Sorunu Gönder

Düşüğü Önlemek İçin Neler Yapılmalı?

Bir bebek sahibi olmayı hayal eden ve başarılı bir şekilde gebe kalan kadınların en korkulu rüyası kesinlikle düşük yapmaktır. Düşük yapmak, kadının tüm vücudunda gebelik dolayısıyla gerçekleşen hormonsal, ruhsal, fiziksel değişimlerin hepsinin boşa gitmesi, hayalini kurduğu bebeğin artık yaşamıyor olması demektir. Dolayısıyla da gebe kalan her kadının en çok korktuğu konuların başında düşük gelir. İşte bunun için de gebeliğin ilk 3 – 4 aylık döneminde anne adayları beslenmelerine, davranışlarına, günlük yaşamdaki rutin işlerine çok dikkat ederler. Zira düşük vakaları genellikle gebeliğin ilk 3 ayı içinde olur.

Ancak bu konuda yapılan çalışmalar, gebe kalmadan önce tıbbi yardım alan kadınların, gebelik dönemini daha rahat geçirdiğini ve düşük riskinin azaldığını göstermektedir. İşte bu sebeple de tüm anne adayları, ama en çok da düşük riski olan, daha önceden düşük yapmış olan kadınlar gebe kalmadan önce üreme sağlığı ile ilgili tüm kontrollerden, muayenelerden geçmeli, var olan sağlık sorunları belirlenmeli ve en uygun tedavi yapıldıktan sonra gebe kalmalılar.

Düşük nedir?

Anne adaylarının korkulu rüyası düşük, bir bebeğin, daha doğrusu bir gebeliğin 20. gebelik haftasından önce kaybedilmesidir. Düşük, kimi zaman kendiliğinden olabilirken, bazen de tıbbi nedenlerle gebelik düşük ile sonlandırılabiliyor. Düşüğün gerçekleşme şekline ve sebebine göre farklı tanımları olabiliyor. Eğer gerçekleşen olayla birlikte gebelik vücuttan tamamen atılırsa “tam”, gebeliğe ait parçaların bir kısmı vücutta kalırsa “kısmi düşük” şeklinde ifade edilir. Ancak tıbbi açıdan anne adayının gebeliği devam etmesine rağmen özellikle kanama gibi düşüğe ait bulgular gözleniyorsa bu durum da “düşük tehdidi” adı verilmektedir.

Bunlara ek olarak eğer bebek anne adayının rahmindeyse ve canlı değilse, yani bu gebelik henüz düşük ile sonlanmamışsa da “gecikmiş düşük” şeklinde adlandırılır.

Düşük için risk faktörleri nelerdir?

Bir gebeliğin düşükle sonlanmasında en önemli faktörlerden birisi kesinlikle anne adayının genel sağlık durumunun iyi olmaması, bağışıklık, üreme sistemleriyle ilgili ya da kronik bazı ciddi rahatsızlıklara sahip olmasıdır.

Anne adayında özellikle de diyabet, tiroit hastalığı, trombofili gibi rahatsızlıkların olması demek düşük riskinin fazla olması demektir. Anne adayı daha gebe kalmadan önce prekonseptik ve doğum öncesi bakım yapılarak, hamilelik sırasında fetüse veya anneye düşük ya da diğer olumsuz etkilere neden olabilecek faktörler için rutin taramaları ve olası tüm hastalık yönetimini kapsamak durumundadır. Anne adaylarının genel sağlık durumundan, tek tek organlarının sağlığına kadar hemen her bir olumsuz etken gebelikte düşüğe sebep olabileceği düşüncesiyle incelenmeli ve gerekli tedaviler uygulanmalıdır.

Düşük sorunu başta sitomegalovirüs, herpesvirüs, parvovirüs ve kızamıkçık virüsü olmak üzere belirli virüslerden, sporadik düşüklere veya kromozomal anormallikler, luteal faz defekti gibi tekrarlayan gebelik kaybına neden olabilecek bozukluklardan kaynaklanabilir. Düşüğe sebep olan diğer nedenler ise immünolojik anormallikler, majör travma ve miyom ve yapışıklık gibi uterin anormallikler şeklinde sıralanabilir. Bazı vakalarda ise düşüğün tam olarak sebebini tespit etmek zor olabilir.

Düşük için risk grupları hangileridir?

  • 35 yaş ve üzerindeki anne adayları,
  • Daha önceki gebeliklerinde düşük yaşayan kadınlar,
  • Gebelik döneminde sigara kullanan kadınlar,
  • Uyuşturucu, alkol, yüksek doz kafein gibi bazı zararlı maddeleri kullanan anne adayları,
  • Bazı ilaçları gebeliğinde de kullanan kadınlar,
  • Gebelikte kontrol altına alınmayan diyabet, hipertansiyon ve belirgin tiroit gibi kronik rahatsızlıklar taşıyan kadınlar düşük için risk grubundadır.

Düşük yapan kadının şikayetleri nelerdir?

Düşük sorununun en sık bulgusu, en yaygın belirtisi elbette ki vajinal kanamadır. Kimi zaman da kanamalı ya da kanamasız bir şekilde kramp benzeri ağrılar da olabiliyor. Düşük yapan bazı anne adayları gebeliğe ait dokuların, parçaların vajinasından geldiğini görebilir. Ancak eğer gebeliğin ilk haftalarında düşük olursa, bunlar değil de mevcut gebelik şikayetlerinde ani bir azalmanın fark edilmesi düşüğe işareti olabiliyor.

Düşük yapan hasta nasıl tedavi edilir?

Düşük belirtileri dolayısıyla doktora giden anne adayına düşük tanısı konduktan sonra tedavi fetüsün hala canlı olup olmamasına göre değişiklik göstermektedir. Eğer fetüs canlı değilse, düşük tam olarak sonlanmışsa hastanın sadece takip edilmesi yeterli olabilir. Ancak anne adayının rahminin içinde gebeliğe ait parçalar kalması durumunda daha sonra oluşabilecek bir kanama veya enfeksiyonun önlenmesi için cerrahi olarak kürtaj yapılması gerekir.

Bebeğin hala canlı olduğu vakalarda ise kanamanın miktarına göre anne adayının tedavisi planlanır. Bu durumda düşüğün gerçekleşme sebebine göre anne adayına hormon takviyesi, rahim ağzına dikiş konulması veya farklı tedaviler yapılabilir. Bazı durumlarda da anne adayının bolca dinlenmesi ve cinsel ilişkinin kesilmesi önerilir.

Düşük önlenebilir mi?

Düşüğün önlenebilip önlenememesi kesinlikle düşüğe sebep olan etkenin ne olduğu ve tedavilerin, önlemlerin ne derece uygulandığı ile ilgilidir. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar gebelik öncesi tıbbi yardım alan kadınların gebeliklerinin kendileri ve bebekleri için daha olumlu geçtiğini ve düşüğün de önlenebildiğini göstermektedir. Gebelik öncesi dönemde erken ve yeterli bakım ile düşük riski azaltılabilir. Bu sebeple de anne adayları gebe kalmadan önce bazı sağlık sorunlarının tespit edilip tedavi edilmesi için gerekli önlemleri almalılar. Gebelik planlandığı dönemden doğuma kadar X ışınları (röntgen), ilaçlar, alkol, aşırı kafein tüketimi ve bazı enfeksiyonlar gibi çevresel faktörlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.

Düşükten sonra ne zaman yeniden gebelik planlanabilir?

Anne adayı düşük yapmış, ancak sonrasında herhangi bir tıbbi komplikasyon oluşmamışsa kadın en geç 1 – 1,5 ay içinde tekrar adet görür. Bu adet kanaması ile birlikte kadının yumurtlama fonksiyonları normale döner. Ardından anne adayının içinde bulunduğu tıbbi durum da muayene ile tespit edildikten sonra yeni bir gebelik planlanabilir.

Düşük ile ilgili bilinmesi gerekenler nelerdir?

  • Tüm gebeliklerin % 10 – 15’inde düşük olur.
  • Düşüğe sebep olan faktör kimi zaman bilinemeyebilir.
  • Dilate serviks durumunda kürtaj işlemi kaçınılmazdır.
  • Düşük vakasına kesin teşhis konabilmesi için ultrasonografi ve kantitatif β-hCG’ye dayalı türün belirlenmesi gerekir.
  • Düşük sonrasında anne ve baba adayına duygusal destek sağlamak önemlidir.

Düşüğü önlemek için öneriler

  • Ailenin tıbbi ve genetik geçmişi bilinmeli,
  • Ailede düşük hikayesi varsa neden kaynaklandığı bilinmeli,
  • Alman kızamığı ve suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklara karşı bağışık olup olmadığı bilinmeli,
  • Kene ile bulaşan bir hastalık olan lyme hastalığı,  kedi çöp kutularıyla temas etmek ve çiğ et yemekle bulaşan toxoplazma ve sitomegalovirüs gibi bulaşıcı hastalıklara maruz kalmaktan kaçınmalı,
  • Daha önceden düşük yapan kadınlar rahminde veya diğer üreme organlarında anatomik anormallikler olma riskine karşı kendini kontrol ettirmeli,
  • Daha önceden düşük yapan kadınlar, vücudunun erken hamileliği sürdürmek için yeterli seviyede üreme hormonu salgılayıp salgılamadığını öğrenmeli,
  • Çevrenin ve iş yerinin güvenli olduğundan emin olmalı,
  • Nefes alıp verilen havanın ve temas edilen maddelerin anne ve gelecek bebek için zararlı olmadığından emin olmalı,
  • Şeker hastalığı varsa, kan şekeri seviyesinin olması gerektiği gibi olduğundan emin olmalı,
  • Anne adayının astımı varsa, ilaçların gebelikle uyumlu ve güvenli olduğundan emin olmalı,
  • Sigara alışkanlığı varsa kesinlikle bırakmalı,
  • Zararlı madde ve alkol kullanmamalı,
  • Tylenol ve antasit (asit giderici) dışında herhangi bir ilaç almadan önce doktora danışmalıdır.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
  • Ercan kaya :

    22 Ağustos 2019

    Hocam benim arkadaşım birinci gebelikte düşük yaptı. Aradan 2 yıl geçmesine rağmen şuan yeniden gebe ve 8 haftalık. Ama bu gün hastaneye gitti oradaki doktor tekrar düşük tehlikesi olabilir demiş. Kanaması durmuyor ve mide bulantıları çok fazla bunun için ne önerirsiniz. Yardımcı olabilirseniz çok memnun olacağım. Teşekkürler.

     Cevapla
Benzer Yazılar