Sorunu Gönder

Tüp Bebek Aşamaları

Doğal yolla bebek sahibi olamayan çiftlerin sıklıkla başvurdukları tüp bebek tedavisi çok başarılı sonuçlar vermekte, zorlu kısırlık vakalarında gebelik elde edebilmeyi olanaklı kılmaktadır. Tüp bebek tedavisinde kadın ve erkeğin üreme hücreleri vücut dışına alınır, laboratuvar ortamında döllenme gerçekleştirilir ve elde edilen embriyolar kadının rahmine transfer edilir.

Tüp bebek tedavisindeki başarı oranınızı hesaplama aracımızdan hesaplayabilirsiniz.
https://www.bulenttiras.com/tup-bebek-basari-orani-hesaplama

Çiftin kısırlık durumuna ve kısırlığa sebep olan faktörlere göre özelleştirilebilen tüp bebek tedavisi genel olarak 5 temel aşamadan oluşmaktadır. embriyo transferi yapıldıktan 12 gün sonra da kanda gebelik testi yapılarak gebeliğin oluşup oluşmadığı tespit edilir. Bu süreçte de anne adayına hormonlar verilerek gebeliğin oluşması için destek yapılabilir. Buna da luteal faz dönemi adı verilir.

Tüp bebek tedavisinin aşamaları nelerdir?
  • Ön görüşme aşaması

Tüp Bebek tedavisinin ilk aşaması uzmanın tüp bebek uygulanacak olan çiftle ön görüşme yapması ile başlar. Kısırlık sorunu yaşayan çift ilk görüşme için doktora başvurduğunda hem kadına hem erkeğe ait üreme öyküsü dinlenerek bu hikaye kayıt altına alınır. Danışmanlık aşaması adı verilen bu aşamada daha önceden yapılmış olan testler, kontrol edilmiş olan rahim filmi, operasyon epikrizleri detaylı bir şekilde incelenir. Bunlardan elde edilen verilerle varılan karar ve uygulanan jinekolojik ve ürolojik muayeneler neticesinde çiftin ihtiyaç duyduğu tüp bebek tedavisi protokolüne karar verilir ve bu sayede tedavi planlaması yapılır. Kadının muayenesinin ardından tedavi öncesi yapılması gereken bir cerrahi girişime ihtiyaç olup olmadığı incelenir.

Bazı kadınlarda rahmin doğumsal anatomik sorunları ya da miyom, polip, yapışıklık sebebiyle Histeroskopi olarak adlandırılan teknikle cerrahi girişime ihtiyaç duyulabilmektedir. Zira tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyo rahme yerleştirileceği için rahim içinin genel durumunun gebeliğe elverişli hale getirilmesi gerekir. 

Bazı vakalarda ise tüplerdeki enfeksiyon ve sıvı toplanması (Hidrosalpneks) ya da rahim dışına doğru büyüme gösteren miyomlar gibi sorunlar sebebiyle laparoskopik cerrahi girişimi yapmak gerekebiliyor. Burada uygulanacak olan tüp bebek tedavisinin protokolüne karar verilmesinde kadının yaşı, yumurta kapasitesi, geçirdiği cerrahi girişimler, çikolata kistlerinin varlığı, hormon düzeyleri ve daha önce uygulanmış olan tüp bebek tedavisi protokolleri gibi kadına dair neredeyse her bir husus önem taşımakta ve etkili olmaktadır.

Tüp bebek tedavisinin aşamaları nelerdir
  • Yumurta geliştirme (ovülasyon indüksiyonu) aşaması

Tüp bebek tedavisine kural olarak adet döneminin ikinci ya da üçüncü gününde başlanmaktadır. Bu evrede hastaya jinekolojik muayene yapılır ve hastanın yumurta kapasitesi yeniden incelenir. Yumurtalık içinde fonksiyonel bir kist olup olmadığı ya da rahim içinde yer alan bir kitle olup olmadığı kontrol edilir. Eğer olumsuz bir durum söz konusu değilse, tedaviye başlamaya karar verilir.

Hastanın yumurtalıklarında yumurta geliştirmek için Folkül Geliştirici Hormon, yani FSH olarak adlandırılan ilaçlar iğne şeklinde uygulanmaya başlanır. Tüp bebek tedavisinde uygulanacak olan ilacın dozu, kadının vücut kitle indeksi (BMI), yumurtalık kapasitesi, yaşı ve mevcutsa daha önceki tedavilerinde uygulanan dozlar gibi faktörlerin hepsi değerlendirilerek ayarlanmaktadır. Bu aşamada yapılan iğneler “insülin enjektörü” olarak da bilinen küçük iğnelerdir ve nasıl uygulanacağı konusunda hastaya tüp bebek hemşiresi tarafından bilgi verilir. Bu iğne genellikle göbek çevresinden ya da koldan yapılmaktadır.

Verilen iğnelerini enjekte etmeye başlayan hasta bundan 3 – 4 gün sonra kontrole giderek iğnenin etkisiyle yumurtadaki gelişim durumu takip edilir. Kullanılmasına karar verilen ilaçlar uygulanarak hasta 5 – 8 günlük süreç içerisinde birkaç defa daha kontrol ve takip edilir. Bu süreçte yumurtalardan en az üç tanesi 17 mm çapa ulaştığında iğne tedavisi bırakılır ve yumurtaların olgunlaşması için son olarak verilen çatlatma iğnesi belirli bir saatte yapılır.

Çatlatma iğnesinin yapıldığı saat çok önemlidir. Çünkü yumurta toplama işlemi bu iğne uygulandıktan 35 – 36 saat sonra yapılmalıdır. Bu bağlamda iğne yanlış saatte uygulandığı takdirde yumurtalar çatlayabilir ya da daha olgunlaşmadan toplanabilir. Bu sebeple iğnenin hastaya söylenen saatte uygulanması tedavinin başarısı açısından hayati önem taşımaktadır.

İşte bu son iğneyle yumurta geliştirme aşaması da tamamlanmış olur. Genellikle adet döneminin başından itibaren sayıldığında 10 – 12 gün içerisinde tamamlanan bu süreç kaliteli yumurta edilmesi için çok önemli bir zaman dilimidir. Bu dönemde hasta, doktorunun bilgisi olmadan ilaç kullanmamalı, röntgen filmi çektirmemeli, daha önceden uyarıldığı her hususa dikkat etmelidir. Özellikle de bu süreçte alkol ve sigara kullanılmaması, stresten uzak kalması çok önemlidir. Zira bu olumsuz faktörler tedaviyi fizyolojik ve psikolojik olarak zorlaştırabilir.

  • Yumurta toplama aşaması
yumurta toplama işlemi nasıl yapılır?

Yumurtaların toplanması aşamasında, olgunlaşma iğnesiyle geliştirilen yumurtaların toplanma işlemi; OPU, yani Oosit Pick Up işlemi genel anestezi altında yapılır. Yaklaşık olarak 15 dakika süren bu işlemin ardından hasta ortalama 2 saat süreli olarak hastanede dinlenir ve sonra evine gidebilir. Bu işlem transvajinal ultrason eşliğinde yapılmakta, vajinal ultrason probuna takılan uzun bir iğne ile yumurtalıklara ulaşılmaktadır.

Burada bulunan tüm yumurtalara tek tek girilerek içindeki sıvı dışarıya çıkarılır. Bu şekilde toplanan yumurta sıvısı embriyolog tarafından mikroskopla incelenir ve yumurta hücresi bu sıvı içinden alınır. Toplanan yumurtalar, belli bir süre inkübatörde bekletilir. Bu arada aynı anda erkekten mastürbasyon tekniğiyle meni alınır ve içinden sperm hücreleri ayıklanır. 

Azospermi, yani menide hiç sperm bulunmama sorunu olan erkeklerde MIKRO TESE olarak adlandırılan cerrahi girişimle sperm elde edilir. Bu şekilde sperm bulunduğu zaman kadından yumurta toplanır, sperm bulunamazsa döllenme olamayacağı için yumurta toplama işlemi de yapılmaz.

  • Döllenme ya da mikroenjeksiyon işlemi
mikroenjeksiyon işlemi nasıl yapılır

Spermin yumurtayı kendi kendine laboratuvar ortamında dölleyebileceği düşünülen vakalarda sperm ve yumurtalar bir araya getirilir ve döllenme gerçekleşmesi beklenir. Bu süreç laboratuvarda, tıpkı doğal yolla gebelikteki gibi olur. Ancak tüp bebek tedavisinde döllenmeyi ve de özellikle sperm ve yumurta kalitesi, sayısı düşük hastalarda embriyo elde edebilmeyi garantilemek adına mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilmektedir.

Mikroenjeksiyon (ICSI) işlemi 

Klasik tüp bebek tedavilerinde, yukarıda anlatıldığı gibi kadından ve erkekten alınan üreme hücreleri bir araya getirilerek kendilerinin döllenmeyi gerçekleştirmesi beklenir. Ancak döllenmenin daha kolay ve garanti olması içinse gereken vakalarda ince bir iğne vasıtasıyla özel bir mikroskop altında sperm yumurtanın içine yerleştirilir ve bu işleme mikroenjeksiyon adı verilir. OPU işlemiyle toplanan yumurtalar eğer M2 denen olgunlaşma seviyesine gelmişse, mikroenjeksiyon sonrası embriyoya dönüşürler. Burada kullanılan mikroskop, sperm tercihini kolaylaştırmak ve daha kaliteli spermin seçilebilmesi amacıyla değişik konfigürasyonda olabilir.

Mikroenjeksiyon işleminde kullanılan yumurtalar kaliteli ve yeterince gelişmişse yaklaşık % 80 oranında döllenme gerçekleşir. Döllenmenin olup olmadığını anlamak için mikroenjeksiyon işleminden 17 saat sonra kontrol edilir. Bu kontrolde 2PN adı verilen yapının görülmesi döllenmenin olduğunu kanıtlar.

Döllenen embriyolar inkübatör adı verilen karbondiyoksit, oksijen, azot, ısı ve nem gibi birçok değişkenin sürekli kontrol edildiği özel bir sistemin içinde takip edilir. Embriyo gelişiminde bölünme, hücre sayısı ve hücrelerin birbirine eşitliği incelenir. Elde edilen embriyoların sayısına göre embriyo gelişiminin 2. gününden 5. gününe kadar olan dönemde transfer işleminin yapılacağı güne karar verilir.

  • Embriyo transferi aşaması
embriyo transferi nasıl yapılır?

Laboratuvar ortamında oluşturulan embriyoların rahim içine yerleştirilmesi işlemine embriyo transferi denir. Eğer elde edilen embriyo sayısı az ise genellikle 3. gün transferi yapılırken, embriyo sayısı yeterliyse 5. güne ulaşan embriyoları saptayabilmek için 5. gün transferi tercih edilir ve bunlar blastokist olarak adlandırılır.

Blastokistlerle gebeliğin gerçekleşme potansiyeli daha yüksektir. Embriyo transferi işlemi karından yapılan ultrasonografi ile birlikte gerçekleşir. Jinekolojik muayene pozisyonundaki anne adayının rahim ağzının görülebilmesi için vajinaya bir spekulum yerleştirilir, ardından bir katater yardımıyla embriyolar, rahim ağzından rahim içine verilerek işlem sonlanır. Embriyo transferi işlemi genellikle herhangi bir ağrı hissine sebep olmaz.

Luteal faz dönemi (gebeliğe destek olan tedavi dönemi) 

Embriyo transferi aşamasında transfer edilen embriyoların tutunmasını kolaylaştırmak için hastaya ilaçlar verilir. Bu ilaçların en önemlisi de progesteron hormonu içerenlerdir. Burada genellikle progesteron hormonu vajinal jel olarak uygulanır. Bu süreçte progesteron dışında östrojen hormonu ve bazı özel durumlarda da kan sulandırıcı iğneler kullanılabilir. Bu luteal faz dönemi 12 gün devam eder. Embriyo transfer işleminden 12 gün sonraki güne denk günde kanda gebelik tahlili yapılarak gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediği belli olur.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
  • özlem özçelik :

    14 Aralık 2017

    merhaba hocam ..ben over yetersizliğinden dolayı tüp bebek olacak onumunzdeki ay başlıyorum tek yumurta ile bana % 1 ile 5 oran verildi..oda doğurmuş halim ams değerim düşük 031 ama diğer testlerime iyi dedi 4 yıllık evliyim…ve gata hastanesinde yaptırıcam

     Cevapla
  • Avni can :

    25 Kasım 2017

    Canli hucre yok cocuk sahi olunur mu

     Cevapla
  • serpil güney :

    20 Şubat 2017

    Merhabalar bizde açiklanamayan kisirlik var 1.5 senedir ilac tedavisi 1. Asilama düşükle sonuclandi 2. Asilama tutmadi. Psikolojik olarak cok yiprandik.bu surecten sonra ne önerirsiniz doktorumuz duruma göre 3. Asilama veya tup bebege karar verecekmis fakat bir sorun yokken toplam 1.5 senelik bir hikayede bu yasanilanlar… Degerli yorumlarinizi bekliyoruz. Şimdiden tesekkur ederiz

     Cevapla
  • Nalan :

    06 Şubat 2017

    Merhaba iyi akşamlar hocam daha önce sizde muayene oldum fakat sorum tüp bebekle\r\n alakalı değil vajinal bölgemde akıntı ve kötü koku oluşuyor regl dönemim yaklaşırken ve biterken bu beni aşırı derecede rahatsız ediyor bunun için ne yapmam lazım daha önce böyle bir sorun yaşamadım son 2 Aydır böyle tedavisi var mı ne önerirsiniz

     Cevapla
    • Bülent Tıraş :

      06 Şubat 2017

      Merhaba,\nÖncelikle geçmiş olsun. Antibiyotik kullanımı, doğum kontrol hapları, cinsel birliktelik, şeker hastalığı, immun sistem bozuklukları, bazı cilt hastalıkları, yanlış hijyen davranışları, yanlış çamaşır tercihleri, aşırı kilolu olmak genital bölgede enfeksiyona neden olabilmektedir. Kadınlarda görülen her vajinal akıntı tedavi gerektirmez. Adetin hemen öncesinde de akıntıda hafif bir artış olması normaldir. Adet dönemine yaklaştıkça bazen vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir. Yapılan jinekolojik muayenenize göre akıntınızın tedavi edilmesi gerekiyor ise hekiminiz tarafından tedaviniz planlanacaktır. \nSaygılarımla,\nProf. Dr. M. Bülent Tıraş

       Cevapla
Benzer Yazılar