Sorunu Gönder

Yumurtalık Yaşlanması Nedir, Nedenleri Nelerdir?

Yumurtalık yaşlanması ya da erken yumurtalık yaşlanması olarak tanımlanan durum, kadının yaşına göre düşük yumurtalık rezervine sahip olması ve iyi kalitede olan yumurtaların az sayıda olmasıdır. Yumurtalık yaşlanması genelde kadında kısırlığın en büyük nedenlerinden biridir.

Yumurtalık yaşlanması olan genç kadınların kısırlık sorunu yaşadıkları söylenemez. Yumurtalık yaşlanmasının başladığı ancak 30’lu yaşların ortasında doğurgan olan kadınlar belirti yaşamayabildikleri gibi düzenli adet döngülerine sahiptirler.

Yumurtalık rezervi nedir?

Yumurtalık rezervi, oosit olarak bilinen yumurtaların sayısını ve kalitesini ifade eder. Düşük yumurtalık rezervi olması durumunda kadının, yaşına göre yumurtalarının sayısı ve kalitesi daha düşük olur.

Yumurtalık rezervinde bulunması gereken ortalama yumurta sayısı, kadının yaşına göre farklılık göstermektedir. Yumurtalar, kadın henüz annesinin rahmindeyken oluşur. Yani hayatınız boyunca sahip olacağınız yumurtalar ile birlikte doğarsınız. Doğduktan sonra zamanla yumurtaların sayısı azalmaya başlar.

Yaşa göre ortalama yumurta sayısının şu şekilde olduğu düşünülmektedir:

Gebeliğin 20. haftası: 6 ila 7 milyon oosit

Doğum: 1 ila 2 milyon oosit

Ergenlik: 300 bin ila 500 bin oosit

37 yaş: Yaklaşık 25 bin oosit

51 yaş: Ortalama menopoz yaşı, yaklaşık 1000 oosit

Yumurtalık rezervi, kan testleri aracılığıyla hormon testleri ölçülerek belirlendiği için kişinin sahip olduğu ortalama yumurta sayısını tahmin etmek zor olmaktadır.

Kadınlar yaşlandıkça yumurtalık rezervleri azaldığı için 40 yaşından sonra gebe kalmaya çalışan bir kadın, düşük yumurtalık rezervi nedeniyle gebe kalmakta zorluk yaşar. Bazı kadınlarda yumurtalık fonksiyonunun azalması, diğerlerinden daha erken yaşta başlamaktadır. Bu durumda erken yumurtalık yaşlanması olduğu düşünülür. Erken yumurtalık yaşlanması, her şeyden önce doğurganlığı etkiler çünkü  bu durumda yumurtalar, sayı olarak daha az olduğu gibi kalite açısından da daha yetersiz olurlar. Yumurtaların miktarının azalması ile kaliteleri de azalır. Bu nedenle meydana gelebilen düşüklerin önüne geçmek ve kadının genetik olarak kendi çocuğuna sahip olabilmesi için agresif tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Yumurtalık yaşlanması ve erken yumurtalık yetmezliği arasındaki fark nedir?

Yumurtalık yaşlanması ve erken yumurtalık yetmezliği arasındaki fark bu ikisinin önem dereceleridir. Erken yumurtalık yaşlanması olması durumunda FSH seviyesi 40 mlU/mL seviyesinden (menopoz sonrası görülen değerler) yüksek olmaktadır. Bu durumda erken menopoz olduğu düşünülür. FSH seviyesi yüksekse ancak 40 mlU/mL seviyesinden az ise yumurtalık yaşlanması olduğu düşünülür.

Erken yumurtalık yetmezliği olan kadınlarda gebelik genelde nadir olarak gerçekleşmektedir. Gebeliğe yönelik olarak ilaç tedavileri ile diğer tedaviler önerilebilir. Yumurtalık rezervi yaşlanma ile birlikte doğal olarak azalsa da bazı faktörlerin erken yumurtalık yetmezliği üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir:

  • Fallop tüplerinde sorunlar
  • Endometriozis
  • Önceden geçirilen yumurtalık ameliyatları
  • Kemoterapi
  • Radyoterapi
  • Sigara
  • Pelvik enfeksiyon
  • Otoimmün bozukluklar
  • Kabakulak
  • Fragile X sendromu gibi genetik anormallikler

Ancak bazen ortada erken yumurtalık yetmezliğine neden olan belli bir faktör bulunmamaktadır.

Yumurtalık Yaşlanması ve Kısırlık

Yumurtalık yetmezliği, hastanın yaşından bağımsız olarak kullanılan yumurtalık rezervi parametreleri ile ölçüldüğü zaman kısırlık ile bağlantısı olduğu her uzman tarafından anlaşılamayabilir. Örneğin, kadın hangi yaşta olursa olsun FSH’nin 10.0 mlU/mL seviyesinin altında olması normal olarak kabul edilir. Ancak FSH yaş ile birlikte arttığı için bu parametre tek başına yeterli değildir. FSH değerinin yirmi yaşında 10.0 mlU/mL seviyesinde olması ile kırk yaşında yine bu seviyede olması aynı şe iyi ifade etmez. Düşük yumurtalık rezervinde en etkili tedavi için öncelikle tanı konulması gereklidir. Erken yumurtalık yetmezliği tanısı ne kadar erken konulursa o kadar önemlidir. Çünkü yumurtalık rezervi bir kez azalmaya başladığında gittikçe azalmaya devam eder. Son yıllarda FSH seviyesi ile birlikte özellikle de genç kadınlarda AMH seviyeleri de yumurtalık rezervini tahmin etmek için kullanılmaktadır. AMH’nin çok düşük seviyelerde olması gebelik oranının düşük olması ile ilişkilendirilmektedir. Ancak AMH seviyesinin çok düşük olduğu durumlarda bile gebe kalmak ve sağlıklı bir gebelik geçirmek mümkün olmaktadır.

Yumurtalık Yaşlanmasının Nedenleri

Erken yumurtalık yaşlanmasının ana nedeninin genetik olduğu düşünülmektedir. Ailede erken menopoz öyküsü varsa bu durum, erken yumurtalık yaşlanması için yüksek bir risk faktörü olmakla birlikte engellenemez. Sigara içmek de erken menopoza ve dış uyarıma karşı zayıf olan  yumurtalık tepkisine neden olabilmekle birlikte önlenebilen bir faktördür. Pelvik inflamatuar hastalıklar da yumurtalık tepkisinin zayıf olması ile ilişkili olmakla birlikte potansiyel olarak önlenmeleri mümkündür. Endometriozis de zayıf yumurtalık tepkisi ile ilişkili olan önlenemeyen faktörlerden biri olsa da endometriozisin ilerlemesine ilaçlar ile müdahale edilebilir. Kemoterapi ve pelvik ameliyatlar da erken yumurtalık yaşlanmasının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.

Günümüzde çiftler hayatlarının yoğun olması ile ilgili olarak çocuk sahibi olmayı ileri yaşlara erteleyebilmektedir. Bu nedenle ileri yaşlarda gebe kalmaya çalışmak, kısırlığın görülme ihtimalini arttırabilmektedir. 30’lu yaşlardan itibaren kadının doğurganlığı azalmakla beraber yardımcı üreme teknikleri sayesinde gebe kalma ihtimali artabilmektedir.

Yumurtalık rezervinde görülen azalmaları değiştirmeye yönelik araştırmalar yapılmaktadır. Kaliteli embriyolar elde etmek için embriyo dondurmak, gebe kalmaya yönelik olarak önerilen yöntemlerden bir tanesi olmaktadır.

Yumurtalık yaşlanmasının neden olduğu sonuçlar nelerdir?

Yumurtalık yaşlanması erken yaşlarda, kadın henüz 30’larındayken meydana gelirse belirtiye neden olmayabilir ve kadının adet döngüleri normal bir şekilde devam edebilir. Bununla birlikte kadının doğurganlığı, yaşıtlarından daha az olacak ve zaman geçtikçe yaşıtlarına kıyasla çok düşük doğurganlık seviyelerine sahip olacaktır. Bunun sonucu olarak ise 46 yaşından önce menopoz gerçekleşebilir. Yumurtalık yaşlanması tanısı sonrası gebe kalmak daha uzun zaman alabilir ya da kısırlık gerçekleşebilir. Tüp bebek tedavisi uygulanıyorsa yumurtalık yaşlanması olan kadınlar, tedavi döngüleri sırasında yumurtalık uyarımına zayıf yanıtlar verebilir ya da daha yüksek dozlarda gonadotropine ihtiyaç duyabilirler.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar