Sorunu Gönder

Doğum Esnasında Yaşandığını Bilmediğiniz 7 Şey

Doğum esnasında sizi kasılmaların ve acının beklendiğini biliyorsunuz. Yine doğumda yaşanan, ancak daha az bilinen olaylara gelin bir göz atalım.

Doğum sırasında gerçekleşen kasılma, sancı, acı ve epidural gibi iyi bilinen şeylerin farkında olsanız da bir yandan sizi hazırlıksız yakalayacak olaylar da gerçekleşir. Bunların kimileri yaygın olarak görülse ve zararsız olsa da bazıları da acil müdahale gerektirmektedir.

Vajinanın yırtılmasından çok hızlı gerçekleşen doğuma kadar doğumdan korkmanıza neden olabilecek pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan 7 tanesi ve bunlar hakkında neler yapabileceğinizi bu yazıda bulabilirsiniz.

İstenmeyen bağırsak hareketleri

Dışkılarken ve doğum yaparken aynı kaslar kullanıldığı için doğumda dışkılarsanız bu durum gayet normaldir. Doğum sürecinde bağırsak hareketleri bulunan kadınlarda, bebeği ittirmek için belirli kasları kullandıklarından dolayı dışkılama yaygın olarak görülmektedir.

Vücudunuzun alt kısmını uyuşturan epidural, kontrol edilemeyen bağırsak hareketlerinin gerçekleşme olasılığını arttırabilmektedir. Doğum sırasında ihtiyaç duyarsanız dışkılamanızda utanılacak hiçbir şey yoktur. Hatta bazı araştırmalar doğum sırasında dışkılamanın bebeğin bağırsak bakterilerine maruz kalmasına neden olduğu için uzun dönemde sağlık açısından olumlu yönleri olduğunu ortaya koymaktadır.

Mide bulantısı ve kusma

Mide bulantısı ve kusma sadece gebeliğe özgü değildir ve doğum sırasında da özellikle doğumun aktif aşamasında, bebeğinizi dışarı doğru iterken yaşanabilmektedir. Epidural nedeniyle tansiyonun düşmesi durumunda mide bulantısı ve kusma gerçekleşebilmektedir.

Ayrıca doğum sırasında yemek konusu da sıkıntı yaratabilmektedir. Özellikle bebek ile ilgili bir sorun varsa ve acil olarak sezaryen gerekiyorsa ameliyat sırasında midenizde yiyecek olması, bu yiyeceklerin soluk borusuna kaçmasına neden olabilmektedir.

Doğum süresinin uzaması

Doğumun ilk aşamasında latent faz ve aktif faz yer almaktadır. Ancak bazen bu fazlar olması gerektikleri kadar hızlı gerçekleşmemektedirler. Doğumun ilk kez anne olacak kadınlarda 20 saati, daha önce doğum yapmış olanlarda ise 14 saati geçmesi durumunda latent faz uzamış demektir. Latent fazın uzaması, anne adayları için hem yorucu hem de korkutucu olabilmektedir. Ancak bu durum nadiren komplikasyonlara neden olabilmektedir ve akla hemen sezaryeni getirmemelidir.

Rahim ağzının esnemesi yavaş gerçekleşiyorsa sabırlı olun ve gevşeyin. Gerekirse uyuyun, yürüyüş ya da ılık bir banyo yapın.

Rahim ağzı altı santimetre kadar açıldığı zaman aktif doğuma geçmiş olursunuz. Aktif doğuma geçtikten sonra rahim ağzı beklendiği kadar hızlı açılmadığı takdirde bazen komplikasyonlardan kaçınmak için sezaryen önerilebilmektedir.

Hızlı doğum

Doğum uzayabileceği gibi bazense hemen gerçekleşebilmektedir. Presipite doğum olarak da adlandırılan hızlı doğum, bebeğin sancılar başladıktan sonra üç saatten kısa bir süre içinde doğmasıyla meydana gelir. Pek çok yeni anne hızlı doğumu olumlu bir şey olarak görse de hızlı doğumun yaratabileceği bazı endişeler de bulunmaktadır. En çok endişe yaratan şeyler ise doğumda ağrı kesiciler için hastaneye zamanında yetişememek, doğumu steril bir ortamda yapamamak ve doğumu doktorların yaptıramaması gibi durumlar olmaktadır.

Yaşanabilecek bir diğer önemli zorluk ise hızlı doğumun, annenin yaşamında doğumun meydana getireceği büyük değişikliğe karşı başa çıkma mekanizması geliştirmesine zaman tanımamasıdır. Ayrıca hızlı doğumda rahim ağzı ve vajinanın yırtılma riskinin artması, rahimde ya da vajinada aşırı kanama olması ve sterilize bir ortamda doğum yapamamak sonucu bebeğin enfeksiyon kapma riskinin olması gibi potansiyel sorunlar da bulunmaktadı.

Vajinal yırtılma

Doğum sırasında vajina açıklığı yeterince geniş olmadığı zaman vajina ve anüs arasında bulunan perine bölgesinde yırtılma yaygın olarak görülmektedir.

Kadınların yaklaşık yüzde 90’ı doğum sırasında vajinal yırtığı belli derecelerde deneyimlemektedirler. Birinci ya da ikinci dereceden yırtıklar birkaç haftalığına hafif düzeyde rahatsızlığa neden olabilirken üçüncü ve dördüncü derece yırtıkların iyileşmesi birkaç haftadan fazla sürebilmektedir.

Bazı durumlarda ise doktorunuzun vajinayı genişletmek için cerrahi kesi attığı bir işlem olan episotomiyi gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu durum yaygın olmamakla birlikte bebeğin omzunun pelvik kemiğin arkasında sıkışmasının sorun teşkil etmesi halinde ya da annenin forseps ya da vakum ile doğumda yönlendirilmesi gerektiğinde yapılabilir. Sonrasında dikişler ile yırtılmış perinenin kapatılması gerekmektedir.

Rektum yırtılması

Doğumda bebek için ıkınırken meydana gelen dördüncü dereceden yırtık ile rektum yırtılabilmektedir. Bazı durumlarda dördüncü derece yırtığı engellemek için yapılabilecek hiçbir şey bulunmamaktadır. Ancak neyse ki dördüncü derece yırtık, normal doğum sırasında meydana gelen vajinal yırtıklardan en az görülenidir.

Rektum yırtılması ihtimalinin azaltılması için ıkınma sırasında perineye sıcak kompres yapılması işe yarayabilmektedir. Ayrıca doğum esnasında masaj da yapılabilir. Perine masajının yapılma amacı, normal doğum sırasında gerçekleşebilecek yırtılmayı önlemektir. Vajinanın alt kısmına yağ ya da su bazlı kayganlaştırıcı ile masaj yapılması, dokuyu yumuşatarak daha esnek hale gelmekte ve elastikiyeti artmaktadır.

plasenta örnek görsel

Plasenta Yapışması

Bebeğinizi doğurduktan sonra bütün sürecin bittiğini düşünebilirsiniz ancak bu doğru değildir. Doğum sonrası sancıların devam etmesi, vücudun plasentayı dışarı atması bakımından önemlidir. Bu sancılar ayrıca doğum sonrası kanamanın azalması açısından da önemlidir. Plasentanın atılması genelde doğum gerçekleştikten sonra 30 dakika içinde plasentanın rahim duvarından ayrılması ve kasılmalarla dışarı itilmesi ile kendiliğinden gerçekleşir. Ancak bu durum kendiliğinden gerçekleşmezse plasenta yapışması denilen durum meydana gelir.

Plasenta yapışmasına neden olan faktörler arasında kasılmaların zayıf olması, plasenta atılmadan rahim ağzının kapanması ya da plasentanın rahim duvarındaki kaslara tutunması yer almaktadır. İlaçlar, rahim ağzında rahatlama sağlayabilir. Bunun yanında doktorunuz rahmin plasentayı dışarı atmasına yetecek olan kasılmanın oluşması için bebeğinizi emzirmenizi isteyebilir. Plasenta yapışmasının belirtileri arasında ateş, kötü kokulu akıntı, ağır kanama ve/veya sürekli ağrı yer alabilmektedir. Bazen plasentanın atılmaması durumunda ameliyata ihtiyaç duyulabilmektedir. Plasentanın yapışması tedavi edilmezse anne açısından hayati tehlikeye neden olabilmektedir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar