Paylaş:

Bebek sahibi olmak isteyenlerin doğal yolla gebelik elde edebilmeleri ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmeleri için pek çok faktörün olumlu ve sağlıklı seyretmesi gerekiyor. Zira kadından, erkekten ya da her ikisinden kaynaklanabilen pek çok sebep doğal yolla gebeliğe engel oluyor. Bu şekilde ortaya çıkan kısırlık vakalarında da üremeye yardımcı tedaviler uygulanarak bebek sahibi olmak mümkün olabiliyor. Kısırlık şikayetiyle doktora başvuran çiftlere yapılan testler, tahliller ve muayeneler ışığında kısırlığın sebebi belirlenerek öncelikle kısırlığa yol açan faktörler ortadan kaldırılıyor, ardından da doğal yolla ya da üremeye yardımcı tedavilerle gebelik deneniyor. Kısırlık sebeplerin pek çoğunda genellikle tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavisi nedir, nasıl yapılır?

Tüp bebek tedavisi, kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin alınıp laboratuvarda döllendikten sonra embriyonun anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir. Tüp bebek tedavisinde, doğal yolla gebeliğe engel olan pek çok kısırlık sebebi saf dışı bırakılabildiği için gebelik elde edebilme şansı da yüksektir. Ancak tüp bebek tedavisinin de başarısız olmasına yol açabilecek pek çok etken bulunmaktadır. Bu sebeple de öncelikle çifte ait olan sorunlar tespit edilmeli, onların tedavisi gerçekleştirilmeli, ardından tüp bebek tedavisi denenmelidir. Bu şekilde olduğunda başarı şansı çok daha fazla yüksek olacaktır.

Kısırlık nedir, sebepleri nelerdir?

Kısırlık (infertilite), en basit tanımıyla bir çiftin doğal yolla bebek sahibi olamamasıdır. 35 yaşın altındaki çiftin, özellikle de kadının bir yıl süreyle, 35 yaşın üzerindekinin ise 6 ay süreyle düzenli olarak korumasız cinsel ilişki yaşadığı halde gebelik elde edememesi durumunda kısırlıktan bahsedilir. Bir çiftin doğal yolla bebek sahibi olabilmeleri için yumurtlamadan embriyonun rahme yerleşmesine kadar gerçekleşen tüm basamakların sorunsuzca ilerlemiş olması gerekiyor. Tüm kısırlık vakaları düşünüldüğünde bunların üçte birinde kadından, yine üçte birinde erkekten ve geri kalan kısımda ise her ikisinden de kaynaklanan ya da kısırlığa sebep olan faktörün tespit edilemediği durumlardan kaynaklanan faktörler görülmektedir. Yani kısırlık nedenlerine bakarken kadından mı, erkekten mi, yoksa her ikisinden mi kaynaklandığı bulunmalı, hiçbir sebep bulunamıyorsa da “sebebi belirlenemeyen kısırlık” vakası şeklinde değerlendirilmelidir.

Erkekten kaynaklanan kısırlık sebepleri

    • Testislere bağlı anormal sperm üretimi,

    • Genetik bozukluklar,

    • Diyabet,

    • Klamidya, gonore, kabakulak veya HIV gibi enfeksiyonlar,

    • Testis damarlarının genişlemesi,

    • Erken boşalma gibi cinsel sorunlar,

    • Pestisitler ve diğer kimyasallar ve radyasyon gibi belirli çevresel faktörlere aşırı maruz kalma,

    • Sigara ve alkol gibi sağlıksız maddeler kullanma,

    • Antibiyotikler, antihipertansifler, anabolik steroidler,

    • Sauna veya sıcak küvetler gibi sıcağa sık sık maruz kalma,

    • Radyasyon ve kemoterapi gibi kanser ve tedavisinin yarattığı hasarlar

Kadından kaynaklanan kısırlık nedenleri

    • Yumurtlama bozuklukları.

    • Hormonsal bozukluklar,

    • Hiperprolaktinemi (süt hormonunun çok fazla üretilmesi)

    • Tiroit hormonunun dengesiz salgılanması,

    • Rahim boynunun açılması ile anomaliler,

    • Rahimde miyom, polip, kist olması,

    • Uterus veya servikal anomaliler,

    • Fallop tüplerinin hasar görmüş olması veya tıkanması,

    • Endometriozis (çikolata kisti),

    • Erken menopoz,

    • Pelvik adezyonlar, pelvik enfeksiyon, apandisit veya abdominal veya pelvik cerrahi sonrası organları bağlayan yara dokusu bantları.

Miyom nedir, gebeliğe engel olur mu?

Miyomlar, rahimde görülen anormal düz kas çoğalması şeklindedir ve rahimde en sık görülen iyi huylu tümördür. Miyomlar, düzgün sınırlı kitlelerdir ve farklı yerleşimlerde olabilirler. Miyomlar, yerleştikleri alana göre değişiklik gösterirler. Bu bakımdan miyomların boyutu, sayısı ve nereye yerleştiğine göre de belirtiler değişir. Şöyle ki; bazı miyomlar, gebeliğe engel olurken, bazıları bu tür bir sorun yaratmaz. Rahmin içine doğru büyüyen submükoz miyomlar, gebeliğe engel olur ve bebek sahibi olmayı planlayanlar öncesinde bu miyomları aldırmalılar. Çünkü rahmin içine doğru büyüyen miyomlar embriyonun yerleşmesine izin vermeyerek gebeliğe engel olurlar.  Buna karşıt olarak da; subseroz miyomlar çok küçük ise ve herhangi bir soruna yol açmıyorsa cerrahi yöntemlerle aldırmak gerekmez.

En sık olarak sorun yaratan miyomlar, rahim kas dokusu içinde gelişen intramural miyomlardır. Bunlar, rahim dokusu içinde olduğu için gebeliğin yerleşeceği endometriuma bası yapabilir ve bu alanda kan dolaşımının bozulmasına yol açarak gebeliğin tutunmasına engel olabilir. Bundan bağlamda genellikle 5 cm ve üzeri olan intramural miyomların hem doğal yolla gebelik hem de tüp bebek tedavisinden önce çıkarılması gerekebilir. Her ne kadar her kısırlık vakası için geçerli olmasa da miyomların ve özellikle de rahim içine doğru büyüme gösteren, rahim içi dokusuna yerleşen miyomların tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz etkileyeceği bilinmektedir. Bu sebeple de tüp bebek tedavisinden önce tespit edilen miyomlar cerrahi işlemle alınır.

Hamilelikte miyom zararlı mıdır?

Miyomlar konusundaki en doğru yaklaşım; büyükse, rahim içine doğru büyüme gösteriyorsa ve rahim içi dokusuna yerleşmiş durumda ise gebelik öncesinde alınması gerektiği yönündedir. Miyom, rahim içine de dış duvarına yerleşebilir. Miyomlar eğer büyüme ve çoğalma gösteriyorlarsa risklere yol açabilir, hamilelikte rahim iç duvarının tıkanmasına sebep olabilir. Bu şekilde gebeliğin gelişimini de olumsuz etkileyerek özellikle de sayısı arttığında erken doğuma bile sebep olabilir. Zaten büyük ve büyüme eğiliminde olan miyomlar; düşüğe, erken doğuma ya da gebeliğin tıbbi olarak sonlandırılmasına sebep olabiliyor.

Polip nedir, gebeliğe engel olur mu?

Polip, hücrelerin normalden fazla ve normalden hızlı çoğalarak oluşturduğu yapılara verilen addır. Polipler; burun, mide, kalın bağırsak, rahim gibi vücudun hemen her yerinde oluşabilir. Poliplerin hangi sebeple oluştuğu tam olarak bilinememekle birlikte; aşırı kilolu ve obez, 50 yaş veya üstü, sigara kullanan, ailesinde kolon kanseri hikayesi olanlar, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi bir inflamatuar bağırsak hastalığı olan, kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet hastalığı olanlar polip gelişimi açısından risk altındadır.

Polipler; yerleşim yerine ve büyüklüğüne göre riskli ve tehlikeli olabiliyor. Özellikle de rahim içine yerleşen poliplerin çoğu gebelik için risk oluşturduğu bilinmektedir.

Rahim içi polipler ve gebelik

Rahim içinde oluşan polipler “endometriyal polip” olarak adlandırılır. Endometriyal poliplerin bazıları kısırlığa neden olabilirken, bazıları ise gebeliği etkilemez. Bu bağlamda 2 santimetreden küçük olan endometriyal kistler gebeliğe engel olmaz, kısırlık sebebi olmaz, gebelik varsa bile düşüğe yol açmazlar. Küçük endometrial polipler, iyi huylu polipler ve dolayısıyla da gebelik öncesinde saptandığında cerrahi müdahale ile alınması gerekmez. Ancak eğer doğal yolla gebelik elde edilemiyorsa, tüp bebek tedavisi yapılacaksa önlem amaçlı olarak histerektomi yöntemi ile  çıkartılması yönüne gidilir.

5 – 5 santimetreden büyük endometriyal polipler ise gebeliğe engel olabilir, rahim içinde enfeksiyona neden olabilir. Poliplerin sebep olduğu enfeksiyonlar ise embriyonun yerleşmesine engel olarak gebelik şansını azaltabilir. Büyük poliplerin varlığında gebelik gerçekleşmiş olsa bile, düşük olabilir. Bu sebeple de gebelik öncesinde tespit edilen büyük poliplerin ameliyatla çıkartılması gerekiyor.

Tüm bunlardan yola çıkarak poliplerin gebeliğe engel olup olmadığının büyüklükleriyle ilgili olduğu yorumu yapılabilir. Eğer doğal yolla gebelik elde edilemediği için tüp bebek tedavisi yapılacaksa tespit edilen poliplerin histereskopi yöntemi ile çıkartılması gerekir. Bu sayede olası riskler saf dışı bırakılmış olur.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar