Tüp Bebek Hangi Durumlarda İptal Edilir?

tup-bebek-iptal-edilir

Tüp bebek tedavisinin iptali, genel olarak tedavinin uyarılma aşamasında yumurtalıklarda az sayıda folikül gelişmesi ve yumurta toplanması işleminin iptal edilmesini belirtmek için kullanılır. Yumurtalıklar, tedavi sırasında yeteri kadar yumurta (ya da folikül) üretmiyorsa bu durumda kişi, tedaviye zayıf yanıt veriyor demektir. Tedavi gören kadınların yüzde 5 ila yüzde 35’inin tedaviye zayıf yanıt verdikleri düşünülmektedir.

Her ne kadar yumurta toplama işlemi için yeteri kadar folikül gelişmemesi, tüp bebek tedavisinin iptali için bir neden olsa da tedaviniz başka nedenlerle de erken bitirilebilir, ertelenebilir ya da başarısız olabilir. Tüp bebek tedavisinin iptal edilmesine neden olan diğer etkenler arasında az yumurta toplanması ya da hiç toplanamaması, yumurtanın döllenememesi, embriyonun düzgün bir şekilde gelişememesi ya da ovaryen hiperstimülasyon sendromu riski gibi durumlar yer almaktadır.

Tüp bebek döngünüzün iptal edilmesi ya da ertelenmesi sonucu kendinizi çok üzgün hissedebilirsiniz. Çünkü o ana kadar zamanınızı, duygusal enerjinizi ve paranızı harcamışsınızdır. Embriyo transferi aşamasına gelememek oldukça acı verici olabilmektedir.

Bununla birlikte tedavinin iptal edilmesi ya da ertelenmesi, bir sonraki tedavi döngünüzde de aynı şeyin tekrarlanacağı anlamına gelmez.

Bazen tedavinin iptal edilmesine yönelik olarak tavsiyeler verilse de veya tedavinin iptal edilmesine yönelik yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğuna dair işaretler bulunuyorsa tedavinize devam etmeniz mümkün olabilmektedir. Tüp bebek döngüsünün iptal edilmesini anlamak ve bilinçli kararlar vermek için ihtiyacınız olan bilgileri aşağıda okuyabilirsiniz.

Tüp bebek tedavisi neden iptal edilir, ertelenir ya da olumsuz sonuçlanır?

Tüp bebek tedavisi görmeye başlayan herkes, tedavinin gebeliği ya da canlı doğumu garanti etmediğini bilir. Ancak embriyo transferi aşamasına gelemeyen pek çok insan, bu durum karşısında şaşkınlığa uğrar. Tüp bebek tedavisinin, embriyo transferi aşamasına gelmeden neden ertelenebileceğinin, iptal edilebileceğinin ya da olumsuz sonuçlanabileceğinin nedenlerini aşağıda okuyabilirsiniz.

Ultrason ya da kan testleriyle ilgili sorunlar

Tüp bebek tedavisinin (ya da diğer doğurganlık tedavilerinin) başında ultrason ve kan testleri yapılır. Bunların yapılmasının nedeni öncelikle yumurtalıklarda kist olup olmadığını görmektir. Kist bulunursa, kistin türüne göre tedavinin ertelenmesi gerekebilir.

Yumurtalık kistleri genelde iyi huyludur ve ek bir müdahale gerektirmeden kendi kendilerine yok olur. Kist yok olduktan kısa bir süre sonra ya da bir sonraki ay tedavinize başlayabilirsiniz.

Folikül sayısının çok az olması

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, yumurtalıklar doğurganlık ilaçlarına beklendiği şekilde cevap vermediklerinde yeteri kadar folikül gelişmeyebilir. Folikül sayısının kaç olması durumunda “çok az” kabul edildiğine dair farklı görüşler bulunsa da genelde iki ya da daha az folikül olması durumunda tedavi iptal edilir. Bu durumda hastanın da istemesi durumunda aşılama denenebilir.

Yeteri kadar folikülünüz bulunmuyorsa yumurta toplanması iptal edilebilir ya da doktorunuz, işlemin iptal edilmesine dair son kararı siz verebilirsiniz. Doktorunuz, gelecek tedavi döngülerinde neler yapılabileceğiyle ilgili tekrar ziyarete gelmenizi isteyecektir.

“Doğal” tüp bebek tedavisi ya da “mini” tüp bebek tedavisi görüyorsanız, bir tane ya da az sayıda folikülün olması istenen, hatta hedeflenen bir durumdur.

Düşük östrojen seviyesi

Östrojen seviyeniz, tedavi döngünüzün bir parçası olarak yapılan yumurtalıkların uyarılması sonrası beklenenden düşük olursa bu durum, folikül gelişimiyle ilgili sorunlara işaret ediyor olabilir. Tedavi döngüsü genelde östrojen seviyelerinin beklenenden düşük olması durumunda nadiren ertelense de folikül sayınıza bağlı olarak tedavi iptal edilebilir ya da tedaviye devam edilebilir.

Yüksek östrojen seviyesi

Doğurganlık ilaçlarına az tepki verilebildiği gibi aşırı tepki verilebilmesi de mümkündür. Bunun gerçekleşmesi sonucu ovaryen hiperstimülasyon sendromu (OHSS) adı verilen, tedavi edilmediğinde tehlikeli hale gelebilen durum meydana gelir. Çok ciddi vakalarda doğurganlığın kaybı ve hatta ölüm görülebilmektedir.

Östrojen seviyeniz çok yüksekse tedaviniz iptal edilebilir. Tedavinin iptali, çatlatma iğnesinden önce, yumurta toplanmasından önce ya da sonra gerçekleşebilir. Tedavi, yumurta toplandıktan sonra iptal edildiyse ve laboratuvarda sağlıklı embriyolar geliştiyse bu durumda embriyo dondurma tercih edilebilir.

OHSS’den ciddi bir şekilde etkileniyorsanız, embriyo transferi oldukça tehlikeli olabilir. Gebelik, OHSS’nin iyileşmesini daha da zor hale getirebilmektedir. Bu nedenle bir sonraki döngüyü beklemeniz ve dondurulmuş embriyo kullanmanız daha iyi olacaktır.

Östrojende beklenmedik düşüşler

Bazı tüp bebek protokollerinde östrojen seviyesinde yumurta toplanmadan önce beklenen bir düşüş yaşanır. Ancak östrojen seviyesinde görülen düşüşün, beklenmedik bir şekilde gerçekleşmesi kötü bir işaret olabilir. Bu durumda doktorunuz yumurta toplanması işleminin iptal edilmesini isteyebilir.

HCG/Çatlatma iğnesinin yanlış zamanlanması

Doğurganlık ilaçlarından olan hCG, genelde yumurta toplanmasından 36 saat önce enjeksiyon şeklinde yapılır. Enjeksiyonun zamanlaması oldukça önemlidir. Yanlış zamanda yapıldığı takdirde yumurtlama, beklenenden önce gerçekleşebilir. Yumurtalar bir kez pelvik boşluğa ilerlediği zaman tüp bebek tedavisinde kullanılmak üzere toplanamaz.

Doktorunuz, kendinize enjeksiyon yapmanız için tam zamanı size söyleyecektir. Bazı klinikler, çatlatma iğnesinin zamanlaması çok önemli olduğu için kliniğe gelmenizi isteyebilirler. İğneyi yanlış zamanda yapmanız durumunda tedavinizin iptal edilmesi gerekebilir

Yumurta toplanamaması

Teoride, her folikülde yumurta bulunmaktadır. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Foliküller bazen boş olabilmektedir. Yani folikül sayınız iyi olsa da onlardan alınacak yumurta mevcut olmayabilir. Yumurta olmadığı zaman ise döllenme gerçekleşmez ve tedavi biter.

Progesteron seviyesinin yüksek olması

Progesteron, yumurtlama sonrası artan bir hormondur. Embriyonun tutunacağı rahim içi tabakanın hazırlanmasına ve gebeliğin sürdürülmesine yardımcı olur. Progesteron, yumurta toplanmasından (ya da yumurtlamadan) önce artmamalıdır.

Bununla birlikte progesteron seviyesi, yumurtaların toplanacağı gün bazı kadınlarda yüksek olabilir. Progesteron seviyelerinin yüksek olması halinde doktorunuzla seçeneklerinizin neler olduğu hakkında konuşmanız gerekir. Bu durumda embriyo varsa dondurularak sonraki tedavide kullanılmak üzere saklanabilir.

Embriyo olmaması

Bazen toplanan yumurtaların sayısı yeterli olsa da döllenme gerçekleşmez. Döllenme olmadığında ortada transfer edilecek embriyo olmamaktadır. Bazense embriyo gelişse de sağlık açısından kötü durumda olduğunda transfer gerçekleştirilmemektedir. Embriyoların bir diğer transfer edilmeme nedeni ise PGD/PGS (Preimplamantasyon Genetik Tanı/Tarama) sonucunda embriyolarda kromozom sorunları olduğunun anlaşılması olabilir.

Ovaryen hiperstimülasyon sendromu belirtileri olması

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, ovaryen hiperstimülasyon sendromu (OHSS) tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. Belirtileriniz, ultrasonunuz ya da kan testleriniz OHSS riskinin yüksek olduğunu gösteriyorsa tedaviniz iptal edilebilir ya da ertelenebilir. Bu durum, yumurta toplamadan ya da toplandıktan sonra, embriyo transferinden önce gerçekleşebilir.

Hastalık

Eşlerden biri, tedavinin ortasında ciddi bir hastalık yaşıyorsa tedavi iptal edilebilir ya da ertelenebilir. Yüksek ateş, sperm sayısını olumsuz olarak etkileyebilmektedir. Bu nedenle yüksek ateşiniz varsa ya da başka bir hastalığınız varsa doktorunuza karşı dürüst olmanız gerekir.

Tüp bebek tedavisinin iptal edilmesi ya da ertelenmesi hayal kırıklığı yaratabilse de bazı hastalıklar tedavinin başarı riskini azaltabileceği, hatta sağlığınızı riske atabileceği için bu konuda doktorunuzu bilgilendirmeniz önemlidir.

Yumurta ya da folikül sayısı çok az ise ne olur?

Doğal ya da mini tüp bebek tedavilerinde bir ya da birkaç yumurta olması, istenen bir durum olmaktadır. Peki o halde geleneksel tüp bebek yönteminde birkaç folikülünüz olması neden yeterli olmamaktadır?

Bu biraz tartışmalı bir konudur. Az yumurtanız olsa da bazen doktorlar, yumurtaların toplanmasını teşvik edebilmektedir. Bazı durumlarda bunu yapmak en iyi çözüm olmaktadır. Örneğin, kadında azalmış yumurtalık rezervi söz konusuysa gebe kalma şansının arttırılması açısından az yumurta olsa da yumurta toplanması işlemi gerçekleştirilebilir.

Bununla birlikte doğurganlık ilaçlarına verilen yanıtın zayıf olması, yani yumurtalık uyarımı ile sadece bir ya da birkaç yumurtanın gelişmesi durumunda da yumurtalar toplanabilir.

Yüksek dozda verilen hormonların, yumurtalıkları önemli ölçüde uyaramaması, yumurta kalitesinin düşük olduğuna işaret ediyor olabilir.

Folikül sayısının çok az olması durumunda her doktor, yumurta toplanmasını önermez. Bazı doktorlar ise son kararı sizin vermenizi isteyebilir. Aşağıda, az folikül bulunması durumunda ortaya çıkan istatistikleri bulabilirsiniz.

  • Çeşitli araştırmalar göre ilaçlara zayıf yanıt veren kadınlarda, yumurtaların toplanması durumunda gebe kalma ihtimali yüzde 7,6 ila yüzde 17,5 arasında olmaktadır. Bu oranlar, ilaçlara normal yanıt veren kadınlarda yüzde 25,9 ila yüzde 36,7 olmaktadır.
  • Tüm verilere bakıldığında ilaçlara zayıf yanıt veren kişilerde, yumurta toplansa dahi gebe kalma ihtimali yarı yarıya azalmaktadır.
  • İlaçlara zayıf yanıt veren ve 36 yaş ile altında olan kişilerde, gebelik oranları yüzde 13 ila yüzde 35 arasında değişiklik göstermektedir. 37 yaşın üstünde olan kişilerde ise oranlar önemli ölçüde düşerek yüzde 1,5 ila yüzde 12,7 oranlarında gebelik elde edilebilmektedir.
  • İlaçlara zayıf yanıt veren kişilerin Vücut Kitle Endekslerinin 30’un üzerinde olması durumunda, normal kiloda olan kişilere göre gebe kalma ihtimali daha az olmaktadır.
  • FSH seviyeleri yüksek olan kadınların, ilaçlara zayıf yanıt vermeleri durumunda gebe kalma ihtimalleri önemli ölçüde daha az olmaktadır. FSH seviyesi yüksek olan kadınlarda gebelik oranları yüzde 4 iken FSH seviyeleri normal olan kadınlarda yüzde 14,8 olmaktadır.

Tüp bebek tedavisi sırasında toplanan yumurta sayısı önemlidir ve daha az yumurta toplanması, gebelik oranlarının daha düşük olmasına neden olur. Oosit sayılarına dayalı olarak gebelik oranlarını değerlendiren bir araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekilde olmuştur:

  • Sadece tek yumurta toplanan kadınlarda gebelik oranları yüzde 0 ila yüzde 2,3 arasında olmuştur.
  • İki yumurta toplanan kadınlarda gebelik oranları yüzde 4,3 ila yüzde 15,2 arasında olmuştur.
  • Beş yumurta toplanan kadınlarda gebelik oranları yüzde 22 olmuştur.

Tüp bebek mi aşılama mı?

Doktorunuz, tüp bebek tedavisinden aşılamaya geçilmesini önerebilir. Bu durum, yumurtalıklarınız beklenen tepkiyi vermediği zaman tercih edilebilmektedir. Yumurtalıklarınız aşırı tepki verdiyse aşılama yaptırmak istemezsiniz.

Bu tedavinin sizin için uygun olup olmadığı kısırlığın nedeni ve erkekte sorunlar varsa bunlara göre belirlenecektir. Örneğin, fallop tüpleriniz tıkalıysa aşılama düşünülemez. Veya eşinizin sperm sayısı çok düşükse ya da mikroenjeksiyonla birlikte tüp bebek tedavisi gerekiyorsa aşılama mümkün olmayabilir.

Bazı durumlarda yumurta sayısı tüp bebek için yetersiz olsa da aşılama için çok fazla olabilmektedir. Aşılamada üç ila beş yumurtanızın olması, çoğul gebelik riskine neden olur. Bu da sizin sağlığınızı ve bebeklerin sağlığını riske atabilir.

Tüp bebek tedavisi iptal edildikten sonra ne yapılır?

Tüp bebek tedavisine zaman ve para harcadıktan sonra tedaviniz iptal edildiyse tekrar deneyip denememek sorusu aklınızı kurcalayabilir. Bu soruyu yanıtlamak kolay değildir ve sizin durumunuza bağlı olarak değişiklik gösterir. Çoğu durumda tedaviyi tekrar denemek iyi bir seçenek olmaktadır. Doktorunuz, ilk tedavinizde yanlış giden şeyi göz önüne alarak sonraki tedavinizde daha iyi bir seçenek sunabilir.

Örneğin, doğurganlık ilaçlarına aşırı tepki verdiyseniz bir dahaki sefere daha düşük dozlar kullanmanız almanız ya da farklı bir protokol uygulanması gerekebilir. Önceki tedavinizde yumurtalar döllenmediyse bir sonraki tedavide tüp bebekle birlikte mikroenjeksiyon denenebilir. İlaçlara zayıf yanıt veriyorsanız başka bir protokol yardımcı olabilir.

Yapılan bir araştırmada, bir tüp bebek tedavisine zayıf yanıt veren kadınların yüzde 54’ünün, sonraki tedavide normal yanıt verdikleri görülmüştür. Ancak bununla birlikte bu araştırmada gebelik oranlarının hala düşük olarak görüldüğünü belirtmek gerekir. Normal yanıt veren sonraki tedavilerde gebelik oranlarının yalnızca yüzde 10,1 olduğu görüldü.

Bazı vakalarda tüp bebek tedavisinin iptali beklenmedik şekilde gerçekleşir. Bazen doğurganlık testleri, zayıf yanıt verileceğini tahmin eder. Bazense tüm testler normal görünse de tedavi istendiği gibi gitmez. Özellikle bu vakalarda tedavi başka bir zaman denenebilir. Araştırmalarda, tüp bebek tedavisine beklenmedik bir şekilde yanıt veren kişilerde üç tedavi döngüsündeki olasılıklara bakıldığında gebelik başarısının yüzde 25,9 ila yüzde 47 arasında olduğu görülmüştür.

Ancak tedaviye verilen zayıf yanıt ile birlikte başka faktörler de bulunuyorsa bu durum, tedaviye devam etmemeniz gerektiğini gösterebilir. Soruna bağlı olarak başka tedavi yöntemleri denemek, evlat edinmeyi düşünmek ya da çocuksuz bir hayat düşünmek seçenekler arasında yer alabilir.

Tüp bebek tedavisi gören kimse, embriyo transferi aşamasına gelemeyeceğini düşünmez. Tedaviniz iptal edilirse üzüntü, hayal kırıklığı ve hatta öfke gibi farklı duygular yaşamanız mümkündür. Özellikle ekonomik açıdan yalnızca bir kez tedavi deneyebiliyorsanız bu duygular ortaya çıkabilir. Ancak iptal edilmiş olan tedavinin zaman kaybı olmadığını unutmayın. Doktorunuz, bu tedaviden elde ettiği bilgileri sonraki tedavinizde kullanarak ailenizi kurmanıza yardımcı olabilir.

Son Olarak

İlk tüp bebek tedavinizin, sonraki tedavinizin nasıl geçeceğinin bir işareti olmadığını ve her zaman ikinci bir görüşe başvurabileceğinizi unutmayın. Destek almak için arkadaşlarınıza ve ailenize ulaşın. İptal edilen tedavinizle ilgili olarak doktorunuzla konuşun, onun tavsiyelerini dinleyin ve sonrasında kararınızı verin. Deneyiminizi duygusal olarak işledikten sonra bir sonraki adımınızın ne olacağına karar verin.