Sebepsiz İnfertilitede Nasıl Hamile Kalınır?

Sebepsiz infertilite ya da açıklanamayan kısırlık sorunu yaşıyorsanız, hamile kalmanızın bir yolu olup olmadığını merak ediyor olabilirsiniz. Bu sorunun cevabını öğrenmek için atmanız gereken ilk adım kısırlıkla ilgili testler yaptırmak olacaktır. Sonrasında doktorunuz kısırlığın nedenine bağlı olarak tedaviye başlayacaktır.

Yumurtlayamıyorsanız, doktorunuz klomifen tedavisi önerebilir. Sperm sayısı azsa aşılama ya da tüp bebek tedavisi denenebilir. Ancak kısırlığın nedeni bilinemiyorsa nasıl bir tedavi görmeniz gerekir? Tedavi seçenekleriniz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve sebepsiz infertilitede hamile kalmaya çalışırken neler yapabileceğinizi öğrenmek için okumaya devam edin.

Sebepsiz İnfertilite Tedavisi

Sebepsiz infertilitede genelde tahmine dayalı olarak tedavi gerçekleştirilir. Tedavi planında genelde kilo verme ya da sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişiklikleri, aşılama ile birlikte klomifen ya da gonadotropinler kullanımı ve tüp bebek tedavisi denemeleri yer alır.

Doktorunuz en az 6 ay ve belki de 1 yıl kadar doğal yollarla hamile kalmayı denemenizi isteyebilir. 35 yaşın üzerindeyseniz bu süre 6 aya düşebilir. 6 ay ila 1 yıl sonra hamile kalamadıysanız, diğer tedavi seçenekleri araştırılabilir.

Sebepsiz infertilite durumunda hamile kalmak için denenen tedavilerden her birine aşağıda detaylı bir şekilde göz atabilirsiniz. Ayrıca bu tedavilerde hamilelik başarısının ne kadar olabileceğini de öğrenebilirsiniz.

Yaşam Tarzında Değişiklikler

Sağlığınızı genel olarak iyileştirmeniz özellikle sebepsiz infertilite durumunda önemlidir. Bununla birlikte yaşam tarzında değişiklikler yapmanın, hamile kalmaya gerçekten yardımcı olduğunu gösteren araştırmalar bulunmamaktadır. Bununla birlikte yaşam tarzı faktörlerinin doğurganlığın azalmasıyla ilişkili olduğu söylenebilir.

Sebepsiz infertilitede tedaviler zaten deneme-yanılma yöntemiyle yapıldığı için hem kadının hem de erkeğin yaşam tarzında yapacağı değişikliklerin bir zararı olmayacak, aksine faydası olabilecektir.

Doğurganlığı doğal yollarla arttırmak için önerilen yaşam tarzı değişikliklerinden bazıları şunlardır:

  • Kafeini azaltın
  • Fazla kiloluysanız kilo verin ve kilonuzdan bağımsız olarak egzersiz yapın.
  • Genel stresinizi azaltın.
  • Sigarayı bırakın.

Doğal Yollarla Hamile Kalmak

Doktora gittiğinizde öneri olarak doğal yollarla hamile kalmayı duymak istemezsiniz. Ancak bu özellikle kısırlığın nedeninin açıklanamadığı durumlarda faydalı olabilir.

Kısırlığa neden olan bazı faktörler zamanla kötüleşebildiği için doğal yollarla hamile kalmayı denemeden önce hem kadının hem de erkeğin test yaptırması önemlidir.

Doktorunuz ilk başta hemen bir tedavi yöntemi önermek yerine durumunuzu takip etmeyi teklif edebilir. Buna yönelik yapılan bir araştırma aşılama tedavisi gören ve doğurganlık ilaçları kullanan kişilerde gebelik oranının yüzde 33 olduğunu ve çalışma sonlandığında gebeliklerin yüzde 23’ünün devam ettiğini gösterdi. Tedavi görmeyen, bunun yerine gözetim altında olan çiftlerde ise kadınların yüzde 32’si kendi kendine hamile kaldı ve hamileliklerin yüzde 27’si çalışma sonuna kadar devam etti.

Yukarıdaki araştırmadan anlaşılacağı üzere aşılama ve doğurganlık ilaçlarının hamilelik şansını arttırmadığı görünüyor. Tedavi gören çiftler, doğal yollarla hamile kalmaya çalışanlarla aynı hamilelik oranlarını elde etti. Tedavi maliyetleri, ilaçların riskleri ve çoğul gebelik riski göz önüne alındığında doktorunuzun belirleyeceği bir süre boyunca doğal yollarla hamile kalmayı denemeniz en iyisi olabilir.

Bu araştırmaya dayanarak yapılan başka bir çalışmada çiftlerin teşhislerine uygun tedavi aldıklarında elde edilen başarı oranlarına bakıldı. Çiftlerin nasıl tedavi görecekleri yaşlarına ve ne zamandır doğal yollarla bebek sahibi olmaya çalıştıklarına göre belirlendi.

Çalışmadaki çiftler için üç farklı tedavi belirlenmiştir. Bu yöntemler arasında doğal yolla hamile kalmayı denemek, doğurganlık ilaçları ve aşılama kullanmak ve doğrudan tüp bebek tedavisi görmek vardı. Çiftlerin yüzde 90’ından fazlası doğal yolla hamile kalmayı denedi.

Çalışmanın sonucuna göre çiftlerin %81,5’i hamilelik elde etti. Bu hamileliklerin %73,9’u doğurganlık tedavisi görmeden gerçekleşti. Bunlar, özellikle genel olarak kısırlık için başarı oranlarını düşündüğünüzde mükemmel oranlardır. Tüm infertilite nedenlerine ve vakalarına bakıldığında tedavi sonrası canlı doğum oranlarının yüzde 50’nin biraz altında olduğu görüldü.

Doğal yollarla hamile kalmayı denemeye devam edip etmeyeceğinizi doktorunuzla görüşmelisiniz. Yukarıda yer alan çalışmalardaki çiftler, iyi prognoza sahip olan çiftlerdi. Yani bu çiftlerin yaşları gençti ve bebek sahibi olmak için yıllarını vermemişlerdi. Bu nedenle genel olarak 6 ay ila 1 yıla kadar doğal yollarla bebek sahibi olmayı denemeleri önerilen çiftlerin;

  • Doğurganlıkları kapsamlı bir şekilde test edilmeleri,
  • Kısırlıklarının “sebepsiz” olması,
  • Yumurtalık rezerv testi sonuçlarının iyi olması,
  • 35 yaşından genç olmaları,
  • Kendi başlarına bebek sahibi olmayı birkaç yıldan az bir süre denemiş olmaları gerekir.

Klomifen Kullanımı

Klomifen, kısırlık tedavilerinde en sık kullanılan ilaçlardan biridir ve yumurtlamanın gerçekleşmediği durumlarda yardımcı olabilir. Ayrıca erkek kısırlığı söz konusuysa sperm üretiminin artmasını sağlayabilir. Kısırlık tedavisinde ilk olarak kadın-doğum uzmanına başvurmak gerekir. Kadın-doğum doktorunuz sebepsiz infertilite durumunda klomifen reçete edebilir.

Durumunuz detaylı bir şekilde değerlendirilmeden klomifen kullanmanız zaman kaybı olabilir ve hiçbir fayda sağlamadan bazı risklere maruz kalmanıza neden olabilir.

İskoçya’da 580 kadınla yapılan bir araştırmada kadınlar 6 ay kısırlık tedavisi gördü. Kadınların bir kısmı klomifen kullandı, bir kısmına aşılama yapıldı ve bir kısmı ise doğal yollarla gebe kalmayı denedi.

Tüm gruplar karşılaştırıldığında canlı doğum oranları açısından en düşük olana sahip olan grubun klomifen kullanan grup olduğu görüldü. Canlı doğum oranı en yüksek olan grup aşılama yöntemi uygulanan grup oldu.

Klomifen kullanan kadınlarda canlı doğum oranlarının doğal yolla hamile kalanlara göre biraz daha düşük olması şaşırtıcı değildir. Klomifenin yan etkileri aslında doğurganlığın bazı açılardan azalmasına neden olur.

Başka bir araştırmada ise klomifenin sebepsiz infertilite durumunda etkili olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığı görüldü. Konuyla ilgili yapılan meta-analizde yedi farklı çalışmanın sonuçları değerlendirildi.

Klomifen tedavisinin zararsız olmadığını anlamak önemlidir. Klomifen tedavisi aynı zamanda kanser riskinde artış olabileceği için yalnızca altı döngüye kadar önerilmektedir. Doktorunuz tek başına klomifen kullanmanızı önerirse doğal yolla gebe kalmaya çalışmaya devam etmenizin daha iyi olup olmayacağını düşünün ve doktorunuza aşılama hakkında ne düşündüğünü sorun.

Aşılama ve Doğurganlık İlaçları

adet söktürücü ilaçlar

Sebepsiz infertilitesi olan ve hamile kalmaya çalışan kadınlarda aşılamanın tek başına ya da ilaçlarla yapılması durumunda hamilelik şansını arttırdığı görülmüştür. Bu konuda elde edilen kanıtlar çok güçlü olmasa da tüp bebek tedavisi masraflı ve invaziv bir tedavi olduğu için tüp bebekten önce aşılama ve ilaç tedavisi görmeyi düşünebilirsiniz.

Sebepsiz infertilitede aşılama ve gonadotropinler kullanımın, aşılama ve klomifene göre daha fazla tercih edildiği söylenebilir.

Randomize kontrollü bir araştırmada çiftler üç döngü aşılama ve ilaç tedavisi, aşılama ve gonadotropinler tedavisi ya da tüp bebek tedavisi gördü. Hamilelik oranları aşılama ve ilaç tedavisi için yüzde 7,6, aşılama ve gonadotropinler için yüzde 9,8 ve tüp bebek için yüzde 30,7 oldu.

Gonadotropinlerin de daha pahalı olduğunu ve yumurtalık hiperstimülasyon sendromuna (OHSS) ve çoğul gebeliğe yol açma olasılığının daha yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Sonuç olarak bu risklerin artması hamile kalma olasılığınızı arttırmayacaktır. Bu noktada yukarıdaki araştırmaya göre gonadotropinlerle aşılama deneyen çiftlerde tüp bebek tedavisi öncesi hamile kalmak için daha fazla zaman geçmesi gerektiğini ve tedavilere daha fazla para harcadıklarını söylemek gerekir.

Kaç aşılama döngüsü denemeniz gerektiğini yaşınıza ve aşılamanın başarısız olması durumunda tüp bebek tedavisine devam edip etmek istemediğinizle ilgili olacaktır. Tüp bebek tedavisi düşünenler öncesinde klomifen ile üç döngü aşılama deneyebilir. Tüp bebek tedavisi istemeyenler ya da bu tedaviyi devam ettiremeyenler ise doğurganlık ilaçları ve aşılamayı dokuz döngüye kadar deneyebilir.

Tüp Bebek Tedavisi

Sebepsiz infertilite söz konusu olduğunda tüp bebek tedavisi yüksek başarı oranına sahip bir tedavidir. Tüp bebek tedavisi, klomifen ve aşılamanın üç katı kadar başarı oranına sahiptir. Ancak tedavinin etkinliği çiftlerin yaşına göre değişkenlik gösterecektir. Yukarıda bahsedildiği üzere aşılama ve klomifen tedavisinde hamilelik oranı yüzde 7,6’yken tüp bebekte ise bu oran döngü başına yüzde 30,7’dir.

Tüp bebekte bazen başarı oranları tedavi sırasında sebepsiz infertilitenin nedeninin saptanmasından da kaynaklanmaktadır.

Tüp bebek sırasında yumurtanın kalitesi, döllenme süreci ve embriyo gelişimi yakından takip edilebilir. Bununla birlikte tüp bebeğin pahalı ve invaziv bir tedavi olduğunu unutmamak gerekir.

Tüp bebek başarılı bir tedavi olduğu için doğrudan tüp bebek tedavisiyle başlamak isteyebilirsiniz. Ancak çiftlerin önce klomifen ve aşılama denemesi daha iyi olacaktır.

Bununla birlikte yaşınız 38’den büyükse doğrudan tüp bebek denemeyi düşünebilirsiniz. Yaşınız ve tüp bebek tedavisiyle ilgili danışabileceğiniz en iyi kişi doktorunuz olacaktır.

Diğer Tedaviler

Sebepsiz infertilite ile hamile kalmak söz konusu olduğunda tüp bebek tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda aşağıda yer alan seçenekler denenebilir.

Üreme İmmünolojisi

Sebepsiz infertilitede doğal öldürücü hücreler söz konusuysa tüp bebek tedavisinde tekrarlayan düşükler ya da başarısızlık meydana gelebilir. Doğal öldürücü hücreler, aşırı aktif ya da çok fazla olduklarında sorun yaratabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi sırasında intralipidler olarak bilinen bir madde kadına damar içi verilebilir ve bu sayede çok fazla olan öldürücü hücrelerin etkileri azaltılabilir. Bununla birlikte bu tedavinin tüp bebekte canlı doğum oranlarını arttırabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmamaktadır.

Endometriyal Fazlalıkların Alınması

Sebepsiz kısırlığın nedenlerinden birinin endometriyal fazlalıklar olabileceği düşünülmektedir. Rahim içinde biriken bu fazlalıklar ağrıya neden olmayabilir ya da yumurtlama ile fallop tüplerini doğrudan etkilemeyebilir. Ancak bunların varlığı üreme sisteminin zarar görmesine neden olabilir.

Doktorunuz tüp bebek tedavisi denemeden önce çikolata kisti varsa bunu teşhis etmek ve ortadan kaldırmak için laparoskopi önerebilir. Bazı doktorlar ise bunu tüp bebek tedavisi başarısız olduktan sonra önerebilir. Bununla birlikte bu tedavinin canlı doğum oranlarını arttırıp arttırmadığı belli değildir.

Sonuç Olarak

Sebepsiz infertilite nedeniyle hamile kalamıyorsanız, bu durumu doktorunuzla detaylı bir şekilde konuşmanız önemlidir. Sebepsiz infertilitede dikkate alınması gereken pek çok faktör olduğu için süreç boyunca sabırlı olmalısınız.