Paylaş:

Nasıl ve nereden başlayacağımı bilmiyorum. Öyle umutsuzluk içindeydim ki, şimdi geldiğim bu duruma inanamıyorum. Ben umutsuz olan insanlar, kötü düşüncelerden kurtulsunlar diye yazıyorum bu cümleleri. Kimse bir başkasının ne çektiğini bilemez. Benim de çocuğum olmadı senelerce ve Allah beni Bülent Hocayla karşılaştırdı. Ben 38 yaşındayım ve senelerce çocuk yapmaya çalıştım. Artık parkta bahçede başkalarının çocuklarını izlerken buluyordum kendimi. Mutluluğun tamamen çocuk sahibi olmak olduğunu düşünmeye başlamıştık. Eşimle de sorun yaşıyorduk. Aynı evin içinde farklı insanlar olmuştuk. Benim çok fazla takıntılı olduğumu düşünüyordu, değildim. Hem neden olmadığını düşünüyordum hem de olabileceğine inanıyordum. İnsanlar şimdi diyecek ki, neden inanıyorsan bir şey yapmadın. Biz 5 kere tüp bebek denedik eşimle. Ama olmayınca olmuyor, her şeyin bir zamanı var demek ki.

Başından anlatayım. Biz eşimle öyle severek evlenmedik, ama zamanla, birbirimizi gerçekten tanıdıkça çok bağlandık. Şimdi, benim için en değerli insanların başında geliyor. Önce yavrum, sonra eşim. Çocuk sahibi olmak için de acele etmedik. Kendiliğinden olur diye düşündük, sonra internette araştırınca gördüm ki, herkes kendiliğinden olacağını sanıyormuş. Çok isteyince olmuyor demek ki. Acele etmedik ama ben artık 30 yaşına geldiğimde, akrabalar dahil herkes baskı kurmaya başladı. Haydi çocuk yapın diye. Biz yine hiç düşünmedik ama ben korunmayı bıraktım. Birkaç ay geçti, eşim durumun farkında değildi ama beni bir kuşku aldı, korunmadığım halde neden bir şey olmuyordu. İstemediğimden diye düşündüm. Geçiştirdim. Ama yaşım da ilerliyordu. Üstüne birkaç ay daha geçti, yine hiçbir şekilde değişiklik yoktu.

Gizlice doktora gittim. Önce genel bir kontrol olmak istediğimi söyledim. Sonra baktım ki, öyle olmayacak. Derdimi doktora söyledim. Korunmadığımı ama çocuğum da olmadığını ve bununla ilgili de test istemesini rica ettim. Başka tahliller de yazdı. Kan verdim. Ultrason çekildim. Bir ton şeyle uğraştım durdum. Sonunda kistim olduğunu ve bunun sorun yaratabileceğini söyledi doktor. Yıkıldım. Aslında çocuk istemeyen ben, çocuk sahibi olamayışıma bir neden bulunca yıkılmıştım. Doktor eşimin de bakılması gerektiğini, bunun tek başına bir şey ifade etmediğini söyledi. Şimdi bunu eşime anlatmaya gelmişti sıra. İlişkimizi bitirebileceğini biliyordum ve çekiniyordum.

Ama mutlaka söylemem gerekiyordu ki, doktora görünsün. Eve yağmur çamur içinde gittim, hatırlıyorum, yemek yok, ben perişan; çok sinirlenmişti, bu saatte bu havada nerden geliyorsun böyle diye. Önce yemek işini hallettik ve masada konuşmaya başladım. Anlattım. İkna olmadı. Durumun bir alakası olmadığını söyledi. Kist varsa varmış, ne olabilirmiş tarzından cümleler. Eşim benden 6 yaş daha büyüktür. Sanırım insan olgunlaştıkça sabit fikirli oluyor ya da bazı inandığı şeylere sığınmak kolay geliyor, bilmiyorum.

Ben bir hafta boyunca onu ikna etmeye çalıştım. Ve sonunda ikna ettim. Önce dahiliye sonra da ürolog gördü. Eşimin spermlerinde de bir sorun çıktı. İşte o anda umudum tükendi. O boşanmayı düşündü, ısrar ederse, karşı gelmeyeceğimi biliyordum içten içe. Ama boşanmak istemedi. Sanırım biz 5 kez tüp bebek deneyip de başarısız olduğumuz zamanlarda, bağlandık birbirimize. Boşanmak istemedi. Böyle de yaşarız dedi, tüp bebek yaparız dedi. Ben şoka girmiştim. Kaç sene geçti üstünden düşündükçe gülüyorum.

İlk tüp bebek girişimi, Edirne’de oldu. İkincisi de Edirne’de ve üçüncüsü için İstanbul’a geldik. Büyük bir devlet hastanesinde yapıldı. Başarısız oluyorduk. Sürekli başarısız, bebek tutunmuyordu zaten eşimin sperm kalitesinin de yetersizliği durumu etkiliyormuş. Spermlerden en iyisini seçiyorlar ama yine de olmuyordu. İkimizde de suçluluk duygusu olduğundan kimse birbirine diklenemiyordu galiba. Ben artık vazgeçmiştim. Hayatımızı böyle sürdürürüz diye düşünmeye başlamıştım. Alışveriş dönüşü çocuk parkında oturup, insanları seyrediyordum. Tüp bebek işleminin manevi yükünden ziyade maddi boyutu da bitirmişti bizi. Ama bir doktora daha gittim. Aslında nerdeyse eşimden gizli bütün devlet hastanelerini gezmiş olabilirim. Bir çıkış yolu arıyordum.

Dördüncü kez tüp bebek denemeye karar verdik, yine İstanbul’a gittik. Özel bir hastanenin tüp bebek merkezinden aldım randevuyu. Bu arada yıllar da geçiyordu. Daha da yaşlanıyorduk. Şansımız azalıyordu. Dördüncü denemede, biraz da benim hatamdan kaynaklı bebek olmayınca, eşim sinirlendi. Ve son kez bir daha deneyeceğimizi, elimizden gelen her şeyi yapacağımızı ve olmazsa vazgeçeceğimizi söyledi. Hatta istersen benden boşanabilirsin dedi. İnsanın eli ayağı boşalıyor. Son şans! Tek bir deneme hakkı ve sonra ayrılacağız.

Bülent Tıraş’a son bir deneme için gittiğimizde, ruh halimizi, birbirimizle ilişkimizi ve tükenmişliğimizi kısa sürede anladı ve yaşadıklarımızı da anlatınca, kendisi de ikna oldu. Tamam birlikte deneyelim ama önce bir süreç yaşayacağız dedi. Biz toparlandık, kendimize geldik, Bülent Hoca bizi tüp bebek sürecine moral kazandırarak hazırladı. Vitaminler, beslenme, uyku düzeni ve diyet gibi şeylerle uğraşmaya başlamıştık karı koca. Birbirimize takviyelerimizi, ilaçlarımızı hatırlatıyorduk. Önce uyuyan geç uyuyanla dalga geçiyordu. Birbirimizle sağlıklı yaşamak için yarışıyorduk. Bir ay sonraki muayenede kistin küçüldüğünü öğrendim. Alınabilirdi. Önce ondan kurtulduk. Sonra eşimin kullandığı takviyeleri değiştirdik ve her şey çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyordu. Büyük gün gelmişti, sperm örnekleri, seçme, yerleştirme bunun gibi bir sürü aşamadan geçtik. Bir sonraki kontrolde, hamileydim. Dünya üzerinde böyle bir mutluluk olabileceğini bilmiyordum, bilmiyormuşuz. Kızımız bir yaşında ve Allah’ıma çok şükür ki, her şey bitti dediğim sırada Bülent Tıraş’ı karşımıza çıkardı.  Şimdi parka gitmeye de başladık. Ama ben kafamı kaldırıp çevremdeki insanlara bakıyorum, parkta benim gibi tek başına oturup, çocukları izleyen üzgün kadınlar var mı diye. Bu histen hiç kurtulamadım. Eğer umutsuzluk galip geliyormuş gibi olursa, yine de ayağa kalkın ve vazgeçmeyin. Lütfen vazgeçmeyin!

Paylaş:
Yorumlar
  • Ayşe Büyüktaşlı :

    17 Eylül 2018

    Okurken hem çok duygulandım hem çok sevindim Allah bağışlasın evladınızı. Bizimde ikinci denememiz bülent hocama karar verdik içimde çok değişik duygular var. Bülent hocamdan ve ekibinden çok memnunum hiçbir ayrıntıyı atlamıyorlar işlerini asla şansa bırakmıyorlar.Şuan tedavi sürecindeyiz içimde hem korku hemde ümit var. Hayal kırıklığı ne acıdır bunu ancak yaşayan bilir. Rabbim kimsenin kucağını boş bırakmasın hayırlı sağlıklı evlatlar nasıp etsin

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar