Yardımcı üreme teknikleri, kısırlık tedavisinde kullanılır. Bu tekniklerin içerisinde hem kadının yumurtasının hem de erkeğin sperminin kullanıldığı doğurganlık tedavileri yer almaktadır. Yardımcı üreme tekniklerinde kadının vücudundan yumurtalar toplanır. Yumurtalar, spermler ile bir araya getirilerek embriyoların oluşması beklenir. Sonrasında embriyolar, kadının rahmine yerleştirilir. Yardımcı üreme tekniklerinde bazen donör yumurta, donör sperm ve önceden dondurulmuş embriyolar kullanılabilmektedir.

gebelik 2

1970’li yıllarda İngiliz doktorlar, gebe kalmakta sorun yaşayan kadınlardan yumurta toplayarak bunları, laboratuvarda döllemeye başladılar. Araştırmacılar, bu deneysel yöntemi tüp bebek tedavisi olarak isimlendirdi ve gerçekleştirilen çok sayıda denemenin ardından ilk tüp bebek 1978 yılında doğdu.

Bugün baktığımız zaman yardımcı üreme teknikleri, yumurtaları ve embriyoları vücudun dışında bir ortamda ele alındığı tüm tedavileri içeriyor ve bu tedaviler arasında tüp bebekle birlikte diğer tedaviler de yer alıyor. Bu prosedürler, başarı oranını arttırmak için genelde doğurganlık ilaçlarıyla birlikte kullanılıyor.

Yardımcı üreme teknikleri; invazif ve pahalı tedaviler olabildiği gibi birtakım yan etkilere de neden olabilir. Kadının rahmine birden fazla embriyo yerleştirildiği zaman, iki ya da daha fazla embriyo yerleşmesi başarıyla gerçekleştiyse çoğul gebelik yaşama ihtimali bulunur. Ancak bugüne kadar yardımcı üreme teknikleri ile dünyaya gelen çocuklarda uzun dönemli sağlık sorunları görülmemiş olmakla beraber doğurganlıkla ilgili sorun yaşayan çoğu insan için bu teknikler, biyolojik çocuğa sahip olmak için en iyi şansı sunmaktadır.

Yardımcı üreme tekniği nedir?

Yardımcı üreme teknikleri bazen doğurganlık tedavilerini kapsayıcı bir terim olarak kullanılmaktadır. Ancak tıp dünyasına baktığımızda yardımcı üreme teknikleri, gebeliği gerçekleştirmek için sperm ve yumurtaya müdahale edilmesi anlamına gelmektedir.

Yardımcı üreme teknikleri en iyi şekilde spermle ilgili sorun yaşayan ya da spermin, yumurtayı döllemesinin zor olduğuna yönelik olarak tanı alan çiftlerde etkili olmaktadır. Ayrıca düzensiz olarak yumurtlayan kadınlar da yardımcı üreme tekniklerinden fayda sağlayabilirler. Çünkü yardımcı üreme teknikleri sayesinde her döngüde başarılı gebelik elde etme ihtimali artmaktadır.

Yardımcı üreme teknikleri, açıklanamayan kısırlık yaşanan durumlar için de mevut bir seçenektedir. Bu tekniklerle gerçekleştirilen her döngü ile gebelik ihtimali arttığı için tanı konması zor olan sorunlar da çözülebilir. Diğer tedavi yöntemlerini denedikleri halde başarı sağlayamayan çiftler de yardımcı üreme tekniğinden faydalanabilirler.

Yardımcı üreme teknikleri nelerdir?

Günümüzde yaygın olarak kullanılan yardımcı üreme teknikleri arasında şunlar bulunmaktadır:

Tüp bebek tedavisi: Yardımcı üreme teknikleri arasında en çok kullanılan yöntem tüp bebek tedavisi olmaktadır. Bu tedavide, kadından alınan yumurtalar ile erkekten alınan sperm bir araya getirilir. Döllenme gerçekleştikten sonra oluşan embriyonun, rahime transfer edilmeden önce üç ya da beş gün gelişmesi beklenir.

mikroenjeksiyon 1

Mikroenjeksiyon (ICSI): Tüp bebek tedavilerinin yarısından fazlasında mikroenjeksiyon da kullanılmaktadır. Bu prosedürde, tüp bebekteki gibi çok sayıda sperm ve yumurta aynı ortama konulması yerine tek bir sperm alınır ve yumurtanın içine doğrudan enjekte edilir. Döllenme gerçekleştikten sonra oluşan embriyonun, rahime transfer edilmeden önce üç ya da beş gün gelişmesi beklenir.

Donör yumurta ya da embriyo: Kendi yumurtalarınızla gebe kalmanız mümkün değilse başka bir kadından alınan yumurtalarla bazı merkezlerde tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Donör yumurta, eşinizin spermi ile bir araya gelir ve oluşan embriyo, rahminize transfer edilir. Bu prosedür aynı zamanda donör embriyo ya da sperm ile de gerçekleştirilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı

tup bebek

Yardımcı üreme teknikleri arasından en çok kullanılan yöntem, tüp bebek tedavisi olduğu için tüp bebekteki başarı şansından bahsetmek gerekir. Tüp bebek tedavisinin başarı oranı çok sayıda faktöre bağlı olmakla birlikte bu faktörler arasında kısırlığın nedeni, prosedürün nerede gerçekleştirildiği ve yaşınız gibi şeyler yer almaktadır. Diğer yardımcı üreme teknikleri ile karşılaştırıldığında tüp bebek tedavisi, tüm prosedürlerin yaklaşık yüzde 99’unu oluşturmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde yaş faktörüne baktığımızda kadının yaşının genç, özellikle 35 yaş altında olması, başarı oranını arttırmaktadır. Çünkü yaş ilerledikçe yumurtalıklar, hormon uyarıcı ilaçlara daha az tepki vermekte ve karşılığında daha az yumurta elde edilmektedir. Ayrıca ileri yaşlarda yumurta kalitesi de azalmakta, yani yerleşme daha zor olabilmektedir.

Yaş faktörünün yanı sıra yumurtalık rezerviniz ve fallop tüpleriniz de tüp bebek başarısını etkileyecektir. Yumurtalık rezerviniz ne kadar yüksekse başarı şansı da o kadar yüksek olacaktır. Fallop tüplerinizin sağlıklı olması da tüp bebek tedavisinin başarısını arttıran bir etkendir.

Diğer Yardımcı Üreme Teknikleri

Diğer yardımcı üreme teknikleri ameliyat gerektirse de başka alternatif kalmadıysa bu teknikler kullanılabilir. Bu tekniklerin başarı oranları, tüp bebek yöntemleriyle benzer olmaktadır.

gift

GIFT (Gamet Fallop İçi Transfer): Bu prosedürde yumurtalar ile spermler laboratuvar ortamında bir araya getirilir. Hemen sonrasında ise yumurta ile sperm, karında açılan küçük bir kesi aracılığıyla fallop tüplerine yerleştirilir. Döllenme, kadının vücudunda gerçekleşir ve embriyo doğal olarak yerleşir.

ZIFT (Zigot Fallop İçi Transfer): ZIFT yönteminde ise tıpkı GIFT’teki gibi yumurtalar ve spermler, laboratuvar ortamında bir araya getirilir. Ancak bu prosedürde doktorunuz, döllenmenin gerçekleşmesini bekler ve sonrasında karından açılan küçük bir kesi ile embriyo transfer edilir.

Yardımcı Üreme Tekniklerinin Komplikasyonları

Yardımcı üreme tekniklerinin en yaygın olarak görülen komplikasyonu çoğul gebelik olmaktadır. Bu durum, rahime yerleştirilen embriyo sayısının sınırlanması ile önlenebilir ya da risk en aza indirilebilir.

Yardımcı Üreme Tekniklerinde Doktor Seçimi

Hangi doğurganlık tedavisini seçerseniz seçin ya da hangi doğurganlık sorunuyla uğraşıyor olursanız olun, tedavi göreceğiniz merkezi ve doktorunuzu özenle seçmeniz önemlidir. Başarılı bir gebelik yaşama ihtimalinizi arttırmak için doğurganlıkla ilgili gerekli testleri yapacak olan, bu alandaki araştırmalar ve tedavilerle ilgili bilgili bir uzmana danışmanız, etkili bir tedavi görmeniz konusunda yardımcı olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here