Sorunu Gönder

Miyomlar Hamileliğe Engel mi?

miyom-hamilelige-engel-mi

Rahimde oluşan iyi huylu tümörler olan miyomların hem tedavisi yapılabilir, hem de hamileliğe engel teşkil etmez. Miyomlar hakkında yapılan araştırmalarda gebe kalamama hakkında kesin bir bilgi elde edilememiştir. Günümüzde gebe kalmış olan kadınların % 27-40 oranında rahimlerinde miyom olduğu belirlenmiştir. Miyomların büyüklüğü, yerleştiği alan ve sayısı gibi etkenler gebelik elde etme oranlarını etkilemektedir. Ancak bu oluşumların doğrudan gebe kalamamaya neden olduğu belirlenememiştir. Bu konudaki belirlemelerde, rahmin kasılmasını bozduklarından spermlerin ileriye doğru olan hareketlerini bozabileceği ileri sürülmektedir.

Kas yapısı olan rahim, doğum sırasında kasılarak bebeğin dışarı atılmasını sağlar. Miyomlarda bu kas dokusunda oluşurlar. Bunun gebeliğe engel olması için, uygun olmayan yerde yerleşmesi, sayısı ve büyüklüğü gibi etkenlerin bunu desteklemesi gerekir. Kadınlarda en sık görülen tümörlerden birisidir. Bunların kistle karıştırılmaması gerekir. Çünkü miyomlar kas dokusundan oluşur. Kistlerin içi ise, sıvıyla doludur.

Bazı gebeliklerde miyomların olduğu bölge tehlikesiz olabilir. Bu sayede gebelik risksiz olarak devam ettirilebilir. Fakat gebelikteki yakınmalar daha etkili ortaya çıkar. Özellikle bel ağrısı, karın ağrısı, sık idrara çıkma, vajinada ağrı, kabızlık, cinsel ilişkide ağrı gibi yakınmalar gebelerde daha şiddetli olur. Doğum tercihi de miyomların yerleşimine, büyüklüğüne ve sayısına bağlı olarak yapılır.


Miyomlar hamileliğe engel olur mu?

Rahim içinde olan miyomların gebeliğin rahim içine yerleşmesinde başarısızlığa neden olacağı ve bu şekilde gebeliğin engellenmesinde etkili olabileceği konusunda uzmanlar arasında fikir birliği bulunmaktadır. Rahim kas tabakalarının içinde olan miyomların ise gebe kalamama konusundaki ilişkisi tam olarak belirgin değildir. Rahim duvarı dışında olanların ise, zaten gebelikle ilişkisi bulunmamaktadır.

Kadınlarda en çok görülen patojilerden olan miyomlar, 20-35 yaşları arasında olan kadınlarda görüldüğü gibi, 35-45 yaş arası olan kadınlarda daha fazla görülür. İleri yaşlarda daha fazla etkili olmaya başlarlar. Kadınların gebe kalamaması halinde, yapılan araştırmaların sonucunda sadece % 10 luk bir grupta sadece miyom tespiti yapılmıştır. Bunun dışında gebeliğe engel sorun tespit edilmediğinden, miyomların bazı kadınlarda gebeliğe engel olduğu söylenebilir.

Miyomlar rahmin içinde, dış yüzeyinde ya da rahim kas tabasında yerleşebilir. Rahim kasında olanlar, tüplere yakın yerlere yerleştiğinde, tüplerin tıkanmasına ve işlevini yapamamasına neden olabilirler. Bu etkinin her iki tüpü etkilemesi durumu nadir olsa da, bu gebeliğe engel teşkil edebilir.


Miyomlar gebe kalmaya nasıl etki etmektedir?

  • Miyomların rahim ağzının şeklini ve yerleşimini olumsuz olarak etkilemesi halinde, spermlerin rahim ağzından rahmin içine geçmesine engel olması gebeliğin yerleşimine mani olur.
  • Rahmin iç tarafında gebeliğin yerleştiği endometrial kavitenin daha fazla büyümesine ve şeklinin bozulmasına neden olan miyomlar, spermlerin burada ilerlemesine ve gebeliğin yerleşmesine engel teşkil edebilir.
  • Tüplere yakın yerleşmiş olan miyomlar, tüplerin tıkanmasına ve gebeliğe engel olabilir.
  • Tüpler ile yumurtalıklar arasındaki anatominin bozulmasına sebep olabileceklerinden, yumurtanın bu alanda yakalanmasına ve tüplerde ilerlemesine engel olabilir.
  • Rahim iç tabakasında oluşan miyomlar, iç tabakadaki kanlanmayı ve şeklini bozarak,  gebeliğin burada yerleşmesine engel olabilir.
  • Rahmin iç boşluğundaki alanda inflamasyona neden olabilirler.

Miyomların çıkarılması düşük riskini azaltır mı?

Miyomların rahimde olması halinde, bunun düşüğe neden olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmamıştır. Düşük olma olasılığı hakkında da tam bir tespit yapılmamıştır. Ancak miyomların çıkarılmasından önce düşük olasılığı % 40 kadarken, miyomlar çıkarıldıktan sonra bu oran % 20 ye düşer.


Miyom erken doğum sebebi olabilir mi?

Miyomların gebeliğin ilk üç aylık sürecinde gebelik kaybına, erken doğuma ya da rahim içinde gebeliğin büyümesini kısıtladığına dair riskleri arttırdığı hakkındaki veriler halen tartışmalıdır. Burada miyomların boyu, sayısı ve yerleşimi çok önemlidir. Büyük boyda miyomları olan kadınlar zorlanmadan doğum yaparken, küçük boydaki miyomları olan kadınlarda miyomların bebeğin eşinin yani plasentanın kanlanmasını olumsuz etkilemesi nedeniyle gebeliğinde ve doğumda zorluk çekebilir. Gebelik döneminde kadınlardaki miyomların hızla büyüyeceği hakkında da yeterli çalışma bulunmamaktadır.

Bebeğin eşinin alt tarafına yerleşen miyomu olan kadınlarda, bazı zamanlarda bebeğin eşinden ayrılması söz konusu olabilir. Rahmin altına yerleşen miyomu olan gebelerde, doğumun engellenmesi sorunu olabilir. Bu doğumlarda genellikle sezaryenle doğum tercih edilebilir. Aşırı büyük miyomlar olduğunda, bunların gebelikten önce çıkarılması gündeme gelebilir. Bu konuda gebeliğe olan zararı ve yararı değerlendirmeye alınır. Miyom çıkarıldıktan sonra, doğumun sezaryenle olabileceği konusu da değerlendirmeye alınır.

Miyomların gebelik sırasında olan olumsuz etkileri erken doğum riski, bebeğin başla gelmesi dışında yerleşim olması, sezaryenle doğumun olması, doğumda rahmin alınması, doğumdan sonra kanama riski olabilir. Nadiren rahim içi gelişme geriliği, bebeğin eşinin yerleşiminin uygun olmaması, ilk trimesterde kanama, erken su gelmesi, zor doğumların olması, eşin yerinden ayrılması gibi olumsuzluklar gelişebilir.


Miyomlar genetik olarak oluşur mu?

Miyomlar genellikle genetik olarak ailede görülebilir. Annesinde miyom olan kızlarda miyom oluşma olasılığı daha fazla olur. Bu oluşumlar ergenlik döneminde önce oluşmazlar. Bu oluşup gelişmesi için, adet kanamaların başlaması ve östrojen hormonunun varlığı gerekmektedir. Bu yüzden miyomlar menopoz giren kadınlarda büyüme göstermediği gibi, zamanla küçülür ve kaybolabilir. Östrojen nedeniyle büyüme gösteren miyomların ilk kez oluşumunu neyin tetiklediği hakkında herhangi kesin bilgi bulunmamaktadır. Fakat özellikle kadınların gebelik dönemlerinde östrojen hormonunun artışıyla daha hızlı büyüdükleri gözlenmiştir.


Miyomlar kısırlığa neden olur mu?

Günümüzde kısırlık sorunu yaşayan kadınların yaklaşık % 5 inde sebep miyomlardır. Miyomlar fazla büyük olduğunda yumurtalık kanalı ile yumurta ilişkisinin bozulmasına neden olabilir. Rahim içine doğru büyüyenler, rahim zarında incelmeye neden olarak kanamalara sebep olabilir. Bu bebeğin rahme yerleşmesini güçleştirerek, kısırlığa neden olabilir. Rahim iç boşluğuna büyüyen miyomlarda şekil bozukluğuna neden olarak, embriyonun yerleşmesine engel olabilir. Bu nedenle kadınların gebelik planlamasından önce miyomlar açısından değerlendirilmesi faydalı olur.

Miyomların tedavi edilmesi gerekir mi?

Hastalarda olan miyomların her zaman tedavi edilmesi gereksizdir. Tedavi hastanın öyküsüne göre değerlendirilir. Kısırlık çeken ya da gebe kalamayan kadınların rahim iç tabakasında olan miyomlar cerrahi yolla alınır. Bu özellikle geçmişte düşük yaşayan kadınlarda mutlaka yapılır. Rahimde dış yüzeyde büyümüş ve fazla büyük olmayan miyomlar genellikle ameliyatla alınmaz. Miyomları olan hastalara her zaman ameliyat yapılmaz. Bunun sebebi yapışıklığa neden olmaları ve buna bağlı gebe kalamama sorunu yaşatması nedeniyledir. Bu yüzden tedavi şekliyle ilgili çok dikkatli kararlar verilmektedir. Bazı kadınlarda tedavi uygulanmadan, hastalar sadece takibe alınmaktadır. Miyomlar ameliyatla alındığında açık ya da kapalı olarak, histeroskopik yolla ya da uterin arter emnolizasyonu gibi teknikler kullanılarak yapılabilir. Bunun tercihi miyomların yerleşimiyle, boyutu ve diğer özellikleriyle birlikte değerlendirilerek yapılır.

Bu ameliyatın kararı alınırken hastaya birçok test yapılmaktadır. Gebeliğe engel olan miyomların varlığı halinde, gebelikten önce miyom ameliyatı yapmaya fazla sıcak bakılmaz. Bunun nedeni ameliyatın rahme zarar vermesi halinde, kısırlığa neden olma gibi ciddi durumların ortaya çıkma riskidir. Bazı miyom ameliyatları sezaryen sırasında da yapılabilir. Fakat bu alınması kolay miyomlarda tercih edilmektedir. Çünkü bunun ani kanamalara neden olma riski vardır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar