Gebeliğin 2.haftası, yumurta hücrelerinin gelişimini devam ettirdiği ve rahim zarının kalınlaşmaya başladığı dönemdir. Yumurta hücresi ile sperm hücresinin döllendikten sonra oluşan embriyonun rahim duvarına tutunmasının kolaylaşması için kalınlaşan rahim zarı ile birlikte, artık gelişen yumurta da fallop tüplerine atılır. Bu, yumurtlamanın meydana gelmesi demektir. Gebeliğin ikinci haftasında gerçekleşen yumurtlama, regl kanamasının başlamasının üzerinden 2 hafta geçtikten sonra olur. Henüz gebelik oluşmasa da, bu hafta içerisinde döllenmenin meydana gelmesi durumunda, hamileliğin 2.haftası olarak kabul edilmektedir. 

Yumurtanın olgunlaşmaya devam ettiği bu haftanın sonunda, fallop tüplerine atılan yumurta, döllenmek üzere sperm hücrelerini beklemeye başlar. 

Yumurtalama Nasıl Anlaşılır?

Yumurta hücresi ile sperm hücresinin döllenmesi ile meydana gelen yumurtlamanın gerçekleşmesi, anne adayının farklı şeyler hissetmesine neden olabilir. Bazen, anne adayları hiçbir şey hissetmeyebilir. Yumurtalıklarda yumurtlamanın olması ile meydana gelen değişimler genel olarak şöyledir: 

  • Kasıklarda ya da karında hissedilen ağrı
  • Vajinal akıntıda artış
  • Vücut sıvısında artış
  • Memelerde şişlik ve hassasiyet

Eczanelerde bulabileceğiniz yumurtlama belirleme testleri ile de yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemeniz mümkündür. 

Gebeliğin 2.haftası da 1.haftada olduğu gibi devam eder ve anne adayının hamile olduğunu anlaması pek mümkün değildir. Gebelik belirtilerinin ortaya çıkması için de erken bir dönemdir. Bu dönemde, vücuttaki hormonların çalışması devam eder ve gebeliğin oluşması için uygun ortam hazırlanır. Bu hafta süresince, anne adayı genellikle normal hayatına devam eder. 

Gebelik belirtileri henüz ortaya çıkmadığı için, gebelik testi de yapılmaz ve ayrıca, tahlil yapılsa bile sonucun yanlış çıkma olasılığı vardır. Çünkü, gebeliğin 2.haftası, yalnızca yumurtlamanın gerçekleştiği dönemdir. Yumurtlama olması durumunda, sperm hücresinin yumurta hücresini 24 saat içerisinde döllemelidir. Yine de, döllenme gerçekleşse bile herhangi bir gebelik belirtisinin ortaya çıkması için henüz erkendir. 

Gebeliğin 2.haftası yumurtlama döneminin başlangıcıdır

Bir kadının regl döngüsünü takip etmesi, yumurtlama dönemini hesaplayabilmek açısından önemlidir. Ayrıca, kadının regl kanamasının kaç gün sürdüğünü de bilmesi gerekir. Son regl döneminin ilk günü ile bir sonraki regl döneminin başladığı güne kadar olan süreyi kapsayan regl döngüsü, ortalama 28 günlük süreci kapsar. Yumurtlama gününün hesaplaması, regl döngüsünden 14 gün çıkarılması ile yapılır. 

Gebeliğin 2.haftası, embriyo gelişiminin görülmesi için henüz erkendir. Bu haftada, sperm ve yumurta hücrelerinin gelişimi takip edilebilir. Ancak, gebelik kesesi henüz gelişmemiş olduğundan, ultrason muayenesi ile görüntülemek mümkün değildir. Bu haftada, yumurtalar artık daha gelişmiştir. Aralarından biri doğal olarak seçildikten sonra, anne rahmine yerleşip gelişmeye başlar. 

Bir yumurtanın ömrü 1 gündür ve bu 1 gün içerisinde sperm ile döllenmesi durumunda, gebelik oluşumunun da temeli atılmış olur. Bu 24 saatlik süreç içerisinde, spermin fallop tüplerindeki yumurtaya ulaşması ve döllemesi gerekir. Döllenmenin gerçekleşmesinin ardından, embriyo oluşur ve bu da gebelik sürecini başlatmış olur.

Baba Adayının Spermi, Bebeğin Genetik Yapısı Açısından Önemlidir

Baba adayının sperm hücresi, erkeğe ait olan üreme hücresidir. Bu hücreler, erkeğin testislerinde oluşur. Bu hücrenin oluşumu, ergenlik döneminde başlar. Baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç parçadan oluşan sperm hücreleri, bir cinsel ilişki sırasında ortalama 200 milyon kadar salınır. Bunlardan ortalama 1000 tanesini bir yumurta hücresine yaklaşabilir. Salınan ve yumurta hücrelerine yaklaşmayı başaran bu 1000 sperm hücresinden hızlı ve kaliteli olan bir sperm hücresi yumurtayı dölleyebilir. Tabi, sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilmesi için, yumurtanın da fallop tüplerinin içinde ve döllenmeye hazır olması gerekmektedir. 

Gebeliğin 2.Haftası ve Anne Adayının Bilmesi Gerekenler

Henüz gebelik kesesinin oluşmadığı bu dönemde, pek çok anne adayı henüz hamile olduğunun farkında değildir. Bu nedenle, gündelik hayatında herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı duymaz. Ancak, gebeliğin planlı olması durumunda; bu süreçte de bir anne adayının gündelik hayatını ve alışkanlıklarını gözden geçirmesi önemlidir. Beslenme alışkanlıkları, egzersiz alışkanlıkları, alınan vitamin ve mineral takviyeleri, tüketilen su miktarı, folik asit alımı gibi konular bu süreçte de önemlidir. Bu nedenle, özellikle planlanan bir gebelik söz konusu ise, tüm bu konuların doktor ile birlikte gözden geçirilmesi gerekmektedir. Sıvı tüketimi, gebeliğin ilk haftalarından itibaren önemlidir. Bu süreçte, anne adayının her gün 2.5 litre su içmesi önemlidir. Bunun dışında, bebeğin gelişimi açısından son derece önemli olan folik asit alımına da dikkat edilmelidir. Özellikle planlanan gebeliklerde, folik asit alımına gebelik öncesi dönemde de başlanabilir. Beyin dokusunda problemler ya da bebekte omurga sorunları ile doğrudan bağlantılı olan folik asit alımı, pek çok olası riskin azalmasına yardımcı olmaktadır. 

Yaşam Düzeni Gözden Geçirilmeli!

Gebeliğin planlanmasını takip eden sürede; anne olmaya hazırlanan bir kadının beslenme ve yaşam alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekir. Yaşam kalitesini arttırmak, bu süreçte hem anne adayı hem de anne rahminde gelişmeye başlayan fetüs için önemlidir. Sigara içiliyorsa derhal bırakılmalı ve alkol tüketimi de mümkün olduğunca sınırlandırılmalı ve hatta tamamen bırakılmalıdır. Anne adayının, sağlıksız ve hijyenik olmayan ortamlardan kaçınması gerekir. 

Beslenme de bu süreçte çok önemlidir. İşlenmiş gıdalar, paketli yiyecekler anne adayının uzak durması gerekenler arasındadır. Hamileliğe hazırlanan bir kadının, sağlıklı bir kiloyu korurken, beslenme programına dahil ettiği yiyeceklere de dikkat etmesi gerekir. Doğal ve mevsiminde sebze-meyveler tercih edilmeli, ilaç kullanılması gereken hastalıklarda gerekli tahliller yapılarak düzenlemeye gidilmeli, bazı ilaçların kullanımına ara verilmeli, düzenli ve gebeliğe uygun bir egzersiz rutini oluşturulmalı ve gerekli vitamin ve mineral takviyelerinin mutlaka alınması gerekmektedir. Bu süreçte nasıl bir yol izleyeceğinize doktorunuzla birlikte karar vermeniz en doğrusu olacaktır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here