Paylaş:

Hepimizin sıkıntıları kendine göre çok zor ve katlanılmaz gelebiliyor. Ölümcül hastalıklarla mücadele eden veya hayatını tek başına çok zor geçirebilen insanları düşündükçe, benim üzüntümün pek de önemli olmadığını düşünürdün, aslında yine de öyle düşünüyorum. Bebeğim olmuyordu ama en azından genel olarak sağlıklı bir yaşam sürdürüyordum. Şimdi, bizim gibi tüp bebek denemelerinde başarısız olmuş insanların yazdıklarını okuyup, böyle düşünen sayısız insan olabilir, ama bebek sahibi olmak da dünyanın en güzel duygularından biri ve bebek sahibi olamamanın verdiği üzüntü çok farklı, bunu söylemek isterim. 

Genç kızlığımdan beri, hep karşımdakilerin isteklerine önem veren biri olmuşumdur. Evlenirken ve evlendikten sonra da, eşimin istekleri hep daha ön plandaydı benim için. Acaba mutlu mudur? Acaba benden sıkılıyor mu? Acaba çocuk istiyor mu? Bunlar gibi birçok soru beynimde yankılanıp duruyordu. Aslında bebek yapmak istediğini söyleyebilirdi, çünkü ben söylemediği için stres oluyordum ve istemiyor sanıyordum. Öyle değilmiş ve o da benden bekliyormuş. Biz böyle birbirimize bebek istediğimizi söylemeye çekinirken, yaşımızın ilerlediğini fark etmedik tabi ki. 

Bir gün ben artık dayanamadım ve bebek istediğimi söyledim, çok mutlu olduğunu ve benden beklediğini, sabırsızlanmaya başladığını söyledi. Hiçbir sorunumuz yoktu ve biz korunmayı bıraktık. Normal bir şekilde hamile kalacağımı düşünüyordum. Ama maalesef öyle olmadı. Birkaç ay geçti, bebek yok. Ben düzenli regl olmamak için dua etmeye başlamıştım artık. Regl olduğum gün ağlayacak gibi oluyordum. Anne ve babamıza bahsetmiyorduk ama utanarak söylüyorum, internetten çeşit çeşit yemekler, kuruyemişler falan araştırmaya başlamıştık. Bir iki ay daha böyle gitti ve doktora gitmeye karar verdik. D

Doktor eşimin sperm kalitesinin ve benim de yumurtlama kabiliyetimin yaşımızla birlikte azaldığını söyledi. Az çok ne dediğini anlamıştık ve biz bunu nasıl düşünemedik diye kendimizi bitirmeye başladık eşimle. Yaşımız ilerledikçe, çocuk sahibi olma ihtimalimiz azalıyordu. Böylece, doktor bize ilaçlar verdi. Bir süre kullanmamız gerektiğini söyledi. Ayrıca farklı farklı günlerde, değişik testler de yaptırdık. Kendimizi bu işe adamıştık. Ben işten izin almayı bile düşünmüştüm ama izni tüp bebek zamanında aldım ve rahat ettim. 

Doktor bir sonraki muayenede, tekrar değerlerimize baktı, kontroller yaptı, sorular sordu ve yumurtlama zamanlarımı takip edebilmem ve en verimli döneminde birlikte olmam için, düzeni olduğu gibi anlattı. Hatta bunlar için bazı uygulamalar olduğunu söyledi. Ben her dediğini yaptım ama olmuyordu. Artık zaman kolluyorduk eşimle. Yumurtlama dönemimde ve eşimin daha verimli zamanında deniyorduk. Böyle bir kaç ay daha geçti ama ben artık isyan etmeye başladım. Çünkü bu şekilde biraz daha yaşlanıyorduk. Kendimizi boşa kürek çektiğimize inandırmıştım ve gerçekten de öyleymiş. 

Tüp bebek denemeye karar verdiğimde bunun yanlış olduğunu iyice anlamış oldum. Eşim teklif etti ve böylece tüp bebek serüvenimiz başlamış oldu. Yani serüven denemez çünkü, iki denememiz de Bülent Tıraş hocamızlaydı ve ikincisinde başarılı olduk. Aslında söylenecek çok şey var ama ayrıntılarla kafanızı şişirmek istemem. İlk seferinde Bülent Hoca’yla tanışmak, bizim için büyük bir şanstı sanırım. Başkaları bu kadar şanslı olmuyormuş, okuduğuma göre. 

Bülent Hocam ilk görüşmede bizi dinledi, gayet güler yüzlü ve esprili bir şekilde, hiçbir sorun olmadığını ve kolaylıkla başarabileceğimizi söyledi. Kendisinin pozitifliğini, tüm hastaları şaşkınlıkla karşılıyor olabilir. Aşırı pozitif ve tatlı bir insan, en önemlisi karşısındaki insanları isteklerini ve düşündüklerini anlayabiliyor. Tüp bebek uygulamasına da dünyanın en basit yöntemi olarak bakıyor. Biz ilk denememizde, aşırı stresten ve aslında işlemden sonra benim ihmalkarlığımdan dolayı başarısız olduk diyebilirim. 

Tüp bebek tedavisi, doktorun olduğu kadar çiftlerin de başarısı, bunu bilmelisiniz. Bülent Hoca’ya ve içten ekibine güvendik ve pişman olmadık. İlk denemede hüsrana uğrayınca, bizi teselli etti. Kendisi bir çok örnek verdi ve aslında bize, bizim önemli bir sonumuz olmadığını öğretti. En başta da söylemiştim, insanların öyle büyük dertleri var ki, ben düşündükçe utanıyorum. İşte Bülent Hoca da, boşa endişelendiğimizi ve bir kere daha deneyeceğimizi ve bu denemede başarılı olacağımızı söyledi. Gerçekten de öyle oldu. Eşimle oğlumuzu kucağımıza aldık. Şunu söylemek isterim; tüp bebek korkulacak bir uygulama değil ve illa çok büyük doğurganlık sorunlarınız olmasına gerek yok, bizim gibi yaşı ilerlemiş çiftlerin zaman kaybetmeden tüp bebek yaptırmasını öneririm. Hocamıza, ekibine ve hastanede bize yardımcı olan herkese şükran duyuyoruz ve minnettarız. Sanırım ömrümüz sürdükçe, hocamızı sevgiyle anacağız. 

Paylaş:
Yorumlar
  • muhsin aslan :

    13 Kasım 2018

    iyi günler hocan biz gazi antep nizip ilçesinden muhsin ve islim aslan islim hanım bebek düşünüyo ama yaşımız 73 dogumluyuz nasıl olur hocam selamlar ne yapmalıyız biz ilk çocugumuz 2013 oldu sizin sayenizde bir kızımız oldu bütün ekibe selam

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar