Paylaş:

kurtaj-dusuk

Kürtaj yani küretaj genel olarak rahmin içindeki istenmeyen gebeliğin tahliyesini sağlayan bir uygulamadır. Bu gebelik sonlandırılması, gebelik terminasyonu ya da dilatasyon küretaj olarak ta tanımlanır. Fakat kürtaj kesinlikle bir aile planlaması yöntemi olamaz. İstenmeyen gebeliğin önlenmesi için, ilk olarak modern aile planlaması yöntemleri kullanılmalı, buna rağmen istenmeyen gebeliğin oluşması halinde, en son çare kürtaja yönelmek gerekir.

Kürtaj hem gebeliğin sonlandırılması için yapılabilir, hem de düşük yapan kişilere rahim içinde bebeğe ait parçaların kalmasında yani gebeliğe ait rahim içi materyalin tam olarak atılamaması durumunda, bunların temizlenmesi amacıyla da yapılabilir. Bu işlem retansiyone küretaj olarak tanımlanır.

Kürtaj gerçek anlamda bütün rahim içinin temizlenmesi olarak tanımlanır. Gebe olmayan fakat uzun süre ve fazla miktarda adet kanaması olan kadınlarda da kürtajla rahim içinin temizlenmesi gerekebilir. Bu tanısal amaçlı yapılan probe küretaj olarak tanımlanır. Buradaki işlemle tanı ve tedavi bir arada uygulanmış olur.

Günümüzde çiftlerin sosyo ekonomik durumlarında olan düşüş nedeniyle, istenmeyen gebeliklerin sınırlandırılması bir ihtiyaç haline gelmiştir. Fakat istenen sayıdaki çocuk sahibi olmak kürtajla değil, etkin bir aile planlamasıyla sağlanmalıdır. Geçmişte kürtajın uygun olmayan malzemelerle, ameliyat ortamıyla ve uzman olmayan kişilerce yapılabildiğinden, istenmeyen sonuçlara neden olabiliyordu. Kürtajdan sonra ölüme neden olabilen kalıntıların kalması, sorunsuz kürtajdan daha çok sayıdaydı. Fakat günümüzde tıbbın ilerlemesiyle bu zararların azaldığı gözlenmektedir.

Kürtajın zararları nelerdir?

Rahimde delinme meydana gelmesi (Rüptür)

Gebelik yaşının kadınlarda giderek artmasıyla bağlantılı olarak, artış gösteren rahim delinmesi sorunu, kürtajın uzman kişilerce yapılması, dikkat ve özenin gösterilmesiyle oldukça az oranda görülmektedir. Rahim olası müdahalelerle delinerek, karın boşluğunda rektum, mesane, bağırsak gibi alanlara kan akışı olabilir. Bu durumda mesanede, bağırsak ve rektumda kalıcı hasarlar ortaya çıkabilir. Kürtaj yapılırken rahim delinmesi tespit edilirse, operasyon hemen sonlandırılarak hasta müşahede altına alınır. Kanama yoksa küçük bir müdahale yapılarak, oluşan delik kapatılır ve hasta gözlem altına alınır.

Kürtaj sonrasında enfeksiyon oluşması

Kürtajın en önemli riskleri arasında, operasyon sırasında ya da operasyonu takip eden dönemdeki bakımların gerektiği gibi yapılmaması durumunda oluşan enfeksiyonlardır. Kürtaj olmayı isterken gereken bakımların özenli bir şekilde yapılmaması nedeniyle meydana gelen enfeksiyon durumunda, bunun rahim kanallarına ve tüplere yayılması halinde buralarda kalıntılar bırakmasıyla olası kısırlık sorunlarıyla karşılaşılabilir. Kürtajdan sonra enfeksiyon oluşmasındaki en önemli etkenler, operasyonun ardından doktorun tavsiyelerine uyulmaması, denize girilmesi, gereken hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, cinsel ilişkiye girilmesi gibi durumlardır. Bu nedenle doktorlar kürtaj sonrası olası enfeksiyonların önlenmesi için, antibiyotik tedavisi uygulamayı tercih ederler.

Parça kalması ( Rast plasenta)

Kürtajda oluşan komplikasyonlar arasında rahim içinde parça kalması da görülebilir. Bunun olduğu ameliyat sırasında fark edilmemektedir. Operasyonu takip eden 5-10 hafta içinde ani şekilde gelişen kanamalarla kendisini belli eden rahimde parça kalma durumunda, hasta yeniden kürtaja alınmaktadır.

Kürtajın ardından gebeliğin devam etmesi

Bu durum genellikle 5 haftadan daha küçük olan gebeliklerde, embriyonun tamamen alınamamasından kaynaklı ortaya çıkmaktadır. Gebeliğe ait parçalar kürtaj sırasında tam olarak boşaltılamadığında, yaklaşık olarak bir hafta sonra yapılan jinekolojik muayenede bunun tespiti yapılabilir. Bu durumda kürtajın tekrarlanmasıyla sorun giderilir.

Rahim içinde kan birikmesi

Uygulanan kürtaj sonrasında rahim ağzı kapatıldığında içerde kan olması halinde, bir süre sonra birikim yapacak olan kan hastada sıkıntıya neden olacak ağrıların meydana gelmesiyle kendini belli eder. Bu durum olursa, rahim ağzına küçük bir kesi açılarak, içeride biriken kan boşaltılır ve hastanın tedavisi sağlanır.

Kürtajın gerçekleşmemesi

Bazı kadınların daha önceden meydana gelmiş olan rahatsızlıkları ya da rahminde olan şekil bozuklukları nedeniyle rahmine müdahale edilemez. Bu durumda kürtaj işlemi gerçekleştirilemez. Anestezi sonrasında rahim ağzı istendiği gibi açılamadığında, anestezinin etkisi yok edilir ve hasta uyandırılır. Daha sonra belirlenen bir tarihte, vajinadan uygulanan bir ilaçla ya da oral yoldan verilen bir ilaçla yeniden rahim ağzının açılması sağlanıp, kürtaj işlemi yeniden denenir.

Adet gecikmelerinin meydana gelmesi

Kadınlarda normal koşullarda adet kanamaları belli bir periyotla devam eder. Kürtajın yapıldığı tarih, kadında adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilerek, bundan sonraki 4 haftada normal periyotta âdetin devamı olması beklenir. Bazı koşullarda âdetin başlaması 60 günü bulsa da, daha fazla âdetin olmaması, gebeliğin devamı ya da gebelik devam etmese de, yapılacak jinekolojik muayeneyle belirlenen bir rahatsızlığın bir habercisi olabilir. Kürtaj sonrasında bu gibi durumlar ortaya çıkarsa, hastaya ayrıntılı bir jinekolojik muayene yapılmalı, sorun belirlenerek, tedavi sağlanmalıdır.

Yapışıklık olması

Kürtajdan sonra olabilecek zararlar arasında, belki de ilk sıralarda olacak yapışıklık durumları oldukça önemlidir. Rahim iç duvarlarında oluşan yapışıklık nedeniyle adet kanamalarının ve diğer kanamaların daha az oranda görülmesi ve bu yapışıklar nedeniyle adet kanamalarının bölgede pıhtılaşma özelliği göstermesiyle birlikte, kanalları tıkama olasılığı sayesinde, kadında kısırlık tehdidi ortaya çıkabilir. Bu tür sorunlar genellikle tecrübesi olmayan uzmanlarca hijyenik olmayan aletlerin kullanılmasıyla gerçekleşen kürtajlardan sonra görülebilir.

Kürtaj sonrası aşırı miktarda kanama olması

Bu sorun genellikle yaşı ilerlemiş ya da gebeliğin iyice büyümüş olması nedeniyle uygulanan kürtaj sonrasında görülür. Kürtaj sonrasında normalden fazla kanama meydana gelmektedir. Büyük gebeliklerde plasenta rahme daha fazla sayıda noktadan bağlı olduğundan, kanama miktarı fazla olmaktadır.

Düşük sonrası kürtaj (Retansiyone küretaj)

Gebeliklerin düşükle sonuçlanması nedeniyle yapılan kürtaj, retansiyone küretaj olarak tanımlanır. Burada amaç düşük sonrası rahim içinde kalan gebeliğe ait parçaların temizlenmesidir. Düşükle sonuçlanan gebeliklerde anne adayları psikolojik açıdan oldukça uzun dönemde bunun etkisinden kurtulabilir. Burada yaşanan ağır travma, gebeliğin anneden ya da bebekten kaynaklı sebeplerle sonlandırılmasının üstüne, rahimde kalan kalıntıların kürtajla alınması gerektiğinin anlatılması çok kolay olmaz. Burada yeniden rahme müdahale edilmesi çok sıkıntılı bir işlemdir. Düşük olması halinde, yapılan muayene sonucunda rahim iç duvarında, rahim kanalında ya da kadının göbek bölgesinde plasenta nedeniyle kalan kalıntılar belirlendiğinde, bu parçaların büyüklüğüne ve taşıdığı risk durumuna göre uygun bir tarihte kürtaj işlemi yapılarak, bu parçalar alınır.

Kürtaj işleminde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

  • Kürtaj her açıdan cerrahi bir girişimdir. Mutlaka uzman ve deneyimli kişilerce tarafından uygulanmalı ve riskleri an aza indirilmelidir.
  • Kürtaj uygulanmadan önce, yapılacak ultrason tetkikiyle gebeliğin büyüklüğü, rahmin içinde gebeliğin yerleşimi tam olarak belirlenmelidir. Bu muayene sırasında hastanın öyküsü dinlenmelidir. Yapılacak işlemler hastaya detaylı ve net olarak anlatılmalı, hastanın bilgilenmesi sağlanmalıdır. Bu hastanın operasyon öncesinde psikolojik olarak rahatlamasına yardımcı olur.
  • Kürtaj uygulaması mikroptan arındırılmış, steril bir ortamda, genel anesteziyle ya da lokal anesteziyle yapılmalıdır.
  • Kürtaj sırasında genel anestezi uygulanacak hastanın en az 4-5 saatlik açlığı ve susuzluğu olmasına dikkat edilmelidir. Bu sayede mide boş olacak ve genel anestezi kaynaklı bulantı ve kusma etkisinin olması önlenecek, kusmuğun akciğerlere kaçması engellenecektir.
  • Hastaya uygulanacak kürtaj işlemi lokal anesteziyle yapılacaksa, hastanın aç olması gerekmez. Tok olan hastalara bile uygulanır. Bu işlemde hastanın rahim ağzı bölgesinin uyuşturucu ilaçlarla uyuşturulmasıyla kürtaj gerçekleştirilir. Bu yöntem genel anestezinin risklerini ortadan kaldırır. Ancak bu yöntemde hastalar genel anesteziye oranla daha fazla ağrı duyarlar.

Kürtaj işlemi nasıl uygulanır?

Kürtaj uygulamasında hasta önce jinekolojik masaya yatırılıp, muayene edilir. Bundan sonra hastaya genel anestezi uygulanacaksa, anestezi uzmanının ya da teknikerinin yapacağı bir işlem hakkında hastaya gereken bilgilendirme yapılır. Daha sonra hastanın kolundan damar yolu açılır. Bu işlem sırasında hasta sadece iğne batması şeklinde bir acı duyar ve son derece rahat bir şekilde bu girişim tamamlanmış olur.

Açılan damar yolundan hastaya anestezik bir ilaç enjekte edilerek, hasta uyutulur. Hastanın uyutulmasının ardından, spekulum adı verilen bir aletle vajen açılır ve rahim ağzı görünür hale getirilir. Vajen bölgesi antiseptik ürünlerle temizlenir ve dezenfekte edilir. Teneculm adı verilen bir aletle cervix yani rahim ağzı çekilerek, rahim düz bir konuma getirilmiş olur. Bu aşamada buji denen düz çubukların yardımıyla rahim ağzı gebelik haftasına uygun olacak şekilde genişletilir. Bundan sonra vakum enjektörle rahmin içine girilip, içerideki gebelik materyali tamamen dışarıya alınacak şekilde aspire edilir, yani çekilir. Yapılan bu işlem sadece birkaç dakika sürmektedir. İşlemler tamamlandıktan sonra hastanın uyanması sağlanarak, kürtaj işlemi tamamlanmış olur.

Paylaş:
Yorumlar
  • Melek :

    23 Eylül 2016

    Hocam Merhaba ben 32yasindayim martin birinde kurdaj oldugum ve daga sonra 6cm buyuklugunde kis cikti gidim dr korkucak birsey yok ve ilacda vermiyorlar

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      23 Eylül 2016

      Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun. Over kistleri özellikle adet gören kadınlarda görülen bir durumdur. %80-85 oranında bu kistler iyi huyludur. Hemen hemen her kadında hayatının bir döneminde yumurtalıklarında kist saptanabilir. Bu kistler genellikle bulgu vermezler ve tedavi dahi gerektirmezler. Yumurtalık kistlerinin bir kısmı fonksiyon bozukluğu yaratarak belirti verirken çok büyük bir bölümü de ne fonksiyonlarda bir kayba neden olur ne de uzunca bir süre belirti verir ve sıklıkla rutin kontroller esnasında fark edilirler. En sık verdikleri belirtiler adet düzensizliği, karında şişkinlik ve karın ağrısıdır. Over kistleri ise hep aynı türde değildir. Özellikle muayene ve ultrasonda elde edilen bulgular, ayrıca bazı kan tahlilleri ayırıcı tanıda bize yardımcı olur. Kanser şüphesinde ise ileri radyolojik tetkiklere başvurulur. Over kistinin tedavisi kistin tipine göre değişir. Sık gözlenen basit kistler için genelde takip tercih edilir. Bu esnada doğum kontrol haplarını kullanmak da kistlerin küçülmesine yardımcı olur. İltihabi kistlerde ise antibiyotik tedavisi gerekir. Ancak 8-10 cm’ i geçen ya da daha küçük olduğu halde 3-4 aylık takiplerde sürekli büyüyen, ultrason ve kan testlerinde kötü huylu olma ihtimali olan veya ciddi karın ağrısı yapan kistlerin ameliyat ile alınması gerekir. Kistlerin tekrarlaması ise cinsine göre değişir. Hastayı 3- 6 aylık muayene ve ultrason takibi ile izlemek uygundur. Eğer bu kist açısından bir cerrahi planlanacak ise bunun infertilite ile ilgilenen kadın hastalıkları ve doğum uzmanınca yapılmasını öneririm. Zira yapılan cerrahi işlemlere bağlı olarak yumurtalık rezervinizde azalma ve buna bağlı olarak ilerde çocuk sahibi olmakta ve adet görmekte zorluklar yaşayabilirsiniz.

      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

       Cevapla
  • Yıldız Köse :

    20 Kasım 2016

    İyi günler bende bebeğin 8 haftalık kalp durması sonucu kürtaj oldum.10 gün olmasına rağmen az kan geldi ve hala var içimde nasıl gidecek bu kalan kan?

     Cevapla
  • Esra çelik :

    09 Haziran 2017

    Kurtaj sonrası rahimde parça kaldığını söylendi doktor adet görmeyi bekle dedi fakat ben hamile kaldim rahimdeki parçanın gebelige bi zarari var mıdır

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar