Paylaş:

Erkekten kaynaklanan bir kısırlık durumu söz konusu olduğunda genellikle spermlerin kalitesi ve sayısının düşüklüğü ya da spermde şekil bozuklukları sorunları ön plana çıkar. Doğal yoldan sağlıklı bir gebelik elde edebilmek ve döllenme gerçekleşebilmesi için erkeğin hem sperm sayısı hem de kalitesi yeterli olmalı, var olan spermlerin de yumurtayı dölleyebilmek için en doğru şekle sahip olmaları gerekir. Bunun yanında erkekten kaynaklanan kısırlık sebeplerinden birisi olarak azospermi gelmektedir. Azospermi, erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumudur. Böyle bir sorunda doğal yolla gebelik söz konusu olamazken, üremeye yardımcı tedavi yöntemleri kullanılarak döllenme gerçekleştirilebilir. Bunun için erkeğin testis dokusunda mikroskobik cerrahi işlemlerle (biyopsi ile) örnekler alınarak dokudaki sperm hücreleri elde edilir ve bunlarla kadının yumurtası bir araya getirilerek döllenme sağlanır. Azospermi sorunu söz konusu olduğunda mikroazospermi ve makroazospermi şeklinde iki farklı durumdan söz etmek mümkündür.

Makroazospermi nedir?

Makrozoospermi, genişlemiş kafaları olan yüksek oranda anormal sperm hücresi ile karakterize olmuş bir durum ve aslında bir sorundur. Makrozoospermi durumu şimdiye kadar, bazı durumlarda ve sadece Aurora Kinase C geninde (AURKC) mutasyonlarla ilişkilendirilmiştir. Aurora Kinase C geninde (AURKC); bir protein yapmak için teşvik edici rol oynamakta ve bu protein hücre bölünmesi esnasında belirli aşamaları düzenlemekle görevlidir. Aurora kinaz C, iki hücrenin birbirinden ayrılmasına yardımcı olurken, aynı zamanda bu hücrelerin her birinin eksiksiz bir kromozom seti içermesini de sağlaması bakımından çok önemlidir. Aurora kinaz C; sperm üretilen ve depolanan erkek üreme organı olan testislerde bulunur, burada sperm hücrelerinin bölünmesini düzenler, her yeni sperm hücresinin doğru şekilde ayrılıp her kromozomun kopyasını içermesini sağlamaktadır. İşte bu testislerde sperm hücresi bölünmesi konusunda sorun yaşanırsa, sperm hücresi doğru şekilde bölünemez ve her kromozomun kopyasını içermez. O zaman makroozospermi sorunu ortaya çıkar. Tüm bunların ışığında altını çizmekte fayda var k; makrozoospermi sadece erkekleri etkileyen bir sorundur. Makrozoospermi anormal özellikte sperm ile karakterizedir ve hem baba hem de onun biyolojik çocuklarında üreme yetersizliğine, yani kısırlığa yol açar.

Makrozospermide üreme güçlükleri

Makrozoospermi bir sperm bozukluğu sorunudur. Makroazospermik çiftlerin gebelik elde edip edemediğine dair tartışmalar halen devam etmektedir. Bu konudaki genel kanı makrozoospermi vakalarında çoğunlukla başarılı bir gebelik gerçekleşmediği şeklinde olsa da, çok az sayıda deneyimin başarılı bir gebelik ve canlı bir doğumla sonuçlandığı da bilinmektedir. Bu sebeple de makrozoospermi sorunu olan tüm kişilere ICSI ve AURKC genetik taramanın önerilmesi gerekliliği üzerinde durulur. Bu bağlamda öncelikle, kişinin genetik durumun araştırıldığı (Aurora Kinase C dizilimi) ve tüm semen ve gradyanla seçilmiş spermlerin, FISH ( İn Situ Hibridzasyon; Floresan işaretli prob ile hibridize edilen DNA dizisinin direkt olarak kromozomlar üzerinde (in situ) gösterilmesi işlemi), Elektron Mikroskobu ve akış sitometrisi kullanılarak analiz edildiği iki tek yumurta ikizi rapor edilmektedir. Bunlara ek olarak, FISH analizi, normal büyüklükte ve şekilde spermlerle tek tek seçilen uniflagellate sperm hücresi üzerinde yapılmıştır. İkinci olarak ise büyütülmüş baş sperm hücresi genetik durum ve gebelik sonuçlarının yüzdesini toplayan makrozoospermili hastaların güncellenmiş sonuçları, verileri gözden geçirilir. İncelenen vakalarda makrozoospermili kişilerin elde ettikleri gebeliklerde ve ikizler de bunlara dahil olmak koşuluyla AURKC homozigot mutasyon taşıdığı tespit edilmiştir.

Spermocytograms, spermin genişlemiş kafa formlarının % 86’sını ve % 83.5’ini gösteren bir işlemdir. FISH analizleri, normal kafa büyüklüğü, uniflagellate sperm hücresinin yüksek derecede hassas bir seçim aşamasından geçmesine rağmen anöploid veya polipoid çekirdeğe sahip olduğunu göstermiştir. SEM analizi ayrıca genişlemiş başlı sperm hücresinde özel intranükleer inklüzyonlar göstermiştir.

Şimdiye kadar yapılan araştırmalardan elde edilen veriler doğrultusunda oluşturulan literatürde bildirilen vakalarla birlikte, spermin % 30 veya daha fazla genişlemiş kafa sperm hücresi içerdiğinde ve bir mutasyon bulunduğunda, AURKC geninin sıralanması gerekliğini ortaya çıkmaktadır. Bu tür vakalarda uzmanlar çifte AURKC önermekteler. Bu konuda yapılan analizler, uygulayıcılara makrozoospermili hastalara optimal bakım konusunda karar vermeleri konusunda büyük ölçüde yardımcı olabilecek bilgiler sağlamaktadır.

Makrozoospermi nadiren görülen, ancak ciddi kısırlık yaratan bir sorundur!

Makrozoospermiden etkilenen erkeklerde, hemen hemen tüm sperm hücreleri anormal derecede büyük ve şekilsiz kafalara sahiptir. Sperm hücresinin başının bu anormal hali bir sonraki nesle aktarılacak olan erkeğin, yani erkek çocuğunda genetik bilgisini içermekte, yani onu da etkilemektedir. İşin doğası gereği normal olarak, bir sperm hücresinin başı her bir kromozomun bir kopyasını içermektedir. Makrozoospermi sorunu olan erkeklerde sperm hücre başı, genellikle normal olanın yerine her birinin dört kopyası olmak üzere ekstra kromozomlar içermektedir. İşte bu ek genetik materyaller, sperm hücresinin daha büyük kafaya sahip olmasına yol açar. Buna ek olarak, sperm hücresi başına sadece bir kuyruğa sahip olmak yerine, bu sorundan etkilenen sperm, çoğu kez dört olmak üzere birçok kuyruğa sahip olur ki, bu da başka bir anomalidir. Bu anormal sperm hücrelerinden biri bir yumurta hücresi ile birleşirse, sahip olduğu bu ek genetik materyalden dolayı embriyo oluşamaz, oluşsa da gelişemez veya hamilelik düşükle sonuçlanır.

AURKC geni mutasyonlar, makrozoospermi ve kısırlık

AURKC geninde oluşan mutasyonların makrozoospermiye neden olduğu yukarıda anlatılmaktadır. AURKC geni, erkek üreme organları olan testislere, bol olan bir protein olarak adlandırılan aurora kinaz C yapmak için talimatlar vermektedir. Bu protein sperm hücrelerinin bölünmesini düzenlerken, Aurora kinase C, hücre bölünmesi mekanizmalarının tam fonksiyonla çalışmasını sağlar ve kromozomların birbiriyle uyumlu olarak kalmasına yardımcı olur. İşte tüm bu mekanizma da hücre bölünmesinden sonra her yeni sperm hücresi, her kromozomun bir kopyasını içerir.

AURKC gen mutasyonları makrozoospermiye  işlevsiz bir proteinin üretimine veya çok hızlı bozulan bir proteine yol açıyor. Aurora kinase C’nin bu eksikliği sperm hücrelerinde hücre bölünmesini bloke ediyor, hücre bölünmesi olmadan da kromozomlar çoklu yeni sperm hücreleri arasında bölünemiyor. Tüm bunların sonunda da bundan etkilenen sperm hücreleri, genellikle normal olanın yerine her birinin dört kopyası şeklinde fazladan kromozom içeriyor. İşte bu durum otozomal resesif bir kalıba aktarılıyor, yani her bir hücredeki genin kopyaları mutasyona sahip oluyor. Otozomal resesif bir rahatsızlığı olan bir bireyin anne -babalarının her biri mutasyona uğramış genin bir kopyasını taşıyor, ancak tipik olarak durumun belirtilerini ve semptomlarını göstermiyorlar. Bu sebeple de genetik test uygulanması gerekir.

Genetik testler, kromozom, gen veya proteinlerdeki değişiklikleri tanımlayan bir tür tıbbi testlerdir. Bir genetik testin sonuçları, şüpheli bir genetik durumu doğrulayabilir veya ortadan kaldırabilir ya da bir kişinin genetik bir bozukluğu geliştirme veya geçme şansını belirlemeye yardımcı olabilir. Günümüzde hali hazırda uygulanmakta olan 1.000’den fazla genetik test bulunmakta ve bunlardan daha fazlası da geliştirilmektedir.

Genetik test için kullanılan yöntemler

  • Moleküler genetik testler; genetik bir bozukluğa yol açan varyasyonları veya mutasyonları tanımlamak için tekli genleri veya kısa DNA uzunluklarını inceler.
  • Kromozomal genetik testler; genetik bir duruma neden olan, bir kromozomun fazladan kopyası gibi büyük genetik değişikliklerin olup olmadığını görmek amacıyla tüm kromozomları veya DNA uzunluğunu analiz eder.
  • Biyokimyasal genetik testler; proteinlerin miktarını veya aktivite seviyesini inceler. Burada tespit edilen anomalliler, genetik bir bozukluk ile sonuçlanan DNA’daki değişiklikleri gösterebilir.
Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar