Paylaş:

Tüp bebek tedavisi, pek çok kısırlık vakasında başarılı sonuçlar veren, canlı doğumla sonuçlanan bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir. Dünya genelinde 40 yıldan daha uzun süredir uygulanmakta olan tüp bebek tedavisi her geçen gün yeni tedavi yöntemleriyle, ekstra uygulamalarla desteklenmekte ve başarı oranı artırılmaktadır. Günümüzde yumurtlamayı destekleyici uygulamalar, sperm kalitesini artırıcı işlemler, rahmin embriyoyu tutabilme yeteneğini artıran tedaviler, embriyo kalitesini artıran uygulamalar ve bir önceki tüp bebek tedavisinde başarısızlığa sebep olan faktörleri saf dışı bırakan tedavilerle tüp bebek tedavisinde imkansıza yakın vakalarda bile gebelik elde edilebilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde çiftin kendi üreme hücreleri kullanılmaktadır. Ancak kadının yumurtlama süreci hormon tedavisi ile desteklenir, daha kaliteli ve daha fazla sayıda yumurta elde edilebilir. Erkekten alınan menideki spermler ayıklanarak en kaliteli olanlar seçilir. Bu sayede mümkün olan en kaliteli yumurta ve spermin birleşmesiyle laboratuvar ortamında elde edilen embriyolardan yine en kaliteli olanı anne adayının rahmine transfer edilir. Hal böyle olunca da doğal yolla gebelikte, biraz şansa ve çokça doğal süreçte her bir faktörün olumlu ilerleyeceği olasılığına bağlı olan gebelik, tüp bebek tedavisinde üreme hücrelerinin seçiminden, döllenmeye, embriyonun rahme yerleşmesine kadar her şey uzmanlar kontrolünde gerçekleşmektedir. Bu sayede de tüp bebek tedavisi ile gebe kalabilme olasılığı ve elde edilen gebeliğin sağlıklı ilerleyebilme şansı çok daha yüksektir.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı

Tüp bebek tedavisi günümüzde uygulanan en başarılı üremeye yardımcı tedavi olarak bilinmektedir. Neredeyse imkansıza yakın kısırlık vakalarında, sadece birer tane canlı üreme hücresi bulunan çiftlerde bile gebelik elde edilebilmektedir. Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi başına ortalama % 55 -60 oranında gebelik elde edilebiliyor. Tüp bebek tedavisinin nihai amacı sağlıklı bir bebek sahibi olmak olduğuna göre de, başarı oranından bahsedilirken gebelik elde edebilmek değil, canlı doğum yapabilmek önemlidir. Tüp bebek tedavisinde sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilme olasılığı da kadının yaşına göre değişiklik göstermektedir. Şöyle ki; yaşı 35’ten küçük kadınlarda eve canlı bebek götürebilme şansı yaklaşık % 40 -45, 35- 37 yaş arasındaki kadınlarda % 30 -35, 38- 40 yaşları arasında olanlarda % 20 -25, 41- 42 yaşları arasında % 12 -15 iken, 42 yaş üzerindeki kadınlarda ise % 4-5 gibi çok düşük orandadır. Yani tüp bebek tedavisinde başarı pek çok faktörün nasıl seyrettiğine bağlı iken, en önemli hususların başında da kadının yaşı gelmektedir. Tüm bunlara dayanılarak tüm dünyada ortalama özelliklere sahip olan bir çiftin ilk tüp bebek denemesinde başarılı olabilme şansı ise % 50 civarındadır.

Tüp bebek tedavisinde ilk deneme neden başarısız olur?

Ülkemizde her yıl yaklaşık 100.000 kez tüp bebek tedavisi yapılıyor ve her geçen gün klasik tüp bebek tedavisine ekstra olarak yapılan uygulamalarla başarı oranı artmaktadır. Böyle olmakla birlikte ilk tüp bebek denemesinde başarılı olabilme şansı ortalama % 50’dir. evet, tüp bebek tedavisi başarılı sonuçlar verirken, tedaviye başvuran çiftlerin yarısı ilk denemede başarı elde edememekteler. Bir de gebelik elde edebildiği halde doğuma kadarki süreçte yaşanan olumsuzluklar dolayısıyla gebelik kayıpları ve düşükler de yaşanabiliyor. Hatta tüp bebek tedavisinde gebe kalanların yaklaşık % 20’si doğumdan önce bebeğini kaybedebilmekteler. Çünkü tüp bebek tedavisini etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bu bakımdan tüp bebek tedavisine başvurup ilk denemesinde başarısız olan çiftler, ilk denemenin başarısız olabileceği, uygun tedavilerin ardından ikinci denemede başarılı olabilme şansının çok daha yüksek olacağı akıldan çıkarılmamalıdır.

Tüp bebek tedavisinde başarısızlık nedenleri nelerdir?

Bir tüp bebek tedavisi başarısızlıkla sonuçlanıyorsa; laboratuvar koşullarında yeterli kalitede embriyo elde edilememiş olabilir, embriyo transfer edilirken sorun yaşanmış olabilir, anne adayının rahim zarı yeterince kalınlaşmayabilir ya da rahim zarında yapısal bozukluk olduğu için embriyo tutunamamış olabilir. Bu sebeplerle ilk tüp bebek denemesi başarısız olabilir.

İlk tüp bebek tedavisi başarısız olduğunda; anne ve baba adayının üreme hücrelerinin ne kadar kaliteli olduğu, sayısının yeterli olup olmadığı, üreme organlarıyla ilgili sorun olup olmadığı pek çok faktör detaylı bir şekilde incelenir. Birinci denemede başarısızlığa sebep olan faktörler tespit edilir ve gerekli tedavi gerçekleştirildikten sonra, en uygun zamanda ikinci denemeye geçilir. Bu sayede tüp bebek tedavilerinde ikinci denemenin başarılı olma şansı artar.

Başarısız bir tüp bebek tedavisinin ardından ikinci deneme yapılmalı mı?

İlk tüp bebek tedavisinde gebelik elde edilebilme şansı % 50 civarındadır. Yani ilk denemelerin yarısında gebelik elde edilememekte ve de düşük ve bebek kayıpları da göz önünde bulundurulduğunda canlı doğum yapma olasılığı % 40’a kadar düşmektedir. Hal böyle olunca tüp bebek tedavisine başlamadan önce ilk tüp bebek tedavisi denemesinin başarısız olabileceği bilinmelidir.

İlk tüp bebek denemesinin başarısız olmasının ardından çift, üreme yetileri bakımından detaylı bir şekilde değerlendirilir ve tedavinin başarısız olma sebepleri belirlenir. Ardından tespit edilen faktörleri ortadan kaldıracak tedavi yöntemleri uygulanır. Bu sayede üremeye, daha doğrusu tüp bebek tedavisine engel olan hususlar saf dışı bırakıldığı için bir sonraki tüp bebek denemsinde başarılı olabilme şansı artar. Bu bağlamda düşünüldüğünde ilk tüp bebek denemesi başarısızlıkla sonuçlandığında uygun tedavi ile mutlaka doğru zamanda ikinci deneme de yapılmalıdır. Doğru zamanda yapılacak ikinci deneme ile bebek sahibi olabilme şansı, birinci denemeye göre çok daha yüksek olur. Çünkü ilk denemede başarısızlığa sebep olan faktörler tedavi ile ortadan kaldırılmış olur. Ama herhangi bir tedavi uygulamadan ikinci bir tüp bebek denemesine gerek yoktur.

İkinci tüp bebek denemesi ne zaman yapılmalı?

İlk tüp bebek denemesi başarısız olduktan sonra, çift kendini maddi ve manevi olarak yeniden tedaviye hazır hissettikten sonra ikinci bir deneme yapılmalıdır. Öncelikle ilk tüp bebek denemesinin başarısız olmasına sebep olan etkenler tespit edilip, gerekli tedaviler gerçekleştikten sonra doktorun da uygun bulduğu 2-3 ay içerisinde yeniden tedaviye başlanabilir, ikinci bir deneme yapılabilir.

Başarısız ilk tüp bebek denemesi olan kadının yaşı 35’ten küçük ise 2 – 3aydan daha uzun süre de ara verilebilir. Ama kadının yaşının 35’ten büyük olduğu çiftlerde bir adet döneminden hemen sonra da tedaviye yeniden başlanması önerilir. Çünkü kısırlık konusunda bilinen en net veri; anne adaylarının yaşının ilerledikçe gebe kalma şansının azaldığını şeklindedir. Anne adayının yumurtalık rezervlerinin yaş ile birlikte azalması sonucunda gebe kalma şansı düştüğünden, başarısız bir denemeden sonra tedaviye uzun süre ara verilmez.

İkinci tüp bebek tedavisinde başarı oranı daha yüksektir!

Tüp bebek tedavilerinde ilk denemelerinde gebelik elde edebilme şansı % 50 iken, eve canlı bebek götürebilme şansı % 40 civarındadır. İlk tüp bebe denemesi başarısız olduktan sonra gerekli tüm tanı ve tedavi işlemleri gerçekleştirildikten sonra yapılan ikinci denemenin başarılı olma ihtimali daha yüksektir. Gerekli tedavi gerçekleştirildikten sonra yapılan ikinci tüp bebek denemesinde başarı oranının % 60’lara yükseldiği bilinmektedir. Elbette ki bu başarı oranında kadının yaşının ve yumurtalık rezervinin mümkün olan en uygun olduğu vakalarda ulaşılabilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar