Paylaş:

Ergenliğe girişle birlikte her ay düzenli olarak adet kanaması olması üreme çağının doğal bir gerekliliğidir. Normal sağlık koşullarına sahip olan her kadın ergenlik ve menopoz dönemleri arasında ortalama her ay adet kanaması yaşar. Adet kanamasının birkaç gün gecikmesi “normal” olarak kabul edilirken, 1 hafta ve daha uzun süreli gecikmeler sıra dışı bir durumun varlığına işarettir. Adet 1 hafta ya da daha uzun süre geciken kadın, eğer korumasız cinsel ilişki yaşıyorsa gebe olabilir ya da adet kanamasını engelleyici bir sağlık sorunu olabilir. Zira sadece gebelik değil, gebelikten başka nedenlerle adet gecikmesi sorunları meydana gelebilir. Adet gecikmesi eğer adetin ilk başladığı genç kızlık dönemleri ve menopoza giriş dönmelerinde yaşanıyorsa normal karşılanır. Ancak bu dönemlerin dışında yaşanan adet gecikmelerinde sebepleri araştırmak gerekir.

Adet gecikmesi kaç gün olur?

Periyodunuz başladıktan sonraki ilk iki yıl boyunca hormonlarınız hala dengelenmektedir. Bu, geç ya da kaçırılmış adet dönemlerine neden olabilir. Menopoz genelde 45-55 yaşları arasında başlar. Vücudunuz geçişi tamamladığı için normal döngünüz düzensiz hale gelebilir. Bununla birlikte, sağlıklı menstrüel döngüsü her 21 ila 35 gün arasında değişebilir. Adet gecikmesi ise düzenli olarak, her ay adetin farklı zaman aralıkları ile yaşanmasını ifade eder. Örnek olarak adetin beklenen süreden bir hafta sonra dahi gelmemesi adet gecikmesi olarak ifade edilir. Bir sene içinde yaşanan 2-3 adet gecikmesi normal kabul edilirken, daha uzun düzensiz dönemler normal değildir.

Adet gecikmesi nedenleri nelerdir?

  • Gebelik: Aktif bir cinsel yaşamı olan, üreme dönemi içinde bulunan ve korumasız cinsel ilişkiye giren kadınlar, adet gecikmesinde ilk olarak gebelikten şüphe ederler. Zira cinsel açıdan aktif kadınlar, kolaylıkla hamile kalabilir ve bir kadının adetinin gecikmesi az önce sayılan koşullar varsa hamile olduğuna işaretidir. Genellikle adetin 1 hafta ya da 10 gün süreyle gecikmesinde ilk olarak eczaneden bir gebelik testi alıp uygulamak önerilir.
  • Stres: Kadının gün içinde yaşadığı stres, hormonların dengesini bozabilir ve salgılanma düzeylerini değiştirebilir. Adet kanaması yumurtlamanın, yumurtlama da hormon salgılanma düzeylerinin bir sonucuyken, hormonlardaki stresten kaynaklı dengesizlikler de adeti geciktirebilir. Kadının yaşadığı ağır stres vakaları zamanla hastalık, ani kilo alma veya kaybı gibi sorunlara da yol açabilir, bu da adet gecikmesine sebep olabilir. Stresten dolayı adet gecikmesi yaşanmaktaysa kadın; gevşeme tekniklerini uygulayabilir ve yaşam tarzında değişiklikler yapabilir ve beslenme programını daha sağlıklı besinlerden oluşturabilir.
  • Aşırı zayıflık: Kadının olması gerekenden çok daha az kiloda olması, hormon salgılanma düzeninde sorunlara sebep olabilir. Bu bağlamda anoreksiya veya bulimia gibi yeme bozukluğu olan kadınlar sıklıkla adet gecikmesi ve adet düzensizliği yaşayabilir. Kadın, erkek herkes sağlıklı olmak için boyu için normal aralık olarak kabul edilen kiloda olmaya özen göstermelidir. İdeal kilosunun % 10 altında bir ağırlığa sahip olan kadınlarda, vücudunuzun çalışma biçimi değişir ve yumurtlama durabilir. Böyle bir durumda kadın, yeme bozukluğu için tedavi görür ve normal kiloya kavuşursa adet döngüsü de normale dönebilir.
  • Obezite: Yukarıda anlatılan düşük vücut ağırlığı  gibi aşırı kilo da hormonsal değişikliğe neden olabilir. Aşırı kilolu, obez kadınların adet kanamaları düzenli ve beklenen aralıklarla gerçekleşmez. Böyle bir durumda kadının doktordan yardım alarak, uzmanın önereceği diyeti ve egzersiz programını uygulayarak “normal” ağırlığına kavuşursa adet düzenini de geri kazanabilir.

  • Polikistik over sendromu (PCOS): Kadının yumurtalıklarında çok sayıda kist oluşması durumu olan Polikistik over sendromu, vücudun erkek hormonundan daha fazla androjen üretmesine neden olan bir durumdur. Yaşanan bu hormon dengesizliğinin bir sonucu olarak yumurtalıklarda kistler oluşur. Kistler ise, yumurtlamayı düzensiz hale getirir ya da tamamen durdurabilir. Bu süreçte kadının hormonları doğal dengesini kaybedebilir. Polikistik over sendromunun tedavisinde önemli olan belirtilerin hafifletilebilmesidir. Bu döngünün normale dönebilmesi için doktor; doğum kontrolü hapları ya da başka ilaçlar reçete edebilir.
  • Doğum kontrolü: Gebeliği önlemek için kullanılan doğum kontrol hapları, yumurtalıkların işlevlerini yerine getirmesini önleyen östrojen ve progestin hormonlarını içerir. Uzun süre düzenli olarak doğum kontrol hapları kullanmak adet döngüsünü değiştirir, bozar. Kadın hapı kullanmayı bıraktıktan yaklaşık 6 ay sonrasında adet döngüsünün normal haline döner. Bu bağlamda doğum kontrolü için vücuda implante edilen veya enjekte edilen diğer kontraseptif gebelik önleyici ilaç türleri de adet gecikmesine yol açabilir.

  • Kronik hastalıklar: Vücudun tüm döngüsünü, metabolizmanın işleyişini değiştiren diyabet ve çölyak hastalığı gibi kronik hastalıklar adet döngüsünü de etkilemektedir. Kadının kan şekerindeki değişiklikler hormonsal değişikliklerle bağlantılıdır, bu nedenle az kontrollü diyabet, adet kanamalarının düzensiz olmasına ve adet gecikmesi durumuna neden olabilir. Çölyak hastalığı ise, vücudunuzun önemli besin maddelerini almasını engelleyebilen bir hastalıktır. Bu hastalıkta ince bağırsakta hasara yol açabilen iltihap vardır ve bu da hormon dengesini, adet düzenini bozabilir.
  • Erken Menopoz: Menopoz, kadının üreme çağının bitmesi, gebe kalma ihtimalinin tamamen ortadan kalkması demektir. Adet kanaması ise gebe kalabilirliğin, üreme yeteneğinin bir göstergesidir. Menopoza giren kadınlar, artık adet görmezler. Menopoz yaşı genel itibariyle 45-55 yaş arasıdır. Ancak bir kadının 40 yaş civarında veya yakınında menopoz semptomları geliştirmesi erken menopoza işarettir. Bu durum kadının, yumurtlama yeteneğinin zayıflaması anlamına gelir ve adet gecikmesi, ilerleyen dönemlerde ise adetin tamamen kesilmesi söz konusudur.
  • Tiroid sorunları: Tiroit bezinin fonksiyonları, kadın, erkek herkes için hayati önem taşımaktadır. Tiroit bezinin aşırı aktif veya yetersiz çalışması da adet kanamalarının gecikmesi, düzensiz bir şekilde gerçekleşmesine sebep olmaktadır. Tiroit bezi, vücudunuzun metabolizmasını, tüm işlevlerini düzenler, az ya da çok etkiler, bu bağlamda hormon seviyelerini de etkileyebiliyor. Yaşanan bu tiroit sorunları genellikle ilaçlarla tedavi edilebilmekte ve tedaviden sonra adet döngüsü de normale dönmektedir.

Adet gecikmesi için ne zaman bir doktora başvurulmalı?

doğum sonrası adet düzensizliği için doktora ne zaman gidilmeli

Adet gecikmesi yukarıda sayılan pek çok sebepten kaynaklanıyor olabilir. Bu sebeplerden hangisinden kaynaklandığını anlamak ve sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi görmek için de doktora başvurmak gerekiyor. Aktif cinsel yaşantısı olan ve korumasız cinsel ilişki yaşayan bir kadın, adeti 1 hafta ya da 10 gün gibi bir süre için geciktiğinde gebelikten şüphe edip test yaptırmasında fayda vardır. Gebelik gibi bir durum söz konusu ya da ihtimal dahilinde değilse de adet gecikmesinin sebebini öğrenmek için yine doktora gitmek gerekir. Zira doktor, bunun nedenini doğru bir şekilde teşhis edebilir ve en uygun tedaviyi uygulayabilir.  Bunun için doktora başvurmadan önce normal adet döngüsünün nasıl ve ne sıklıkla ilerlediği, ne gibi değişiklikler olduğu sorularının da yanıtlarını biliyor olmakta fayda var. Bu veriler sayesinde doktor daha doğru teşhis koyabilecektir. Bu duruma sebep olan etken belirlendiğinde ise en uygun tedavi yöntemi belirlenecek, en kısa sürede adet döngüsü normale dönecektir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar