Paylaş:


Üreme çağındaki kadınların normal şartlar altında ideal olarak 28 günde bir adet kanaması görmesi beklenir. İki adet kanaması aralığının 21 günden kısa veya 35 günden uzun olması ise adet düzensizliği olarak tanımlanır. İki adet kanaması arasındaki bu süre ise bir önceki adet kanamasının başladığı günden, bir sonraki adet kanamasının başladığı güne kadarki günler sayılır. Bu aralığın dışında olan, yani adet düzensizliği yaşayan kadınlarda ise birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Kadınlarda kısırlık sebebi olan yumurtlama problemine yol açan hiperprolaktinemi, polikistik over sendromu, prematür yumurtalık yetmezliği ve perimenopoz hormonsal adet düzensizliğine yol açabilmektedir. Bunun yanında kadının yaşadığı gebelik, kilo kaybı, yeme bozuklukları, yoğun egzersiz programı, aşırı stres, sistemik hastalıklar gibi sorunlar da adet düzensizliğine neden olabilmekte, üreme problemlerine yol açabilmektedir. Bu bağlamda özellikle gebe kalmak isteyen kadınların düzenli olarak adet görmeleri, düzenli yumurtlamaları çok önemlidir. 

Yumurtlama dönemi nasıl hesaplanır?

Üreme çağındaki bir kadın düzenli aralıklarla adet görüyorsa, adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren sayıldığında bir sonraki adet kanamasının başladığı güne kadar arada geçen süre yumurtlama döneminin hesaplanmasında çok önemlidir. Örneğin her iki adet kanamasının başlangıcı arasındaki gün sayısı 28 gün ise bundan 14 günü çıkarılır ve yumurtlama zamanı hesaplanır. 28 günde bir adet gören bir kadın bir önceki adet kanamasından itibaren saydığında 14. günde ya da 13. – 15. günler arasında yumurtlamaktadır. Aynı bağlamda 30 günde bir adet gören bir kadın, bu günden 14 çıkarır ve geriye kalan zaman 16. gün yumurtlama günü olarak bilinir. Aynı şekilde 26 günde bir adet gören bir kadın ise yine 26’dan 14 çıkardığında adet kanamasının başladığı günden itibaren 12. gün civarında yumurtlama dönemindedir. 

Yumurtlama dönemine dikkat ederek planlı bir gebelik elde etmek isteyen kadınlar hesaplanan bu yumurtlama gününe 3 – 4 gün kaladan başlayarak bir hafta boyunca iki günde bir korumasız cinsel ilişkiye girerse gebe kalma şansı artacaktır. Unutulmamalıdır ki, folikülden çıkan yumurtanın canlı kalma ömrü 12 – 24 saat arasında iken, korumasız cinsel ilişki sonucu vajinaya akan spermlerin kanalda canlı kalabilme süreleri ise 4 – 5 gün kadardır. Bu sebeple de kadının yumurtlama zamanını tespit etmeye çalışarak korumasız cinsel ilişkiye girmesi gebeliği kolaylaştıracaktır. 

Kadının adetlerinin düzensiz seyretmesi demek, yumurtlama dönemlerinin düzensiz olması ve dolayısıyla da gebe kalmakta zorlanmak anlamına geliyor. Yumurtlama dönemi düzensiz olan kadınlarda önce uzman kontrolünde ilaçlar kullanılarak yumurtaların düzenli olgunlaşması sağlanabilir, sonrasında ise ultrason takibi ile  ilişki dönemi planlanabilir. Bundan sonraki aşama olarak da aşılama yöntemi ya da bu yöntemlerin hiçbiri de yararlı olamaz ise tüp bebek tedavisi yöntemi denenebilir. Bu tür bir durumda vakit kaybetmeden uzmana başvurmak, danışmak gerekiyor.

Adet düzensizliği yaşayan kadınlarda yumurtlama takibi nasıl yapılır?

yumurtlama hesaplama

Adetleri düzensiz olan kadınlar doğal yolla gebe kalamama sorunu yaşayabilmekteler. Zira yumurtlama gününü hesaplayamayan kadın, gebelik için ne zaman korumasız cinsel ilişkiye girmesi gerektiğini de bilemeyebilir. Çünkü adetleri düzensiz olanların  yumurtlama zamanını bilmesi ve kesin olarak belirlemesi oldukça zor olur. Yumurtlaması düzensiz olan kadının adetleri de düzensiz gerçekleşir. İşte bu tür durumlarda yumurtlama zamanını belirleyebilmek için kullanılan bazı ölçümler, farklı hesaplamalar, yöntemler bulunmaktadır. 

  • Luteinleştirici hormon (LH) ölçümü

Adet düzensizliği yaşayan kadınların yumurtlama gününü kesin olarak hesaplayabilmeleri için eczanelerden alacaları eliza testi onlara yardımcı olmaktadır. Eliza testinde idrar yolu ile yapılan LH (luteinleştirici hormon) pik’ini ölçen cihazlar tespit edilmekte ve anlaşılabilmektedir. LH ölçen cihazlar ile kadın yumurtlama gününü tahmini olarak belirleyebilir ve hesaplanabilir. LH pik’i ölçen bu cihazlar eczanelerden temin edilebilir ve düzenli şekilde yapılan idrar testleri ile kadınlar kendi başlarına evde yumurtlama zamanını anlayabilirler. Ancak LH cihazlarının güvenilirliği % 100 olmasa da, kadının vücut ısısı ölçümüyle bu cihazlardan faydalanmak kadına büyük kolaylık sağlamaktadır. Düzenli olarak adet gören kadınlarda yumurtlama zamanının belirlenmesi çok daha kolay hale gelmiştir.

  • Takvim metodu

Normalde üreme çağındaki kadınların pratikte 25 – 35 günde bir adet görmesi gerekir. Bu şekilde adet gören kadınların büyük olasılıkla düzenli bir şeklide yumurtladığı düşünülür. Bu zaman dilimi sınırları içinden daha uzun veya daha kısa adet dönemleri olan kadınlarda anovulasyondan (yumurtlayamama) şüphe edilebilir. Adet dönemleri ve yumurtlama dönemlerinin düzenli olup olmadığı ve yumurtlamanın muhtemelen nasıl olacağının hesaplaması da takvim metodu kullanılarak yapılabilmektedir. Bu yöntemde kadın; birkaç ay süreyle adet kanamasının başladığı ilk günden, bir sonraki adet kanamasının başladığı güne kadar sayar ve takvimde işaretler. Bu şekilde kadın, kendi adet döngüsünün süresini tespit edebilir, yumurtlama dönemini hesaplayabilir. 

Hesaplanan bu iki adet dönemi arasında geçen süreye göre, olası bir sonraki adet kanamasının başlayacağı günden 14 gün öncesi tahmini olarak kadının yumurtlama günüdür. Bu sebeple de gebelik planlayan çiftlerin bu günün 2 gün öncesi ve 2 gün sonrasını da içinde barındıran bir hafta içinde ilişkiye girmeleri önerilir. 

  • Vücutta hissedilen değişiklikler

Adet dönemleri düzensiz seyreden kadınların yumurtlama dönemini tahmin ederek gebelik planlayabilmesi için vücudundaki değişimleri de izlemesi, takip etmesi gerekmektedir. Bu verilerin çok net bilgi verdiği söylenmese de yumurtlama dönemine dair işaretler olarak kabul edilir. Kadının hissedebileceği değişimler; iki adet dönemi arasında aniden artan mukus salgısı ve yine aynı dönemlerde yaşanan adet sancısı, aniden başlayan kasık ağrısı şeklinde sıralanabilir. Bu belirtiler hissedildiğinde kadın, yumurtlama döneminde olduğunu anlayabilir. Bunların yanında; tıpkı adet döneminde olduğu gibi memelerde hassasiyet, vücutta sıvı tutulması, iştah değişikliği ve ruh halindeki değişiklikler yumurtlamanın gerçekleştiğini gösterir. 

Yumurtlama olduktan hemen sonra vücutta kadınlık hormonlarından olan progesteron miktarı artış göstermekte, bundan dolayı da vücut ısısında bir miktar artış olur. İşte bu sebeple de kadın vücut ısısını ölçerek yumurtlamayı tahmin edebilir. Bunun için kadınlar, adetlerinin ikinci gününden itibaren yataktan kalkmadan önce ve her gün aynı saatlerde vücut ısılarını dil altından termometrelerle ölçebilirler. Bu ısının gün be gün kayıt altına alınması sonucunda bir süre sonra ısıda yaklaşık 0,5 -1 derecelik artış olur. Bu ısı artışı da yaklaşık 2 gün önce yumurtlama olduğunu gösterir. 

Yukarıda sıralanan yumurtlama gününü belirleyebilme hesaplarını etkililik açısından değerlendirmek ve karşılaştırmak gerekirse; takvim yöntemi ve bazal vücut ısısı takibi üremeye uygun günleri belirlemede çok yeterli olmayabilir. Zira pek çok kadın düzensiz aralıklarla adet görür ve bu düzeni hesaplayabilmekte zorlanır. Aynı zamanda vücut ısısı takibi de zaten yumurtlama olduktan bir süre sonra bilgi vermektedir. Oysaki bir kadının kolay gebe kalabilmesi için yumurtlamadan yaklaşık 24 saat önce korumasız cinsel ilişkiye girmesi gerekmektedir.  Ancak vajinal mukus değerlendirmesi ise diğerlerine göre biraz daha sağlıklı ve gerçekçi değerler verebilir. Şöyle ki; yumurtlama zamanını önceden belirlemenin en ucuz ve pratik yolu vajinal mukus kalitesini değerlendirme yöntemidir. Kadın yumurtlamadan hemen önce östrojen düzeyleri artar ve mukusun miktarı da artar. Bu dönemde mukus; daha şeffaf, akışkan, elastik hale gelir. İşte kadın bu değişimi saptadığında korumasız cinsel ilişkiye girmeli ve bu şekilde gebe kalma şansını artırmalıdır. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar