Paylaş:

Çiftlerin en büyük hayali sağlıklı bir bebeğe sahip olmaktır. Bu amaçla öncelikle doğal yolla gebelik elde edebilmek için uğraşılır, olmaması durumunda üremeye yardımcı tedavi yöntemleri denenir. Gebelik gerçekleştikten sonra ise anne adayını yaklaşık 9 ay 10 günlük, 42 haftalık zaman zaman zorlu, çoğunlukla da heyecanlı bir süreç bekler.  Gebelik dönemi anne adayları için şikayetlerle, heyecanlarla, umutlarla dolu bir süreçtir. Özellikle de ilk gebeliğini yaşayan kadınlar için gebelikteki her şey yeni, çok önemli ve çok anlamlıdır.

Gebelik testi pozitif sonuç verdiği andan sonra öncelikle gebelik kesesini görebilme, sonrasında bebeğin kalp atışlarını duyabilme ve sonraki süreçte her ay bebeğin gelişimini izleme gibi heyecanlar yaşanırken, doğum anı ve sonrası aslında en büyük heyecan sebebidir. Bunların yanında elbette ki bebeğin sağlığının ve gelişiminin gün ve gün nasıl olduğunu bilme isteği de aslında bir miktar endişe kaynağı olur.

Gebelik teşhisinin ardından, anne adayı için önemli olan konu bebeğinin kalp atışlarının duyulacak olmasıdır. Bu konu da anne adayı için farklı bir tedirginlik sebebidir. Çünkü bebeğin kalp atışının duyulması onun yaşadığına ve sağlığına dair çok olumlu bir işarettir. Bu bakımdan bebeğin kalp atışını duymak, hatta kalp atışlarının ne zaman duyulacağını bilmek bile anne adayı için oldukça rahatlatıcı olur.

Gebelikte bebeğin kalp atışı hangi haftada duyulur?

Gebeliğe dair anne adaylarına verilebilecek en önemli tavsiyelerden birisi nasıl ki sağlıklı ve yeterli beslenme ise, bir diğeri de kesinlikle stresten uzak kalmaya çalışmaktır. Bu bakımdan anne adayları bebeğin kalp atışlarını bir an önce duymak için de stres yaşamamalı, kendilerini gerecek bir ruhsal duruma girmemeliler. Çünkü gebelikte stres hem gebeliğin seyrini hem de bebeğin gelişimini olumsuz etkilemektedir.

Unutulmamalıdır ki; stresli bir anne adayı hem kendine, hem de bebeğine zarar verir ve stresli anne adaylarının bebeklerinin zihinsel ve fiziksel gelişimleri daha geriden gelmektedir. Aynı zamanda aşırı stresin gebeliğin en hassas olduğu ilk trimesterda bebeğin sağlığını riske attığı da bilinmektedir. İşte tüm bunlardan dolayı bebeğin ne kalp atışları ne de başka bir gelişimi için stres yapmamak, doktor kontrollerine düzenli olarak devam ederek gelişimi takip etmek en doğru yaklaşımdır.

Gebelikte bebeğin kalp atışlarını duymak çok istenen bir durumken bunun ne zaman duyulacağı da farklılık gösterebiliyor. Şöyle ki bazı anne adaylarında gebeliğin daha 5. haftasında yapılan gebelik kontrolünde bebeğin kalp atışları görülebilirken, çoğunlukla da bu izlenim gebeliğin 6. haftasında gerçekleşir. Rutin gebelik muayenesinde anne adayına yapılacak doppler ultrason sayesinde bebeğin kalp atışlarını dinlemek mümkün olmaktadır. Gebelikte bebeğin kalp atışlarının kesin ve net bir şekilde duyulması ise 10. – 12. haftalarda söz konusu olur. İşte bebeğin kalp atışlarının duyulduğu haftadan itibaren ise gebelik boyunca kalp atışlarının izlenmesi, takip edilmesi gerekmektedir.

Gebeliğin 5. haftasında bebeğin kalp atışlarının izlenebilmesi için daha çok transvajinal ultrason yapılması gerekmektedir. Bu yöntem daha çok riskli gebeliklerde uygulanmakta, normal seyreden gebeliklerde bebeğin kalp atışlarını dinleyebilmek için 10. hafta civarı beklenmektedir. Bu bakımdan anne adaylarının bebeğin kalp atışlarını bir an önce duymak için acele ve ısrar etmemesi, bunun stresini yaşamaması tavsiye edilir.

Gebelikte bebeğin kalp atış ritmi ve kalbinin yapısı farklı dönemlerde değerlendirilir. Fakat bu değerlendirmenin sağlıklı olarak yapılabilmesi için, gebeliğin 20 haftalık olması gerekir. Gebeliğin 20. haftasından sonra bebeğin kalp kapakçıklarında, kalbinde herhangi bir sorun olup olmadığı tespit edilebilir.

Gebelikte bebeğin kalp atışları izlenemezse ne olur?

Gebelikte bebeğin kalp atışları 6 haftadan sonra normal olarak duyulabilir. Bebeğin kalp atışlarının duyulamaması ve izlenememesi durumunda doktor, bebeğin ölü olduğundan şüphe edebilir. Bunun gerçek olup olmadığının tespit edilmesi için de özel ultrason tetkikleri kullanılmaktadır. Eğer bebeğin ölü olduğu tespit edilirse bebeğin kürtaj yapılarak alınması gerekir. Zira ölü bir bebeğin anne adayının rahminde bırakılması anne adayının sağlığını ciddi anlamda tehdit eder.

Gebelikte bebeğin sağlıklı olduğu nasıl anlaşılır?

Gebelikte tüm anne adaylarının en çok istediği şey, bebeğin kalp atışlarını izlemek, kalbinin attığından emin olmak ve hareketlerini hissedebilmektir. Tüm anne adayları bu konularda çok hassastır. Zaman zaman bebeğin kalp atışlarının ve hareketlerin kaybolması, hissedilememesi anne adayının en fazla tedirginlik yaşadığı konuların başında gelir. Gebelik anne adayının içinde yeni bir yaşamın başlaması, kendine ait bir parçanın her geçen gün gelişiyor, büyüyor olması anlamına geliyor. Bunun da en önemli kanıtı kalp atışları ve hareketleridir. Bu bakımdan aslında bebeğin varlığını 5 ya da 6 haftadan itibaren kalp atışlarından ve ortalama 20 – 25 haftadan sonra hissedilen hareketlerden anlamak mümkündür. Aslında bebek 7 haftadan itibaren hareket etmeye başlar. Ancak anne adaylarının birçoğu bu hareketleri nadiren 14. haftadan sonra, genellikle de 20. Haftadan sonra bu hareketleri hissedebilirler.  Yani anne adayları her sabah bebeklerinin hareketleriyle uyanmaya başladıklarında sağlıklı olduğu fikri çok daha sağlam bir şekilde yerleşecektir.

Normal bir gebelikte kalp atışlarının izlenmemesi ne ifade eder?

Bazı gebeliklerde keseyi meydana getiren zar ve plasenta gelişimi normal olmasına rağmen oluşan bu yapı içinde bir bebek izlenemez. Tıbbi deyimle anembriyonik gebelik olarak adlandırılan bu duruma halk arasında boş gebelik adı verilmektedir. Eğer gebelik kesesi var, ancak kesede bir embriyo görülemiyorsa ve bebeğin kalp atışları da izlenemiyorsa boş gebelik olmuştur.

Normal bir gebelikte anne adayının son adet tarihinden itibaren yaklaşık olarak 5 hafta sonra yapılan ultrason muayenesinde kesenin içindeki bebek izlenebilmektedir. Gebelikte embriyonun izlenmesi ve bebeğin kalp atışlarının duyulması genellikle bu dönemde olur. Ancak gebelikte yanlış bir teşhis koymuş olmak çok büyük yıkım olacağı için, doğru bir teşhis koymak için aceleci davranmamak daha doğru olacaktır. Çünkü anne adayının yumurtlama dönemi normalden daha geç olabilir. Bu bakımdan aslında yakın dönemde yapılan tetkik tekrarlanırsa çok daha sağlıklı bir yargıya varılabilir.

Gebelik dışındaki dönemde adet döngüsü düzensiz olan, yumurtlama düzeni farklılık gösteren ya da son adet tarihini doğru olarak hatırlayamayan kadınlarda bebeğin izlenmemesi ve kalp atışlarının duyulmaması sorunu yaşanma riski vardır. Bu tür sapmalar söz konusu ise bebeğin gelişimi de bundan etkilenir ve izlenimler 1-2 hafta sonrasına sarkabilir. Bu sebeple de anne adaylarına boş gebelik tanısı koymadan önce kesenin durumu, yapısı, gelişimi izlenmeli ve mutlaka bir süre beklenmelidir. Zira boş gebelik durumu, yani gebelik kesesinin içinde bir bebek görülememesi durumu herhangi bir belirti vermez. Boş gebelikte anne adayları normal gebeler gibi bir hamilelik dönemi yaşar. Buradaki tek belirti kesenin içindeki embriyonun ve kalp atışının izlenememesidir.

Anne adayına boş gebelik tanısı konursa, acilen gebeliğin sonlandırılması gerekir. Bu zamanında yapılmazsa boş kese, kadında şiddetli ağrı ve kanama gibi sorunlara neden olabilir. ardından da düşük olacağı için daha ağır bir süreç de yaşanabilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar