normalde bunlardan yalnızca bir tanesi yumurta bırakır. Folikül, yumurtlama sonrası korpus luteum’a dönüşür.

Olgunlaşmış yumurta bırakmayan foliküller, atrezi olarak bilinen bir süreçte parçalanır. Yumurtalık foliküllerinin yaklaşık yüzde 99’u parçalanır ve yumurta bırakacak kadar olgunlaşmaz.

Doğurganlık tedavilerinde foliküllerin gelişimi izlenir. Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların uyarılmasıyla yumurtalıkların aynı anda birkaç adet olgunlaşmış folikül geliştirmeler sağlanır. Antral folikül sayımı (AFC) olarak da bilinen ultrason ile doğurganlık test edilebilir. Bu sayede yumurtalık rezervi değerlendirilebilir.

Antral Folikül Nedir?

Yumurtalıklarınızda kaç tane folikül olduğunu biliyor olsaydınız, kaç tane yumurtanız kaldığını tahmin edebilirsiniz. Ancak bunlar gözle görülemeyecek kadar küçük oldukları için yumurtalıklarda kaç tane folikül olduğunu belirlemek zordur. Bir folikül ancak belli bir aşamaya ulaştığında ultrason yardımıyla görülebilir.

Foliküller başlarda çok küçüktür. Başlarda 25 mikrometre, yani 0,025 milimetre olan folikülleri görmek mümkün değildir. Bu foliküller hormonal sinyallerle uyandırılarak olgunlaşmaya başlar. Hayatta kaldıkları sürece bir sonraki aşamaya geçmek üzere gittikçe büyürler.

Folikül üçüncü aşamaya geldiğinde içerisinde folikül antrum olarak bilinen sıvı dolu bir boşluk oluşur. Antrumu bulunan foliküllere antral folikül adı verilir ve bunların çapları 2 ila 10 mm arasındadır.

Antral foliküller ultrason ile görülebilir. Araştırmalara göre yumurtalıklardaki aktif antral folikül sayısı ile yumurtalıklarda kalan potansiyel yumurta sayısı ilişkili olmaktadır. Yumurtalıklarda toplamda kaç folikül olduğunu ultrasonla dahi tespit etmek mümkün olmasa da yumurtalıklarda antral folikül sayısının az olması durumunda yumurtalık rezervlerinin düşük olması mümkündür.

Antral foliküler, kan dolaşımında bulunan anti-müllerian hormonun (AMH) yüksek seviyelerde olması sağlar. Bu nedenle AMH seviyeleri ölçülerek de yumurtalık rezervi değerlendirilebilir. AMH, FSH ve östradiolden farklı olarak adet döngüsünün herhangi bir aşamasında ölçülebilir.

Antral Folikül Sayımı Ne Demek?

Antral folikül sayımı, adet döngüsünün 2. ila 5. günleri arasında transvajinal ultrason ile yapılır. Bu test doğurganlık muayenesinin bir parçası olarak gerçekleştirilebilir.

Antral folikül sayımı sırasında ultrason ile yumurtalıklara bakılır ve yumurtalıklarda 2 ila 10 mm arasında olan foliküller sayılır. Doktorunuzu bu testi aşağıdakiler hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla isteyebilir:

  • Yumurtalık rezervlerini değerlendirmek
  • Erken yumurtalık yetmezliği teşhisi koymak
  • Polikistik over sendromu teşhisinde yardımcı olmak
  • Yaşa göre doğurganlığı belirlemek

Antral Folikül Sayısı Kaç Olmalı?

Antral folikül sayısının yaş ile birlikte azalması normaldir. Yani 25 yaşındaki biri için normal olan sayı, 38 yaşındaki biri için normal değildir. Bununla birlikte antral folikül sayısının 3 ila 6 arasında olması düşük olarak kabul edilmektedir.

Yapılan bir araştırmada doğurgan oldukları kanıtlanmış kadınlarda şu özelliklerin bulunması gerektiği belirlenmiştir:

  • 21 ila 35 gün arasında değişen düzenli adet döngüsüne sahip olmak
  • Yumurtlamak (bazal vücut sıcaklığındaki artış ile kanıtlanmıştır)
  • Geçmişte, bir yıl içerisinde çocuk sahibi olmuş olmak
  • Bilinen hormonal ya da endokrinolojik hastalığın olmaması
  • Çalışmadan en az iki ay önce doğum kontrol yöntemlerini bırakmış olmak

Araştırmaya göre antral folikül sayısı şu şekilde belirlenmiştir:

Yaş aralığı Ortalama AFC En düşük AFC En yüksek  AFC
25-34 15 3 30
35-40 9 1 25
41-46 4 1 17

 

Yumurtalık rezervinizin düşük olması, hamile kalamayacağınız anlamına gelmez. Ancak yumurtalıklarınızın, daha iyi yumurtalık rezervine sahip kadınların doğurganlık ilaçlarına verdikleri kadar iyi yanıt veremeyeceği anlamına gelir.

40 yaşından önce çok düşük antral folikül sayısına sahip kadınlar erken yumurtalık yetmezliği tanısı alabilir. Kadın yaşlandıkça sahip olduğu antral folikül sayısı doğal olarak azalış gösterir. Antral folikül sayısının aşırı fazla olması, polikistik over sendromunun göstergesi olabilir.

Adet Döngüsü ve Foliküller

Adet döngüsü iki ana bölümden oluşur: foliküler faz ve luteal faz. Foliküler fazda gelişimin üçüncü aşamasında olan foliküller devreye girer ve yumurtlamanın gerçekleşeceği süreç başlar.

Bu süreçte yalnızca bir ya da iki folikül tam olarak olgunlaşacak ve bir ya da iki yumurta bırakılacaktır. Doğurganlık ilaçları kullanıyorsanız, birden fazla folikül yumurtlama aşamasına ulaşabilir.

Foliküllerin sorumlu olduğu süreçler şunlardır:

  • Oogenezden geçmekte olan oositin beslenmesi ve korunması
  • Temel üreme hormonlarının salgılanması
  • Yumurtlamadan sonra korpus luteum’a dönüşüm (progesteron hormonunun salgılanmasını sağlar)

Adet Döngüsünde Foliküler Faz

Foliküler faz, adet kanamanızın ilk günü başlar. Adet kanaması, vücudun hamilelik beklentisi nedeniyle oluşturduğu rahim içi dokunun dışarı atılmasıyla gerçekleşir. Adetinizin sonunda rahim içi tabakanız ince olacaktır. Yumurtlamadan sonra bu tabaka tekrar büyüyecek ve kalınlaşacaktır.

Rahim içi tabaka kalınlaşmadan önce adetiniz sırasında yumurtalıklarınız bir sonraki yumurtayı bırakmak için hazırlanır. Bu süreçte yumurtalığınızda 5-6 folikül büyümeye başlar. FSH hormonu, hipofiz bezi tarafından salgılanır. Foliküllerin olgunlaşmasını başlatan bu hormondur.

Foliküller, boyutları büyüdükçe daha fazla östrojen salgılamaya başlar. Östrojen seviyelerinin artması, hipofiz bezine sinyal göndererek FSH üretiminin yavaşlamasını sağlar. Başlarda folikül sayısı 5-6 adet olsa da bunlardan bir (bazen iki) tanesi olgunlaşacaktır. FSH seviyelerinin daha düşük olmasıyla küçük foliküller daha yavaş büyür ve hatta büyümeyi durdururken büyük foliküller ise istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam edecektir.

En sonunda bir folikül baskın hale gelir ve diğer foliküller büyümeyi bırakır ve parçalanır. Folikülün maksimum boyutuna ulaşmasıyla birlikte daha fazla östrojen salgılanır.

Östrojen seviyeleri çok yüksek olduğunda hipofiz bezi LH ya da luteinleştirici hormon üretmesi için tetiklenir. Bu da folikülü gelişiminin son aşamalarını tamamlaması için teşvik eder. Son olarak folikül patlar ve bir yumurta bırakır. Böylece yumurtlama gerçekleşir.

Folikül Büyüklüğü Ne Olmalı?

Kısırlık için tedavi görüyorsanız doktorunuz ultrason ile foliküllerin gelişimini izleyebilir. Ultrason sırasında kaç tane folikül geliştiği de dikkate alınacaktır.

Foliküllerin büyüklüğü milimetre cinsinden ölçülür. Doktorunuz genelde folikülleriniz tam olarak olgunlaşmak üzereyken çatlatma iğnesi (hCG enjeksiyonu) yapmanızı isteyecektir. Bu aşamada foliküller 18 mm civarındadır. Yumurta bırakmak üzere olan folikülün büyüklüğü 18 ila 25 mm arasında olacaktır.

Tüp Bebek Tedavisinde Kaç Yumurta Toplanır?

Tüp bebek tedavisinde çok sayıda foliküle ihtiyaç olacaktır. Bunun için yumurtalıkların birden fazla folikül oluşturmak için uyarılmaları gerekir. Tedavide 8 ila 15 folikülün oluşması idealdir.

Yumurta toplama işlemi sırasında doktorunuz ultrason ve ince bir iğne yardımıyla yumurtaları toplayacaktır. Her folikülde mutlaka kaliteli bir yumurta bulunmayacaktır. Bu nedenle toplanan yumurta sayısı, size daha önceden söylenen sağlıklı folikül sayısından az olursa şaşırmamanız gerekir.

Özet Olarak

Folikül sayısı doğurganlık açısından önemli bir gösterge olmakla birlikte doğurganlığınız hakkında kesin bilgi sağlamayacağını unutmayın. Folikül sayınızın ne anlama geldiğinden emin değilseniz doktorunuzla konuşmayı ihmal etmeyin. Hatta doğurganlık testleri ve aldığınız teşhisle ilgili olarak ikinci bir görüş almaktan çekinmeyin. Gerektiği yerde destek aldığınızdan emin olun. Doğurganlık testleri ve tedavisi stresli bir süreç olduğu için bu süreci tek başınıza atlatmaya çalışmayın.