35 yaşından sonra hamile kalmak 25 yaşındakinden daha zor olabilir ancak imkansız değildir. Muhtemelen 35, hatta 40 yaşından sonra hamile kalmış olan bir arkadaşınız olmuştur.

Fakat 35 yaşından sonra hamile kalmanın neden zorlaştığını anlamak, potansiyel riskleri öğrenmek ve gebelik başarısı için ihtimallerinizi görmek için okumaya devam edin.

Doğurganlık ve Yaş

35 yaşına kadar beklemiş ve daha sonra gebe kalmakta zorlanmış olan pek çok kadına dair bir şeyler görmüşsünüzdür.

Bilinmesi gereken ilk şey, tüm yaşlardan kadın ve erkeklerin kısırlığa sahip olabileceğidir. 20’lerinde olan çiftler de 40’larındaki çiftler kadar kısırlık yaşayabilirler. Yaş sadece faktörlerden bir tanesidir.

Ancak kadının doğurganlığının sorunsuz olduğunu varsayalım. Endişe edilebilecek tek şey onun yaşıdır. Doğurganlık pek çok kadında 20’lerde zirve yapar. Aşamalı ancak büyük bir düşüş 32 yaş civarında başlar. Evet, 33 yaşında gebe kalma ihtimaliniz 28 yaşınızdaki kadar yüksek değildir. 37 yaş civarında doğurganlık çok daha hızlı bir şekilde azalmaya başlar.

Araştırmalar 30 yaşında herhangi bir ayda gebe kalma ihtimalinin %20 kadar olduğunu gösteriyorlar. 40 yaşında ise bu oran sadece %5. Bunu genel olarak hamile kalma ihtimalinizle karıştırmayın çünkü istatistik yıllık değil, aylık.

Ayrıca pek çok çalışmada gebelik ihtimalinin doğurganlıktan mı yoksa çiftlerin daha az cinsel ilişkiye girmesinden mi kaynaklandığı pek ayrılmıyor. 782 çiftle yapılan bir çalışmada yumurtlamadan önce cinsel ilişkiye girmekle bağlantılı bir ihtimal değerlendirmesi yapılmış. Bu kadınlarda yumurtlama takibi için bazal beden ısısı takibi yapılmış ve şunlar bulunmuş:

  • Hem genç hem de biraz daha yaşlı kadınlar için yumurtlamadan iki gün öncesi en doğurgan oldukları zaman çıkmış.
  • 19-26 yaş aralığındaki kadınlar için en doğurgan günlerinde cinsel ilişkinin gebeliğe yol açma oranı %50 olmuş.
  • 35-39 yaşlarındaki kadınlarda ise ihtimal %29 olmuş.

Erkek Doğurganlığı ve Yaş

Kadın yaşının etkisini tartışmadan önce, partnerinizin yaşının da etkili olabileceğini belirtmek önemli. Erkek doğurganlığı kadın doğurganlığı kadar azalmaz ancak yaş fark eder.

En doğurgan gününde gebe kalmaya çalışan 35-39 yaş arası kadınların doğurganlık ihtimalinin %29 olduğunu söylemiştik. Aynı çalışmada kadının partnerinin beş yaş daha büyük olması durumunda ihtimalin %15’e düştüğü görülmüş. Temel olarak ihtimal yarıya inmiş.

Bunların gebe kalma ihtimalleri olduğunu unutmayın. Hamile kalmanız doğum yapacağınız anlamına gelmiyor. Düşük oranları daha yaşlı anne ve babalar için daha yüksek.

Artan Riskler

Yaş genetik problem ihtimalini de arttırır. 35 yaşından daha büyük olan kadınların bebeklerinde Down sendromu riskindeki artışın sebebi budur. 

  • 25 yaşında 1250 kadından 1 tanesi Down sendromlu bir bebek doğurur.
  • 30 yaşında risk 952’de 1’e yükselir.
  • 35 yaşında risk 378’de 1’e yükselir.

Düşük riski yaşla birlikte artar:

  • 20’lerinin başlarındaki kadınlarda gebeliklerin %10’u düşükle sonlanır.
  • 30’larının başlarında kadınların %12’si düşük yaşar.
  • 35’ten sonra gebeliklerin %18’i düşükle sonlanır.
  • 40’ların başlarında gebeliklerin %34’ü düşükle sonlanır.

Doğurganlık Neden Azalır?

Kadınlar ömürleri boyunca sahip olacakları tüm yumurtalar ile doğarlar. En yüksek oosit (veya yumurta) adedi kız bebek hala rahimdeykendir.

Gebeliğin 20. haftası civarlarında, kız fetüsün yumurtalıklarında 6-7 milyon yumurta vardır. Doğumda sadece bir milyon yumurtadan biraz daha fazlası ile doğar. Ergenlikte 300.000-500.000 aralığında yumurtası kalmıştır.

Bu kadar büyük yumurta adetleri içerisinde sadece 300 tanesi olgunlaşacaktır ve yumurtlama süreci ile salınacaktır.

Bazı insanlar menopozun doğurganlığın azaldığı nokta olduğunu düşünürler. Aslında öyle değil. Bedenimizin üreme kabiliyeti çok daha erkenden azalmaya başlar. Kadınlar yaşlanırken, yumurtalıkların olgun, sağlıklı yumurtalar üretme yeteneği azalır.

Siz yaşlanırken ve menopoza yaklaşırken, yumurtalıklarınız da yumurtlamayı tetiklemekten sorumlu hormonlara daha az tepki verirler. Bu nedenle düşük yumurtalık rezervlerine sahip kadınlarda kullanılan doğurganlık ilaçları da etkilenirler ve tedavi daha az başarılı olur.

Peki sağlıklı yaşıyorsanız? Egzersiz yapıyor, doğru besleniyor ve sağlıklı bir kilodaysanız ve kötü alışkanlıklarınız yoksa? O zaman bile doğal doğurganlığınız yaşla birlikte azalacaktır.

Bununla birlikte kötü sağlık alışkanlıklarının doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Örneğin sigaranın kadınlarda üreme sağlığındaki azalmayı hızlandırdığı biliniyor. Bkz: Doğurganlığı arttıran vitamin ve besinler

35 Yaşından Sonra Başarı Oranları

Belki de sadece doğurganlık tedavilerini kullanabileceğinizi düşünüyorsunuzdur. Tüp bebek tedavisi varken yaş nedeniyle endişe etmek gerekli mi? Maalesef işler bu şekilde yürümüyor.

Bedeninizin kendi hormonlarınıza tepki vermemesi gibi, doğurganlık hormonu ilaçlarına da tepki vermemesi mümkün.

ABD’deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından toplanan istatistiklere göre anneden alınan yumurtalar ile gerçekleştirilen tüp bebek tedavilerinde canlı doğum oranları yaşla birlikte azalıyor. Oranlar şöyle:

  • 35 yaşından genç kadınlar için %41.5
  • 35-37 yaş için %31.9
  • 38-40 yaş için %22.1
  • 41-42 yaş için %12.4
  • 43-44 yaş için %5
  • 44 yaş ve üzeri için %1

İyi haber ise, yumurtalıkların yaş ilerledikçe çok iyi çalışmamalarına karşın rahimde neredeyse yaşlanma kaynaklı bir değişim olmaması. Kendi yumurtalarını kullanarak hamile kalamayan kadınlar yumurta donörlü tüp bebek tedavisi ile hamile kalabiliyorlar.

Taze yumurta donörlü tüp bebek tedavisi kullanan kadınlarda gebelik ihtimali tüm yaş grupları içerisinde %56 civarında ve yaşla birlikte azalıyor. Kadının kendi döllenmiş yumurtaları ile uygulanan tüp bebek tedavilerinde ise denemelerin %36’sı gebelik ile sonuçlanıyor.

Takviyelerin Etkileri

Eğer 35 yaşından sonra, hatta özellikle 40 yaşından sonra gebe kalmak üzerine bilgi arıyorsanız, muhtemelen yumurtalık yaşlanmasını tersine çevirdiği söylenen doğal takviyelere denk gelmişsinizdir.

Gerçekte ise yumurtalık yaşlanmasını tersine çevirebilen herhangi bir kanıtlanmış takviye veya doğurganlık tedavisi bulunmuyor. Bu ürünlerin büyük kısmının ardında bir araştırma yok veya sadece zayıf çalışmalar var, bazıları ise sadece kocakarı hikayeleri. Bebek sahibi olmak isteyen insanları dolandıran pek çok web sitesi mevcut.

DHEA takviyeleri ileri yaştaki kadınlarda tüp bebek başarısını iyileştirebilirler. 2018 yılında bir kaç çalışmanın meta analizi yapılmış ve buna göre DHEA takviyelerinin gebelik ihtimalini arttırdıkları ve düşük riskini arttırdıkları görülmüş. Ancak DHEA takviyeleri hormonal dengesizlikler yaratabiliyorlar. Bu nedenle bir üreme endoktrinologunun rehberliği olmadan alınmamalılar.

Koenzim Q10’un farelerde yumurta kalitesini iyileştirebildiği bulunmuş ancak insanlarda bu konuda henüz bir çalışma yok.

Yaşı ne olursa olsun her kadının alması gereken tek doğurganlık takviyesi ise folat veya folik asit. Herhangi bir doğurganlık takviyesi almadan önce doktorunuzla konuşmalısınız. Yeterince folat almak doğum kusurlarından kaçınmak için temel ve gebelik kayıplarını önlemekte de rol oynayabilir.

Ne Zaman Doktoru Görmeli?

Kısırlık için herhangi bir belirti veya risk faktörüne sahip olmadığınızı varsayarsak, doğal şekilde hamile kalmayı denemeye başlayabilirsiniz. Ancak 35 yaşından sonra gebe kalma konusunda eğitim almalısınız. Eğer 6 ay sonra hala gebelik yoksa, doktorunuzla görüşmelisiniz.

35 yaşından genç kadınlara genelde yardım almadan önce 1 yıl denemeleri önerilir ancak 35 yaştan sonra bu süre çok uzun olur.

Hamile kalamamanızın sebebi yaşla bağlantılı olabilir veya olmayabilir. Ancak yaşlandıkça doğurganlık tedavilerinin başarısı da azalacaktır ve bu nedenle hızlıca destek almak önemli.

40 yaşındaysanız ve hamile kalmak istiyorsanız, hemen doktorunuzla görüşün. İlk önce kendinizin denemesi gerekmiyor.

Temel doğurganlık testi talep edebilirsiniz. Özellikle AMH ve FSH düzeylerinizin ölçülmesini isteyebilirsiniz. Bu test mevcut yumurtalık rezervlerinize dair doktoru bilgilendirecektir.

Ne yaparsanız yapın evde FSH testleri veya menopoz testleri ile vakit ve nakit harcamayın. Bunlar gerçekte doğurgan olmamanıza rağmen doğurganlığınızın normal olduğunu gösterebilirler. Bkz: FSH testi doğurganlığınız hakkında ne söylüyor?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here