Sorunu Gönder

Rahim Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kadınlarda görülen kanserlerin % 15’i rahim kanseridir ve kadın kanserleri arasında en sık görülen ikinci kanser türüdür. Rahim kanseri, rahim kası ve rahim içi döşemesini ve bazı kişilerde rahim ağzını etkileyebilmektedir. Rahim kanserinin çoğunlukla tedavi edilebilir bir kanser türü olduğunun altını çizmekle birlikte, her kadının yaşam boyu % 0.08 oranında bu riski taşıdığını söylemek doğru olur.

Rahim kanseri genellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülmektedir ve 50 yaşın altındaki kadınlarda görülme riski de çok düşüktür. Kadınların korkulu rüyası olan rahim kanseri % 80 oranla az gelişmiş ülkelerde görülmektedir. Zira bu kanserin en önemli sebebi HPV enfeksiyonudur.

Kadının olağan dışı olarak yaşadığı; düzensiz kanamalar, kötü kokulu vajinal akıntı, ağrı, kilo kaybı rahim kanserinin genel belirtileri olarak sıralanabilir. Bu belirtilerden biri ya da birkaçının fark edilmesi durumunda vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Zira erken tespit edilir ve tedaviye başlanırsa tamamen iyileşme olasılığı % 90’dır.

Rahim kanseri nedir?

Normal şartlar altında sağlıklı bir kişide vücudun dokularını oluşturan sağlıklı hücreler kendiliğinden düzenli olarak büyür, bölünür ve yenilenir. Bu yenilenme işlemi de vücudu sağlıklı kılar. Ancak bazen belirli hücreler anormal bir şekilde gelişir ve kontrolsüz olarak büyür. İşte bu durumda iyi huylu ya da kötü huylu tümörler gelişmeye başlar. Bunların kötü huylu olanları da kanser şeklinde tanımlanır. Kadınların en sık yaşadığı ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanseri ise aynı bağlamda rahmin alt kısmında, serviks adı verilen hücrelerin anormal bir şekilde büyümesidir. Genellikle yavaş yavaş ilerleyen bir hastalıkken, bazı formları bazı kadınlarda hızlı bir şekilde gelişebilir. Hatta bazı olgularda rahim ağzı kanseri vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.

Rahim kanseri belirtileri nelerdir?

Rahim kanseri aslında pek çok net belirti verdiği için kadının kendi vücudunu tanıması, farkında olması teşhis için çok önemlidir. Kadının anormal miktarda kanama, sık sık lekelenme, normal dışı bir akıntı veya menopozdan sonra kanama ya da lekelenme olması rahim kanserinin en net belirtileridir. Bu belirtiler bir süre devam edebilir ya da geçici de olabilir. Ancak en çok da menopozdan sonra görülen her kanama, kesinlikle doktora başvurmak için bir sebeptir. Bu kanamaların hafif ya da şiddetli olması durumun önemini değiştirmez, her türlü normal dışı kanamada doktora gidilmelidir. 

Rahim kanserinin en belirgin işaretleri;

  • Vajinadan gelen çok az kanlı, ancak sulu ve kokulu akıntı,
  • Cinsel ilişki sonrasında kanama,
  • Menopoz dönemine girmemiş kadınlarda adet dönemleri aralarında yaşanan kanamalar,
  • Cinsel ilişki sonrasında ağrı, karında ağrı ve karında rahatsızlık hissi,
  • Kanamaya ek olarak görülen halsizlik, kilo kaybı ve kabızlık,
  • Cinsel ilişki sonrasında ya da banyo yaptıktan sonra kanama,
  • 1 haftadan daha uzun süren kanama,
  • 21 günden daha kısa aralıklarla görülen adet kanaması,
  • Menopoza girdikten 1 yıl veya daha uzun süre geçtikten sonra meydana gelen kanamalar,
  • Karnın alt kısmında hissedilen ağrılar ve şişlik şeklinde sıralanabilir. Ancak bu belirtiler kesin olarak rahim kanserine işaret etmeyebilir. Bunların her biri anormal durumlar olduğu için mutlaka nedenleri araştırılmalıdır.

Rahim kanseri neden olur?

Diğer pek çok kanser türü gibi rahim kanserine de tam olarak neyin sebep olduğu bilinmemektedir. Ancak bazı faktörlerin rahim kanseri olma riskini artırdığı da bilinmektedir. Vücut aslında salgılanan hormonlara bağlı olarak fonksiyon gösterdiğinden pek çok kanser türü de hormonların azlığından, çokluğundan etkilenmektedir. Dolayısıyla kadınlardaki hormon düzensizlikleri rahim kanserine sebep olabiliyor. Rahim kanserinde bilinen nedenler ve riskler de hormonlarla bağlantılı olan; erken yaşta başlayan adet, gecikmiş menopoz, kısırlık ve obezite (şişmanlık) gibi sorunlardır.

Rahim kanseri risk faktörleri nelerdir?

En sık olarak karşılaşılan jinekolojik kanser türü rahim kanseridir. Kadınların % 2 – 3’ü yaşamın bir döneminde rahim kanserine yakalanabilir. Bu kanser türü genellikle 50 yaşın üzerindekilerde görülürken, en sık olarak 60 yaş civarında rastlanır ve 40 yaşından küçük kadınlarda ise nadiren görülmektedir. Bu genel bilgilere ek olarak bir de bazı kadınların yaştan bağımsız olarak rahim kanseri riskini diğer kadınlara göre daha sık barındırdıkları da bilinmektedir. Rahim kanseri riskini artıran bu faktörler kadının;

  • Aşırı kilolu (obez) olması,
  • Adetlerinin düzensiz olması,
  • Hiç doğum yapmamış olması,
  • Kısır olması,
  • Diğer kanser türlerini ve özellikle de meme kanserini tedavi etmek veya önlemek için ilaçlar kullanmış olması,
  • Aile bireylerinde rahim kanseri olması,
  • Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, safra kesesi hastalığı veya tiroit hastalığı yaşaması,
  • Menopoz tedavisi için uzun dönem progesteronsuz östrojen hormonu almış olması,
  • Yüksek dozda hormon içeren doğum kontrol haplarını uzun süre kullanması,
  • Sigara ve alkol bağımlılığı şeklinde sıralanabilir.

Rahim kanseri teşhisi nasıl konur?

Rahim kanseri kadında birçok sıra dışı duruma sebep olmakta ve mutlaka belirtiler vermektedir. Bu bakımdan kadın anormal olarak yaşadığı durumlarda doktora başvurmalıdır. Şikayetlerle doktora gidildiğinde rahim kanseri teşhisi için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir:

  • Endometrial biyopsi: Doktor, ince bir plastik kateterle rahmin içinden küçük bir miktar doku alır ve bu doku mikroskopla incelenir. Bu sayede anormal hücrelerin varlığı ya da yokluğu tespit edilir.
  • Vajinal ultrason: Doktor, rahim içi dokusunun kalınlığını ve rahmin büyüklüğünü vajinal ultrasonla kontrol eder.
  • Histeroskopi: Doktor; ince, ışıklı bir teleskopla rahmin içini gözler ya da gerekirse cerrahi müdahale yapar.
  • Kürtaj: Doktor, rahim ağzını hafif genişleterek rahmin içinden doku alır ve incelemeye gönderir.

Rahim kanserinden bahsedildiğinde ilk olarak akla smear testi gelir. Ancak smear testi rutin bir jinekolojik kontrolün parçasıdır ve her zaman rahim kanserini saptamayabilir. Bu bağlamda smear testi rahim ağzı kanseri taraması için yapılmaktadır.

Rahim ağzı kanserinin aşamaları, anahtar noktaları

Rahim ağzı kanseri teşhis edildikten sonra, kanser hücrelerinin servikse veya vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını bulmak için testler yapılır.

Kanser başladığı yerden vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.

Rahim ağzı kanserinin sınıflandırılması için Aşama 0’dan (en erken evre), Aşama IV’e kadar evreler kullanılır. 

Rahim ağzı kanseri teşhis edildikten sonra, kanser hücrelerinin servikse veya vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını bulmak için testler yapılır.

Kanserin servikse  veya vücudun diğer bölgelerine  yayılıp yayılmadığını  bulmak için kullanılan işleme  evreleme adı verilir. Kanserin bu evreleme sürecinde toplanan bilgiler hastalığın evresini belirler. Tedaviyi planlamak için de aşamayı bilmek çok önemlidir.

Rahim ve rahim ağzı kanserini evreleme sürecinde aşağıdaki testler ve prosedürler kullanılabilir:

  • CT taraması  (CAT taraması)

Vücut içindeki alanların farklı açılardan çekilmiş bir dizi ayrıntılı resmini yapan bir prosedür. Resimler bir röntgen  cihazına bağlı bir bilgisayar tarafından yapılır. İşlemde bir tür boya kullanılır ve bu boya damar içine enjekte  edilebilir veya organların  ve dokuların  daha net görünmesine yardımcı olmak için içilebilir. Bu prosedüre bilgisayarlı tomografi adı verilir. 

  • PET taraması (pozitron emisyon tomografi taraması

Vücuttaki malign  (kötü huylu) tümör hücrelerini bulmak için yapılan bir prosedürdür. Bunun için bir damara az miktarda  radyoaktif  glikoz (şeker) enjekte edilir. PET  tarayıcı  vücudun etrafında döner ve vücutta glikozun kullanıldığı yeri gösterir. Malign tümör hücreleri resimde daha parlak görünür. Çünkü normal hücrelerden daha aktiftir ve daha fazla glikoz alırlar.

  • MRI (manyetik rezonans görüntüleme)

Vücuttaki alanların bir dizi ayrıntılı resmini almak için bir mıknatıs, radyo dalgaları ve bir bilgisayarın kullanıldığı bir prosedürdür. Bu prosedüre ayrıca nükleer manyetik rezonans görüntüleme (NMRI) adı da verilmektedir. 

  • Ultrason muayenesi 

Yüksek enerjili ses dalgalarının (ultrason) iç dokulardan veya organlardan sektiği ve yankılar yaparak görüntüleme sağladığı bir prosedür. Ekolar, sonogram adı verilen vücut dokularının bir resmini oluşturur. Bu resim daha sonra ayrıntılı şekilde incelenmek üzere basılabilir.

  • Göğüs röntgeni 

Göğüsteki organ ve kemiklerin röntgenle görüntülenmesidir. Röntgen, vücudun içinden geçerek filme alınabilen ve vücudun içindeki alanların resmini çekebilen bir tür enerji ışınıdır.

  • Sistoskopi

Vücuttaki anormal alanları kontrol etmek, mesanenin  ve üretranın içine bakmak için yapılan bir prosedür. Üretradan  mesaneye bir  sistoskop yerleştirilir. Sistoskop, görüntüleme için bir ışık ve lense sahip olan ince, tüp benzeri bir alettir. Aynı zamanda sistoskopi, kanser belirtilerinde mikroskop altında kontrol edilen doku örneklerini çıkarmak için bir araca da sahip olabilir.

  • Laparoskopi 

Hastalık belirtilerini kontrol etmek için karın içindeki organlara bakmak için cerrahi bir prosedür.  Karın duvarında küçük  insizyonlar (kesikler) yapılır ve insizyonlardan birine laparoskop (ince, ışıklı bir tüp) yerleştirilir. Organların çıkarılması veya hastalık belirtileri için mikroskop altında kontrol edilecek doku örneklerinin alınması gibi prosedürleri gerçekleştirmek için aynı veya başka kesiler yoluyla başka aletler sokulabilir. Laparoskopi hem bir tanı hem de bazı rahatsızlıklarda tedavi yöntemi olabilir.

Tedavi öncesi cerrahi evreleme

Kanserin servikse veya vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için cerrahi işlem, yani ameliyat yapılır. Bazı durumlarda,  serviks kanseri olan kadının rahmi tamamen çıkarılabilir. Tedavi öncesi cerrahi evreleme genellikle sadece klinik çalışmanın bir parçası olarak yapılır.

Tanılama ve evreleme amaçlı yapılan bu testlerden, işlemlerden alınan veriler, rahim ağzı kanseri evresini belirlemek için orijinal tümör biyopsisinin sonuçları ile birlikte değerlendirilir. 

Kanserin vücuda yayılmasının üç yolu vardır: doku, lenf sistemi ve  kan 

  • Doku yoluyla: Kanser, başladığı yerden yakın bölgelere yayılır.
  • Lenf sistemi yoluyla: Kanser lenf sistemine girerek başladığı yerden yayılır. Kanser, lenf damarlarından  vücudun diğer bölgelerine geçer. Kanser lenf sistemine girer, lenf damarlarından geçer  ve vücudun başka bir yerinde bir  tümör (metastatik tümör) oluşturur.
  • Kan yoluyla: Kanser kana karışarak başladığı yerden yayılır ve kan damarlarından vücudun diğer bölgelerine geçer. Kanser kana girer, kan damarlarından geçer ve vücudun başka bir yerinde bir tümör (metastatik tümör) oluşturur.

Kanserin vücudun başka bir kısmına yayılması durumu “metastaz” olarak adlandırılır. Kanser hücreleri  başladığı yerden (birincil tümör ) ayrılır ve lenf sistemi veya kandan geçer. Metastatik tümör, primer tümörle aynı kanser türüdür. Örneğin, servikal kanser akciğere yayılırsa,  akciğerdeki kanser hücreleri aslında servikal kanser hücreleridir. Hastalık akciğer kanseri değil, metastatik servikal kanserdir.

Rahim ağzı kanseri aşamaları

  • Aşama 0 (en erken evre)

Serviksin en içinde astarda anormal  hücreler bulunur. Bu anormal hücreler kanser olabilir  ve yakındaki normal dokuya yayılabilir  .

  • Aşama I

Bu aşamada kanser sadece servikste görülür, yayılmamıştır. Aşama 1, bulunan kanser hücrelerinin miktarına bağlı olarak IA ve IB evrelerine, alt dizilere ayrılmaktadır.

Aşama IA 

Evre IA1 ve IA2 serviks kanseri: Serviks dokularında sadece mikroskopla görülebilen çok az miktarda kanser bulunur. IA1 evresinde, kanser 3 milimetreden daha az derindir ve 7 milimetreden daha az genişliğe sahiptir. IA2 aşamasında, kanser 3 milimetreden daha derine inmiştir, ancak 5 milimetreden daha derin değildir ve 7 milimetreden daha geniş değildir.  Serviksteki dokuların arasında yalnızca mikroskopla görülebilecek kanserli hücreler vardır. 

Evre IA, tümörün büyüklüğüne bağlı olarak IA1 ve IA2 evrelerine ayrılabilir.

IA1 evresinde, kanser 3  milimetreden daha  derin değildir ve 7 milimetreden daha geniş değildir.

IA2 evresinde kanser 3 milimetreden derin, ancak 5 milimetreden daha derin değildir ve 7 milimetreden daha geniş değildir.

Evre IB

Evre IB1 ve IB2 serviks kanseri: IB1 evresinde, kanser sadece mikroskop ile görülebilir ve 5 milimetreden daha derin ve 7 milimetreden daha geniştir veya kanser mikroskop olmadan görülebilir ve 4 santimetreden daha küçüktür. IB2 evresinde ise kanser 4 santimetreden daha büyüktür ve mikroskop olmadan görülebilir. Evre IB, tümörün büyüklüğüne bağlı olarak IB1 ve IB2 evrelerine ayrılır.

  • Aşama II serviks kanseri

Kanser serviksin ilerisine yayılmıştır. Ancak pelvik duvara veya vajinanın alt kısmının üçte birine ulaşmamıştır. IIA1 ve IIA2 aşamalarında, kanser serviksin ilerisinde vajinaya yayılmıştır. Evre IIA1’de tümör mikroskop olmadan görülebilir ve 4 santimetre veya daha küçük olabilir. Evre IIA2’de tümör mikroskop olmadan görülebilir ve 4 santimetreden daha büyüktür. Evre IIB’de kanser rahim ağzının ötesine rahim çevresindeki dokulara yayılmıştır. 

Aşama II, kanserin ne kadar yayıldığına bağlı olarak IIA ve IIB evrelere ayrılır.

Evre IIA: Kanser rahim ağzının ötesinde vajinanın  üst üçte ikisine yayılmıştır. Ancak rahim etrafındaki  dokulara yayılmamıştır . Evre IIA, tümörün büyüklüğüne bağlı olarak IIA1 ve IIA2 evrelere ayrılır.

  • Aşama III

Aşama III,  kanser vajinanın alt kısmına ve / veya pelvik duvaın üzerine  yayılmıştır ve / veya böbrek problemlerine neden olabilmektedir.

Evre III, kanserin ne kadar yayıldığına bağlı olarak IIIA ve IIIB evrelerine bölünür.

Aşama IIIA serviks kanseri: Kanser vajinanın alt üçte birine yayılmış, ancak pelvik duvara yayılmamıştır. 

Aşama IIIB serviks kanseri: Kanser pelvik duvara yayılmış ve / veya tümör üreterleri (böbrekleri mesaneye bağlayan tüpler) bloke edecek kadar büyük hale gelmiştir. Bu tıkanıklık böbreğin büyümesine veya çalışmasının durmasına neden olabilir. 

  • Aşama IV

Kanser  pelvis ötesine yayılmıştır veya mesane astarına ve / veya  rektuma veya vücudun diğer kısımlarına yayılmıştır.

Evre IV, kanserin nerede yayıldığına bağlı olarak IVA ve IVB evrelerine ayrılır.

Aşama IVA serviks kanseri: Kanser mesane veya rektum gibi yakın organlara yayılmıştır. 

Aşama IVB serviks kanseri: Kanser; lenf düğümleri, akciğer, karaciğer, bağırsak veya kemik gibi vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır. 

Rahim kanseri nasıl tedavi edilir?

Rahim kanseri tespit edildiğinde uygulanacak tedavinin şekli kadının sağlık durumuna ve hastalığın gelişme şekline bağlıdır. Hastayı detaylı bir şekilde inceleyen doktor, en doğru ve uygun tedaviye başlayacaktır. Rahim ağzı kanseri olan hastalar için farklı tedavi türleri vardır. Bazı tedaviler standarttır ve bazıları klinik çalışmalarda test edilmektedir. Tedavi klinik çalışması,  mevcut tedavileri iyileştirmeye veya kanser hastaları için yeni tedaviler hakkında bilgi edinmeye yönelik  bir  araştırma çalışmasıdır. Klinik çalışmalar yeni tedavinin standart tedaviden daha iyi olduğunu gösterdiğinde, yeni tedavi standart tedavi haline gelebilir. Hastalar bir klinik araştırmaya katılmayı tercih etmeyebilir. Bazı klinik çalışmalar ise sadece tedaviye başlamayan hastalara açıktır.

Rahim kanseri ameliyatı

Rahim kanseri varlığı saptanan hastalarda tedavi ve daha ileri tedavilerin gerekli olup olmayacağının öğrenilmesi için ameliyat yapılır. Bu ameliyat sırasında hastalığın hangi evrede olduğu saptanır. Kanserlerin evreleri 1’den 4’e kadar sıralanıyor ve dördüncü evre en ciddi evredir. Kanserin hangi evrede olduğu kesinlikle tedaviyi ve sonucunu etkiler. Rahim kanseri ameliyatında hastaların çoğunun hem rahmi hem de yumurtalıkları alınmaktadır. Rahim kanseri ameliyatı çoğu vakada karından, nadiren de vajinal ya da laparoskopi ile yapılabilir. Kanser faktörü kadının rahminde olsa da rahim kanseri olan hastaların yumurtalık kanseri riski artar, bundan dolayı da yumurtalıklar da alınır.

Radyasyon (ışın) tedavisi

Rahim kanserinde radyasyon tedavisi çoğunlukla ameliyattan sonra yapılır. Nadiren de olsa bazı vakalarda kadınlar, ameliyat olmadan tek başına radyasyonla tedavi edilir. Hastaya verilen radyasyon yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurur. Bu tedavi genellikle haftalar, hatta kimi zaman aylar sürer ve özel bir merkeze her gün düzenli olarak gitmeyi gerektirebilir.

Rahim kanseri evresine göre pek çok farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Ameliyat ve ışın tedavisinin yanında kemoterapi ve hormon tedavileri de kullanılmaktadır. Bazı vakalarda kadına progesteron hormonunun sentetik bir türü olan progestin de verilir.

Rahim kanseri durumunda en doğru yaklaşımı doktor gösterecektir. Bu süreçte doktor ve hasta arasında uyumlu iletişimle çoğu vakada rahim kanseri tedavi edilebilmektedir.

Tekrarlayan serviks kanseri nasıl tedavi edilir?

  • Radyasyon tedavisi  ve  kemoterapi
  • Kemoterapi ve  hedefe yönelik tedavi 
  • Kemoterapi, (kanserin neden olduğu  semptomları  hafifletmek  ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirmek  için palyatif tedavi olarak)
  • Yeni antikanser  ilaçların  veya ilaç kombinasyonlarının klinik denemeleri

Gebelikte serviks kanseri

Gebelikte teşhis edilen serviks kanserinin tedavisi  servikal kanserin evresine ve gebeliğin dönemine bağlı olarak değişir. Özellikle de kadının ne kadar süredir hasta olduğu çok önemlidir. Bu süreçte biyopsi  ve  görüntüleme testleri  hastalığın evresini belirlemek için yapılabilir. Fetüsün radyasyona maruz kalmasını önlemek için gebelikte MRI (manyetik rezonans görüntüleme) kullanılır.

Gebelikte serviks kanseri nasıl tedavi edilir?

  • Gebelikte Aşama 0 olan bir serviks kanseri vakasında tedaviye gerek yoktur. Kontrol etmek için kolkoskopi yapılabilir.
  • Gebelikte Aşama I serviks kanseri vakasında, yavaş büyüyen bir evre olduğundan gebeliğin ikinci üç aylık dönemine kadar veya doğumdan sonraya kadar tedavi geciktirilebilir. Ancak hızlı büyüyen bir Aşama I serviks kanseri durumunda acil tedaviye ihtiyaç olabilir. Bu durumda tedavi seçenekleri; konizasyon veya radikal trakelektomi olabilir. Kanserin kadının lenf düğümlerine  yayılıp yayılmadığını  test etmek için gerekir. Kanser lenf düğümlerine yayılmışsa, acil tedavi gerekebilir.
  • Gebelikte Aşama II, III ve IV serviks kanseri vakasında; gebeliğin ikinci veya üçüncü trimesterinde tümörü  küçültmek için kemoterapi, cerrahi işlem  veya  radyasyon tedavisi  doğumdan sonra yapılabilir. Çok ileri aşamalarda anneyi kurtaracak ciddi bir tedaviye başlamak için öncelikle gebeliği sonlandırmak gerekebilir. 

Sonuç olarak rahim ağzı kanserine dair şunlar söylenebilir!

  • Serviks kanseri, serviksin dokularında malign (kanser) hücrelerinin oluştuğu bir hastalıktır.
  • İnsan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu serviks kanseri için ana risk faktörüdür.
  • Genellikle erken serviks kanseri belirtileri veya semptomları yoktur, ancak düzenli kontrollerle erken dönemde tespit edilebilir.
  • Rahim ağzı kanseri belirtileri ve semptomları arasında vajinal kanama ve pelvik ağrı bulunur.
  • Rahim ağzını inceleyen testler rahim ağzı kanserini tespit etmek (bulmak) ve teşhis etmek için kullanılır.
  • Bazı faktörler prognozu (iyileşme şansı) ve tedavi seçeneklerini etkiler.
  • Rahim ve rahim ağzı kanserleri erken dönemde teşhis edildiğinde, tedavi edilebilir hastalıklardır.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar