Paylaş:

Tüp bebek tedavisi, üremeye yardımcı diğer tedavilere göre daha masraflı ve zaman alıcı bir tedavidir. Bu sebeple de tüp bebek tedavisine başvuran çiftlerin en büyük isteği ilk denemede başarılı olabilmek ve gebelik elde edebilmektir. Ancak tüp bebek tedavisi pek çok farklı aşamadan oluşan, başarı için farklı faktörlerin birlikte olumlu yönde ilerlemesini gerektiren bir süreçtir. Bu bağlamda süreçte yaşanan en küçük bir aksilik tedavinin başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olabileceği gibi, olumlu yönde yapılan destekler de başarı olasılığını artıracaktır. Tüm aşamalar ve faktörler göz önünde bulundurulduğunda, sağlıklı ve doğru beslenerek de tüp bebek tedavisinin başarılı olmasına katkıda bulunabileceğimizi bilmek önemlidir. Evet, tüp bebek tedavisi sürecinde anne adayının beslenme koşulları bebeğin tutunabilmesinde rol oynayabilir.

Sağlıklı bir üreme fonksiyonu ve üreme organlarının sağlığı için kalitesi beslenmek gerekir. Sağlıksız ve kalitesiz besinler  insanların metabolizmasının fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Bu konuda yapılan araştırmalar, sağlıklı beslenmenin doğrudan kısırlığı tedavi etmek ve hamile kalmaya etkisi olmasa da, daha kaliteli sperm ve yumurta üretimine, hamile kalmak için sağlıklı bir ortam oluşturmaya, doğal yollarla ya da tüp bebek tedavisiyle oluşan gebelikte bebeğin rahime tutunmasına yardımcı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda anne adayının iyi bir beslenme rutinini izlemesi doğuma kadar sağlıklı bir hamilelik geçirmesine yardımcı olurken, bebeğin de daha sağlıklı doğmasını sağlar. Bu durum göz önünde bulundurularak, özellikle tüp bebek tedavisinde embriyonun tutunması için neler yemeli, nasıl beslenmeli gibi hususlarda bilgi sahibi olmakta fayda var.

Tüp bebek tedavisinde başarıyı artıran besinler nelerdir?

Tüp bebek tedavisine ve bu sürece dair yapılan araştırmalarda, embriyonun rahme yerleşmesine, yerleşen embriyonun doğuma kadar rahme sağlıklı bir şekilde tutunmasına yardımcı olan bazı besinler olduğu bilinmektedir.

  • Su

Su, en temel ve en sağlıklı besin kaynağıdır. Zaten insan vücudunun % 70’i su olduğu için, en temel ihtiyaçtır. Gün içinde tüketilen su, vücuttaki kimyasal olayların gerçekleşmesi ve hücrelerin canlı kalabilmesi için gerekli olan bileşiktir. Bu bakımdan diğer tüm vücut fonksiyonları gibi üreme için de, günde en az 2 litre ve oda sıcaklığında su tüketimi önerilirken, olası bir gebelikte bebeğin rahme tutunması su tüketimi sayesinde daha kolaylaşacaktır.

  • Doymamış yağ asitleri kaynağı olan besinler

Yeterince alınan Omega-3, vücudun diğer sistemleri gibi üreme sistemi sağlığına da iyi gelir. Özellikle gebelik planlandığı dönemde ve gebelikte yeteri kadar Omega- 3 alınmazsa başarısızlıklar olabilir. Bu bakımdan tüp bebek tedavisinde de Omega 3 bakımından zengin olan avokado, zeytinyağı, kabuklu yemişler, uskumru, orkinos, sardalye, somon tüketilmesi önerilir.

  • Protein kaynakları

Protein, vücudun yapı taşıdır ve vücutta yapım ve onarım işlemlerini yerine getirir. Bu bakımdan tüp bebek tedavisinde embriyo transferinden sonra da balık, yumurta, az yağlı et, baklagiller gibi kaliteli protein kaynakları tüketerek üreme sisteminin daha sağlıklı çalışmasını sağlayan hormonların üretimi teşvik edilebilir.

  • Karbonhidrat kaynakları

Karbonhidrat, vücudun enerji kaynağıdır ve gebelikte de bebeğin rahme tutunması için gerekli enerjinin karşılanması adına karbonhidrat kaynağı olan yulaf, arpa, buğday gibi tahılların, mercimek, nohut, muz, elma, pancar gibi besinlerin tüketimi önerilir.

  • Organik besin maddeleri

Üreme organlarının gerektiği gibi çalışması, rahmin embriyoyu kabul etmesi için hormonların dengeli bir şekilde salgılanması gerekiyor. Vücuttaki hormon dengesi de katkı maddesi içermeyen organik besinler tüketilmesi ile mümkün olacaktır.

  • Taze sebze ve meyveler

Üreme sisteminin sağlığı işleyebilmesi ve embriyonun doğuma kadar rahme tutunması için meyveler ve sebzeler çok önemli vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Özellikle de incir, dut, balkabağı, dereotu, çilek, yeşil yapraklı sebzeler, havuç gibi taze, organik sebze ve meyveler tüketilmesi bu konuda çok yardımcı olur.

  • Çinko kaynağı besinler

Üreme sisteminin sağlığı için çinko çok önemli bir elementtir. Zira çinko kaynağı olan besinler hem kadın hem de erkeklerde hormon seviyelerini düzenler ve kadınlarda embriyonun rahme tutunmasını sağlar. Bu sebeple tüp bebek tedavisi sürecinde kepekli tahıllar, yağsız et, balık, fasulye, süt, kabak çekirdeği, ayçiçeği, ceviz, badem, yumurta gibi çinko bakımından zengin besinler tüketilmesi önerilir.

  • Kalsiyum kaynağı besinler

Kalsiyum tüm vücut sağlığı ve hormon salgılarının dengelenmesi açısından çok önemli bir mineraldir. Kadının vücudunda kalsiyum eksikliği olmasının embriyonun tutunmasını olumsuz etkileyeceği bilinmektedir. Bu sebeple de kalsiyum bakımından zengin olan; süt ve süt ürünleri, asma yaprağı, fındık, marul, brokoli, su teresi, bamya, badem, incir, lahana, karnabahar, ıspanak tüp bebek tedavisi sürecinde bol bol tüketilmelidir.

Tüp bebek tedavisinde embriyo tutunmasını zorlaştıran besinler

Tüp bebek tedavisini olumlu etkileyen beslenme rutini olduğu gibi olumsuz etkileyen bir beslenme şekli de vardır. Zira bazı besinler üreme sisteminin fonksiyonlarına zarar verir. Tüp bebek tedavisi ya da doğal yolla gebelik planlanan dönemde bu besinlerden uzak durmakta fayda var.

  • Doymuş yağ oranı yüksek gıdalar

Doymuş yağ bakımından zengin olan tereyağı, yağlı kırmızı et, kuyruk yağı, sakatatlar ve özellikle de aşırı yağlı, tuzlu, şekerli paketli gıdalar embriyonun tutunmasını zorlaştırmaktadır. Bu sebeple de uzak durulması önerilir.

  • Kahve

Kahve, kafein açısından çok yoğundur. Bu sebeple de hem doğal yolla gebelik hem de tüp bebek tedavisinde embriyonun rahme tutunmasını olumsuz etkilediği için tüketimi önerilmez.

  • Yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri

Süt ve süt ürünlerinin yağları alındığında, içinde bulunan üremeye yardımcı birtakım maddeler de yo edilmiş olabiliyor. Bu bakımdan özellikle tüp bebek tedavi sürecinde az yağlı süt ve süt ürünü tüketiminden kaçınılmalıdır.

  • Alkol

Alkol tüketimi, çinko ve folik asit gibi gebelik için çok önemli bir ihtiyaç olan maddelerin vücuttan atılmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple de alkolün gebelik planlandığı andan itibaren bırakılması, gebelik süresince de kesinlikle tüketilmemesi gerekiyor.

  • Şeker

Rafine şeker, vücut sistemlerinin neredeyse tamamında yıkıcı ve fonksiyonları sekteye uğratıcı rol oynamaktadır. Şeker tüketildiğinde kişinin kanındaki insülin seviyesi hızla artar ve kısa süre sonra yine hızla da düşer. İşte bu hızlı değişim anne adayında gebelik diyabetine sebep olabilir, hem doğal yolla gebelikte hem de tüp bebek tedavisinde bebeğin rahme tutunmasını olumsuz etkiler.

  • Çiğ yumurta

Salmonella bakterisi gebelikte kısa süre içinde ciddi zehirlenmelere yol açabilmekte ve embriyonun tutunmasını, bebeğin gelişimini olumsuz etkilemekte, bebek kayıplarına sebep olabilmektedir. Salmonellanın da en sık olarak bulunduğu besin çiğ yumurtadır.

  • Cıvalı deniz ürünleri

Deniz ürünler, faydalı yağ asitleri ve proteinler bakımından oldukça zengindir ve gebelikte haftada 2 kez balık tüketilmesi önerilir. Ancak bu balıkların cıva içermeyen balıklar olması gerekiyor. Zira cıva, vücuda alındığında insan sağlığını olumsuz etkiler, gebelikte vücutta cıva birikmesi ise doğum anomalilerinden düşüğe kadar pek çok soruna sebep olabilmektedir. Cıva en çok büyük balıklarda ve istiridye, yengeç, karides, midye gibi deniz ürünlerinde bulunmaktadır. Bu bakımdan özellikle de tüp bebek tedavisi sürecinde cıva açısından zengin deniz ürünlerinden uzak durulmalıdır.

Paylaş:
Yorumlar
  • Fatih ARIM :

    22 Mayıs 2019

    Mikro tese amaliyati olacagim ileriye dönük bir sıkıntısı oluyormu

     Cevapla
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar