Paylaş:

39 yaşındayım. 11 senelik evliyim. 8 yıldır bebek sahibi olmak istiyordum. Eşimle ilk başta, biraz beklemek istedik ve korunuyorduk. Bu yüzden önceleri bir sorun yoktu. İki senelik evliyken artık bebek istediğimize karar verdik. Bir acelemiz olmadığı için, nasıl olsa olur diye üstüne düşmedik. Ama aylar geçtikçe artık, isteğimiz strese dönüşmeye başladı. Birkaç kez, takvim metodu dedikleri şekilde gün tuttum ve tam dönemini bekledim ama olmadı. Artık eşim de bırakalım ucunu demeye başlamıştı, ama ben doktora gideceğim dedim. Öncelikle bir endokrinolog doktora muayene oldum ve sonra kadın doğum uzmanına göründüm. Kan tahlilleri, testler, ultrason vb. yapıldı ve Pcos olarak bilinen polikistik over sendromu teşhis edildi. Doktor çocuğun var mı diye sordu ve yok deyince çocuk sahibi olmak isteyip istemediğimizi sordu. Zaten bu sorundan dolayı kendisine geldiğimi söyledim ve o halde ilaç tedavisi başlayalım dedi. O andan itibaren hormonal ilaçlar kullandım ve tekrar çocuk yapmayı denedik. Ama baktım ki olmayacak, biraz araştırdım ve tüp bebek denemeye karar verdim.

Olaylar aslında bu karardan sonra başladı. Öncelikle çok ünlü başka bir doktora gittik. Bilgi aldık ve içimize sindi. Doktorun önerdiği gibi ön hazırlık dönemi geçirdik ve günü gelince işlem başladı. Eşimden spermler alındı, gerekli işlemler yapıldı, ayrıntıya girmeyeyim ve biz başarısız olduk. Bir kere daha denemek için daha çok istek duydum. Ama eşim biraz daha çekingen yanaştı. Biraz daha mı bekleyelim dedi. Bu sırada aile tarafından da tepki görmeye başladım. Eşimin ablası bu kadar çok denememem gerektiğini, sorunun üstüne bu kadar gitmemek gerektiğini söyledi. Ben de polikistik over sendromunu biraz daha araştırdım ve aslında ne kadar erken denersem, o kadar çok başarıya ulaşırım diye düşündüm. Ama bunu insanlara anlatamıyorsunuz, aslında kimseye anlatamıyorsunuz. Ne yaşadığımı bir tek ben biliyorum. Bir taraftan eşim üzülmesin diye her şeyi sineye çekiyordum, diğer taraftan kendimde suç bulup kimseye de ses çıkaramıyordum.

Bir gün eşimle konuşmaya karar verdim. Böyle bir sorunum olduğunu bilmiyordum, eğer çocuk sahibi olmak istiyorsa boşanabileceğimizi söyledim. Buraya yazması kolay ama bu konuşma belki de 1 saat sürdü. Anlattım, ağladım, konuştuk, eşim de ağladı. Biz o konuşmayı bugün hala hatırlayıp duygulanıyoruz. Kendimizi şu an bulunduğumuz noktada görebileceğimizi hiç düşünemezdim. Eşim bana benimle çocuk sahibi olmak için evlenmediğini, ayrıca benden olmayacaksa çocuk istemediğini söyledi. İnanın bana, böyle bir cümle sizi çok sevindiriyor ama bir taraftan da daha çok eziyor. Bu cümleler karşısında daha da ezilmiştim. Eşimle çocuk sahibi olmak istiyorduk ama olamıyorduk ve bu, benim yüzümdendi.

Böylece bu konuyu kapatmaya karar verdik ama ben aynı fikri paylaşmıyordum. İlk fırsatta tekrar tüp bebek konusunu açacaktım. Öyle de oldu. Birkaç ay sonra, tekrardan konuyu açtım ve üzerine düşmediğimi, inat etmediğimi, başarısız olursak da dünyanın sonu olmayacağını ama yine de bir kere daha denemek istediğimi söyledim. Eşim önce biraz çekingen davrandı, bakarız deyip geçiştirdi ama benim tavrımdan ve huzursuzluğumdan anlıyordu, unutmadığımı. Ben birkaç kez daha ısrar edince, eşim artık dayanamadı ve tamam dedi. Bu kez ailemizi topladık ve beraber konuştuk, kararlaştırdık ve herkes dört bir yandan araştırmaya başladı. İnternetten aradık, araştırdık, eşe dosta sorduk ve en sonunda kardeşimin baldızı Bülent Hoca’yı tavsiye etti.

Bülent Hoca’yı önce internetten araştırdık. Aynı benim yaptığım gibi, kendisine teşekkür mektubu yazan insanların deneyimlerini okudum. Sonrasında eşim, ben ve eşimin ablası birlikte Bülent Hoca’ya gittik. Öncelikle sohbet ettik. Çok güler yüzlü bir doktor, içiniz rahat ediyor yanında. Hepimizi yanına aldı ve bütün prosedürü baştan itibaren anlattı. Biz daha önce de başarısız olduğumuzu ve deneyimlerimizi anlattık. O hepsini dinledi. Biz ilk defa bir doktorun yanında bu kadar vakit geçirdik.

Bülent Hoca bize Polikistik Over Sendromu ile ilgili bilgi verdi. Bunun beni ve doğurganlığımı nasıl etkilediğini anlattı. Bize başaracağımıza dair ümit verdi ve yanından ayrıldığımızda hepimizin yüzü gülüyordu. Bundan sonrası bize kalmıştı. Öncesinde yapmamız gerekenleri yaptık. İşlemin yapılacağı gün için hazırlandık ve doktorumuzla buluştuk. Bizim stresimizi dağıtmak için çok çaba sarf etti. Prosedür sonrası da bize destek oldu, telefonda konuştuk ve sonuçlar olumlu olduğu gün de, hep bizimleydi. Ben mutluluktan uçuyordum. Bunca dert geride kaldı ve ben buna hala inanamıyorum. Aslında o an, ne yaşadığımı pek hatırlamıyorum. Her şeyin çok güzel geçtiğini ve hamile olduğumu hatırlıyorum, o kadar. Daha sonrasında da rutin muayenelere gittik, her defasında benimle gereğinden de fazla ilgilendiklerini düşündüm. Bir kere çok pozitif bir ekibi var Bülent Hoca’nın. İnsan kendisini huzursuz hissetmiyor. Herkesin gidip en azından Bülent Hoca ile bir kere görüşmesini isterim. Uzun uzun yazdım ama süreci anlamanız ve umutsuzluğumu bilmeniz gerekiyordu. Ben çok minnettarım. Bunca uğraşın ardından, bebeğimizi kucağımıza aldık. Bülent Tıraş ve ekibine çok teşekkür ederim.

Paylaş:
Yorumlar
  • DİDEM KAYNAK ŞEKER :

    21 Mayıs 2018

    21.05.2018. Dr. Bey iyi Günler, ben 41 eşim 44 yaşında..4 aylık evliyim ve korunmama rağmen hamile kalamadı. muayene ve tetkikler sonucunda eşime varikosel teşhisi kondu. ben de amh değeri (0.045) düşük çıktı. Sizce (tüp bebek yada vb.) hamile kalma ve çocuk sahibi olma şansım olabilir mi? Yardımlarınız için sonsuz teşekkürler…Saygılarımla,

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar