Paylaş:

En kolay ve anlaşılır tabirle, doğal yolla gebelik elde edememe sorunu “kısırlık” olarak adlandırılmaktadır.

Ancak tıbbi açıdan bakıldığında ise; 35 yaşın altındaki çiftin ortalama 1 yıl boyunca, 35 yaşın üzerindekilerin ise 6 ay boyunca düzenli olarak korumasız cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik elde edememeleri kısırlıktır. Kısırlık tanımında bahsi geçen “düzenli korumasız cinsel ilişki” ise haftada ya da 10 günde bir ya da her gün cinsel ilişki değil, haftada 2 ya da en fazla 3 kez düzenli olarak korumasız cinsel ilişkidir. Çünkü her gün gibi çok çok cinsel ilişkiye girmek, erkeğin bu kadar sık boşalması meninin içinde gebelik için yeterli sperm birikmesine engel olmaktadır. Aynı zamanda 10 günde bir gibi seyrek olarak girilen cinsel ilişkide de gebe kalabilme şansı düşüktür. Çünkü bu tür bir durumda kadının yumurtlama dönemini denk getirmek zor olabilir. Yumurtlama döneminde girilmeyen cinsel ilişki ile de gebelik elde edebilmek mümkün olmaz. Bu bağlamda haftada 2 kez cinsel ilişki doğal yolla gebelik elde edebilmek için gayet uygundur, buna rağmen gebelik oluşmuyorsa da kısırlıktan şüphe edip bir sağlık kurumuna başvurmak gerekir.

Kısırlık tanısı

Bir çift kısırlık şikayetiyle bir sağlık kurumuna başvurduğu zaman herhangi bir tedaviye başlanması için öncelikle kısırlığın tespit edilmesi, hastaya tanı konması gerekir. Aksi halde herhangi bir tanı konmadan bir tedaviye başlamak tedavinin başarı şansını düşürecek, çoğunlukla da tedavinin yarım bırakılmasına sebep olacaktır. Ancak tanı amaçlı tüm testler yapıldıktan sonra uygulanacak tedavinin başarılı olma şansı çok daha yüksek olacaktır. Tanı için yapılacak olan test ve muayeneler sayesinde, tedavi sürecini olumsuz etkileyebilecek tüm faktörler değerlendirilir ve mümkün olan en doğru tedavi yolu seçilebilir. Bu bağlamda bakıldığında aslında kısırlık şüphesi ile doktora başvuran çifte uygulanan tüm tanı yöntemleri aslında tedavinin başlangıç ve belki de en önemli aşamasıdır.

Kısırlık kişiye özel bir sorun olduğundan tedavi de kişiye özel olacaktır!

Kısırlık, pek çok farklı faktörden kaynaklanabilen kişiye özel bir sağlık sorunu olduğu için de, tedavisi kişiye özel bir tedavidir. Yani kısır olan herkesin sorunu aynı sebepten kaynaklanmadığı için her çifte aynı tedavi uygulanamaz. Kısırlık sorununun araştırılmasına, kişiye en az zarar verecek, onu en az yoracak en basit tetkiklerle başlanmalı ve tespit edilen verilere göre de en doğru yol seçilerek tedavi edilmelidir.

Kısırlık tanısında ön görüşme çok önemlidir!

Kısırlık tanısında ilk ve en önemli aşama, kadın ve erkekle aynı anda görüşüp, gerekli zaman ayrılarak, o zamana dek yapılanlar ve olanlar hakkında bilgi alınmasıdır. Çiftin daha önceden yaşadığı tüm sağlık sorunları, hastalıklar, genetik geçişli sağlık problemleri, önceden gebelik olup olmadığı, uygulanan tedaviler, adet düzensizlikleri gibi pek çok husus tanıda çok önemlidir.

Kadın jinekolojik muayene ile değerlendirilir!

Jinekolojik muayeneden alınan bu verilerin ışığında kadına jinekolojik muayene yapılır, ultrasonografi ile ayrıntılı olarak değerlendirilir. Kısırlık tanısında kadının vajina, rahim ağzı, rahim, yumurtalıklar değerlendirilir, ancak tüpler değerlendirilemez.

Kadının hormon değerlerine bakılır!

Kadının adet döneminin başında hormonal açıdan değerlendirme için kadından sabah aç karnına kan örneği alınır. Kan testinden elde edilen hormon değerlerine bakılarak kadının üreme yetisi hakkında fikir elde edilir. Bu sayede sorunun hormonların dengesiz ya da yanlış salınımından kaynaklanan bir sorun varsa kadına hormon tedavisi uygulanır.

Tüpleri değerlendirmek için HSG çekilir!

Adetin bitme dönemine yakın zamanda da kanalların değerlendirilmesi için HSG (kanal/rahim filmi) çekilmektedir. HSG, kadının rahimin içyapısı ve kanallar hakkında bilgi verir. Bu işlem adet dönemi sancılarına benzer bir ağrıya sebep olabilir. Bu sebeple de HSG çekileceği zaman ağrı eşiği düşük olan kadınlara anestezi uygulanması yönüne gidilir. Rahim filmini anestezi ile çektirecek olan kadınların işlemden 6 saat öncesinden hiçbir şey yiyip içmemeleri önerilir. rahim/ kanal filmine göre kadının tüplerinde /kanallarında bir tıkanıklık, yapışıklık varsa öncelikle bunların açılması yoluna gidilir, daha doğrusu açılıp açılmayacağı değerlendirilir. Ancak açılsa bile gebelik gerçekleşip gerçekleşmeyeceği garanti olmadığından daha fazla zaman kaybetmemek için tüpleri tıkalı olan kadınlar için tüp bebek tedavisine başlanması çok daha doğru olur.

Erkek kısırlığı tanısında sperm testi (spermiyogram) önemli rol oynar!

Kısırlık sorunu erkek ve kadının birlikte ilgilendirilmesi gereken bir konu olduğu için erkekte sorun olup olmadığını araştırmak amacıyla hormon testleri, sperm testi ve de gerekiyorsa genetik incelemeler yapılır. Bu bağlamda erkekten alınan sperm örneği, mutlaka tam donanımlı bir merkezde embriyologlar tarafından incelenir. Sperm sayısı, kalitesi, şekli ve hareketliliğinin gebelik için yeterli olup olmadığına bakılır.

Sperm testi bir yıllık düzenli korumasız cinsel ilişkiye rağmen bebek sahibi olamayan çiftlerde sperm kalitesi ve sayısını değerlendirmek için yapılan en önemli tetkiklerden birisidir. Bununla birlikte testisi etkileyen varikosel, orşit, inmemiş testis, radyoterapi veya kemoterapi gibi testiste sperm üretimini etkileyen sorunlar için de sperm testi yapılmaktadır.

Sperm testi yapılması planlanan erkeğin öncelikle çocukluk çağı, ergenlik çağı, yetişkinlik dönemi hastalıklarının öyküsü dinlenir ve üreme organlarına dair ayrıntılı bir muayene yapılır. Bu bağlamda erkeğin cinsel yolla bulaşan hasatlıkları ve kronik karaciğer, böbrek yetmezlikleri, akciğer hastalıkları, hipertansiyon, tiroit ve şeker hastalıklarının da araştırılması çok önemlidir. Ayrıca sperm testini yapmadan önce mesleki olumsuz koşulları, sigara alkol gibi zararlı alışkanlıkları olup olmadığı, çiftin korunma yöntemi ve cinsel birleşme sıklıklarının da öğrenilmesi önemlidir. Tüm bunların yanında erkeğin; solunum yolu enfeksiyonları, koku almada problem olup olmaması, meme başlarından süt benzeri bir sıvının gelmesi, şiddetli baş ağrıları da kısırlık için önemli ipuçları olabilir. İşte tüm bu hususlarda detaylı muayeneden sonra sperm testinin (spermiorgram, semen analiz)  sonucunun da içinde olduğu test taramalarına geçilerek en doğru tanı konur.

Kısırlık tanısında ileri düzey testler de gerekebilir!

Yukarıda sıralanan test ve muayeneler kısırlık şüphesi olan çiftler için temel testlerdir. Bunlardan elde edilen veriler çoğunlukla kısırlığın tanısında ve sebebinin belirlenmesinde önemli rol oynar. Bunlarla birlikte tekrarlayan gebelik kayıpları olan, yumurtalık rezervi azalmış olan hastalarda daha ileri testler de gerekebilir. Bunlar sırasıyla;

  • Anne ve baba adayının genetik olarak incelemesine olanak veren testler,
  • Kan pıhtılaşma testleri,
  • Bağışıklık sisteminin durumunu gösteren testler,
  • Anne adayının sistemik hastalıkların araştırılmasına olanak veren testler,
  • İhtiyaç halinde laparoskopi/ histeroskopi gibi yöntemlerle kamera  ile organların incelenmesi uygulamaları

Yukarıda anlatılan bu testlerin sonucuna göre çoğunlukla kısırlık sebebi saptanır. Burada tespit edilen nedene göre de tedavi yöntemine kararı verilir. Bebek isteyen tüm çiftlerde tüp bebek tedavisi tek çözüm olarak görülmemelidir. Çoğu çiftin kısırlık sebebi saptandığında tüp bebek tedavisine gerek kalmadan daha basit tedavi yollarıyla sorun çözülebilir, gebelik elde edilebilir. Bu bağlamda kısırlık tanısı konan pek çok çiftte aşılama, yumurta takibi gibi yöntemlerle de çok başarılı sonuçlar alınabilir. Eğer hasta iyi değerlendirilir, sorun net olarak anlaşılabilirse kişiye yönelik özel tedavi yaklaşımı ile başarılı olmak mümkündür.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar