Paylaş:

 

başarısız tüp bebek

Tüp bebek tedavisinin günümüzde oldukça gelişmiş cihazlar ve deneyim kazanmış uzmanlar ile gerçekleştirilmesi, tedavinin başarı oranının 10 sene öncesine göre bile bir hayli yükselmesini sağladı diyebiliriz. Lakin yine de pek çok sebepten dolayı tedavi başarısız olabiliyor ve bu nedenle çiftlerin de morali bozuluyor. Fakat her başarısızlık geri dönülemez değil ve bazı vakalarda ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü seferde tedavide başarı yakalanabiliyor. Başarısız tüp bebek nedenleri üzerine kısa bir bilgilendirme, konuya hakimiyetinizi arttıracaktır.

Tüp Bebekte Başarısızlık Nasıl Ölçülür?

Tüp bebek tedavisinde anne adayından ve baba adayından alınan üreme hücreleri, yani yumurta ve spermler laboratuvar ortamında bir araya getirilir ve döllenirler. Bu döllenmenin sonucunda ortaya bir bebek haline gelmeye hazır embriyolar ortaya çıkarlar ve bu embriyolar bir süre kültür ortamında tutularak bölünmeleri, beslenmeleri sağlanır. Bu süreç sonunda gebeliği başlatmaya uygun olduğu düşünülen embriyolar anne rahmine aktarılırlar ve kullanılmayan embriyolardan sağlıklı olanlar ise vitrifikasyon tekniği ile dondurularak gelecek denemelerde kullanılabilir şekilde saklanırlar.Fakat embriyo transferinin ardından maalesef başarının mümkünatı kadar başarısızlık da oldukça mümkündür. Bu konudaki klasik görüş, 3 defa kaliteli embriyo transferine rağmen gebelik elde edilememesi, bunun yanında toplamda 10 adetten fazla embriyo kullanılmasına karşın gebeliğin yakalanamamasının başarısızlık olarak adlandırılmasıdır ve bu durum tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olarak adlandırılır. Dolayısıyla her başarısızlığı tekrarlayan bir başarısızlık olarak görmemek, yeniden tedavi imkanlarını denemek gerekiyor.

Başarısız Tüp Bebek Nedenleri

Tüp bebek tedavisinde yaşanan başarısızlıklar farklı şekilde derecelendiriliyorlar ve bunlar tam 3 kısma ayrılıyor. Aşağıdaki videodan tüp bebek tedavisinin başarısız olma nedenleri nelerdir konulu videoyu izleyebilirsiniz.

Birincil Sebepler

Tüp bebek tedavisinde başarısızlığa konu olan birincil sebepler arasında kalitesiz embriyo oluşumu, yanlış ilaç tedavisi, embriyonun yanlış ortamda bulundurulması ve embriyo zarının kalınlaşması bulunmaktadır. Bu sebepler maalesef tüp bebeğin tutması önünde büyük engel oluşturuyorlar ve çiftlerin bebek sahibi olma hayali de maalesef sona eriyor. Lakin sonraki denemelerde bu sorunlarla karşılaşmadan gebelik elde etme ihtimali de hala mevcut.

İkincil Sebepler

İkincil sebepler, biraz daha annenin bedeninden kaynaklanan sıkıntıları ifade etmek için kullanılıyorlar. Rahim iç duvarındaki bozukluklar, miyom ve polipler, enfeksiyon kaynaklı yapışıklıklar, pıhtılaşma bozuklukları, bağışıklık sistemi bozuklukları gibi pek çok rahim kaynaklı sebep, maalesef tüp bebek tedavisinin boşa gitmesine neden olabiliyor.

İkincil sebeplerden kaynaklanan başarısızlıklarda, sorun tespitinin gerçekleştirilmesi gerekiyor çünkü bu sorunlar ortadan kaldırılmadan gebelik elde etmek sonraki denemelerde mümkün olmuyor. Polip ve miyomların, ayrıca kistlerin alınması, yapışıklıkların giderilmesi, rahim yapısının düzeltilmesi gibi pek çok operasyon, anne adaylarının sonraki tüp bebek tedavilerinde başarısızlıkların önüne geçmelerini sağlayabiliyor.

Üçüncül Sebepler

Çikolata kistleri ve tüplerde yaşanan problemler de tedavi edilebilen tüp bebek başarısızlığı sebepleri arasında yer alıyorlar ve üçüncül sebepler arasında bulunuyorlar. Özellikle enfeksiyonlardan dolayı fallop tüplerinin yapışmış olması veya daha önce geçirilen cerrahi operasyonlarda tüplerin zarar görmesi, sıklıkla rastlanılan problemlerden birisi. Bu tüplerin tıkalı olması, içlerinde sıvı birikmesi ve sıvının da yumurtalıklara doğru akması, ayrıca rahimde embriyonun tutunmasını zorlaştırması sebebiyle tüp bebek tedavisinde zorluklara neden olabiliyor.

Erkekten Kaynaklanan Sebepler

Tüp bebek tedavilerinde genellikle anne adayından kaynaklanan sorunların ortaya çıktığını görüyoruz ancak erkeklerden kaynaklanabilen başarısızlıklar da maalesef görülebiliyorlar. Bilhassa baba adayının spermlerinin kaliteli olmaması ve az sayıda olması, eldeki spermlerin kullanılmasını gerektiriyor ve kalitesiz genetik materyale sahip olan spermler ile döllenen yumurtalardan oluşan embriyolar, istenen kalitede olmuyorlar.

Embriyo kalitesinin düşük olması ise genellikle embriyonun rahme tutunamaması ile sonuçlanıyor. Zira vücudun doğal korunma mekanizması, anomaliler ile doğacak bebekleri engellemek üzere kurulu ve bu mekanizma deformasyonu bulunan embriyoların rahme tutunmasını zorlaştırıyor. Yani babadan gelecek olan üretme hücrelerinin hem kaliteli hem de bol miktarda olması gerekiyor.

Tüp Bebekte Başarısızlık Nasıl Anlaşılır?

Tüp bebek tedavisindeki embriyonun rahme transferi aşamasından sonra 12 ila 14 gün arasında bir bekleme süreci mevcuttur. Bu sürecin ardından bir kan gebelik testi yapılır ve bu test sonucunda gebelik elde edildiyse tedavi tutmuş demektir. Lakin kan testinin sonucu negatif çıkarsa, tedavinin başarısız olduğu sonucuna varılır ve bu nedenle gereken işlemler gerçekleştirilir.

Fakat tedavinin başarısız olup olmadığını bir anne adayının kendisinin anlaması neredeyse imkansızdır. Pek çok vakada, gebeliğin gerçekleşmesi halinde kanama olacağı, bel ağrısı olacağı, iştahın açılacağı gibi bazı söylentiler mevcut ancak maalesef bunların herhangi bir bilimsel açıklaması da bulunmuyor. Dolayısıyla tedavinin başarısız olduğuna kendi kendinize karar vermemeli, moralinizi yüksek tutmalısınız.

Başarısız Tüp Bebek Tedavisi Halinde Ne Yapmalı?

Tüp bebek tedavisi başarısız olduğunda, ilk olarak tedavinin başarısızlığına neden olan etkenler göz önüne alınmalılar ve gerekli tetkikler tamamlanmalılar. Sorun tespiti yapılmadan gerçekleştirilecek olan bir tüp bebek tedavisi tekrarı, aynı sorunların tekrar ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Dolayısıyla birlikte çalıştığınız uzmanınızla, gebelik oluşumunun neden engellendiğinin araştırılmasını sağlamalı, genetik veya sistemik rahatsızlıklara karşı gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Geçmiş senelerde kromozomal rahatsızlıklara karşı embriyonun taranması oldukça zorlu ve iyi sonuç sağlamayan bir yöntemdi fakat son senelerde ortaya çıkan IMSI metodu sayesinde embriyonun kendisinde bir genetik problem olup olmadığı tespit edilebiliyor. Böylelikle tüp bebek tedavisinde embriyo kaynaklı sorunlarda bu sorunun tespit edilerek daha kaliteli embriyoların seçilmesine imkan tanınıyor.

Rahimden kaynaklanan problemlerde ise zaman zaman laparoskopik operasyonlara gerek duyulabiliyor. Zira rahimdeki miyom ve polipler, kistler gibi etkenler maalesef embriyonun rahim iç duvarına tutunma olasılığını azaltıyorlar ve bu nedenle tüp bebek tedavilerinde başarısızlık yaşanabiliyor .Aşağıda iki tüp bebek uygulaması arasındaki zaman ne olmalıdır konulu videoyu izleyebilirsiniz.

Tedaviye Ne Zaman Tekrar Başlanmalı?

Tüp bebek tedavisinin başarısız olma sebebi bulunduktan sonra ve bu sebep ortadan kaldırıldıktan sonra, yapılan işlemlere göre yeniden tedaviye girme süreci değişkenlik gösterebiliyor. Rahim bölgesinde ameliyat gerçekleşenlerin aylarca beklemeleri gerekirken, embriyo kaynaklı sorunların ortadan kaldırılması halinde hemen tedaviye devam etmek mümkün olabiliyor. Her hastanın durumu kendine has olduğu için bu konuda net bir süre vermek mümkün değil. Doktorunuzun görüşleri bu konuda temel alınmalı ve tedaviye yeniden başlamak için acele edilmemeli.

Yaşa Göre Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisindeki başarı kriterlerinden bir tanesi de çiftlerin yaşları. İlerleyen yaşlarla birlikte anne adayının yumurtalık rezervlerinin azalması, baba adayının ise daha kalitesiz spermler üretmesi, maalesef tedavinin başarı oranını bir hayli düşürüyor.

Zira anne adayının azalan yumurtalık rezervleri, maalesef ilaç tedavisi sonrasında çok sayıda yumurta elde edilmesine engel oluyor ve ardakalan yumurtalarda belli bir kaliteyi yakalamak imkansız hale geliyor. Pek çok uzman, 35 yaşın üzerindeki anne adaylarında tüp bebek tedavisinin tekrarını en kısa sürede gerçekleştirmek istemektedir çünkü her geçen yaşla birlikte yumurtalıklardaki rezervler doğal yollardan azalmaktadır. Aynı durumun 35 yaş üzeri baba adaylarında da mevcut olduğunu es geçmemek gerekli.

Yaşça genç olan ve henüz 20’lerindeki çiftlerde ise tedavi süreci biraz daha rahat bir şekilde yürütülebilir. Zira henüz yumurtalık rezervleri doğuştan kaynaklanan bir sıkıntı olmadıkça yüksektir ve baba adayının spermleri de hem hareketli hem de çok sayıdadır.Aşağıda tüp bebek tedavisinde yaşın önemi konulu videoyu izleyebilirsiniz.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar