Sorunu Gönder

Çikolata kisti nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir?

Paylaş:
Çikolata kisti
Çikolata kisti

Çikolata kisti, tıbbi adıyla endometriozis kadın hastalıkları arasında en sık rastlananlardan biridir. Çikolata kisti; rahmin iç zarındaki dokunun rahmin dışına çıkarak, yumurtalık kanalları, tüpler ve yumurtalıklar gibi diğer organlarda gelişmesi sorunudur. Rahim dışında gelişen bu rahim içi dokusu, kadının her ay olduğu gibi normal hormonsal dalgalanmalarına cevap verir ve her ay rahim içinde gelişen dokunun hamileliğe hazırlanmak için kalınlaşması gibi aynı süreçten geçerek kalınlaşır.

Normalde eğer o ay gebelik gerçekleşmezse rahim zarı pul pul dökülerek, parçalanarak vücuttan ayrılır. Bu şekilde tahmin dışında gelişen rahim içi dokusu ise vücuttan kanama şeklinde ayrılamaz, ayrılamadığı için de vücutta ağrı, iltihap ve hasara neden olur. Özellikle de üreme çağında olan ve gebelik isteyen kadınları çok olumsuz etkiler. Çikolata kistinin nelerden kaynaklı olarak ortaya çıktığına dair birtakım fikirler bulunmakla birlikte, hastalığın temel nedenleri henüz bilinmemektedir. Aynı bağlamda çikolata kistini tamamen yok edecek bir tedavi yöntemi de bulunmamakta, ancak koruyucu, belirtilerini hafifletici ağrı kesiciler veya hormon tedavileri ile yönetilebilmektedir. 

Çikolata kisti, tüm kadınlar arasında % 5, üreme çağındaki kadınlarda % 10-20, gebelik elde edemeyen kadınlarda ise % 30-50 gibi sıklıkla görülmektedir. Genel olarak düşünüldüğünde özellikle 30’lu yaşlarda çikolata kisti olma tehlikesi artmaktadır. Çikolata kistinin birtakım tedavi yöntemleri olmasıyla beraber, tedavi sonrası tekrarlama riskinin de çok yüksek olması bu sorunu daha da önemli hale getiriyor. 

Çikolata kistine dair İngiltere’de yapılan son bilimsel araştırmalar, çikolata kisti oluşumunda olumsuz yaşam ve beslenme koşullarının etkisini gösterirken, beslenme alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerle de bu hastalıktan korunma şansının arttığını gösteriyor.  

Çikolata kisti
çikolata kisti

Nedenleri

Yukarıda da bahsedildiği üzere çikolata kistinin ortaya çıkmasında temel olan faktörler tam olarak bilinmemektedir. Ancak buna sebep olduğu ya da çikolata kistini tetiklediği düşünülen etkenler; 

  • Olumsuz çevre koşulları,
  • Bağışıklık sistemi sorunları,
  • Adet kanının karın boşluğuna akması,
  • Genetik yatkınlık,
  • Lenf sistemi sorunları,
  • Doku farklılaşması sorunu (Metaplazi) şeklinde sıralanabilmektedir.

Yukarıdaki koşullara maruz kalan ya da sahip olan kişiler, çikolata kisti konusunda şüphe etmeli ve bu tür bir durumda mutlaka doktora danışmalılar. Çikolata kisti konusunda genellikle laparoskopi ile teşhis konulabilir, ancak düzensiz adet kanaması veya ağır geçen adet dönemleri, sancılı bağırsak hareketleri, kasık ağrısı, yorgunluk ve alt karın bölgesinde şişkinlik gibi belirtiler olması çikolata kisti varlığından şüphe edilir.

Belirtileri

  • Kronik yorgunluk

Çikolata kistinin en sık görülen belirtilerden biri kronik yorgunluk sendromudur. Hasta kendisini sürekli yorgun hisseder, streslidir ve yaptığı işe odaklanamama gibi bir sorun yaşar. Ancak kadınlar genellikle bu şikayetleri olağan karşılar ve bunun için doktora başvurmayı düşünmez, bunun altında böyle ciddi bir hastalığın yatabileceği ihtimali akla gelmez.  

  • Bel, sırt, karın ve kasık bölgesinde ağrı

Günümüzün çalışma ve yaşam şartları içinde bel ve sırt ağrıları yetişkinlerin çoğunluğunda görülen bir şikayettir. Ancak bu ağrılar çok ciddi ve yaşamı zorlaştıracak şiddette olmadığı sürece doktora gitmek düşünülmemekte ve özellikle de bel ve sırt ağrıları için kadın doğum uzmanına başvurmak akla gelmemektedir. Oysaki geçmeyen bel, sırt, karın ve kasık ağrıları üreme organlarıyla ilgili rahatsızlıkların ve özellikle de çikolata kistinin belirtisi olmaktadır.

  • İdrara çıkma isteğinde azalma

Çikolata kistinde rahim içi dokusu rahmin dışında bağırsağa kadar ulaştıysa ve bağırsağı tutup o alanı daraltıyorsa, hasta tuvalete çıktığında şiddetli bir ağrı hisseder. Bu ağrı sebebiyle de idrara çıkmak istemez. Rahim ve diğer organlar birbirlerine çok yakın olduğu ve çikolata kisti bu yakın ortamların hepsini etkileyebildiği için hasta, idrarını yaparken çok ciddi ağrılar çekmektedir. Çikolata kisti durumunda organların herhangi birinin hareketi yan taraftaki çikolata kisti lezyonunu teşvik etmekte ve çok şiddetli ağrı ve yanmalara neden olabilmektedir. 

  • Kısırlık (infertilite)

Kadınlarda kısırlık sebeplerinden birisinin çikolata kisti, yani endometriozis olduğu bilinmektedir. Zira çikolata kisti özellikle tüplerde ve yumurtalıklarda yapışıklıklar, tıkanıklıklar yaparsa yumurtayla spermin buluşması zorlaşmakta ve dolayısıyla da doğal yolla gebelik gerçekleşememektedir. Bu sebeple de gebe kalamama şikayeti ile doktora başvuran kadınlarda çikolata kisti tespit edilebilmektedir. 

  • Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi

Kadınların çoğu cinsel ilişki esnasında ağrı hissettiğinde bunun bir hastalıktan kaynaklanıyor olabileceğini düşünmemekteler ve bundan dolayı da bir kadın doğum uzmanına danışmamaktalar. Çoğu kez eşler arasında probleme bile sebep olabilen ağrılı cinsel ilişki durumunda çikolata kistinden ya da başka bir kadın hastalığından şüphe ederek vakit kaybetmeden bir kadın doğum uzmanına gitmekte fayda var.  

  • Adet dönemlerinde şiddetli sancı

Çikolata kistinin hastada sebep olduğu en önemli sorunlardan biri çok tipik olarak adet sırasındaki sancılardır. Ancak pek çok kadın adet dönemlerinde sancı hissetmeyi normal bir durum olarak karşıladığı için bunun için doktora başvurmaktan çekinmektedir. Oysaki çok şiddetli seyreden adet sancılarının sebebi çikolata kisti olabilir.

  • Karında gaz ve şişkinlik hissi

Çikolata kistinin, bağırsakta da şişkinliğe sebep olduğu bilinmektedir. Kadınların zaman zaman yaşadıkları karın şişkinliklerinin sebebi belki de çikolata kisti olabilir. Özellikle de bu şişkinliğe sebep olacak başka bir neden söz konusu değilse ve kadının yaşı da gençse karın ağrısı ve karında özellikle döngüsel olarak gerçekleşen şişkinlik durumunda akla çikolata kisti gelmelidir.

  • Geçmeyen depresyon

Yukarıda da bahsedildiği üzere çikolata kisti kronik yorgunluğa, bitkinliğe, halsizliğe sebep olabiliyor. Bunun yanında pek çok kronik hastalıkta olduğu gibi çikolata kistinde de ciddi bir depresyon, anksiyete bozukluğu yaşanabilmektedir. Çikolata kisti hastanın hayatını sınırlandırabilmekte, hasta spor yapamamakta, eşi ve ailesiyle zaman geçirmekten kaçınmakta, yemek yediği zaman ağrılar hissetmekte, sürekli yorgun hissettiği için de hayattan zevk almamaya başlamaktadır. 

Tedavisi

Tıp dünyası her geçen gün gelişme göstermekte ve hastalıkların tedavi edilebilirliği artmaktadır. Bu bağlamda çikolata kistinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu da söylenebilmektedir. Ancak çikolata kistinde tek tip bir tedavi sistemi uygulanmıyor, daha çok hastanın yaşına, durumuna, çikolata kistinin yapısına ve dokulara verdiği hasara göre tedavi yöntemi belirleniyor.

Çikolata kisti sorunu olan bazı hastalara sadece bu hastalığa yönelik üretilmiş ilaç tedavisi uygulanabildiği gibi, bazı hastalara da cerrahi tedavi yoluna gidilmektedir. Son dönemlere kadar çikolata kistinin tedavi sonrasında tekrardan ortaya çıktığı görülse de, günümüzde başarıyla uygulanmış bir cerrahi işlem sonrasında hastalığın tekrarı daha az görülmekte ve çoğunlukla ameliyat sonrası hastalar hızlı bir şekilde iyileşip iş ve sosyal yaşamlarına birkaç gün içerisinde dönebilmekteler. 

Çikolata kistinin büyüklüğüne göre tedavi planlanır?

Hastanın çikolata kisti çok fazla büyük değilse öncelikle ilaç tedavisi yapılır. Hastanın östrojen seviyesini düşürücü tedaviler, aylık iğneler ya da endometriozis hücrelerini baskılayıcı ilaçlar verilir. Ancak çikolata kisti fazla büyükse cerrahi müdahale ya da farklı tedaviler düşünülebilir. Çikolata kisti hem hastada yarattığı şikayetler hem de sonrasında sebep olabileceği hastalıklar dolayısıyla vakit kaybetmeden tedavi edilmelidir. Zamanında tedavi edilmeyen çikolata kisti vakalarında;

  • Kadının yumurtalık kapasitesi azalır.
  • Yumurtlama düzeni ve yumurta kalitesi bozulur.
  • Tüp ile yumurtanın bağlantısı kesilir.
  • Kadının gebe kalma olasılığı düşer.

Çikolata kisti hamileliğe engel midir?

Çikolata kisti; kadında ağrı, sancı şikayetlerinin yanı sıra gebelik planlayan kadınlar için ciddi bir risk teşkil etmektedir. Çikolata kistinin ilaçla tedavi edilemediği, kistin 4 – 5 santimetreden büyük ve birden fazla yerde görüldüğü durumlarda cerrahi müdahale gerekmektedir. Bu bağlamda yapılan laparoskopik ameliyatlar sayesinde hastanın günlük yaşamı sekteye uğramadan kısa sürede çikolata kistleri alınabiliyor. Kadın, çikolata kisti ameliyatından sonra gebe kalmak istiyorsa mümkün olduğunca erken dönemde tedavi ve sonrasında gebelik önerilir. Bu durumda eğer baba adayından kaynaklı bir kısırlık durumu söz konusu değilse tedavi sonrası gebelik kendiliğinden gerçekleşir ve genellikle tedaviden sonra ortalama 1 yıl içinde kadının hamile kalması öngörülmektedir. 

İleri yaştaki çikolata kisti hastalarına tüp bebek tedavisi önerilir! 

Çikolata kisti olan kadın; gençse, yumurtalık rezervi iyiyse, tüpleri açıksa ve baba adayının herhangi bir kısırlık sorunu yoksa bu hastalar tedavinin ardından gebe kalabilir. Ancak bunların tam tersi bir durum söz konusu ise ve özellikle de hasta uzun zamandır çocuk sahibi olamıyorsa ve yaşı da ileri ise hiç vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlanması en doğru yaklaşım olacaktır. Bazı çikolata kisti hastalarına ise ameliyat öncesinde tüp bebek tedavisi önerilebiliyor. Zira bazı hastalarda hamilelik sayesinde zaten çikolata kistleri patlıyor ve kendiliğinden yok olabiliyor. Bu kadınlar doğuma alındığında kistlerin küçülmüş ve canlılığını kaybetmiş olduğu görülürse çikolata kistleri tamamen alınabiliyor. 

Çikolata kisti tedavisinde sağlıklı beslenmek önemlidir!

Çikolata kistine dair yapılan bilimsel araştırmalarda; çikolata, tatlı gibi şekerli gıdalar, et, buğday ve süt ürünlerini fazlaca tüketen kadınlarda çikolata kistinin daha sık olarak görüldüğünü göstermektedir. Bu bağlamda bu tür gıdaları beslenme programından azaltarak beslenme alışkanlıklarında yapılan değişiklikler tedavi ve önleme bakımından faydalı olmaktadır. Çikolata kistini önleyici ve tedavi edici beslenme önerileri;

  • Karbonhidrat azaltılmalı (bu sayede ağrıyı azaltmak mümkün olabilir),
  • Bol bol meyve ve sebze tüketilmeli,
  • Her gün bolca su içilmeli,
  • Omega 3 içeriği yüksek olan somon, alabalık ve uskumru gibi yağlı balıklar ve fındık, fıstık gibi sert kabuklu yemişler, çekirdekler iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olacağı için beslenme programına eklenmeli,
  • İşlenmiş et ürünleri beslenme programından çıkarılmalı,
  • Fındık, fıstık gibi sert kabuklu yemişler, çekirdekler, böğürtlen, fasulye, baklagiller, buğday hariç tam tahıllar, frambuaz ve havuç gibi fitoöstrojen içeren gıdalar hormonların dengelenmesine yardımcı olabileceği için beslenmeye eklenmeli,
  • Endometrial doku gelişiminin azalmasına yardımcı olabildiği için her gün 1 fincan yeşil çay tüketilmeli,
  • Araştırmalar likopenin hücrelerin anormal aktivitesini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösterdiği için likopen bakımından zengin olan domates bolca tüketilmeli,
  • Beslenme programı mümkün oldukça organik ürünlerden oluşmalı,
  • Şeker tüketimi mümkün olduğu kadar azaltılmalı, çikolatadan uzak durulmalı,
  • Kırmızı etler ve işlem görmüş et ürünleri beslenme programından çıkarılmalı,
  • Kafein, östrojen seviyesini artırdığı için kısıtlanmalı,
  • Hormonların salgılanma dengesini bozduğu için katkı maddeleri ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı,
  • İltihaplanmayı artıracak tereyağı gibi doymuş yağlar, bazı peynirler ve etler tüketilmemelidir.

Düzenli egzersiz sayesinde çikolata kistinin yarattığı şikayetler azaltılabilir! 

Çikolata kisti, hastada yorgunluk hissine neden olmaktadır. Bunun tam tersi olarak da egzersiz, endorfin adlı enerji seviyesini artırmakta ve ruh halini olumlu etkileyerek ağrı hissini azaltıcı kimyasallar salgılanmasına sebep olabilmektedir. Bu bağlamda çikolata kisti durumunda olumsuz faktörleri azaltabilmek adına hastanın; düzenli olarak yürüyüş, yüzme, yoga veya dans gibi egzersizlerden yapması önerilir. 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar